Akademi Dergisi ekibi olarak dün dört bir yandan ağır saldırı altındaydık

Akademi Dergisi ekibi olarak dün dört bir yandan ağır saldırı altındaydık. Bize gücü yetmeyenler, karşımızda dut yemiş bülbüle dönenler, kendilerini savunamaz hale düşenler hep cinlerle, büyülerle saldırıyor. Bir gün içinde İsrail’den, Irak’tan ve Türkiye içinden büyücüler, çok ağır büyüleri üst üste yaparak hücum ettiler.

Bunlardan biri de şu meşhur gizli Ermeni sahte şeyh/gavs Abdülbaki… Onun basit bir MİT piyonu olduğunu, Ankebut Ağı’nın pis işlerinin içinde olduğunu, tam bir din cahili ve üfürükçü olduğunu, ayrıca ahlaken dibe vurmuş bir ibne olduğunu, kendisine giden erkekleri büyülerle zihin kontrolüne alarak kirlettiğini anlatmıştık.

Geçen sefer biz sözümüzü söylemiştik, rahat durmalıydı, durmadı. Öyle ise onu da çarpacağız. Biraz mühleti var, kısa süre içinde, bu münafık insan şeytanını çarptığımızı duyuracağım ve isteyen yanına kadar gidip teyit edebilecek.

Akademi Dergisi bütün gerçekleri hiçbir engel tanımadan anlatmaya, duyurmaya devam edecek. Görünür, görünmez hiçbir vesile ile durdurulamayacak.

“Batıyoruz”

Dün çok ağır büyüleri üst üste yaparak bana ve ekibime saldıranlardan biri, bu gördüğünüz insan şeytanıydı. Bu kişi de dünyadaki bütün kara para işlerini en tepeden yöneten Sanhedrin hahamlarından biri…

Altı Sanhedrin hahamı ile Netenyahu’nun bir arada yaptığı çok gizli ve mühim toplantılarını dinledik. Konuşmalarını dinledikçe gördük ki bütün şartları/gelişmeleri doğru okumuşuz/yorumlamışız ve kendileri de “Batıyoruz, sistem çöküyor” diyor. Kendilerini dinlediğimizden kullandıkları metafizik teknikler sayesinde haberdar oldular. Buna çok kızdılar ve sonra yine şu dünyada en iyi bildikleri teknikle, büyü ile bize karşılık verdiler.

Bizde ciddi bir hasar yok, sadece ekibimden birinin canı biraz yandı. Şimdi ise onların canını yakma vakti…

Bu hahamın adı Adin Steinsaltz

Yedi kişiden oluşan Şeytan’ın Konseyi’nin de üstünde bulunan ve 13 kişiden oluşan 13’ler Meclisi’nin bir üyesi…

Şu anda dünyanın en önemli kişilerinden biri, çünkü bir yandan İsrail’i, MOSSAD’ı, Netenyahu’yu ve bunlar üzerinden ABD ile pekçok AB ülkesini yöneten kişi… Bir yandan ise dünyanın her yerinde hahamlar ve gizli Yahudiler ile Masonlar üzerinden sistemleşmiş olan ve her türlü kara para ve mafya işini yapan sistemin, Ankebut Ağı’nın en üst yöneticilerinden biri…

Ve şimdi onun da sert kayaya çapma vakti geldi…

Bu insan şeytanı, kendisini bir öğretmen, filozof, sosyal eleştirmen ve üretken bir yazar olarak tanıtıyor. Hayatı boyunca Yahudilerin eğitimine çalıştığı için, ülkesinin en büyük onuru olan İsrail Ödülü’nü kazandığını söylüyor. Bu asrın hatta Yahudi tarihinin en büyük hahamlarından biri olarak kabul ediliyor.

Haham Steinsaltz’ın, zoolojiden teolojiye ve sosyal bilimlere kadar çeşitli konularda 60’dan fazla kitap ve yüzlerce makale yazdığı söyleniyor. Özgün ve açık fikirli bir düşünür olarak tanınıyor ve dünya çapında yüzlerce Yahudi topluluğunda ders verdiği biliniyor.

Time Magazine tarafından bin yılda bir defa gelen bir akademisyen olarak tanıtıldı. Talmud’u tercüme etmenin ötesinde, Yahudiler için her zamankinden daha anlaşılabilir olmasını sağladı.

Bütün bunlar, Kudüs’te yaşayan Adin Steinsaltz hakkındaki resmi anlatımlar. O aslında bambaşka birisi…

Şeytan’ın uşağı

Adin Steinsaltz, gösterdiği yüzünün dışında aslında bambaşka birisi… Şeytan’a tapıyor. Şeytan’a tapınma ayinlerinde masum yetişkin insanların haricinde, küçücük masum çocukları da acımasızca katlediyor.

Hayatı boyunca Şeytan’ın dünya hakimiyeti için mücadele etti, ediyor. Adem oğullarının toptan felakete sürüklenmesini kendisine bir vazife biliyor. Yahudiler hariç bütün dünya milletlerine düşman.

Başında bulunduğu sistem sayesinde her gün binlerce insanın kanına giriyor. Dünyada bir gün içinde ölen insanların arasından binlercesinin gerçek katillerinden biri de Adin Steinsaltz’dır. Çünkü sistemi, hiç durmaksızın Adem oğullarını her türlü felakete sürüklemek için çalışıyor. Onları bilmeden, onları çözmeden dünyada aslında neler döndüğünü, neyin ne için yaşandığını bilemez, çözemezsiniz.

Devletleri, rejimleri, hükumetleri, siyasi partileri kontrolünde tutanlar bunlar…
Dev holdingilerin sahibi olanlar bunlar…
Gıdaların genetiği ile oynayanlar bunlar…

İnsanlığı kasten hasta edenler bunlar. Sonra ilaç dayatanlar ve ilaç endüstrisini elinde bulundurarak milyarlarca dolar çevirenler bunlar. İyi etmeyen bin çeşit ilacı bütün insanlığa yıllarca reçete ettirenler bunlar…

Dünyanın çok sayıda ülkesinde özel hastahaneler zincirlerini elinde bulunduranlar bunlar. Türkiye’deki Medipol, Medical Park, Memorial, Başkent Hastahaneleri ve daha pek çok hastahaneler bunlara ait. Hükumetleri, devlet kurumlarını, sözde insani yardım kuruluşlarını hatta Türk Kızılay’ını kontrollerinde tutarak dünyanın dört bir yanında her gün binlerce insanı organları için parçalayan uluslar arası organ mafyası, bunlar… An itibari ile Türkiye’nin Sağlık Bakanı olan Fahrettin Koca dahil, çok sayıda ülkenin sağlık bakanlarını belirleyenler ve kendilerine çalıştıranlar, bunlar…

Psikiyatri diye bir bilim dalı uyduranlar, bu uydurma bilim dahilinde uydurma ilaçları piyasaya sürenler, ellerinde tuttukları basın ve medya gücü ile, bilimsel temelden yoksun bu sözde bilim dalını ve sözde ilaçlarını insanlığa dayatanlar, bu sömürü ve zulüm çarkını çağdaşlık ve bilimsellik olarak gösterenler bunlar… Psikiyatriyi ve bir işe yaramayan ilaçlarını durdurmayı geçin, “eleştirilemez” hale getirenler bunlar…

Uydurma bilimin uydurma ilaçları üzerinden dünya genelinde bir senede yüz milyar dolardan fazla para çevirenler bunlar… O ilaçları kullandığı için dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişi acılar içinde kıvranıp sonra intihar ettiği halde, bu kadar büyük bir katliamı saniye umursamayıp gülüp geçenler bunlar… İnsanı, insandan saymayanlar, acıması, vicdanı, insafı, insani meziyetleri olmayanlar, dünya genelinde saymakla bitmez her türlü pis işi organize edenler bunlar…

Dünya genelinde fuhuş işi bunlarda… Sadece Ukrayna’dan beş yüz binden fazla genç kızı ve kadını kaçırıp başka ülkelerdeki fuhuş ağlarında tehditle ve uyuşturucu kontrolünde kullananlar bunlar…

İnsan kaçakçılığı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı da dünya genelinde bunlardan soruluyor. İlaç satmak için insanlığı kasten hasta ettikleri misali, silah satmak için dünyanın her yerinde terör örgütleri kuranlar, iç savaş ve hatta savaş çıkartanlar bunlar… Bunların toplamda kaç kanaldan birden insanlığa hücum ettiklerini konu başlıkları ile sıralamak bile uzun vakit alır.

Özeti şu ki ne kadar şeytanlaşırlarsa Şeytan’ın daha çok gözüne gireceklerine inananlar ve dünyanın şu Deccal küfrünü, zulmünü yaşamasını sağlayanlar işte bunlar…

Bunlar yani Ankebut Ağı’nı yöneten konseylerin üyeleri ve elbette aralarından biri olan Adin Steinsaltz…

Çok mesafe aldık…

İşte bu sistemin Türkiye ayağı nerede ise çöküyor. Buna, Ankebut Operasyonu sebep oluyor. Dünya genelinde ise çok ağır darbeler aldılar ve toparlanmaya dönük ani hamleler yapamazlarsa bir süre sonra dünya genelinde de çökecekler.

Benden nefret ediyorlar. Ekibimden de ve cemaatimizden de… Bizi bir türlü durduramayınca, en iyi bildikleri teknikle hücum ediyorlar. Normalde bir insanın birkaç dakika içinde cinnet haline girip kendini öldüreceği büyüleri üst üste yapıyorlar. Dün, sadece ben çok güçlü cinlerinden 15’ini öldürdüm, 25’ini ağır yaraladım. Yaralılar uzun süre kendilerine gelemezler, iyileşemezler. İyi olduklarında da bir daha üzerime gelemezler. Ayrıca ekip arkadaşlarım da dün toplamda onlarca cinlerini öldürdü. Bunu yapabilmemiz de bunları çıldırtıyor.

Yine bizi durduramadılar ve dinlemeden elde ettiklerimizi dünyaya duyurmamıza da mani olamayacaklar. Şimdi yazayım da herkes duysun bunların kendi aralarında neler konuştuğunu…

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir Yorum Yazın