Onu demeye zaten imkan, ihtimal yok. Onu demediğinizi cümle alem biliyor. “Diyaloğumuz devam ediyor” bile demeyeceksiniz. Bu şartlarda o kadarı bile “Sorun yok, yavaşça geçiş süreci yapacağız, zihinleri ve kamuoyunu buna hazırlayacağız ve Taliban’la çalışacağız” manasına gelir. Baştan dik duruş, kararlı ve net duruş gerektirir böyle meseleler…
Bir terör örgütüyle de insani zaruretler olduğunda, canlar kurtarmak gerektiğinde muhatap olabilirsiniz ama normal bir diyalog kuramazsınız. Siz Türkiye devletini temsil ediyorsunuz, idare ediyorsunuz. Çin’in, Rusya’nın, Biden çetesinin oyunlarıyla, Afgan halkının istememesine rağmen öne çıkartılmış piyon ve silahlı ve katliamcı bir terör örgütünü muhatap alamazsınız. Onunla bir de Afganistan’ın idaresine dair bir tek mevzu konuşamazsınız. Aksi halde sizler de terörist olursunuz. Terörü ve teröristleri destekleyen, arkalayan, meşru gösteren kişiler olursunuz ve yargılanırsınız.
Bundan sonra aldığınız kararlara, söylediğiniz sözlere dikkat edin.
Biz Taliban’ı da tanımıyoruz ve muhatap almıyoruz… Taliban’ı tanıyan, muhatap alan liderleri de ülkeleri de muhatap almıyoruz. Bu konuda bu kadar netiz, kararlıyız.
Ayrıca biz, bir havalimanını korumak için Afganistan’da bulunmayı da red ediyoruz. Biz orada bulunursak, Afgan halkını terörden, zulümden, sömürülmekten korumak için bulunuruz. Bunun gereği olarak da Taliban’ı tanımaz, muhatap almayız, onunla mücadele ederiz.
R yapmaya çalışırken bile “Amerika görüşünce sorun yok, biz görüşünce var” diyerek “Ama neden” demeye çalışan alıkları da tanımıyoruz. Biz Amerika, Çin ve Rusya değiliz. Taliban’ı kuran, idare eden, kullanan ülkelerden değiliz biz… Bu ülkelerin idari kadroları, ilgili sorumluları gün gelir yargılanır ama bizler yargılanmayacağız. Onlarda kara bir leke kalır ama biz lekelenmeyeceğiz.


Mehmet Fahri Sertkaya