Şu Tesla, “paslanmaz düdük yapacağım ve 50 dolara satacağım” derken, neredeyse kafamdaki araç modellerinden birini yapacakmış.
Hem karada ve hem de denizde gidecek, tek ve iki kişilik modelleri olacak, hiç paslanmayacak, kolay kolay batmayacak, çok kolayca seri imalatı yapılabilecek, çok uygun fiyatla satılacak ve çok uzun ömürlü olacak aracı yapacak gibi olmuş… Epeyi yaklaşmış, iyi sona doğru gidiyormuş ama yanlış köşeden dönmüş.

Kabullenişleri değiştirmek lazım…
Çağı değiştirmek lazım. Bu tarz bir arabayı al, kış günü karanlıkta denize gir ve denizden git… Bunu al, kara kışta ya da yakıcı sıcakta, dünyanın başka başka coğrafyalarında, iklimlerinde kullan. Ne yanarsın, ne donarsın, ne de yolda kalırsın. Bir tane model yapıp dünyanın her ülkesine, her iklimine satarsın. Tek bir model, kısa sürede on milyonlarca adet satılabilir.
Nasıl… Çünkü cam yok. Boya yok. Paslanma yok. Her yerinde ısı yalıtımı var. Kazalarda hayatını kaybetme riski sıfıra yakın… Kolay kolay arıza yapma ihtimali yok. Bakımı ve temizliği çok kolay ve ucuz…
Ne gerek var artık camlara, eskimiş bir tercih bu… Her yeri kapalı olacak. Her yeri sağlam, paslanmaz ve mümkün olduğunca hafif metallerden olacak. Mükemmel bir havalandırma ve klima sistemi olacak. Çok konforlu koltuklar ve iç döşeme olacak. Hem elektrikli hem de benzinli motorları olacak. İç kısımda sürücünün önüne, sağına, soluna, arkasına, üstüne hatta istenirse altına ekran konacak. Bu ekranlar kıvrılabilen, kırılmayan, çizilmeyen, kolay kolay arıza yapmayan, çok net görüntü veren, piksel yoğunluğu çok yüksek olan, buna rağmen az enerji harcayan plastik ekranlar olacak. Öyle kuvvetli, çok teknik özellikli ve çok pahalı farlar tarih olacak. Gerek yok önünü fazlaca aydınlatmasına… Gündüz içeride gerçeğe yakın kalitede görüntü olacak, gece de etrafa kendini belli edecek birkaç lambası yanacak ve içeriye gece görüşüyle görüntü aktaracak. Gece görüş teknolojisi de çok ilerledi ve ucuzladı. Gündüz görüntüsüne yakın şekilde gece görüntüsü sağlamak mümkün…
Çok soğuk ama fırtınalı olmayan bir havada ya da çok yakıcı, sıcak hava şartlarında karada ya da denizde güzel güzel yol alacak. Dışarıda kış varmış, yaz sıcağı varmış, gece varmış, gündüz varmış, şiddetli rüzgar varmış pek fark etmeyecek.
Bu güne kadar bu tarz arabaların nasıl yapılmadığını ya da yapılamadığını anlayabilmek mümkün değil. Kasıt olmalı, insanlığa kastedilmiş olmalı. Alırken pahalı, kullanırken pahalı ve masraflı, sürekli parça değiştirilen, boyası atan, çizilen, yanan, çöken, solan, paslanan ve kısa sürede çok sayıda sorunlar çıkartan arabalardan bütün insanlık kurtulmalı.
Büyütülecek bir yanı da yok. Çok büyük sermayeyle, çok kaliteli ekiple, çok doğru tercihlerle, kararlarla bu işe girildiğinde, bu tarz arabaların seri imalatı yapıldığında, birim/adet fiyatı çok çok düşürülür. Uçuk fiyatlara satmayan imalatçı bile toplamda çok büyük paralar kazanır. Bu tarz araçlar uygun fiyatla satılınca da aklı başında ve hesabını bilen hiçbir müşteri, diğer markalara, modellere dönüp bakmaz bile…
GPS teknolojisi sayesinde, belediye ya da bir yetkili devlet kurumu tarafından belirlenmiş rotaları kullanarak denizde kendi kendine (otonom) şekilde gider, gelir. Onbinlercesi aynı saatlerde yakın aralıkla denize girseler bile, seneler geçer de ciddi bir kaza yaşanmaz. Bu araçlar, güç tamamen kesildiğinde ve kontrol dışı kaldıklarında bile batmayacaklar. Karada nasıl ki araç çekicileri varsa, artık denizde de olacak. Sürücü, sabah işe giderken, akşam evine dönerken toplamda onlarca dakika kendine vakit ayırır, internete girer, bir şeyler izler, kitap bile okur.
Bildiğimiz gemi pervanelerinden de kullanılmayacak bu tarz araçlarda… Uçaklardaki jet motorlarını andıran ama teknik farklılıklar gösteren, bu aracı adeta su üzerinde uçuran yani çok yüksek hızlara ulaştıran pervaneler kullanılacak.
Mehmet Fahri Sertkaya