Deccal İstanbul’da duramayacak

İstanbul’un ilk ve tek fethi yani gerçek fethi, manevi usullerle yani metafizik tekniklerle olacak.

İstanbul’da tarihi yarımadanın altını ve üstünü, ayrıca boğaz içi denilen bölgenin altını ve üstünü, dünyalı ve uzaylı ve hatta cinlerden ve hatta biyonik robot olan adamlarıyla beraber mesken tutmuş olan, merkez yapmış olan o gerçek/asıl Deccal, orada tutunamayacak.

Buhari ve Müslim’de geçen bir hadis-i şerifte, peygamberimiz hz. Muhammed Mustafa (sav) “Medine, körüğün, demirin pasını çıkardığı gibi, Deccalı çıkarır” buyurdu.

Buhari, Müslim ve Tirmizi gibi kaynaklarda geçen meşhur bir başka hadisinde ise “Deccal, Mekke ve Medine’ye giremez.” buyurdu.

Bir kişi, giremediği, duramadığı, hükmetmediği bir yerden nasıl çıkartılabilir? Bu, olamayacak, yaşanamayacak bir şeydir.

Medine, şehir manasına gelir. Pek çok hadis-i şerifte “medine” denildiğinde İstanbul şehrinin kastedildiği hatta Kudüs denildiğinde de İstanbul şehrinin kastedildiği, tartışmasız kesinlikle anlaşılabildiği gibi… “Medine, körüğün, demirin pasını çıkardığı gibi, Deccalı çıkarır” hadis-i şerifinde de İstanbul şehrinin kastedildiği anlaşılabiliyor.

Geçmiş yayınlarımı düzenli olarak takip edenler zaten şuraya kadar her şeyi anlamış oldular. Mehdi, öylesine şiddetli, tazyikli/basınçlı ve kesintisiz şekilde metafizik saldırılar yapacak ki Deccal ve emrindeki uzaylı, dünyalı ya da cin kişiler, tarihi yarımada ve boğaz içi bölgesinde duramayacaklar hatta İstanbul şehrinde duramayacaklar.

Süreç ilerledikçe, sadece bedenleri hastalanmakla ya da ölmekle kalmayacak, yer altındaki gizli uzaylı şehirleri de cismani/maddi zararlar görecek hatta yer yer çökecek. Oralarda kullanılan yüksek teknolojili araçlar, cihazlar, robotlar da iş görmez olacaklar. Bu şekilde hz. Mehdi, İstanbul’u manen/metafizikle fethedecek.

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Bir Yorum Yazın