On büyükelçinin sınır dışı edilmesi yönündeki iradeyi/kararı, abartılı ve hukuk dışı bulmuyorum.
Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi teröristlikleri ve hainlikleri somut şekilde gözler önünde olan kişileri serbest bıraktırabilmek, bu yolla Türkiye’nin, Türk milletinin acılarını artırmak, sorunlarının devam etmesini sağlamak için, bağımsız Türk yargısına müdahale etmek hiç kimsenin haddi değildir. Elçiye zeval olmaz ama bu kadarı elçilik değildir. Bu kadarı, elçi görünerek ihanetin, terörün, Türk düşmanlığının yanında açıkça saf tutmak ve suça ortak olmaktır. Onlarca senedir çare bulunamamış olan terör belasının arkasında şu elçilerin ülkelerinin bulunduğunu cümle alem bilmektedir.
Türkiye hür, güçlü ve köklü bir devlettir. Türkiye, kendi sınırları içerisinde elçilik vazifesi yapması gerekirken suç ortaklığı yapmaya kalkan ve bunu da organize şekilde yapmaya teşebbüs eden sözde elçilere, sözde hak arayışçılarına karşı tepkisiz kalamaz, kalmamalıdır. Hiçbir hür ülke, böyle bir durumda tepkisiz kalamaz. Bu, hukukun gereğidir. Bu sözde elçiler, hak ettikleri muameleyi görmelidir. Bunları maşa edenler de Türk’ün gücünü görmelidir. Bu elçiler hiç zaman kaybedilmeden sınır dışı edilmelidir.
Bu elçilerin ülkeleri, dünyanın önünde Türkiye’den, Türk milletinden resmen özür dilemeliler. Türkiye’deki terör ve ihanet odaklarıyla bütün bağlarını kesmeliler. Sözde hukukun üstün olduğu rejimlerle yönetilen terör dostu bu ülkelerin, Türkiye’de halk arasında kutuplaşma ve nümayiş çıkartmak istediklerini de bütün istihbarat kaynakları biliyor. Türkiye’nin iç dinamikleri, Türkiye’nin varlığına ve birliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye asla izin vermeyecekler.
Mehmet Fahri Sertkaya
