Görünmezliğin formülü bizim dünyamızda da çoktan bulundu. Seneler önce alakalı haberleri Akademi Dergisi’nde paylaşmıştım.

Bu teknik, bir sır değil, varlığını bilen milyonlarca insan var ama bu teknik, gerçek bir görünmezlik değil…

Bir cismin ya da bir insanın bu teknikle görünmez yapılması demek, etrafında bir nevi göz aldatıcı kalkan oluşturmak demek.

Görünmezlik tekniği uygulanan bir insan ya da nesne aslında görünmez olmuyor. Kendi yapısında hiçbir değişme olmuyor. Olduğu gibi kalıyor. Ona doğru bakan gözle onun arasında, bakan gözü aldatan bir teknik, bir sistem çalışıyor. Böyle bir teknikle görünmez yapılmış bir insana baksak, o insan görünmüyor, onun arkasındaki görüntü gözümüze aktarılıyor. Bu teknikle yapılan şey aslında o görünmez yapılan insanın arkasındaki görüntüyü, önüne aktarmaktan ibaret.

Bu teknik altı yöne uygulanırsa, işte o kişi hiçbir yönden görülmeyen bir kişi oluyor. Aşağıdan, yukarıdan, yanlardan ve ön ile arka yönlerden bakan hiç kimse artık o kişiyi göremiyor.

Uzaylı pek çok başka insan türü gibi Merkürlülerde de bu teknik bizden çok daha ileri seviyede. Hem dünyamıza geldikleri UFO’lar görünmezlik özelliğine sahip hem de akıl almaz hızda maden çalışması yapan maden araçları görünmezlik özelliğine sahip…

Bu da şu demek:

Altı bor yatakları ile dolu olan Konya’nın bir yerinde bir gurup insanın gördüğü anlarda obruk oluşuyor. Toprak çok hızlı bir şekilde içeri çekiliyor ve büyük bir boşluk oluşuyor. Gören herkes şaşırıyor ve “Gözümüzle gördük, birden kendi kendine çöktü, obruk oluştu” diyor. Lakin haberleri yok ki o anlarda oradan görünmezlik özelliği olan süper teknolojik bir maden aracı çıkıyor ve bu araç toprak içinde gidebildiği gibi havada da UFO’lar gibi uçabiliyor.

Mehmet Fahri Sertkaya