Denizlerimiz gibi akarsularımız ve barajlarımız da saldırı altındaydı. Bunu daha önce de yazmıştım. İçilebilir sularımız bir yandan kurutulup yok edilirken, bir yandan da kurutulmayanlar kirletildi. Baraj sularına kadar kasten virüsler/mikroplar atıldı. Son zamanlarda hastahanelere müracaat eden ve korona ya da ishal teşhisi konulan insanların epeyi bir kısmı sulardan mikrop kapan insanlar…

Bu kirli su sorunu her geçen gün artacaktı zaten, süreç planlandığı gibi gidiyordu ama peş peşe yaşanacak sellerle, depremlerle, toplu ölümlerle bu daha da büyüyecek.

İktidardan ümit kesilsin. İyi niyetli valiler, kaymakamlar ve belediye başkanları varsa, bu gerçekleri bilmeliler, dik durmalılar, tedbirler almalılar. Önümüzde, toplu ölümlere, çok ama çok yüksek sayıda can kayıplarına sebep olacak bir salgın süreci de var.

Hiçbir şey yapamayacak ya da yapmayacak idari yetkililer, hiç değilse çok yüksek sayıda ceset torbası, toplu defin için araziler ve çok bol miktarda kireç hazırlamalılar.

Mehmet Fahri Sertkaya