Merkürlüler şu ana kadar hiçbir gezegeni işgal etmediler, etmek de istemiyorlar.

Lakin dünyamız dahil pek çok gezegenden çok sayıda kişiyi kaçırdılar. Bunlardan bazılarını bir süre sonra aldıkları yerlere geri götürüp bıraktılar.

Dünyamızdan, daha çok kadınları kaçırdılar. Onları özel merkezlerinde tuttular. Üzerlerinde türlü deneyler yaptılar. Bizim, onlardan farklı olan bedenimizin bütün sırlarını çözmek istediler. Kadınları kendilerinden hamile bıraktılar. Dünya insanı ile Merkür insanı arasında melez bir tür meydana getirdiler ve meydana gelen bu melez bebekleri de uzun süre incelediler. Bütün bunları yaparken kadınları aylarca uyku halinde tuttular, hiç uyandırmadılar. Geri getirmemeye karar verdikleri birkaç kadını uyandırdılar ve onları da öldürmediler, iyi davrandılar, ikna ettiler.

Geri getirdikleri kişiler, zaten arada geçen süreyi uyku halinde geçirdiler. Bir şey görmediler, duymadılar. Bunların hafızaları ile yine de oynandı ve arada geçen sürede ne yaşadıkları sorulduğunda anlatacakları bir hikayeleri oldu. “Çok iyi bilmiyorum, çok iyi hatırlamıyorum ama başıma şunlar geldi, şuralarda şunları yaşadım” gibi cümleler kurabilecekleri hale getirildiler ama bilmiyorlar ki o hatıraları gerçek değil, yaşanmış değil.

Epeyi zamandır bizim dünyamızdaki teknoloji ile de insanların hafızaları kısmen ya da tamamen silinebiliyor. Gerçek olmayan hatıralar (sesler, görüntüler, hisler, duyular) gerçekten yaşanmış gibi insanların hafızasına yüklenebiliyor.

Mehmet Fahri Sertkaya