Tayyip – Ruhani telefon görüşmesi çok isabetli ve faydalı oldu. Kara para gelirlerini kaybedecek olan Ruslar, bu görüşmenin ardından daha da gerildiler. Sonrasında endişeli, heyacanlı, öfkeli bir tavırla hemen hamleler yapmak istediler. Tutup İran’ı tehdit ettiler. Ruhani’ye “Tayyip sana ne teklif ettiyse, kabul etmeyeceksin. Seni de İran’ı da bitiririz.” tarzı tehditler savurdular.

HDPKK’yi ta YPG’ye kadar kapatma hamleleri daha somut hale getirilmeli ve daha hızlı ilerlenmeli. Bu hususta devlet gücü/otoritesi kendini göstermeli. Beklediğimiz ve istediğimiz kararlılık sergilenmeli.

Herkes iyice bilmeli… Bizim sözümüzün söz olduğunu bütün cihan defalarca gördü. Düşmanımıza söz versek bile sözümüzden dönmeyiz. Beklediklerimiz olursa bizim iki sözümüz var;

1- HDPKK yok edilene kadar bu çerçevede devletimizin yaptığı bütün hamleleri destekleyeceğiz.

2- HDPKK yok edilene kadar devletimizin karşısına çıkan herkesin karşısında devleşeceğiz. Yurt içinden, yurt dışından her kim ve hangi kesim oldukları ya da hangi devlet oldukları fark etmez.

Bir çok kişiyi ve bir çok kesimi ve sorunu, devletimize bırakmadan biz ortadan kaldıracağız. Hatta şu ana kadar pek çok sorunlu kişiyi ortadan kaldırdık.

Bu tavrımız Tayyip’in siyasi ömrünü uzatacak olsa da Tayyip’in maddi gücünü artıracak olsa da biz devletimizin ve milletimizin hayrına olan bu mücadeleyi (her kim veriyorsa versin ve kimin hanesine artı olarak yazılırsa yazılsın) sonuna kadar destekleyeceğiz ve gerekiyorsa her türlü bedeli ödeyeceğiz.

Şimdi, kararlılık vakti…

Mehmet Fahri Sertkaya