Havadan sudan çok para kazanırdım

Şu anda armatör olsaydım, gemilerimin tamamını havadan su elde etme projesinde değerlendirirdim. Gemilerimi çok çok kısa sürede ve zahmetsizce elden geçirtip, bu projeye uygun hale getirirdim. Bu, çok masraflı da olmazdı.

Sonra, sürekli müşteri ve taşınacak yük peşinde koşmak yerine, her gün yüz binlerce ton saf su elde eder ve o suyu kolayca satardım. Buna ihtiyacı olan ve bu imkanı bulunca sürekli müşteri olacak onlarca paralı devlet var.

Bu ülkelere, ihtiyaç duydukları içilebilir suyu temin ederken, gemilerimi de bu ülkenin karasularında tutardım. Böylelikle mazota yapılan masraf da dibe vururdu. Koca gemide, sadece birkaç çalışanla bu işin hakkından gelinirdi.

Hatta bu maksatla kullanılabilecek birkaç geminin siparişini de verirdim. Ve artık bu gemiler, elektrikli gemiler olurdu. Hiç mazot taşımazdı. Onlar hazır olana kadar da piyasada biraz yaşını almış, fiyatı düşmüş ama hala iş görebilecek olan gemilerden satın alır, onları da dönüştürürdüm. Belki dönüştürdüğüm ya da sıfırdan yaptırdığım bazı gemileri, kiraya da verirdim. Yenilerini dönüştürmeye devam ederdim. Sıfırdan yaptırırken, güvertesi çok daha yüksekte olan gemiler yaptırırdım.

Gücüm yetiyorsa, aynı anlarda karada da tesisler kurardım. Rüzgar türbiniyle enerji ihtiyacı karşılanan devasa tesisleri sahil şeritlerine yakın yerlerde yapardım. Gemilerle elde ettiğim suları da bu tesisler üzerinden dağıtırdım.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir Cevap Yazın