Bu kadar ikaza rağmen hiç nasiplenmedi. Hala Rusya’nın ve Çin’in kucağını oturmayı tercih eden ve bu duruşunu bozmayacağını ve dolayısıyla Türkiye’yi felaketten felakete sürükleyeceğini gösteren bir Tayyip var.

Tayyip siyasi intiharı tercih etti. Siyasi ömrünü kendi elleriyle bitirmeyi tercih etti. Ordu, emniyet teşkilatı, bazı kripto cemaatler, kara paracılar, basın ve medya mensupları arasındaki rahatsızlık her geçen gün artıyorken, hatta Türkiye ve dünya üzerine planları olan yurt dışındaki güç unsurları arasındaki rahatsızlık da her geçen gün artıyorken, herkes Türkiye’nin yönetilemediğine kanaat edip geleceğine dair büyük endişeler yaşıyorken, bir çok kesimin desteğini arkasında bulacak olmasına rağmen Tayyip, Çin’in ve Rusya’nın kucağında oturmaya devam etme kararlılılığı sergiliyor. Bu da bir intihar demektir…

Bu da onun tercihi, kendi namına intiharı tercih edebilir ama bu tercihlerle bu Türkiye’nin iki gün yol alması bile mümkün görünmüyor. Sahada çok büyük gerilmelerin, restleşmelerin yaşanacağı, güç unsurlarının bu intihara kayıtsız ve tedbirsiz kalmayacağı daha şimdiden görülebiliyor.

Öyle ki, oluşan gergin ortamda tarafları ben bile kontrol edemem ve sakinleştiremem. Bohçalı da bunu yapamaz. Onun arkasındaki güç unsuru da bunu yapamaz. Mason teşkilatı da bunu yapamaz. Çünkü devasa bir halk hareketi, bir millet isyanı kaçınılmaz görünüyor.

Baştan beri yazmıştım. Dinini bozarsınız, ahlakını bozarsınız, kılık kıyafetini bozarsınız, töresini örfünü bozarsınız, parasını da çalarsınız, toprağını da çalarsınız ama iş can tehlikesine ve aç kalma tehlikesine geldiğinde yığınları elde tutamaz, idare edemez, yönlendiremez, kandıramazsınız. “Ta arşa kadar aç bir velvele” yükselir.

Tayyip’i şu anlarda yönlendirenler zaten Türkiye’yi bütün grupları/unsurları ile birlikte yok etmek, felaketten felakete sürüklemek, Türkiye’ye tamamen diz çöktürmek hedefiyle kararlar aldıkları için… Tayyip’i bu şekilde yönlendirerek Türkiye’de sokakların kaynamasını, devasa büyüklükte iç karışıklıkların hatta bir iç savaşın ve isyanların yaşanmasını sorun değil, fayda olarak görüyorlar. Çünkü Türkiye zayıf düşecek, otorite sorunu olacak, bu da onların menfaatine olacak.

Bu safhalardan birinde zaten Tayyip’in ve çetesinin de işini bitirecekler.

Ne diyeyim… Ben yoruldum bu başımızdaki şeytanların ihanetlerinin, şeytanlıklarının zararlarını asgariye indirmekten… Ahmaklıklarına ayar çekmekten. Tehlikelerden döndürmekten… Madem ki öyle istiyorlar, inceldiği yerden kopsun.

Şu andan itibaren Tayyip, ortada kalmayı, iki tarafa da hoş görünmeyi seçse bile yine de kısa süre içinde Türkiye’de ve dünyada peş peşe çok büyük ve vahim hadiseler yaşanacak. O taraf ayrı konuşmalar yapıp sözler vererek, bu tarafa ayrı konuşup sözler vererek zaman kazanmak istese bile, kısacık sürede büyük hadiseler yaşanacak. Şuursuz herif, Türkiye’de ve dünyada pek çok etkili ve yetkili kişileri sinir krizlerine soktuğunun, haddi çok çok fazlasıyla aştığının hala farkında değil ya da bu derece büyük bir tehlikeyi/intiharı göze alabiliyor.

Tayyip, uzun zamandır benimle maddi/somut bir irtibat kurmaya çabalayan onca ülkenin önüne maniler çıkarttı. Sadece bu hususta ısrarını devam ettirse bile zaten Türkiye’de ve dünyada büyük/vahim sorunlar yaşanacak. Onlarca taraf, çoktan sinir küpü oldu. Benim hala nasıl tahammül edebildiğime şaşırıyorlar ve ilk hamleyi yapan kişi olmamı bekliyorlar.

Saha Tayyip’in ve çetesinin, yaşayalım bakalım neler olacak. Her zaman olduğu gibi isabetli mi çıkacağım, görülecek.

Mehmet Fahri Sertkaya