Koca bir ülke, koca bir Türk milleti, Fransız araba sanayii tarafından dolandırılıyor. Koskoca devletimiz, milletin burnuna kadar geldiği halde, isyan arşa kadar yükseldiği halde, bu dolandırıcılığa seyirci kalıyor. Adli ve idari yetkililer rüşvetlerle satın alınıyor. Masonik bağlantılarla/talimatlarla görevlerini kötüye kullanmaları sağlanıyor. Millet “Adalet yok” diye de feryat ediyor.

Bu gibi araçların kaza güvenliğine dair aldığı sertifikaların bile geçerliliği/itibarı tartışılıyor. Kusurlu üretildikleri için şu ana kadar kaç Türk’ün ölümüne sebep oldukları bilinemiyor. Bu rezaletin ve dolandırıcılığın, Türk devlet yetkilileriyle anlaşma olmadan devam ettirilmesine ihtimal bile verilmiyor.

Citroen ve Peugeot arabaları Türkiye’de ve dünyanın pek çok yerinde satın alanları, aldığına pişman ediyor.

Fransız araba markalarına karşı dünya genelinde hak/hukuk mücadelesi, milletleri bilgilendirme mücadelesi de başlatılması gerekiyor.

“Fransız malı almak, düşmana hediye vermektir.”

“Hepsi araba mezarlığında”

“Avrupa’da satamadıkları kusurlu arabaları gelip Türkiye’de satıyorlar.”

“Avrupa’da bile Citroen sıkıntılı. Sakın almayın.”

“Bu olay başka ülkede olsa o firmalara öyle yaptırımlar uygulanıyor ki nerdeyse satış bile yapamıyor”

“Sıfır Citroen alacağın paraya ,başka ülkelerde Japon malı alman malı otomobil alırsın, devlet bizi bu otomobilleri almaya muhtaç ediyor”

“Fransız hurdalarına vergiler yüzünden bir sürü para vermek…”

“Hukuk mâlesef güçlüden yana, İnşâallah düzelir.”

Mehmet Fahri Sertkaya