Bozgun yaşayacak vatansever gruplar olabilir
Türkiye’nin eski genel kurmay başkanları arasından, kendini vatanseverler cephesinden göstermeye çalışan, art niyetli olan, maddi ve siyasi menfaat peşinde olan, kara para işleri yapan ve çok tehlikeli olan kişiler var. Vatanseverler cephesinde oyun içinde oyunlar var.
Ayrıca, gelinen şu noktada, şu büyük mesafeler alındıktan sonra manevi haline dikkat etmeyen, nefsinin ve şeytanlarının oyunlarına gelen, kendini bir yerlerde gören, yapılanları kendinden bilen, ihlastan, Allah rızasından, İslam hukukundan ayrılanlar da var.
Bunların ikisi de çok tehlikeli şeyler. Böyle kişiler, üst isimler ve karar mercileri oldukları için, grupları içinde bulunan ve gerçekten ihlasla vatanına, milletine hizmet etmek isteyen, insanlık dışı kara para işlerini durdurmak isteyen samimi kardeşlerimiz de büyük bir risk altındalar. Bunlar için büyük maddi ve manevi tehlikeler söz konusu.
Hadis-i şerifte de buyrulduğu gibi hiç kimsenin namazı, kılık kıyafeti, sakalı, ilmi/konuşmaları kimseyi aldatmasın. Kişinin küçük ve büyük menfaatler karşısındaki tavırları, onun samimiyetinin tezahürüdür. Vatanseverler cephesi içindeki grupların bazılarının başında bulunan münafıklar da münafık olmasa da nefsinin eline çok düşmüş olanlar da çok yanlış işler yapıyorlar, yaptırıyorlar. Diğer vatansever gruplar için de tehlike arz ediyorlar.
Bunların, gruplarını ellerinde tutmak için grup mensuplarına “Bunlar da falanca devletlerin bize gönderdiği paralardan sizlerin payına düşenler” tarzında ifadelerle paralar dağıttığını da biliyoruz. Bu paralar, operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu, silah ve diğer malzemelerin kara para sahasında nakite çevrilmesi sonucunda ele geçen paralar. Yani bunlar kara, kirli paralar. Ayrıca bu gibi liderler, başka devletlere istihbarat da satıyorlar. Ayrıca operasyonlar devam ederken, karar alınma safhasında başka devletlerin ve onlara bağlı kara para mafyalarının menfaatlerini de göz önünde bulunduruyorlar.
Bu yazdıklarım, gerçekten Allah rızası için bu yola girmiş olanlaradır. Bilinsin ki dünyanın bu kadar acılarla, zulümlerle, karanlıkla dolduğu şu zamanda verdiğimiz şu mücadele, yaptığımız şu cihad paha biçilemez bir şeydir. Bunun dünyevi/maddi olarak karşılığının verilmesi mümkün değildir. Bunun karşılığı ahirette gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, hayallerin almadığı ve sonsuz olan nimetlere kavuşmaktır. Üç günlük dünya metaına tamah ederek davamızı ve kardeşlerimizi riske atan münafıklardan ve gafillerden, samimi olanlarımız hemen yollarını ayırmalıdır.
Aksi takdirde, o kadar muazzam ve sonsuz cennet nimetlerinden ve manevi derecelerden mahrum kalınacağı gibi, ahiret yurdu viran olacağı gibi, dünyada da akıl almaz sıkıntılar çekilir. Samimiyet/ihlas, Allah rızası gayreti, cihad şuuru ve İslam hukukunun dışına çıkmama gayreti olmadıktan sonra Allah’ın yardımı olmaz. Bozgun yaşanır, hainler/kafirler galip gelirler. Dünyada da ukbada da rezil rüsva olunur.
Hz. Fatih’in dediği gibi, bizler kuru bir toprak, ülke fethetmek, hazineler biriktirmek, itibar görmek, şöhret olmak davasında değiliz. Davamız, Allah’ın dinini ve İslam ahlakını dünyaya yaymak, zulmü, karanlığı, gözyaşını bitirmektir.
Mehmet Fahri Sertkaya