Su aygırlarına merhamet edilmeli

Su aygırları “ayar tutmamış hayvanlar” dediğim hayvan türleri arasındadır. Milyonlarca sene önce genetik bilimi günümüzden çok daha ileri seviyelere ulaşmışken insanlar tarafından türetilmiş bir hayvan türüdür. Su aygırlarını türetebilmek için timsahların ve fillerin genetik kodları da bu projede birleştirildi. Lakin hiç iyi bir şey yapılmadı.

Çünkü hayvanların genetik kodlarının birleştirilmesi işi, hiçbir zaman istenilen neticeleri vermedi. Su aygırları ve gergedanlar, üzerlerinde oynana oynana bir şekle sokuldular ama “en iyi” dedikleri hali bile ayar tutmadı.


Su aygırları o kadar ayarsız bir halde türetildiler ki milyonlarca senedir eziyet çekiyorlar. Gün başlarken kendilerini suya atıyorlar ve akşam olana kadar sudan çıkmak istemiyorlar. Çünkü bu canlıların ter ya da yağ bezleri bulunmuyor. Bu nedenle güneşin altında kavruluyorlar, çok acı çekiyorlar. Gün boyu güneşten kaçmak için suda durmaya mahkum oluyorlar.

Lakin, bu derece ayarsız türetilmiş bu hayvanlar için su da ayrı bir işkence oluyor. Suda yiyecek bir şey bulamıyorlar, çünkü ot oburlar. Ayrıca solungaç solunumu da yapamadıkları için su içinde rahatça duramıyorlar. Nefes tutmak zorunda kalıyorlar. Tamamen su içinde kısa süre için durmaları gerektiğinde bile önce derin nefes alıp kulaklarını ve burunlarını da tıkıyorlar. Başlarını mümkün olduğunca su dışında tutmak zorunda kalıyorlar. Bunu yapmak istediklerinde ise vücutları, ayakları, parmakları bu işe uygun olmuyor. Yüzerek başlarını/burunlarını su yüzeyinde tutmak onlara sürekli zahmet veriyor. Su kaynaklarının kenar kısımlarında, vücutlarını su içinde tutacak ama başlarını su üstünde tutacak yerlere muhtaç kalıyorlar.

Fil denilse, fil kalmamış ama timsah denilse, timsah da olamamış bir hayvan türü bu… Su hayvanı desek değil, kara hayvanı desek, o da değil. Ağzı ve dişleri bile düzgün değil. Doğru düzgün çiğneyerek beslenemiyor ve bu da sürekli olarak mide/hazımsızlık sorunlarına sebep oluyor.

Timsahlar gibi bu hayvanların da tabiata bir katkısı olmuyor. Bunların nesillerinin yok olması hiçbir tabii dengeyi bozmuyor. Öyle ise sorun kendinize, bu zavallı hayvanlar neden daha fazla bu eziyeti çeksinler?

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir Yorum Yazın