Bu mücadeleyi buraya kadar getirdiğimiz halde bile sözde iyiler ve dostlar, meydanda yoklar. Bu güne kadar dostum gibi görünmüş kişilerin, teşkilatların ve hükumetlerin/liderlerin, bu saatten sonra beklediğim çıkışı yapmalarına ihtimal vermiyorum.

Boşu boşuna 20:00’yi beklemenin gereği yok. Sözü uzatmanın da gereği yok, herkes her şeyi zaten biliyor. Bu millete de bu insanlığa da bu hizmet yapılmaz. Anlaşıldı ki gereksiz yere kendimizi tehlikeden tehlikeye atıyoruz, geceler boyu uykusuz kalıyoruz, gençliğimizi/ömrümüzü harcıyoruz, savaşıyoruz/çatışıyoruz. Maddi imkanlarımızı harcıyoruz. Ailelerimizi riske atıyoruz. Bunu boşuna yapıyoruz. Dünyada insanlık aslında bitmiş ve şekilden/görüntüden ibaret kalmış.

Bu milletin ve bu insanlığın da tepesinde yeşiller, griler, satanistler, zalimler, Ruslar, Çinler, kara paracılar eksik olmamalı. Herkes müstahakını buluyor, bulmalı.

Bundan sonra, biz keyfimize bakıyoruz. Gereksiz yere dertlenmiyoruz. Kendimizi korumada zaten mahiriz ve ihtiyaç duyulandan fazla güce de sahibiz. Buna odaklanıyoruz ve sahanın tamamına yakınını insan şeytanlarına bırakıyoruz. İnsanlığın düşmanlarına bırakıyoruz.

Sözümün söz olduğunu, kanun gibi olduğunu düşmanlarım bile bilirler. Onlar da kendi tercihlerini yapacaklar. İsterlerse şu tarihi fırsatı kaçırıp her şeye rağmen benimle, teşkilatımla çatışmayı tercih edebilirler ve karşılığını da alırlar. İsterlerse de akıllılık yapıp da şu sözde dostlarımın üzerlerinden kısa sürede geçebilirler. Dünyanın önünde söz veriyorum ki düşmanlarımın, sözde dostlarımın üzerinden geçmesine hiç müdahale etmeyeceğim. Hiç mani olmayacağım ve hatta bazı yerlerde sözde dostlarım daha fazla ezilsinler, hak ettikleri muameleyi görsünler diye düşmanlarıma destek vereceğim.

Hatta bunu sahadaki desteğimin haricinde, istihbarat desteği ve metafizik destek şeklinde de vereceğim. Yıkılsın dünya, çoktan hak ediyor.

Mehmet Fahri Sertkaya