Zamanın değişmesi ile İslam ahkamının/hükümlerinin değişeceğini savunanlar, helallerin harama, haramların helale dönüşebileceğini savunanlar, hiç tartışmasız küfürdedirler. Dinden çıkmışlardır.

Zamanın değişmesi ile değişmesine izin verilen ahkam da vardır ki bunlar, fen ve teknolojinin gelişmesi ile hayat tarzında yaşanan değişmelerdir. Eğitim ve öğretim teknikleri ve araçları, binek vasıtaları, kılık kıyafet gibi sahalarda yaşanan değişmeler, bunlardandır.

Bu sahalardaki değişmeler de, şer’i/dini sınırlar dahilinde kalınarak değiştirilir. Birkaç misal:

  • Evvelden Müslümanlar cübbe giyiyor iken, şimdilerde bol ve uzunca bir ceket de giyilebilir. Evvelden Müslüman hanımlar Cilbab giyiyor iken, şimdilerde isterlerse pardesü giyebilirler. Lakin, erkeğin tesettürünün de, kadının tesettürün de şartları asla değiştirilemez. Her ne giyilecekse, değişmez, değiştirilmesi teklif bile edilemez şer’i sınırlar dahilinde kalınarak giyilecektir. Mesela bir Müslüman erkek, ileri teknoloji ile üretilmiş eşofman giyebilir mi? Evet giyer ama tesettüre uygun olmalı ve gayr-i müslimlerin siyasi, dini sembolleri o eşofman üzerinde bulunmamalıdır.
  • Evvelden çarık giyiliyor iken, şimdi teknolojik imkanlarla geliştirilen çeşit çeşit ayakkabı giyilebilir.
  • Önceleri kitaptan öğretim yapılıyorken, şimdi istenirse bilgisayardan, mobil cihazlardan, akıllı tahtalardan yapılabilir. Yarın, doğrudan beyne yükleme geliştirilirse, o da kullanılabilir.
  • Önceden ata, eşeğe, katıra, deveye biniliyor iken, şimdi bisiklete, motosiklete, arabaya, uçağa, helikoptere, deniz vasıtalarına binilir.

Bunlar gibi misalleri çoğaltmak mümkündür. Lakin İslam dininin harp hukuku, miras hukuku, medeni hukuku, ticaret hukuku dahil, şeriattaki yani muamele hukukundaki hiçbir şey değişmez, değiştirilemez. İtikattaki yani iman esasların arasındaki hiçbir şey de değiştirilemez. Ayetler de değiştirilemez, hadisler de… Bunların herhangi birini kendi anlayışına göre değiştirmek isteyip bunlardan birini yerinden almak ve yerine başka bir şey koymak isteyenin kellesi, İslam devleti tarafından alınır. İslam dinine böyle taktik ve devasa bir taarruza karşı, harp hukukunun icabı yapılır.

Mehmet Fahri Sertkaya