Yerin üstünden çok, altını kullanmak zorundayız

Yazayım da tartışarak boşuna vakit kaybetmeyin

Yakında araçlar karadan değil havadan gidecekler. Sıfıra yakın bir yakıt tüketimi olacak. On ya da yirmi yılda bir yakıt yüklenecek. Ulaşım bedavaya yakın olacak. Zaten bir sonraki safhada yakıtsız çalışan sistemler de var olacak ve yakıt masrafı tarih olacak.

O günler geldiğinde de yüksek katlı binalar büyük sorun olacak. Trafik kazaları belki de çoğunlukla uçan araçların yüksek binalara çarpması suretiyle yaşanacak. Bu araçların havadan binalara inmeye çalıştığı anlar da ayrıca bir tehlike oluşturacak. Bu nedenle de yerden yukarı doğru değil, aşağı doğru olan çok katlı binalar tercih edilecek. Bu binalar ne kadar geniş ve derin olsalar da üzerlerinde yeşillikler, ağaçlar bolca bulunabilecek. Kuş bakışında dünyanın görünüşü çok değişecek, çok güzelleşecek. Oksijen çok bollaşacak, yağışlar artacak, ekinler artacak, hayat pahalılığı kalkacak, insanların hastahaneleri doldurup durduğu ve toplamda sağlık sektörüne çok büyük harcamalar yapılan şu şeytani çağ kapanacak.

Yerin altına doğru inen çok katlı binalar, depremlere karşı çok çok daha dayanıklı olacaklar. Elektromanyetik saldırılardan ve lazer silahlı saldırılardan korunmakta da çok daha iyi şartlarda olacaklar. Bunların ısı yalıtımı daha kuvvetli, ısıtma soğutma masrafları ise çok daha az olacak. İnşaat süreçleri gökdelenlere nispetle daha kısa sürecek, daha kolay olacak ve daha az masraflı olacak.

Öncelikle büyük iş merkezleri (plazalar) ve dev fabrikalar yeraltına çekilecektir. Sonra on binlerce dairenin bulunduğu dev binalar yer altına doğru inşa edilecektir. Bunların kendilerine ait hastahaneleri, spor sahaları, sosyal tesisleri, kültür merkezleri, düğün salonları v.b. olacaktır.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir yanıt yazın