Güneşten yayılan radyasyonda ani ve şiddetli değişmeler olduğu ve bunun da dünyadaki pek çok şeyi etkilediği iddiasıyla oluşturulan sanal kamuoyuna ve kabullenişlere kapılmamak gerekir. Çok gelişmiş ve gizlenmiş enerji (Elektromanyetik ve lazer) silahlarının taraflarca kullanılıyor olması ve kullanılacak olması ihtimali zayıf durmuyor.
Büyük enerji silahlarıyla çatışmaların çıkması halinde insan ölümleri yok denecek kadar az olabilir ama hayat adeta durur. Maddi zarar çok çok büyük olur. Bir devlete bu yolla kolayca diz çöktürülebilir ya da bir ülke önce enerji saldırıları ve ardından gerçek bir askeri saldırıya maruz bırakılarak kolayca işgal edilebilir. Türkiye, böyle bir ihtimali göz önünde bulundurarak derhal hazırlıklarını tamamlamalı. Bu ihtimal sadece Türkiye için değil, dünyanın bütün ülkeleri için var. Dünyada bu gibi enerji silahlarına ve uydularına sahip ülkelerin arka planında yine uzaylılar var.

Enerji harpleri sırasında taarruzda olanlar da savunmada olanlar da uyduları kullanmak zorundalar. Bu nedenle kısa süre içinde uzaydaki uyduların büyük çoğunluğunun iş göremez hale gelmesi de beklenir. Bu da askeri ve sivil haberleşmenin/iletişimin çok çok zorlaşması demektir. www ağının çalışamaz hale gelmesi de beklenir. Enerji silahları, elektrik santrallerinden mahalli dağıtma trafolarına, elektrikli (bobin sargılı) motorlardan her türlü elektronik devreli cihazlara, nihayet cep telefonlarına, bilgisayarlara, sunuculara, televizyonlara, telsiz cihazlarına, barkod cihazlarına, yazıcılara, laboratuvar cihazlarına, ATM cihazlarına kadar çok geniş çerçevedeki sistemlere ani ve çok büyük darbeler vurabilirler. Vurulacak büyük darbelerle milyonlarla cihaz bir anda yanıp kullanılamaz hale gelebilir. Özel sektörlerde ve devlet kurumlarında işlerlik/faaliyet/hizmet anında durabilir. Bunun neticesi olarak çok sayıda can kayıpları yaşanabilir. Böyle kurum ve kuruluşlardaki bilgisayarlar, bunların bağlı olduğu sunucular ve bunları birbirine bağlayacak olan www ağı çalışmaz halde olabilir. Hastahanelerden postahanelere, askeri birliklerden emniyet birimlerine, adalet sisteminden idari binalara ve özel sektör binalarına/sistemlerine kadar her yerde vahim bir manzara oluşur. Bir anda büyük bir kaos çıkar. Bunu düzeltebilmek de çok ama çok zor olur.

İşini mümkün olabildiğince devam ettirmek isteyen her yer, ister istemez kağıt kaleme geri dönüş yapar. Bir süre dünya üzerinde 1980’lerin şartlarına dönülebilir.
Elektrik enerjisinin ülke genelinde uzun süre kesik olması halinde neler yaşanacağından tutun da çok yüksek sayıda cihazın yanması halinde neler yapılabileceğine kadar geniş bakış açılı bir çalışma acilen yapılmalı. Gerçekçi tedbirler düşünülmeli ve bu tedbirler bir an önce uygulanmalı.
Elektrik santrallerinin, askeri tesislerin, haberleşme sisteminde kullanılan merkezi binaların/sistemlerin ve devletin her şartta mutlaka hizmete devam etmesi gereken kurumlarının binalarını ve bunların içlerindeki cihazları enerji silahı saldırılarına karşı koruyacak faraday kafesleri yapmak mümkün. Her şeye rağmen bu tesislerin korunamama ihtimalini düşünerek, yeraltında belli noktalarda korumalı depolar yapmak ve buralarda tedbiren cihazlar bulundurmak da mümkün. Başka ihtimalleri uygulamak da mümkün ve hakkından gelinemeyecek kadar büyük masraflı bir iş değil ama ahlakın bu kadar dibe vurduğu, müslümanlığın sadece sözde kaldığı, gerçekten yaşanmadığı ve yozlaşmanın bu kadar büyük olduğu şu Türkiye’de, bunu bile yeni bir “vurgun” vesilesi görecek, bundan bile cebini doldurmaya oynayacak çok sayıda insan şeytanı var.
Mehmet Fahri Sertkaya