TÜRKİYE İBNELEŞMESİN!

Vatandaş olarak biraz daha sessiz ve tepkisiz kalırsanız, ortalık ibnelerden de ibnelikten  de geçilmez hale gelecek. 
Türkiye sinsice, planlı şekilde ve devlet ile basın gücü de kullanılarak ibneleştiriliyor. 
Sözde İslami iktidar türlü tartışma konuları ile gündemi meşgul ederken, görüntüde İslamileşiliyormuş havası verirken, gerçekte tam tersine ve korkunç gelişmeler oluyor. 
Zinanın serbest(cezasız) bırakılması akıl almaz aile facialarına sebep oluyor, çocuklar yuva sıcaklığından, onurlu, şerefli bir hayat yaşama hakkından mahrum bırakılıyor. Evlenme yaşı 35’lere yükselmiş durumda. Evlilik dışı ilişki yaşayanların sayısı -sözde Türk, özde Sabetaycı Yahudi basının da etkisi ile- hızla artıyor. Her gün bir ya da bir kaç sözde Türk özde Sabetaycı Yahudi ünlünün gayri meşru ilişkisi topluma ve en çok da gençlere örnek gösteriliyor. 

14 ila 18 yaş arası genç kızların nikahsız hamile kaldıktan sonra veled-i zinalarını ya tuvalete ya çöplüğe atmaları hemen her gün basına yansıyor. Her gün yüzlerce belki binlerce T.C. vatandaşı genç kız ve genç erkek namusunu kaybediyor. Bir daha asla huzurlu bir yuva kuramayacakların arasındaki yerini alıyor. Bütün bunlar tarifsiz psikolojik sorunlara da neden oluyor. Son yapılan araştırmalar Türkiye nüfusunun yarısından fazlasını klinik psikolojik vak’a olduğunu gösteriyor.

ibnelik, eşcinsellik, livata - eşcinsel ilişki, akp'nin gerçek yüzü, zina, sabetaycılık, Recep Tayyip Erdoğan,


Bütün bu feci manzaranın birinci dereceden sorumlusu olan iktidar bu millet ile alay edercesine “kızlı-erkekli üniversite evleri”ne kafayı takmış numarası yapıp, bu dehşet manzarayı gizliyor, vurgunlarını gizliyor, gündem değiştiriyor.

Domuz etinin de sözde İslami iktidar tarafından serbest bırakılması, domuz yiyerek domuzlaşanların ve din-namus telakkisi yok olanların sayısını hızla artırıyor.
Basında-medyada hemen her gün yapılan haberler ve yorumlar ile özellikle gençlerin bilinç altına “Artık zina serbest. ibnelik serbest. Lezbiyenlik serbest. Anne ve babanın çocukları üzerindeki kontrolünü de kaldırdık. En son “mahalle baskısı” ve “Töre cinayeti” söylemleri ile oluşturduğumuz planlı kamuoyu ile, “namus cinayetini” ve “etrafın tepkisini” de minimize ettik. Gördüğünüz gibi, bir kişi çıkıp namusu için eşini öldürse, onu it-köpek misali rezil de ediyoruz. İşte sizi de Avrupalılar kadar özgür(!) yaptık. Ne duruyorsunuz?” mesajı veriliyor. Kadın haklarını savunmak iddiası ile meydana çıkan ve olmadık bakış açıları ile hareket eden örgütlenmelerin perde arkasını hala tahmin edemiyor musunuz?

– Yeşil sahaların eşcinselleri
– Ünlülerin eşcinselleri
– “Evet. Eşcinselim.”
– Falanca eşcinsel mi?
– Sinemanın eşcinselleri
– Ünlü iş adamı eşcinsel evlilik yaptı.

Ve benzeri başlıklar her gün üst üste patlatılıyor basında… Bu gidişe, hakkınız olan ve mutlaka koymak zorunda olduğunuz tepkiyi biraz daha koymazsanız, yakında erkek çocuklarınızı bile iki adım ötedeki parklara bir başına gönderemeyecek ve kendinizi ve ailenizi de aids başta olmak üzere pek çok bulaşıcı hastalıktan koruyamayacaksınız.

Kızınızın mürüvvetini görmeyi beklerken “Baba! Ben de eşcinselim. Evlenmeyeceğim. Kanuni hakkım da var, eşcinsel kalacağım.” sözü ile sarsılacak ve kanunen de hiçbir şeye mani olamayacaksınız. Biraz baskı altına almaya kalkarsanız hele bir de bir fiske dahi olsa vurursanız, kendinizi İslami zan ettiğiniz devletin suçluyu koruyan kanunları ile karşı karşıya bulacaksınız. 

İslamileşiyormuş gibi gösterilen Türkiye, en temelden ve çok büyük darbeler ile İBNELEŞİYOR. İBNELEŞTİRMEYE SESSİZ KALMA! Toplumsal yaptırım uygula! Haklarını bil, sesini yükselt! Türkiye senin ve başka Türkiye yok! Evlatların-ailen senin ve onlardan başka yok!

Mehmet Fahri Sertkaya