Tayyip şu haldeydi…

Zamanı ve mekanı idrak etmesi bile çökmüştü. Canlı yayında olduğunu bile bilemiyordu. Canlı yayında bile bayılıp hemen ayılıyordu. Beyninde “şifa bulmaz” darbeler ve bolca gri noktalar vardı. Kendisine anlatılanları da anlamıyordu.

Birinin desteği olmadan küçük merdivenleri bile inemiyordu. Küçük ve büyük hacetini tutamıyordu. Hafızası kevgire dönmüştü, çoğu yerler delikti, ulaşamıyordu. Dün kiminle konuştuğunu hatta ne yediğini de bilemiyordu. Kürsüye çıkınca belini, boynunu dik tutamıyordu. Sesi de çok cılız çıkıyordu. Nefes alışı da çok sorunluydu.

Bu Tayyip’e ne oldu? Nasıl oldu da o kadar kısa sürede birden canlandı, her yönüyle akıl almaz bir iyileşme gerçekleşti?

Ya da şöyle de sorulabilir, ne kadar süredir plastik/silikon maskeli Tayyip dublörleri kullanılıyor?

Son defasında canlı yayında fenalaşan kişi de dublör müydü?

Bu güne kadar Tayyip gibi vasıfsız bir piyonu kullanarak Türkiye’yi mahveden ve sömüren masonlardan olsaydınız, Tayyip’in haline takılır mıydınız? Dublörlerle yolunuza mı bakardınız?

Bilen varsa söylesin, Bohçalı hala gerçekten ölmedi mi, yoksa o da dublör mü?

Türkiye’nin herhangi bir yerinde PKK ya da türevi bir terör örgütü, bombalı ya da bombasız bir terör eylemi yaparsa… Şimdiden bilin ki o terör eylemini AKPKK-MHPKK hükumeti, MİT, CIA, TSK’nin genel kurmay kademesi, sözde muhalif partiler, hepsi beraber yaptırdılar.

Bilin ki en çok da Suçişleri Bakanlığı ve Soysuz o saldırının arkasında olacak…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir Yorum Yazın