Süleyman Soylu: “Uyuşturucu satıcılarına ve mafyaya gereğini yapın, suçu benim haneme yazın”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘En İyi Narkotik Polisi; Anne’ kampanyası kapsamında düzenlenen panelde polislere seslenerek, “İki gruba ne olursunuz müsamahakar davranmayın. Eğer bunun bedeli varsa bedelini ödemeye hazırım. Birincisi uyuşturucu satıcıları, ikincisi mafya. Gereğini yapın, suçu benim haneme yazın. Ne kadar eleştirirlerse eleştirsinler, hiçbirinin eleştirisi bir annenin ızdırabından fazla değildir” dedi.

“Suçu benim üzerime atın” kısmından anlıyoruz ki “Burası artık hukuk devleti değil, vurun, kırın, öldürün ve aklınıza gelen her şeyi yapın” diyor. Sonrasında anlaşılıyor ki “Ben bu devlette on binlerce devlet memuruna bu suçları işletirim ama yine de bana kimse hesap soramaz, beni kimse yargılayamaz” kafasını yaşıyor. Bunu kaçıncı defadır söylüyor.

Bu kafaya sürekli çektiği uyuşturucular sebep oluyorsa, bu kişi orada kalamaz. Aklı başında ise ve bu düşüncede ise, bu kadar hukuk tanımaz biri ise bu kişi yine orada duramaz.

Şimdi birileri de çıkıp “Kimsin lan artist! Hukuk/yargı olmadan, otorite tanımadan, devleti terör örgütüne dönüştürürcesine devlet gücüyle istediğini istediğine vurduruyorsun, gel öyle ise görelim seni” dese ne olacak? Nerede bu yetkili hukukçular, daha neyi bekleyecekler, bu gibi pisliklerin herkesi birbirine katmasını mı?

Böyle bir bakanın emrindeki polisin ve jandarmanın yaptığı operasyonlarda ölen kişilerin, gerçekten polisle/jandarma ile çatışmaya girip de öldüğünü kim nasıl bilebilecek? Bakan alemin gözleri önünde bu kadar eşkıyaca bir tavır sergilerse, en alt birimdeki memuru kim zapt edecek ve hukuka uygun tavırlar sergilemesini sağlayacak? Türkiye nereye döndü, nerede “İnsan hakları, hak, adalet, hukuk devleti” diye diye yazan/konuşan gazeteciler, köşe yazarları ve programcılar?

Birileri bu serseriye haddini bildirsin, fazlasıyla şişmiş ve gürültülü patlayacak. Milleti birbirine katacak.

Mehmet Fahri Sertkaya