Etiket arşivi: Çin

Hazar denizini de herkesin her türlü kara para işlerine kapatıyorum

Şu andan itibaren ve süresiz olarak Hazar denizini de herkesin her türlü kara para işlerine kapatıyorum. Diğer vahşi işleri geçtim, tütün/sigara kaçırma işlerine karışacak hava ve deniz araçlarına bile kapatıyorum. Bu yasağı/kapatmayı aşmaya çabalayan hava ve deniz araçları yok edilecekleri gibi, bu araçların sahipleri olan ülkelerin kritik tesisleri de yok edilecek. Hazar denizi alanından da bütün kara paracılar uzak duracaklar. Sözümü dinlemek yerine, bana karşılık vermeye çabalayanlar oldukça, bu yasakların alanı sürekli genişleyecek. Bu günden itibaren, yer yüzündeki insan ve organ kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, zorla fuhuş, LGBT işlerinin arkasında olan yer altı şehirleri ve oralarda yaşayan insan türleri daha da fazla sinyale girecekler. İstanbulla restleşmek herkese serbest… Bunun için saha sonuna kadar açık ama İstanbulla restleşmenin çok ağır bedelleri de var. Göze alabilen, devam etsin.

TR içinde ve etrafında, İstanbul’a karşı hamleler yapmaya çabalayan Çinliler görmek istemiyorum. ABD belasından zor kurtuluyoruz, kimse başımıza bir de Çin belası çıkartmaya çabalamasın. Bunun mümkün olmayacağını çoktandır dünyaya gösterdim. Bu yolu zorlamanın ve kof, içi çürük Çin’in süper güç gibi yutturulmaya çalışılmasının kimseye faydası yok. O İngiltere, piyonları olan ABD’yi, Çin’i ve diğerleri bir kenara koysun da kendisi çıksın karşımıza… Yine oyunun tadını kaçırıyor. Son defa oyunun tadını bozduğunda, onlar için de kuklaları için de iyi olmamıştı.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

Türkiye yoluna devam edecek, onlar tükenecek

Türkiye, İran üzerinden Şangay Suç Birliği Teşkilatı’na yakınlaşmayacak. BRICS midir nedir, hiçbir geleceği olmayan o gibi planlara, o gibi kara para teşkilatlarına da yanaşmayacak. Türkiye, doğu ile batı arasında kalmaya, kendi hür siyasetini sergilemeye ve bu yolla dünyayı dönüştürmeye, değiştirmeye devam edecek.

Türkiye’deki kesimler arasından, Türkiye’nin izah ettiğim vaziyette durmasına karşı duranlar, Türkiye’nin karşısında durmuş sayılacaklar. Kimin kiminle ne derdi ya da hesabı/planı varsa, kendi aralarında çözecekler ve TR’yi karıştırmayacaklar. Kimler, kimlerle danışıklı dövüşüyorlarsa, yollarına bakacaklar ve yine TR’yi karıştırmayacaklar. Onların yolları çok kısa, bu şimdiden kesinleşmiş bir gerçek ama TR’nin yolu açık ve uzun…

Türkiye’nin, batmış, bitmiş, tükenmiş sözde süper güçlere de sözde dünya liderlerine de onların gelecek vaad etmeyen saçma sapan siyasetlerine ve teşkilatlarına da ihtiyacı yok. Bunlarla kaybedecek vakti de yok. Birileri başkalarına tabi olacaklarsa, onlar gelip TR’ye tabi olacaklar.

TR, İran denilen suni devletle iyi ilişkiler de kurmayacak. İran içindeki 45 milyon Türkün varlığını ve sorunlarını bir kere dahi dillendirememiş… İran içindeki Türklerin ve diğer mazlum milletlerin son hürriyet mücadelesinde de onların karşısında yer almış sözde Türk liderlerin, o hain ve gayr-i meşru Ankara hükumetinin, TR’yi Çin’in, Rusya’nın, şunun bunun maşası yapmasına asla izin verilmeyecek. Sahadaki bu bütün piyonları arka plandan sinsi sinsi oynatan İngiltere’nin ve İsrail’in başına bu dünyayı yıkmak gerekiyorsa bile, bu haince planlar bozulacak.

Türkiye’deki İngiltere, ABD ve İsrail maşaları/kuklaları… Üç beş tane gizli Ermeni, gizli Yahudi, gizli Rum, gizli Çingene, gizli mason, gizli Satanist pislik… Doğu ülkeleri ile daha fazla kara ve kanlı para işleri yapmak ve arka plandan sömürgeci batı alemini de fonlamak istiyor diye… Onların batışına da mani olmak istiyor diye… TR yeni yeni devasa sorunların içine itilmeyecek.

Onların kanlı ve kara para elde etmek için TR’ye çektiği 15 milyonun üzerindeki sözde sığınmacılar meselesinde, son ikazımı da yaptım, dinlemediler, dinlemeyecekler. Zaten TR çok ama çok kısa sürede karışacak, onların da İstanbul’un da kontrolde tutamayacağı kadar büyük karışacak ve bütün planları bozulacak.

O Arap denilen, aslında Çingene olan, İngiltere’nin emrindeki suni devletçiklerin başılarındaki kara paracılar da Çin’e yanaşıyorlar diye, onların talepleri ve baskıları ile de TR yüzünü Çin’e ya da Rusyaya dönmeyecek. TR, hala mantıksız şekilde bastırılan o devasa devalüasyonu, o tarihe geçecek mali krizi yaşayacak. Kriz gelecek, yıkacak, yakacak, dökecek, geçecek. Sonra yeniden ayağa kalkılacak. Bu cerahat patlayacak, üstü daha fazla kapatılmayacak.

Aksi halde, TR’deki bu krizi bastırmaya çalışmanın çok ama çok tehlikeli süreçleri ve hamleleri, herkesten çok hatta Ankara’dan bile çok, onu arkalayan ve yönlendiren liderleri, ülkeleri, şirketleri, masonları, yahudileri ve en çok da yer altı şehirlerini yakacak.

Yemin ederim ki sıra sıra yıkarım o yer altı şehirlerinin çatılarını, bir günde milyarlarca kişiyi cehenneme gönderirim. Benim sabrımın sınırlarını kimse daha fazla zorlamasın. Bıktım şu Ankara hükumetinden, sözde sığınmacılardan, satanistlikten, masonluktan, yahudilerden, kara paracılardan, sömürgecilerden, danışıklı dövüşlerden ve yer altı şehirlerinin müdahalelerinden…

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

Metafizik sahaya bakın

Kaçmayın! Ölmeyin! Yıkılmayın!
Bütün dünya görüyor şu sefil, şu korkak, şu aciz halinizi…
Haydi gayret, gayret…

Daha fazla gizlemeleri mümkün değil. Hazır olun, “küresel mali kriz” geliyor. Çok gürültülü olacak.

Bu kadar batağı metafizik saldırılarla, sansürlerle, yalan resmi beyanlarla daha fazla gizleyemezler. Kara paraları da iyice kesildi.

“Kâr etme” çabasına girişmeyin. Sermayenizi korumaya odaklanın. Alış verişi kontrollü şekilde durdurun ya da çok azaltın. Sadece “garanti” işleri alın, yapın. Risklerden kaçının. Büyük şirketlerin büyük batacağını göz önünde bulundurun. Gereksiz satın almalar yapmayın ve borçlanmayın. Hiçbir para birimine güvenmeyin. Onlarca devleti aslında tek kişi, uzaylı Deccal yönetiyor ve devletlerin resmi açıklamalarına hiç itibar etmeyin.

Kripto para sahasında da çok canlar yanacak, defalarca uyardım. Bilgisayar korsanlığına çok daha fazla dikkat edin.

Ankebut Ağının kendi içindeki para akışı da normal şekilde işleyemiyor. Bu ülkeler danışıklı dövüşüyor olmasalardı, küresel mali kriz çoktan patlak vermişti. Bu güne kadar ötelemeye sebep olabildiler ama değişmez kader, yine de yaşanıyor.

An itibariyle Çin pazarı/piyasası tam bir bataklık.

Ankebut Ağı mensubu olup da bu güne kadar siyasi ve mali dengeleri yönlendiren meşhur pek çok kişinin, şu anlarda telefonlara bakacak kadar gücü, morali, imkanı kalmadı. Dünya genelinde kilit halindeler, çaresizler.

Şu anda dünya genelinde, “asla batmaz” denilen yüzlerce banka batak halde…

Türkiye’nin de büyük savrulmasına, büyük zararlar etmesine izin vereceğim ve “şimdi tam zamanı” dediğim yerde tutup Türkiye’yi düze çıkartacağım.

Onlarca devletin açıkladıkları mali tablolarının “balon” olduğu açıkça göz önüne çıkacak.

Milletler, idarecileri tarafından nasıl kandırıldıklarını, nasıl sinsice soyulduklarını ve iflas ettirildiklerini anladıklarında öfkeden deliye döneyecekler. Hiçbir sansür ya da ordu, onları durduramayacak.

Borsaları, maliyeleri, nakit kara paralarla ayakta tutmak için kullanılan “paravan” şirketler de ifşa olacaklar. Çok intiharlar, su-i kastlar, tutuklamalar, yargılamalar olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İlk defa gördüğünüz bir kişi olduğunu düşünün

Resmi yakınlaştırın ve yüzüne odaklanın.

Kaşlara, gözlere, dudakların duruşuna ve hepsinin birbirini nasıl tamamladığına bir bakın.

Bir de onların duruşunu tasdik eden ve tamamlayan kulaklara bakın. Alnın da “idrakım çok kapalıdır benim, kütük gibiyimdir. Hiçbir şeyden anlamam.” diye bağırışını duyun.

Hiç ilm-i sima bilmeyen biri bile, Ermeni/Çingene kırması olan Sinan Oğan’ın yanına yaklaşmaz. Yakınından bile geçmez. İlmi olarak yorumlayamasa bile sezer de uzak durur.

Öyle kindar, öyle acımasız/merhametsiz, öyle dik kafalı, öyle inatçı, öyle sinsi bir yüz ifadesi var ki, fırsatlar eline geçse, bu tip, Tayyip’i bile geçer. Onu bile aratır bu millete…

İnsan değil bu kişi, bildiğiniz canavar… Muzır bir varlık… Menfaatine uyuyorsa ve fırsat da bulabilmişse, bütün dünya insanlığını bile düşünmeden, acımadan öldürür geçer.

Buna, bir mahalledeki bir bakkal dükkanı bile emanet edilmez. Oradan bile her gün çalmanın yollarını arar. Sadece çalmakla da rahatlayamaz. Orada bile, etraftaki bütün esnaflarla kavgalı olur. Hem de yumruk yumruğa kavgalı olur. Lafı, fitnesi, herkese bulaşması, sonra roller oynarak üste çıkmaya çalışması, dürüst ve haklı gibi görünmeye çalışması hiç bitmek bilmez.

Cihanda ne kadar insan varsa, hepsi bunun karşısına çıkıp laf anlatsa, hepsi de ayrı ayrı deliller gösterse, bunu ikna edemez. O kadar inatçıdır. Çünkü gerçeği bile bile, ölümüne bir inatla inkar eder ama sinsice… Anlayamıyormuş gibi yaparak… Çünkü onun için asıl olan menfaatidir, başka bir şey umurunda bile değildir.

Menfaatine uyduğu zaman da gidip elini ayağını öpmeyeceği hiç kimse yoktur. Senelerce ısrarla savunduğu yanlış bir şeyi bir gün aniden ret ettiği görülebilir ama bu, gerçeği artık gördüğünden değildir. Herkese fark ettirmediği bazı dengeler değişmiştir de sinsice ona ayak uydurur.

Bunun gibiler umumhane kapılarında bekçi olurlar. İbnelerin barlarının kapılarında bekçi olurlar. Mafyaların içinde, hiç güvenilmeyen ve köpek çekilen kişiler olurlar. Tecavüzden ceza evinde yatan kişiler olurlar, dolandırıcılık çetesi üyesi olarak içeride yatarlar ama başka da bir şey olmazlar. Bunun annesi, karısı, çocukları, babası gibi yakınları sinir hastası olur, bazıları ciddi ciddi delirir. Ya da katil olurlar, bu tipe sıkarlar ve hayatları kararır. Çünkü İblis’in istediği ayarda olan devlet nizamı, böyle bir pisliğin zararına son verene ödül vermek yerine, tutar ceza evine koyar.

Bir ülkede bu tip, kazara başa geçse, ülke lideri olsa, vay ki ne vay o ülkenin haline… Gerçi, idrakları sıkıntılı olduğundan ve ayrıca öfke kontrolü de olmadığından, çok uzun kalamazlar ülkenin başında ama kısa zamanda da mahvederler ülkeyi…

Şu demokratik cumhuriyet rejimi ne lanet bir şey… Arsızı, hırsızı, haini, dolandırcısı, cahili, katili, canisi, tecavüzcüsü bile seçiyor ve seçiliyor. Böyle lanet bir sistem bir de dünya genelinde tek meşru bir idare şekli gibi dayatılıyor. Hep mason biraderlerin teşkilatı üzerinden oluyor bunlar… “Kainatın ulu mimarı” dedikleri İblis, onlardan zaten bunu istiyor. İnsanlığı felaketten felaketten sürüklemelerini…

Hadis-i şeriflerde zaten ahir zaman anlatılırken “İnsanların en şerlileri, insanların başına geçerler.” denilmiş.

Sinan Oğan, şu her yanı pislik, rezillik, ihanet, yalan, sapıklık olan Muharrem İnce pisliğinden bile bin kere pislik bir kişi…

Bunlar gibilerin bu ülkede devlet başkanı olmasını geçelim, nefes almasına bile izin vermeyeceğim.

Ben kripto Ermeni, kripto Yahudi, mason, satanist, terörist, mafya, sistem, ABD, İsrail, İngiltere, NATO falan bilmem, tanımam.

Hak edeni bir böcek gibi ezerim ve sadece Tayyip’le Kemal’i değil, Sinan’la Muharrem’i de böcek gibi misali ezeceğim. Zaten hepsi CIA’ya ve aynı kara paracı örgütlere çalışıyorlar. Ortada seçim falan yok ve oldu bittiye de meydan bırakmayacağız.

Tayyip gibi, Kemal gibi, Muharrem gibi, Sinan’ın da “kravatlı terörist” olduğunu…

Hala duymayan, bilmeyen birileri kaldı mı bu ülkede?

Her gün Türklük ve yanı sıra tezat şekilde Adıtürkçülük rolü oynayan Sinan Oğan, gizli Ermeni bir terörist, kara paracı bir insan şeytanı…

Mahşerin dört atlısından hangilerinin aynı zamanda Çin’e, Rusya’ya ve Avrupa’ya çalıştığını hala bilmiyor musunuz?

Hangisinin hangi para işleri yaptığını, hangi sözde diplomatik temsilcilerden emirler aldığını, hala bilmiyor musunuz?

Hangisinin MİT/CIA korumasında olduğunu bilmiyor musunuz?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İstanbul uyarıyor

ABD derin devletinin Trump’a açıkça ve hukuksuzca yaptığı son müdaheleler beni rahatsız etti, ediyor. Şu anda ABD’de gerçek bir hükumet yok ve devleti, İsrail’e, İngiltere’ye çalışan derin devlet idare ediyor. Biden da Kamala da aslında oyundan düştüler, hükümsüz kaldılar ve orada bir işe yaramayan kuklalar gibi görüntü vermek için duruyorlar. ABD’de yaşanmasına sebep olduğum ve olacağım gelişmeler, ABD halkının da insanlığın da yararına olacak şeyler.

İngiltere’de de Avrupa genelinde de dengeleri çok değiştirdim. Kraliçe artık eski Kraliçe değil ve son demlerini yaşıyor. Son nefeslerini alıp veriyor. Aynı şekilde Rusya ve Çin de çıkmazların içinde… Ankara hükumeti, yanında İstanbul durmadıktan sonra zaten bir hiç ve çok kısa süre sonra devrilecek. Dünya genelinde tam bir siyasi kaos ve belirsizlik var. Herkesin gözü kulağı İstanbul’da… İstanbul dünyaya vermek istediği şekli büyük oranda verdi ve şimdi ABD halkının gerçekten hür bir halk olması için, Kraliçe’nin dünyaya kan kusturan şeytani sisteminin dünya genelinde tamamen çökmesi için, bir süredir haber verdiği hadiselerin yaşanması için yapması gereken son müdahaleleri yapmakta…

Bu mücadelede az ya da çok yanımda olan hatta yanımda olma ihtimali bulunan kişilerin üzerine gidilmesi sadece öfkelenmeme ve sürecin kontrolden çıkmasına sebep olur. Bu da sonucu değiştirmez, neticede yine yapmak istediklerimi yapmış olurum ama ABD halkı büyük acılar ve kayıplar yaşar. Bundan da mesul olmam. Benimle birlikte hareket eden hükumetler, topluluklar, etkili ve yetkili kişiler de mesul olmazlar. ABD’nin mevcut resmi yetkililerinin epeyi bir kısmı teröre, insan kaçakçılığına, organ kaçakçılığına, Satanizme, insanlık düşmanlığına hizmet ederken, bizler ABD halkı dahil olmak üzere bütün insanlığı bu şeytani sistemin zulmünden kurtarmaya çabalıyoruz. Bu gerçek, tartışılmaz bir netlikle ve açıkça herkesin gözleri önünde olan bir gerçek…

Hiçbir tarafın, ABD derin devletinin hiçbir şeye yaramayacak şu son çırpınışlarının içinde olmasını istemem. Şu anda yanlış tarafta yer alacak olan taraflar, bütün insanlığın karşısında yer almış olurlar ve bir daha ayağa kalkamazlar. Yok olurlar. Biden, Kamala ve çetesi, dünya genelinde on milyonlarca sivil insanın haksız şekilde ölmelerinden sorumlular ve adaletle yargılanacaklar. Amerikalılardan çok İsraillilere, İngilizlere hizmet eden ABD derin devleti de yıkılacak ve ilgililer de yargılanacaklar. ABD ordusunun onurlu gerçek subayları da ABD’nin, başka ülkelerin maşası olan bir devlet gibi idare edilmesini, dünya genelinde sürekli olarak işlenen vahim suçlara aracı edilmesini istemiyorlar ve bu mücadelede yanımızda olacaklar.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

..