Cemaatimiz içindeki münafıklar iyice köşeye sıkıştılar.

Daha fazla sessiz kalamazlar. Yakında, son bir çare olarak hakkımda atıp tutmayı, iftiralar savurmayı denerler. Başka bir şey yapmaya imkanları yok, yürekleri hiç yok. Hayatımda yüz kızartıcı hiçbir şeyim de yok. Olsaydı zaten onlara kalmaz da kaç devlet, kaç lider, kaç terör örgütü, kaç gizli servis bunları alır ifşa ederdi ve beni bitirirdi.

Hayatımda hiçbir leke olmasa da yine de şu münafıklar güruhu bunu yapmak, denemek zorunda. Çünkü sona geldiklerini biliyorlar. Çünkü bu güne kadar da o Halil Akdere ve benzeri şahısları ileri sürerek bundan başka bir şey yapmadılar. Bu günlerde ise bu çirkinliği koro halinde yapmaları bunlardan beklenir.

Ben, tepe taklak olmuş ve masonların, yahudilerin piyonu olmuş, bu imtihanı geçememiş Alihan Kuriş hakkında her ne dediysem hepsinin kanıtlarını, şahitlerini meydana dökeceğim. Hepsi zaten hazır ve safların iyice sıklaşmasından başka bir şeyi beklemiyoruz.

O taraftan birileri de benim hakkımda ne söyleyeceklerse hepsinin kanıtlarını, şahitlerini meydana dökmeleri gerekecek ama yapamayacaklar. Bu nedenle, hakkımda her duyduğunuza hemen inanmayın. Gelin bana, herkes ulaşabiliyor, medenice sorun. İzah edeyim, ispat edeyim. Sonra dönün “Bu nasıl iş? Mfs hakkında zaten on seneden fazladır sadece iftiralar atılabilmiş ve başka kimse bir yalanını, bu kandırmasını, bir ihanetini, bir art niyetini ispat edememiş. Siz şimdi ne yapmaya çalışıyorsunuz? Neye ve kimlere hizmet ediyorsunuz?” diye onlara sorun.

Ben hiçbir zaman hiç kimse karşısında minderden kaçmadım, kaçmam. On yıldan fazladır hazırlıklı olduğum anlarda hiç tanımadığım insanlar bana dönüş yaptıklarında her konuyu gayet rahat bir şekilde konuştum ve kayıtları çoğunlukla ben paylaştım. Bunların arasında bile tezat bulabilselerdi, ortalığı yıkarlardı. Son derece çaresiz kalıp ve kendilerini komik hallere düşürüp “Deli, deli” demekten, bu şekilde iftiralar atmaktan başka bir şey de yapamadılar. Bu iftiraları da ayaklarına çoktan dolandı.

Mehmet Fahri Sertkaya