Bu yoğunluğun arasında, kafamdaki bir projeyi daha anlatacağım. Tamamen temsili görseller kullanacağım. Görsellere hiç takılmayın, sadece fikir alın, asıl olarak yazdıklarıma odaklanın. Hızlıca yazıp paylaşarak aradan çıkartacağım.
Ne diyorsunuz?
Eee, ne diyorsunuz, TIR’ların, trenlerin, uçakların sayılarının çok azaltılmasının vakti gelmedi mi?
Daha önce de ufaktan bir çıtlatmıştım bir yazımda… Olağan akışta TIR’lar çoktan tarihe karışmış olacaktı. Lakin insanlığın faydasının değil de cebini haksız, hukuksuz şekilde doldurmanın peşinde olan Ankebut Ağı mensupları, binlerce faydalı şeye izin vermedikleri gibi buna da izin vermediler.
Dünyada hala insan ve yolcu nakliye/taşımacılık masrafları da çok yüksek. Böyle olması gerekmediği halde böyle, çünkü Ankebut Ağı ve onların da içine sızan uzaylı insan türleri, dünyamızda iyiliğin, rahatın, bolluğun, saadetin, huzurun olmasını istemediler, istemiyorlar. Dünya insanlığını kendilerinin köleleri gibi görüyorlar. Sömürülecek, sağılacak, istifade edilecek hayvanlar misali görüyorlar.
Hedefleri insanlığın işlerini kolaylaştırma ve bu vesile ile de temiz şekilde para kazanmak değil. Hedefleri beş para etmez araçları, mükemmel araçlar gibi göstererek/kabullendirerek çok pahalıya satmak, sonra sürekli servis/bakım/tamirat kısmından da para vurmak… Sürekli lastik ve bazı yedek parçaları da satarak para vurmak… Sürekli benzin/mazot da kullandırmak. Ve dünya üzerinde mümkün olduğunca bu sahaları/sektörleri kendi adamlarının kontrolünde tutmak. Tek cümleyle ifade edilecekse, insanlığı sağımlık inek misali her gün, her fırsatta türlü türlü sağmak…

Geçenlerde tarif ettiğim ve dış görünüşü itibariyle jet uçak motorlarına benzeyen, silindir şekilli ve içinde spiral pervanesi bulunan iticiye, bundan sonra kısaca SİSİPER diyeceğim. SİSİPER, yani silindir şekilli spiral tarzda pervane…
O SİSİPER tekniği ile hem karada hem de denizde giden araba sahasında/sektöründe bir devrim başladı bile… Dünyanın dört bir yanında farklı taraflar hala sivil ve askeri deniz araçlarında denemeler yapıyorlar. Meydana çıkan ilk neticelere bile siyasi idareciler kadar mühendisler de inanamıyorlar. Gerçek bir devrimin başında olduklarını kabullendiler.
Bunun haricinde, camları, silecekleri, aynaları, farları ve gereksiz yüksek maliyeti ortadan kaldıran, aracın iç yüzeyinin çoğunun plastik ekranlarla kaplanması tekniği de çok şeyleri değiştiriyor, değiştirecek. Aracın iç ve dış yüzeyi arasına ısı ve ses yalıtımı sağlayan malzeme konulacak olması da kullanma maliyetlerini çok düşürecek. Arabalar karada ya da denizde, mevsimin ne olduğuna, havanın sıcak ya da soğuk olduğuna, gece ya da gündüz olduğuna hiç aldırış edilmeden kullanılacak.
Bundan böyle küçük ya da büyük deniz araçlarının saatte en az 300 km hız ile gidebileceği, istenirse bu hızın çok daha üstüne çıkabileceği de iyice anlaşıldı, kabullenildi. Üstelik, bunu sağlayacak araçların, mevcut araçlardan çok çok daha az yakıt harcadıkları, elektrikli motorla da desteklenebilecekleri, daha az arıza ve bakım masrafı çıkartacakları, kolayca da seri imalatının yapılabileceği kabullenildi.

Bu şartlarda, muhtelif boylardaki sivil ve askeri gemilerden sonra, denizaltılara ve hatta torpidolara kadar her şeyde büyük değişiklikler olacak. Dünyada havacılık sektörü bile çok çok küçülecek. Uçakların ve trenlerin kullanma oranı hızlıca çok düşecek. Buna bağlı olarak uçak imalatçısı firmalarda, bunların tedarikçilerinde, hava taşımacılığı hizmeti veren firmalarda adeta depremler yaşanacak. Meselenin geniş geniş yazılıp anlatılması gereken çok yönleri var. Benim vaktim dar ve kısaca devam edeceğim.
Bu değişiklik rüzgarından trenler kadar, TIR’lar da nasiplerini alacaklar. Hususiyle ülkeler arası nakliye yapan TIR’ların yüzde doksana yakınının birkaç sene içinde oyundan düşmesi ihtimali çok kuvvetli. Hızlı trenler bile eskisi kadar rağbet görmeyeceklerdir. Çünkü SİSİPER tekniği ile yapılacak deniz TIR’ları ya da trenleri, bildiğimiz TIR’ları ve trenleri yok olmaya ya da hiç değilse çok az sayıda kullanılmaya zorlayacak. Bir kara TIR’ının bir dorsesi oluyor ve üzerinde bir tek konteyner taşıyor. Karada ve en fazla 90 km hızda gidiyor. Trafiğe takılıyor. Kaza riski yüksek oluyor. Kazalar sonrasında yüksek masraf çıkıyor. Çok fazla mazot harcıyor.
Oysa bir deniz TIR’ı ya da treni, bir katar misali olacak, arkasına çok sayıda deniz vagonları bağlanacak. Bu deniz vagonları, sağa sola ve aşağı yukarı yalpalanmaya/dalgalanmaya uygun ara bağlantılarla birbirlerine bağlanacaklar ki bunu yapmak mesele bile değil. Bu deniz vagonlarının taşıyıcı kısmı (şasisi), tamamen kapalı ve içi hava dolu şekilde, paslanmaz metallerden imal edilecekler. Denizin içine çok girmeyen, oval biçimli tabanları olacak. Şasinin üst kısmı (yani konteynerin konacağı üst yüzey) ise düz olacak. Altı oval, üstü düz olan bu metal balonun içine hava da girmeyecek, içinden hava da çıkmayacak. Kasıtlı şekilde delinmezlerse, hiçbir hava şartında, ne kadar savrulup dursalar da asla batmayacaklar. Her bir deniz vagonunun iki yanında da SİSİPER varmış gibi içi hava dolu, silindir şekilli, uçları sivri ve paslanmaz metalden yapılmış balonlar olacak. Bunlar sayesinde deniz vagonlarının hem sağa sola yalpalanması çok azaltılacak, hem de katar hızlandıkça hem katar hem de bu vagonların gövdeleri sudan yukarı yükselecek. SİSİPER’ler ve SİSİPER benzeri metal balonlar üzerinde yol alınacak. Sürtünme çok çok azaltılacak. Hız artmış, yakıt harcaması çok çok fazla azalmış olacak.

Bu araç, katarın arkasına ayrı ayrı eklenecek onlarca deniz vagonunu, çok çok az yakıt harcayarak ve kaza riskini de çok düşükte tutarak, saatte en azından 300 km hızla denizden götürecek. Vagonlar insan/yolcu/turist taşımak, konteyner taşımak, eşya taşımak, otomobil taşımak, ziraat mahsulleri taşımak, çiftlik hayvanları taşımak da dahil olmak üzere çok değişik maksatlarla, farklı üst tasarımlara sahip olarak imal edilecekler. İnsan taşıyan vagonlarda da cam olmayacak. İç yüzeyler ekran dolu olacak. Isı sorunu da olmayacak, havalandırma sorunu da olmayacak.
Vagonlara gerçek SİSİPER takmaya gerek yok. Sadece en arka vagonda iki yana toplamda iki adet ve gerekli büyüklükte SİSİPER takılacak. Bunlar ters yöne dönük olacaklar. Sürücü aracı hızlıca durdurmak istediğinde, tek bir tuşa ya da pedala basacak ve ileri doğru dönmekte olan SİSİPER’lerin hepsi birkaç saniye içinde tamamen durduğu gibi, o birkaç saniye içinde en arkadaki SİSİPER’ler tam dönüş hızına çoktan ulaşmış olacaklar. Bu sayede bu aracın çok mükemmel bir fren sistemi olacak. Bu sayede bu araç ani frenleme yaptığında trenler misali savrulmayacak, kazalar yaşanmayacak. Çok hızlı giderken, çok kısa mesafe içinde, çok keskin dönüş yapmak istenmediği takdirde, bu aracın kaza ihtimali sıfıra çok yakın olacak. Çünkü, bu araçlar GPS sistemiyle ve devletler arası bir teşkilat tarafından takip edilip yönlendirilecekler. Tıpkı uçakların kuleler tarafından yönlendirmesi gibi… Ya da hiç değilse ilk zamanlar her ülkenin kara sularına girdiğinde, o ülkenin ilgili kurumuyla bağlantıya anında geçip yönlendirmelere de uyabilir. Böyle bir sistemle, birbirlerine tehlikeli şekilde yaklaşmaya başladıkları gibi yapay zekalar ya da insan operatörler hemen sürücüleri ikaz edecekler. Yönlerini ve hızlarını değiştirebilecekler. Sürücünün başına bir şey gelmiş olsa bile bu araçlar bu sistem tarafından otomatik olarak durdurulabilecekler. Zaten belki ilk zamanlar bu araçlarda sürücüler olur, olsa bile ilk zamanlarda da yolun tamamına yakınını otomatik pilot kontrolünde gider, sonraki zamanlarda ise tamamen otomatik pilot sistemiyle kullanılmaya başlanırlar.

Deniz nakliyesi sahasını elinde tutan belli başlı firmalar da büyük darbeler alacaklar. Deniz nakliyesi sahasında son yıllarda yaşanan büyük sorunlar ve maliyetin çok artması sorunu da çözülecek. Sürekli nakliye yaptıran firmaların kendi deniz TIR’ları olacak. Zan ediyorum ki havacılık firmaları anında havacılığa yapmakta oldukları yatırımları keserek, deniz trenleri ile yolcu taşıma işine girecekler. Hyperloop sisteminin de havası bir anda büyük oranda sönecek. Dünyanın her tarafını kara üzerinde büyük boru sistemiyle donatmanın, bunlara masraf etmenin gereği kalmayacak. Zaten batak haldeki Tesla, Boeing gibi firmalar da bu vesileyle son darbeyi alırlar. ABD ekonomisi de öldürücü son darbelerden birini daha almış olur.
Sadece üç beş saat içinde bu deniz TIR’ları ya da trenleri, onlarca konteyneri ya da toplamda binlerce yolcuyu, binlerce km uzaktaki hedef ülkenin limanlarına götürebilecekler.
Çekici/katar çok özel şekilde yapılacak. İki yanında, yatayına konulmuş iki uzun füze gibi SİSİPER’ler olacak. Kendi alt gövdesi de zaten paslanmaz çelik hava balonu gibi olacak ve hiçbir şekilde batmayacak. Yanındaki SİSİPER’ler yalpalanmayı nerede ise sıfıra indirdikleri gibi, ayrıca dümen vazifesi de görecekler. Bunlar sağa ve sola doğru birlikte dönerek, çok başarılı bir yönlendirme/dümen olarak da iş görecekler. İç ön kısmı uçakların kokpitine benzeyecek ama çok daha sade, kullanışlı ve güzel görüntülü, ferah olacak. Camlar yerine, cam hizasına gelen kısımların iç yüzeylerinde boydan boya tek parça ekranlar olacak. Sürücülerden biri iş başında iken diğerinin istirahat edebilmesi için yatak, ayrıca buzdolabı, derin dondurucu, TV, internet, tuvalet, banyo dahil her şey olacak. Bu kısmın da arkasına kalan kısım ise makine dairesi gibi olacak. Bir elektrikli, bir de benzinli ya da mazotlu motor olacak. Bir büyük benzin/mazot deposu ve ayrıca iki ayrı ve büyük batarya olacak. Bataryalardan biri motoru ve bütün güç sistemlerini beslerken, araç denizden yukarı kalkarak adeta uçarcasına giderken, diğer batarya şarj olacak. Aracın, olmayan farları hizasına gelecek yerlerden içeri yoğun şekilde rüzgar çekilecek. Bu rüzgar, geniş borulardan çok süratli şekilde arka kısma gidip arka yan taraflardan dışarı bırakılırken, bu arada ikinci bataryayı şarj eden jeneratörü çevirecek. Bu sayede bu araçlar, yolun büyük kısmını elektrikle/şarjla gidebilecekler. Hatta tamamını elektrikle gitme ihtimali de çok yüksek. Zaten mazotla ya da benzinle çalışan motor bu araca ihtiyaten konulacak. SİSİPER sistemi sayesinde bu araçlar benzin ya da mazotla giderken de çok az yakıt harcıyacaklar ve maliyetleri çok düşürecekler. Ayrıca hem katarın/çekicinin hem de deniz vagonlarının en üst, çatı tarafları güneş enerjisi panelleri ile kaplanacak. Hatta yeni nesil güneş panelleri o kadar şeffaf ve güzel görünüşlü ki aracın vagonlarının iki dış yan yüzeyleri de bunlarla kaplanabilir.
Yazık günah… Hala kara TIR’ları kullanmak, hala konteyner taşımacılığını elinde tutan üç beş deniz nakliye firmasına bağlı kalmak, hala saatte 40 km hızla konteyner taşımak, hala soygun sistemine razı olmak, kabullenilebilir şey değil. İsterlerse, yoğun şekilde nakliye yaptıran firmalar bile kendi bünyeleri içinde ve kısa sürede deniz TIR’ları imal ettirebilirler. Bu araçların imalat sahasının da o malum firmalara ve patronlara bırakılması, yine vahim bir hata olur.

Dünya genelinde internet üzerinden alış veriş yoğunluğu büyük bir hızla artmaya devam ediyor. Dünyada milyonlarca insan, başka ülkelerdeki satıcılardan siparişler veriyorlar. Bunların teslim süresi sadece iki güne düşürülebilir. Bu sistem sadece bir iki ay içinde gerçekleştirilebilir, işler hale getirilebilir. On binlerce konteynerin bir araya gelmesini, bunların hepsiyle on ya da yirmi kişinin ilgilenip limanda takip etmesini, koca gemilerin yüklenmesini, dolmasını, yola çıkıp saatte en fazla 40 km yol almasını beklemenin artık bir mantığı yok
Böyle bir başlayalım, vakti gelince ben pervanesiz, kanatsız ve motorsuz şekilde ve tıpkı uçan daireler gibi uçabilen araçlara da yönlendireceğim dünya insanlığını… Bu geçiş sürecinde uçaklara, hava taşımacılığına, hızlı trenlere, hyperloopa, TIR’lara, Boeing’e, Airbus’a, Tesla’ya, ABD’ye ve Avrupaya ve bütünüyle Ankebut Ağına yatırım yapanlar, çok ani şekilde çökecekler ve fazla dayanamayıp batacaklar.
Hala şüphesi kalanlar var mı bilmem ama ben bu dünyanın bu kara düzenini değiştireceğim ve bunu kısa sürede yapacağım.
Hazırlıksız şekilde hızlıca yazdım. Birkaç saat sonra müsait olunca okur, gözden geçiririm. Yazı hataları varsa düzeltir, ayrıca ekleme yapacaksam yaparım. Hitap ettiğim teknik kişiler, şu kadar yazmadan bile zaten anlayabilirlerdi.
Mehmet Fahri Sertkaya