Çok çekmeyin!

Korku krizlerinizi, öfke krizlerinizi bastırmak ve sakinleşebilmek için tozu, otu, dumanı çekip duruyorsunuz. Hapı yutup duruyorsunuz. O kadar çekmeyin, o kadar yutmayın. Sonra ne halt ettiğinizi, nasıl kararlar verdiğinizi bilemiyorsunuz. Biz de bakıyoruz, aklınız başınızda mı, kafanız mı güzel, emin olamıyoruz.

Ya tam çekin, damara kadar çekin ve böylelikle kendi fişinizi çekin, hem siz kurtulun hem de insanlık kurtulsun… Ya da çekmeyin şu zıkkımları, karıştırmayın ortalığı… Bu sizin en son şansınız. Burada aklı başında kararlar aldınız, aldınız… Alamadınız, artık yoksunuz. Kafanızın dumanı dağılmadan kendinizi ipte sallanırken bulursunuz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir Cevap Yazın