Türkiye’de artık iktidarın en ivedi şekilde değişmesi elzem olmuştur.

Elzem olmuştur

Türkiye, beden ve ruh sağlığı çok çok kötü halde olan, kameralar karşısında fenalaşan, ayakta durmakta ve yürümekte aşırı zorlandığı görülen, ileri seviyede hafıza sorunları yaşayan, yediklerini sürekli çıkartan, çok sık olarak tıbbi müdahale gören, sık sık bayılan ve sara nöbetleri de geçiren ve akıl sağlığını da bir oranda yitirdiği iddia edilen bir kişi tarafından daha fazla idare edilemez.

Türkiye, teröristliği ve hainliği en açık şekilde gözler önünde olan, bu suçları somut delillerle meydana çıkmasın ve işin ucunun batı devletlerine çıktığı görülmesin diye adil yargılama yapılmayan kişileri, hukuksuzca, pervasızca, hadsizce ve aleni şekilde müdafaa eden on küstah sözde büyükelçi gördü. Teröristleri ve hainleri skandal bir şekilde müdafaa eden sözde elçileri “istenmeyen adam” ilan eden ama hemen sonra tükürdüğünü milletten utanmadan yalayan bir haysiyetsiz tarafından asla idare edilemez.

ABD, terör örgütü PYD’ye silah yardımı yapınca sadece üzüntüsünü dile getiren, onu da sadece medya önünde yapabilen bir kişinin idare edemeyeceği kadar dertler, sorunlar, krizler yumağı bir ülke haline gelmiştir şu Türkiye…

Şurada anlatmakla bitmeyecek olan binbir türlü rezilliğe, skandala, suça, hukuksuzluğa, karaktersizliğe, sömürüye, damara basmaya, daha fazla tahammül edebilmek mümkün değildir.

Türkiye’de artık iktidarın en ivedi şekilde değişmesi elzem olmuştur.

“Türkiye” ayaklar altına alındı. “Türkiye” yok ediliyor

Ayağına kadar gelip derdini dinlemek isteyen siyasi parti liderinin önünde “Siz şu anda Kürdistandasınız” diyen…

En sakin ve medeni şekilde ikaz edilip konuşmasını düzeltmesi beklendiğinde ısrarla, bilinçli olarak ve bölücü manada ve hatta tehdit/restleşme makamına geçerek “Kürdistan” demeye devam eden kişiye, devletin varlığına ve birliğine kastetmek, bölücülük ve teröristlik yapmak suçları kapsamında derhal en sert müdahaleler yapılmıyorsa, bir tutuklama bile görülmüyorsa…

Zaten, o şahıs gibi teröristlerin onlarcasının HDPKK çatısı altında TBMM’ye bile sızdıkları ve buna iktidarın sebep olduğu, isteyerek yol açtığı gözler önündeyse…

Ve daha böyle sıra sıra yazılacak yüzlerce ihanet ve türlü suç eylemi, söylemi gözler önündeyse…

Bunun tek bir izahı vardır: Hükumet, vatanın bölünmesi istiyordur

Bölücülüğe bile tepkisiz kalan, hatta bölücü, yıkıcı, maddeten ve manen çökertici her türlü plana hizmet eden, şehitlerinin kanını bile hiçe sayan, sabah akşam kürsülerde attığı nutukları kürsüden iner inmez unutan bir idareci, lisan-ı haliyle ve eylemleriyle, söylemleriyle “Beni artık yıkın, indirin” diye bağırıyordur.

Bu iktidar, bir gün bile kaybedilmeden, bir gün bile riske girilmeden, hukuki zeminde yapılacak müdahalelerle gönderilmelidir, devrilmelidir. İlgilileri hakkında yargılamalar derhal başlatılmalıdır.

Terörist örgütlerin kurucusu, kan emici, sömürgeci ve Türk/İslam düşmanı batı dünyası tarafından iktidara getirilmiş olan bu idareci ve çetesi, indirilmemek için hukukun dışına çıkmayı bile göze alabilir. Türkiye’nin vatansever bütün unsurları, bu yüksek ihtimali göz önünde bulundurarak, iktiza ettiğinde hukukun dışına çıkmaktan çekinmemelidir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir Cevap Yazın