Hayatım boyunca tahammül etmekte en çok zorlandığım şeyler samimiyetsizlik, vefasızlık ve de namertlik…
Burada uzun uzun laf anlatacak değilim. Dünyanın dört bir tarafından herkes her şeyi biliyor. Şu Rusya’ya kaç defa fırsatlar verdim. Kaç defa onlara maddi ve manevi büyük kazançlar sağladım ama her defasında karşılık olarak onlardan samimiyetsizlik, umursamazlık, kibir, vefasızlık, namertlik ve hilecilik gördüm. Şiddetli bir Türk ve İslam düşmanlığı da gördüm. Elimden geleni yaptım, ne kadar medeni, ahlaklı, samimi, dürüst, güvenilir, sözü kanun gibi adamlar olduğumuzu defalarca onlara gösterdim. Taş olsa erir, nasiplenir, insana dönüşürdü ama onlar nasiplenmediler.
İşte dün, bir kez daha yolda bırakıldım, bir kez daha ileri seviyede samimiyetsizlik, hilecilik, vefasızlık ve namertlik gördüm. Yine çok sinirlendim ama öfkeyle hareket etmedim. Rusya’ya düşmanlık açıklamadım, mevcut Rusya-Ukrayna krizinde aleyhine bile dönmedim. “Türkiye tarafsızlığını koruyacak” dedim, sustum.
Şu manzaraya bakınız ki biz bu şartlarda onlara düşmanlık etmiyor, hala sabır ediyor, hala sakin kalıyoruz da onlar bize saldırılar yapıyorlar. Şiddetli metafizik saldırılar yapıyorlar. Bu nasıl nasipsizlik, bu nasıl nefret, bu nasıl bir ahlak ve ruh halidir, akıl alır gibi değil ve buradan sonrası tahammül edilebilir gibi de değil.
Bu hale düşmüş Rusya artık çok oldu. Bu Rusya artık haddi çok aştı, çok ileri gitti. Bu Rusya artık hak ettiği akıbeti yaşamalı. Bu nedenle, bir yandan Rusya sistemi içindeki herkesi bir bütün olarak metafizikle çarpmaya başladığımız şu anlarda, şu gerçeği ifade etmek isterim. Bundan sonra Türkiye olarak Rusya karşıtı ve Rusya’nın düşmanlarına fayda verir bir siyaset takip edeceğiz.
Bunu böyle yapacağımızı defalarca ifade etmiş, tarafları ikaz etmiştim. Rusya tercihini yaptı, yapıyor. Öyle ise bundan sonra Çanakkale ve İstanbul boğazlarından NATO/batı tarafı serbestçe geçebilecek. İsterlerse yüzlerce gemilerini geçirebilirler. İsterlerse deniz altılarını ve uçak gemilerini bile geçirebilirler. Karadeniz’i NATO gölü haline getirebilirler. Bundan sonra Türkiye’nin hava, kara ve deniz imkanları NATO kapsamında kullanılabilecek. Türkiye üzerinden doğrudan da serbestçe uçabilirler ve Türkiye’deki ABD ve NATO üslerini de kullanabilirler. Bundan böyle Türkiye, bu krizde doğrudan taraf olmayacak, kullanılan ve öne sürülen bir taraf asla olmayacak. Ukrayna’ya çatışma maksadıyla askerler/birlikler de göndermeyecek ama eğitim, teknik destek, dostluk/yardımlaşma maksadıyla yüksek sayıda subaylar, araçlar, cihazlar gönderebilecek. Türkiye’deki NATO ve ABD askeri üsleri daha aktif şekilde kullanılabilecek.
Batı/NATO tarafı hesabını baştan, düzgünce yapacak. Sınırlarını bilecek, hassasiyetlerimi gözetecek, dürüstçe davranacak ve bu işleri beni rahatsız edecek seviyeye çıkartmaya çalışmayacak, abartmayacak. Türkiye’yi bu krizin içine, hele merkezine çekmeye çalışmayacak. Batı/NATO tarafı menfaatler elde ettikçe Türkiye tarafının da menfaatler elde etmesini sağlayacak. Benim Türkiye’ye ve bölgeye dair hedeflerimin ana hatları belli, bunlar da gözetilecek.
İyice düşünülsün, baştan karar verilsin, yoksa sonra batı/NATO tarafı, Rusya’dan bin beter hale düşer.
Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi