Böylesine büyük bir kuraklık ve kıtlık sürecinin başladığı şu Türkiye’de, Türkiye’nin tahıl ambarı sayılan ve bol miktarda suya ihtiyaç duyulan Konya bölgesinde, eldeki suyun toprak altına gönderilmesi, olsa olsa art niyet olmalıdır.

Öncelikle, yıllarca önce anlattığım gibi, bu obrukların oluşma sebebi yer altı sularının aniden tüketilmesi, yer üstüne çekilmesi değil. Bu bir iddia ama ispatı yok. Bu obruklar, on binlerce sene ileri bilim ve teknoloji sayesinde üretilmiş ve dünyanın her yerinde on binlerce kere görüntülenmiş, varlığına milyarlarca dünya insanının inandığı o UFO’ların, maden çalmak için açtıkları yerler.

Zaten Türkiye’de ve dünyanın genelinde kuraklık ve kıtlık olmasını isteyenler de aynı kişiler yani UFO’larla bu madenleri çalan uzaylı insan türleri…

Zaten bir büyük darbe almışız, madenlerimiz çalınmış, her yer obruk dolmuş, daha da çalınıyor ve doluyor. Bir yandan da korku hakim olmuş, bunun önüne geçilemiyor. Bir de üstüne eldeki suyu da toprağa gömmenin manası ne? Faydası ne? Bu kimin kararı?

Çok sayıda obruk var, bunların kaç metre derinine ulaşabildik, ne kadar yer altı boşluğu var, ne kadar su yer altına gönderilecek, gönderilse bile ne kadarı bu boşlukları doldurup da başka yerlere sızıp akmayacak. Bunları hangi bilimsel temelle çözdük, hesapladık, aştık da şimdi suyumuzu da kendi ellerimizle heba ediyoruz?

Aramıza, devlet sistemimize, karar mekanizmalarına sızma mı var? Bu fikir de NGB (NASA’nın Gizli Birimi) mensuplarının fikri mi?

Hem birileri artık şu obruk meselesini gerçekten ciddiyetle ve bilimsel temelle araştırmak, çözmek istiyor da başka birileri “Hayır, araştırmana izin vermem. Gerekirse bu obrukları suyla doldururum” mu diyor? Ya da birileri, o bölgede arazi sahibi olup ziraat yapan kendi grubundan başka birilerini, şu kuraklık devrinde kollamak için mi böyle yeni ve acayip projelere giriştiler? Bu suların güzergahlarında kimlerin arazileri var? Perde arkasında yine gizli Yahudi, gizli Ermeni, satanist ve mason birader dayanışması mı var? Bu güne kadar dünya üzerinden itibarlı, bağımsız kaç bilim adamı buraya getirildi ve bunların özgürce araştırmalar yapılmasına izin verildi?

Bu Türkiye’yi aslında kimler yönetiyor, insanlığa ihanet kapsamında görülecek bu kararları kimler alıyor, kimlere tepeden emirler geliyor? Yine neler dönüyor?

Mehmet Fahri Sertkaya