Böyle sistem olmaz, böyle devlet olmaz

Bir büyük şehirde koca bir valilik makamı varken, bir de büyük şehir belediyesi ve başkanı olması israftan ve sorundan başka bir şey değil. Bir ilçede kaymakamlık varken, ayrıca ilçe belediyesi ve belediye başkanı olması, sorundan, çakışmadan, israftan, hantallıktan başka bir şey değil. Ya valiler ve kaymakamlar da seçimle belirlensin, ya atanmış vali ve kaymakamlara daha geniş yetkililer verilip şu anda belediyelere yüklenmiş olan o sorumluluklar da o makamlara yüklensin… Ya valilikler ve kaymakamlıklar kaldırılarak belediye başkanlarının yetki ve sorumlulukları genişletilsin ya da büyük şehir belediyeleri de ilçe belediyeleri de kaldırılsın. Devletin hantal, sorunlu, uyumsuz, dengesiz bünye sorunu düzeltilsin.

Mevcut sistemin sorunlu, aksak, kullanışsız olduğu apaçık şekilde gözler önünde… İhtiyaçlara yetişemediği ve çok büyük kamu zararına ve sorunlara sebep olduğu gözler önünde… Devlet otoritesi bir dişli sistemi/kutusu gibi olmalı. En büyük çarktan, en küçük ve kenardaki çarka kadar hepsi birbiriyle aynı anda, aynı yönde, organize şekilde dönmeli. Tıkır tıkır işlemeli. Onu seç, şunu ata… O vazife/sorumluluk buna, şu vazife şuna… O yol senin, bu yol benim. O iş senin, bu iş benim… Böyle sistem olmaz. Bir şehrin bütün işlerini valilik makamı halledebilir. Türkiye’nin en büyük sorunlarından, en öncelikli olarak düzeltilmesi gereken sorunlarından biri de bu… Devlet çarkı, bu güne kadar sorunlu çalışmış. Biri bir yana dönüyor, öbürü diğer yana dönüyor. Biri hızlı dönüyor, diğer kasten ağırdan dönüyor. Biri dönmemek için yıllarca direniyor, adeta çatışıyor. Sonra bunun ceremesini millet ödüyor, kaç nesil de ödedi. Bu böyle daha fazla gitmemeli.

Vatandaşlar, bir iktidarı seçmişlerse, ona güvenip devleti emanet etmişlerse, sonra devletin inciğine, boncuğuna kadar her kısmına ayrı ayrı adamları vatandaşlar mı seçmeli. Seçilmiş iktidar, beraberce çalışabileceği ve liyakat sahibi şehir sorumlularını da belirlesin. Zaten bir ülkede hukukun üstünlüğü varsa, böyle bir sistemi iktidar partileri su-i istimal edemezler. Liyakatsizleri, dolandırıcıları, yolsuzları, zalimleri atayamazlar. Atasalar da orada tutamazlar, çünkü bağımsız mahkemeler gereğini yaparlar. Hukukun üstünlüğü yoksa, şehirlerin başına geçecek adamları millet seçse de ne değişir, yine de hayırlı netice alınamaz, alınamadı ve hiçbir zaman da alınamayacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Bir Cevap Yazın