Hiç beklemediği bir anda, İbret-i alem olarak ölecek. Bu güne kadar yutarcasına sahip olduğu mal ve mülk de bir anda elinden çıkmış olacak.

Bunca hakikati çoktan gördüğü halde, hala samimiyetsizce mücadele verdiği, kabiliyetlerini şerre kullandığı, on binlerce kişiyi dinden/imandan ettiği, itikatları bozduğu için ölecek. Bu aldatıcılığına sık sık dinimiz İslam’ı da alet ettiği için ölecek.

Bir anda şiddetli bir şekilde çarpılacak ve kuvvetle muhtemel ki kan kusarak feci şekilde ölecek.

Orada görür, bir yandan müslüman rolü oynarken, bir yandan İslam’la türlü bozuk itikatı ve akımı bulama etmenin karşılığının ne olduğunu… Bir de bu hali açıkça meydanda iken, tam aksine olarak dürüstlük satmanın, kendini tam tersine göstermenin ne demek olduğunu…

Orada görür, hakikati güneş gibi net gördüğü halde, tuttuğu bozuk yoldan dönmemenin ve yığınları da oraya sürüklemenin ne demek olduğunu, bunun karşılığının nasıl olduğunu.

Mehmet Fahri Sertkaya