Harris, Amerika’da canının çok sıkılmaya başladığından bahsetti. İşlerin çok yavaş ilerlediğini ve önlerini göremediklerini anlattı. Hala bir erkek olan Harris, kadın taklidi yapma halinden çıkarak, kendini rahat hissederek bu konuşmaları yaptı.

Netanyahu da olanların ve olayların farkında olduğunu söyledi. Dünya gündeminde Amerika’nın yerinin gittikçe küçüldüğünü, Arap ülkelerindeki ve diğer Yahudi bağlantılı yerlerdeki ticaret ve kara para işlerinden endişe ettiğini söyledi.

Harris, Arapları ellerinde tutmaları gerektiğini, şu anda harcamaların/masrafların altından onlar sebebiyle kalktıklarını, Amerika’nın lanetli bir şekilde bir süre daha kalacağını, Biden yönetiminde geçen aydan bu aya toparlanması gereken bir sürü dosya ve kararlar olduğundan bahsetti.


“Çatırdayarak çökmeye başladığımızı görüyorum.”

Netanyahu, ticari anlaşmalarının olduğu ülkelerle aralarının açılma ihtimalinin olduğunu, kendi ülkesinde de siyasi manada karışıklık çıkartmak isteyenlerin sürekli bulunduğunu anlattı.

Harris, daha sonrasında “Asıl konulara geçelim.” diye söze devam etti. Yanlarında ne Çinli, ne de bir Amerikalının olmadığını, atıl bir şekilde kalan başkanlık ekibi olduklarını söyledi. “Türkiye’den gelen yoğun baskı (MFS), ne varsa, neyimiz varsa silip süpürdü.” dedi.

Her yönden çok zorlandıklarını, bedenlerinin, zihinlerinin de karmakarışık halde olduğunu, Joe’yu uyandıramadıkları gibi kendilerinin de konulara müdahalede etkisiz kaldıklarını ifade etti. “Söylemek istemiyorum ama çatırdayarak çökmeye başladığımızı görüyorum.” dedi. “Amerika’yı hiç bu kadar sakin ve heyecansız görmemiştim.” derken güçsüz, tepkisiz, ayinsiz, organ alışverişi olmadan görmemiş olduğunu kastetti.

Harris “Bütün ülkeler pasif ve ezik vaziyette olduğumuzu da açıkça anlıyorlar.” dedi.


“İçimden ölüp yok olma düşüncesini atamıyorum. “

Netanyahu, İtibarlı bir Amerika’nın İsrail’e de itibar kazandırdığını, Amerika’nın halinin bu kadar kötü olmasının tapınakların bile boş kalmasına sebep olduğunu, halkın ümitsiz ve mutsuz olduğunu, artık Tanrı’yı mutlu edecek güçlerinin kalmadığını ama kendilerine vaat edilenlerin bunlar olmadığını, burada bitmemesi gerektiğini ifade etti. “İçimden ölüp yok olma düşüncesini atamıyorum. Hep onu (MFS’yi) görüyorum ve hissediyorum. Bazen İbranice konuştuğunu duyuyorum. Bazen yanıma gelenleri onun yüzü ile görüyorum… Dünya bu durumda daha fazla kalamayacaktır. Kana susayanlar, bütün müslüman savaşçıları derin çukurlarda öldüreceklerdir.” dedi.


“Ezileceksek bile, yok olmayalım.”

Harris, “Sen ilişkilerimizin sıkı, görüşmelerimizin sürekli olduğunu ve bizden kopmadığını ifade et. Ülkenden geçen ticari yol (kara para işleri) kesilmemeli. Büyük vaatlerde bulun ve her zamankinden daha güçlü dur. Ezileceksek bile, yok olmayalım.
Her zaman gizli ve yasa dışı bağlantılarımız bulunsun. Bütün paralarımızı asla harcama. Güzel şeylerin yaşanacağı günleri beklemeye devam edeceğiz. Bazı düşüncelerim var. Diğer ülkelerin hallerini analiz edip uygulamaya çalışacağım. Yanımızda ol ve kan dökme arzundan asla vazgeçme.” dedi.

Mehmet Fahri Sertkaya