Batı basınında bazı dikkat çekici yazılar yayınlanıyor. Söz konusu yazılarda AB’nin ve NATO’nun Türkiye’ye ne kadar büyük ihtiyaç duyduğu açıkça ifade ediliyor. Son iki yıldır Türkiye ile ilişkilerinin büyük darbeler aldığı anlatılıyor. Ayrıca arka planda da bu minvalde diplomasi trafiği yaşanıyor. Üstüne, Tayyip çıkıp da Rusya-Ukrayna krizine dair ne dediği, nerede durduğu, neyi hedeflediği tam olarak anlaşılamayan kaçamak cümleler kuruyor. Soru çok net olduğu halde, cevap verirken “Türkiye, NATO üyesi bir ülkedir. NATO’nun tüzüğü, şartları bellidir.” diyemiyor. Bunun yerine “Rusya’nın bu adımı atabilmesi için tüm dünyadaki durumu ve kendi durumunu gözden geçirmesi lazım.” diyor. Kısa sürede Rusyanın çok büyük güç kaybettiğini, çok zor şartlar içinde kaldığını ve dünya dengelerinde büyük kırılmalar olduğunu, sebep olanın kim olduğunu söyleyemese de ifade ediyor. Rusya’ya hiçbir karşı duruş ve tavır koyuş yok. Men edici bir cümle, dik duracağını ve karşı mücadele vereceğini gösterir bir tek cümle yok. Zaten, Tayyip’in ne kadar korkak ve sağlamcı bir kişi olduğunu, ayrıca Türkiye’nin dış siyasetine dair konularda hükmünün geçmediğini/kalmadığını, dünyadaki bütün taraflar biliyor. Bu nedenle, bu kısma fazla takılmamak gerekiyor.
İyice bilinmeli ki, Türkiye’de resmen iktidarda kimin olduğu ve nasıl durduğu ya da duramadığı bir yana, ben Rusya-Ukrayna meselesinde Türkiye’nin duruşunun nasıl olacağını en açık ifadelerle anlattım. Tekrar anlatmanın manası yok. Herkes ne yapması ve ne yapmaması gerektiğini biliyor. Türkiye bu meselede taraf değildir, taraf olmasını da istemiyoruz. Türkiye’yi bir şekilde bu meseleye bulaştıran taraf, batı/NATO tarafı olursa, biz açıkça Rusya yanlısı bir duruş sergileyerek batı/NATO karşıtı mücadele vereceğiz. Tersi de olacak. Rusya, Türkiye’yi bir şekilde bu çatışmanın içine çekerse, biz batı/NATO yanlısı mücadele vereceğiz ve Rusya’ya karşı “öldürücü” darbeler vuracağız. Çünkü, bu kadar zayıf düşmüş ve rezil olmuş bir Rusya, bizden yeniden darbeler alırsa, bu darbelerin öldürücü darbelere dönüşeceği tartışılmaz bir hakikattir.
Ben öyle kaçamak ifadelerle konuşmam. Her zaman, her konuda duruşum net, kesin olur. Bir ileri, iki geri adımlar da atmam. Böyle şeyler geçmişimde yok. Geleceğimde de olmayacak. İşte bu kadar net ve kararlı duruşumla söylüyorum ki Rusya-Ukrayna çatışması bir dünya savaşına sebep olmaz. Lakin bana inat şekilde Türkiye bu çatışmaya dahil edilirse, işte o zaman sadece Türkiye değil, bütün dünya yanar ve sorumlusu ben olmam.
Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi
..