Orman bölgelerindeki hakim tepelere, uzaydan yapılan lazer atışlarını gören kameralar koymak, mesele bile değil… Hatta bunu fark ettikten sonra, otomatik olarak (insan müdahalesi bile olmadan) saldırgan hava ya da uzay aracını tam isabetle vurup yakan sistemleri geliştirmek, Türk mühendisleri için mesele bile değil. Türkiye’de her şeyin uzmanı da var, yapmaya sevdalı kadroları da var, maddi imkanlar da var. Lakin bu yönde bir devlet/hükumet iradesi yok.

2019’dan beri kaç kere medyaya da yansıyan tartışmalar oldu yangın söndürme uçaklarına dair… THK uçaklarının su taşıma kapasitesinin üstüne sadece yüz litrelik fark belirleyerek, THK’nın yangın söndürme uçaklarını ihaleye almamak ve usulsüz ihaleyle bu işi Ruslara peşkeş çekmek, ne demektir. THK’nun onlarca yıllık yangın söndürme tecrübesine sahip pilotlarını değerlendirmemek de nedir. Araziyi bilmeyen, arazi şartlarına alışık olmayan Rus pilotlara, göllerden su çekerek yangın söndürmek maksadıyla yapılmış Rus yangın söndürme uçaklarına meydan vermek de nedir.

Bunca gün ve gece geçti, hala askeri, polisi, jandarmayı, sivil, her türlü araçları ve gereçleri seferber etmemek de nedir.

Bu gün de devletin varlığını net bir şekilde göremezsek, herkesten önce, eldeki imkanları bile yangınlara karşı kullanmayanları, bu yangınları kasten söndürmeyenleri, çıkartılacak diğer yangınlara da kasten tedbir almayanları yakacağız. Cayır, cayır yakacağız.

Rusların ve Çinlilerin ve şürekasının uydulardan lazerle yaktıklarını dünya iyice anladı diye, karadan birkaç teröristi yem edip orman yakarken yakalatabilirler. Bu gibi basit oyunlara ayak uyduran ve şu memleketin, şu milletin cayır cayır yanmasına seyirci kalan etkili ve yetkili herkesi yakacağız.

Ben dediğimi yaparım, bunu sadece bu dünya değil, başka dünyalar bile bilir.

Mehmet Fahri Sertkaya