Etiket arşivi: Youtube

Bilişim sektörüne de nizam ve intizam gelecek

E-posta adreslerinin tek tek ya da toplu listeler halinde paylaşılmasının… Cep telefonu numaralarının tek tek ya da toplu listeler halinde paylaşılmasının suç, kabahat, özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi değerlendirilmesine izin vermeyeceğim. Basında ve medyada vatandaşlarımız bu şekilde kabullenişlere yönlendirilmeyecekler.

Kamu kurumları kadar vatandaşlar da şeffaf olacaklar. E-posta adresine ya da cep telefonu numarasına ulaştıktan sonra, insanları rahatsız etmek ya da dolandırmak için kullananlar zaten hızlıca tespit edilecekler, hızlıca yargılanacaklar ve caydırıcı ağır cezalar alacaklar. Suçların önü, öncelikle eğitimle, yanı sıra gerçekçi tedbirlerle ve caydırıcı cezalarla kesilecek.

Bu ülkede her hususta millet gerilmek, endişelenmek, tedbir almak, dikkat etmek, bilinçli ve dikkatli olmak zorunda kalmayacak. Devlet kurumları/yetkilileri işlerini yapacaklar, huzuru, sükunu, emniyeti sağlayacaklar.

İnsanlar markete gittiklerinde “Şu kodlu gıda katkı maddesi var mı, yok mu” diye etiketlere bakmak zorunda bile kalmayacaklar. Devlete güven olacak, devlet işini yapacak, vatandaşlar da dürüstçe sorumluluklarını yerine getirecekler ve nizam sağlanmış olacak.

Devletimizin idaresini resmen ele aldığımız gibi derhal acil müdahale planını devreye alacağız.

Bu planın içinde binbir türlü şey var ama bazıları şunlar…

Kamuya ait bütün kurumlardaki/tesislerdeki ve ordumuzun bütün birimlerindeki bilgisayarlardan Windows ve Apple Mac-Os işletme sistemlerini kaldıracağız.

22 yıl önce bile, Pardus isimli, açık kaynak kodlu ve güvenilir Türkçe işletme sistemimiz vardı. Çin bile, AKPKK’nin henüz ABD ve İsrail tarafından Türkiye’nin başına getirilmediği o günlerde, bize gelip bu işletme sistemi ile ilgileniyordu. O sistemin güncellenmiş versiyonunu kullanacağız.

Kamuya ait bilgisayarların ve seyyar/mobil cihazların bağlanabileceği bir alternatif internet/ağ sistemini hızlıca devreye alacağız. WWW sistemi devre dışı kalırsa, kamu kurumları devre dışı kalmayacak.

Hemen peşinden de TTT sistemini devreye alacağız. WWW sisteminden kademeli olarak çıkacak, TTT sistemi ile bütün Türk dünyasına ve insanlığa güvenilir internet hizmeti de sağlayacağız.

WWW sisteminde sahip olunan alan adlarının TTT sisteminde karşılık gelen alan adlarını, hak sahiplerine ücretsiz ya da sembolik ücretlerle vereceğiz. Bir mağduriyet yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Sistem devreye girdikten sonraki iki sene içinde, WWW sistemindeki alan adının TTT sistemindeki karşılığını satın almayan kişiler, haklarını kaybetmiş olacaklar. İki sene dolduğu gibi, ilk başvuran kişi o alan adlarını alabilecek.

Böylelikle, dünya genelinde Ankebut Ağının alan adlarından büyük paralar kazanmasına da mani olacağız. İhtiyacı olmayan alan adlarını satın alarak, sonra bunları normal değerinden pahaliıya satan herkese kara borsacı muamelesi yapılacak ve ağır hapis cezaları alacaklar.


Misal…

WWW sisteminde sahip olduğum “www.akademidergisi.com” alan adını, TTT sisteminde “ttt.akademidergisi.com” olarak alabileceğim. İki sene içinde başvurarak bu alan adını alabileceğim ve bu süre içinde asla başka bir kişi ya da şirket alamayacak. Almak için başvursalar da red edilecekler.

Sonraki süreçte, bir iki liralık masrafla alınması gereken alan adlarının hiçbirinin, 50 lira, 100 lira, 500 lira olmasına izin verilmeyecek. Bu sahadaki akıl almaz soygun hızlıca durdurulacak. “Premium alan adı” diye bir şey olmayacak. Açık artırma ile alan adlarının satışlarına asla izin verilmeyecek. Yüzbinlerce liraya ya da milyonlarca liraya alan adları satılan her yere anında müdahale edilecek.

Godaddy gibi sözde bilişim şirketlerinin, gerçekte milletler arası nitelikli dolandırıcılık şirketlerinin, TTT sisteminde faaliyet/aracılık yapmalarına asla izin verilmeyecek. Bunların sahiplerine gereken yaptırımlar uygulanacak. Türkiye’de şirket açmaları da Türkiye’ye girişleri de yasaklanacak. Türkiye sınırları içinde bu gibi sözde alış verişleri, aslında dolandırıcılıkları onlar ya da başkaları yaparlarsa yargılanacaklar ve ağır hapis cezaları alacaklar.

Temiz niyetle, hukuka uygun şekilde bir ya da birkaç alan adını satın almış… Bu alan adlarına web siteleri açmış… Emek vermiş, masraf etmiş, zaman harcamış… En başta bu alan adlarını satmak istemediği, kullanmak için aldığı halde, bir vakit gelince satmak istemiş ya da satmak zorunda kalmış kişilerin… Söz konusu alan adlarını satmalarına, açık artırma ile satmalarına ya da yüksek bedelle satmalarına izin verilecek. Bu gibi alış verişler de bu sahada vazifelendirilen müfettişler tarafından sık sık kontrol edilecek. Taraflarından ikisi ya da biri, işi karaborsaya çevirmiş ise, hakkında işlem yapılacak ve ağır hapis cezası alacaklar.

Devletimizin idaresini ele aldığımız gibi, Türkiye’de faaliyette olan o dev alış veriş sitelerinin fişlerini çekeceğiz.

Hukuksuz bir müdahale olmayacak bu… Onların fişlerini çekmek, faaliyetlerini durdurmak ve ceza davaları da açmak, zaten hukukun gereği…

Bu nedenle, Türkiye’de yerli ve milli yatırımcılar, bu sahada faaliyet gösteren, her hususta hukuka uyan, gerçekten yerli ve milli olan siteleri ve arka plandaki sistemini, şimdiden kurmalılar. Birkaç güçlü ortak bir araya gelerek, en başından itibaren güçlü olan bir ya da birkaç alternatif kurulmalı. Çünkü Türkiye’de her şey çok hızlı yaşanacak.

Artık bu ülkede gerçek Türklerin önü hiçbir yerde kesilemeyecek.

İşletme sistemlerine kadar gerçekten yerli ve milli cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar yapmak, imkansız değil…

İlk süreçte, donanımındaki pek çok parçası yurt dışından ayrı ayrı temin edilse de projesi/devresi, ana kartı ve pek çok parçası yerli olan cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar üretilecek. Türkiye’de bunu yapabilecek binlerce kişi var.

Hemen kısa sürede, merkezi işleme parçaları (CPU) dahi yerli imalat olan cihazlar imal edilecek. “Aygıt”larla da uğraşılmayacak, gerçek, yalın, hemen anlaşılablir bir teknik Türkçe de devreye alınacak.

Facebook, Instagram, Youtube, Twitter ve benzeri bütün plaftormlar çok yakında çöp olacaklar. Sadece Türkiye’de değil, Türkiye ile brlikte bütün dünya dalgalanırken, insanlık Ankebut Ağına karşı ayağa kalkmışken, herkes bunların ve bunlara bağlı olan hükumetlerle şirketlerin gerçek yüzlerini de görmüş, bilmiş olacak. Bunların her sahadaki/sektördeki şirketlerinin milletlerin darbeleri ile ayaklar altına alındığı görülecek. Bu sırada sözde sosyal ağlarının da binaları, çalışanları, sunucuları bile kalmayacak hiçbir yerde…

Bu nedenle, Türkiye’deki gerçek Türk yatırımcılar, kısa süre sonrasına yatırım yaparken, bu gerçeği de göz önünde bulundurmalılar.

Bunca yıllık geçmişinden, kazanılmış şunca tecrübeden sonra, dünya genelinde hizmet verecek bir yerli/milli sosyal ağ kurmak, işten bile değil… Sadece kararlılığa, yeterli sermayeye ve doğru kişileri bir araya getirerek çalışmaya bakıyor. Çünkü bunun önündeki asıl engel olan siyasi ve gayr-i hukuki engelleri büyük oranda kaldırdım. Yakında tamamen kaldırmış olacağım

Türkiye, her şeye rağmen elektrik, elektronik, haberleşme/bilişim, tıp, inşaat başta olmak üzere onlarca sahada çok çok iyi bir seviyede… İşbilir insan, bilgi ve tecrübe eksiğimiz yok.

Bu sahaların önündeki kısmi engeller de bir anda kalkacak. Binlerce Türk, kısa süre sonra şirket kurar, kolayca imalat yapar ve ürünleri kolayca dünyaya satar olacak. Buna da hazırlıklı olunmalı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kadından idareci olmaz

Kadınların, idarecilik vasıflarına sahip olmadığı, yaratılışlarının erkekten farklı olduğu, bilimsel bir hakikat…

Bu konuda en çok yıkıcı faaliyetleri yapan Facebook, Twitter, Amazon, Youtube ve benzeri yerlerde bile kadınlar üst kısımlarda yoklar. İdari konumlarda neredeyse hiç yoklar. Göstermelik birkaç kişi öne çekiliyor sadece… Ayrıca kadın çalışanlara erkekler kadar maaş da vermiyorlar. Bu konuda mahkemelikler ve zaman zaman basına yansımasına da mani olamıyorlar.

On yıldan fazladır bu konularda yayınlar yaptım ve bazı gayr-i müslim devletlerde bile bu bilincin oluşmasını sağladım. Peşimden kararlar aldılar, kanaatlerini değiştirdiler. Kadınları, taşıyamayacakları yüklerin altına girmekten kurtardılar.

Buna direnen ülkelerden biri olan Japonya’da ise, kocaman bir market zinciri, kadın çalışanlarını “Ben aybaşı yaşıyorum” yazılı rozetler takmaya zorladı. “Kendi derdimle meşgulüm, seni tam anlayacak gibi değilim, anlasam da sana kafa yoracak gibi değilim, karar vermeye zorlarsan bir karar verir geçerim, doğru olacağından emin değilim. Benim halimi bil, anla ve beni bir yük olarak taşı” demekti bu rozetler…

Neresinden bakarsanız bakın, bu meseledeki inat da İblis’in, satanistlerin pisliği…

Yazık oluyor kadınlara, erkeklere… Aile de yok oluyor. Çocuklar da annesiz, sevgisiz, ilgisiz büyüyor. Kadın hem işte, hem evde çalışıyor. Gün yüzü görmüyor. Üstelik her ülkede milyonlarca aile reisi erkek işsiz geziyor.

Şu Türkiye’de kripto kimlikli hainler, hizmet ettikleri İngiltere’ye gitsinler, yapabiliyorlarsa orada kadınlarla erkekleri tamamen eşitlesinler. Bizi iyice gerdiler.

Devletin okulları çoktan fuhuş yuvasına dönmüştü, artık karakollar bile fuhuş yuvasına döner oldu memlekette… Gündüz vakti bir markette, bir kadının etek altını kameraya çeken cinsi sapık bile komiser çıktı bu memlekette…

O Aile Bakanlığı denilen fesat ve ihanet yuvasına ve onunla beraber paslaşan sözde kadın derneklerinin bütün mekanlarına ve mensuplarına, benzin döküp yakmak lazım. Görüntüleri de kayıt edip dünyaya paylaşmak “Siz de yakın kurtulun” demek lazım.

Ünlü kadınların tamamına yakının erken yaşlanmasının ve çökmesinin bir sebebi de erkekleşmeye çalışmaları ya da erkekleşmeye zorlanmaları.

Erkek gibi olmaya kalktıkça bedenen de ruhen de zihnen de bu yükü taşıyamıyorlar ve erken çökerek yaşlanıyorlar.

Aşırı stres, pek çok hastalığın ve erken yaşlanmanın başlıca sebeplerinden biri…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Türkiye ve dünya gündemine dair siyasi değerlendirmeler

Putin karakteri çok hızlı para ve güç kaybediyor. Sanki bir dağın tepesinden kopmuş da aşağı yuvarlanıyor.

Tayyip, her yerde, her hususta sıkıştığı gibi, Afrika’da da çok sıkıştı.

Ankebut Ağı, Tayyip’i istemediği şeyleri yapmaya zorluyor.

Türkiye’deki Afrikalıların sayısı artırılmak isteniyor. Afrikalılar her şeye kullanılıyor. Yakında PKK’ye karşı dağda operasyonlar yapılınca, ölü ele geçirilmiş Afrikalı PKK’li teröristler olacak.

Bohçalı-Tayyip ve çeteleri, bu güne kadar beraber kara ve kanlı para işleri yaptıkları terör örgütlerini besleyemiyorlar. Para yok, kriz çok. Terör örgütleri para istiyorlar ama alamıyorlar.

“Karadeniz petrolü çıkıyor, çok para gelecek ve siz de arka planda bu işlerin içinde olacaksınız” diye kandırılan terör grupları bile var.

Mehmet Haberal’ın yeni kara para yollarını da bozacağız.

Yazdığım o yazılardan, dünyayı yönlendirmemden sonra Türkiye’de aslında borsa çökecekti. Devre kesici uygulaması hukuka uygun değil ve o uygulama olmasaydı şu anda borsa çöküktü.

Acilen piyasaya sürülen milyarlarca lira gerçek mi, yoksa karşılıksız para mı belli değil.

Özel bankalar çoktan battılar. Açıkladıkları kârlar ve oranlar hep yalan… Türkiye’de özel banka sahası da kara para üzerine kurulu ve kara paranın kesilmesiyle onlar da batacaklardı, battılar.

Özel bankaları ayakta tutmaya dönük hamleler, mali krizleri derinleştiriyor, halkı daha zor şartlara düşürüyor, halkın geçim zorluğunu daha da hızla artırıyor ve bütün sistemi toptan batırıyor.

Austin İran’daki gücünü iyice kaybediyor ve bu hem Austin’i hem de ABD’yi bitiren son darbe olabilir.

İran’da Austin ve Şi beraber paslaşıyorlar.

Çin devlet sistemi ve iş dünyası içinde Şi karşıtları artıyor ve güçleniyor. Ankebut Ağının Çin ayağı da çok büyük hızla çöküyor.

Hollanda, Danirmaka, BAE, Katar, Kuveyt, Singapur gibi, Ankebut Ağına bağlı sözde devletlerin mali krizleri de derinleşiyor. Bu gibi kara para aklama merkezleri de şiddetle yıkılacaklar. Bu gidişat batı/NATO çetesini çok büyük zorluyor ama ellerinden bir şey gelmiyor.

Yeraltı uzaylı şehirlerindeki büyük arızalar, patlamalar, çökmeler, yeryüzünde depremlere sebep olmaya devam ediyor.

Uzaylı tarafların, dünyanın iklimini kontrol etmekte kullandıkları sistem, araçlar, cihazlar darbeler aldıkça… Dünyanın her yerinde tuhaf hava şartları yaşanmaya devam ediyor.

Hindistan, Çin’de yaşananlar nedeniyle çok gergin. Sıranın kendilerine geleceğine eminler ve korkuyorlar.

Ankebut Ağının Hindistan ayağı, İran’ın hürriyetine kavuşmasından aşırı seviyede korkuyor. İran’da her zaman olduğu gibi yine Türk hakimiyeti olursa, 950 sene Türklerin idaresi altında kalmış olan Hindistan’ın tekrar Türk hakimiyetine gireceğini biliyorlar. Hindistan’daki Türk nüfusun varlığı da onları geriyor.

Rusya’nın, kalan son gücünü Türk devletleri üzerinde kullanması için baskı yapılıyor. Ticari baskılar da dahil…

Noel, Rusya için kabusa döndü. Böyle giderse Putin karakteri oyundan alınmasa bile Rusya çökecek. Devlet sisteminin işlerliği her gün daha çok bozuluyor. Kremlin’dekiler bile kendilerini emniyette hissetmiyorlar.

Rusya’nın askeri kayıpları, ilan edilenin çok üzerinde. Can kaybı da araç ve cihaz kaybı da çok yüksek seviyede. Kara para işlerinde kullanılan gemilerin boğazlardan geçememesi Rusya’nın çöküşünü çok hızlandırdı. (Askeri kayıpların sebebi Ukrayna değil.)

HDPKK kesinlikle kapatılacak.

Ekrem İmamyan kesinlikle makamdan alınacak ve gök kubbeyi yıkacaklarını ilan edenler, gök kubbenin altında kalacaklar.

Erken seçim yapamayacaklarını, İstanbul’un iradesini ezemeyeceklerini, Türkiye’de siyaset sahasında danışıklı dövüşen hainler de kabullendiler.

Rusya ile Almanya arasındaki bağlar da gevşiyor.

Sinan Ateş cinayetinde hala piyonlarla oyalama yapılıyor. Ortalık çok büyük karışacak.

Sedat Peker, her şeyi bir kenara atarak birkaç gün içinde sesini çıkartmazsa, kendini bitirecek.

Gizli Ermeni Sabancıyan ailesi/çetesi, acınacak hallerde…

Hakan Fidan’ın ve onu arkalayanların hareket sahası kalmadı. Fidan, acınası şartlar içinde…

İsrail sert kayaya çaptı. Hesapsız, havalı hamlelerinin bedelini ödüyor ve ödeyecek. Yakında İsrail’in gerçek yüzü bir anda herkes tarafından görülecek ve İsrail’in yıkılışı, yok oluşu çok hızlı olacak.

Ermenistan’ın Rusya ile arası iyice açılıyor ve Almanya’ya daha da çok yanaşıyor.

İstanbul’un devasa projelere dair estirdiği rüzgarlardan istifade etmek, bir oldu bitti ile bu işleri eline almak ve yoluna devam etmek isteyen taraflar, acınası ve gülünesi hallerde çöktüler.

Tayvan, Güney Kore, Japonya, Yunanistan, Hindistan, Ermenistan ve İran’ı elimden kurtarabilecek hiç kimse kalmadı.

Altılı çete çoktan dağıldı ama aksine bir görüntü verilmek isteniyor. Altılı çete içinde İstanbul korkusu çok büyük. En ama en kötü senaryoya göre, seçimler erken ya da zamanında yapılabilse ve bunlar iktidara gelebilseler bile, İstanbul’a inat hiçbir şey yapamayacaklarını biliyorlar. Dahası, seçimlerin olmayacağını, sonlarının geldiğini, bir millet darbesi yaşanacağını da biliyorlar.

Bu nedenle, aldığı talimatlar gereği Kemal Kılıçdaryan, Tayyip’i başta tutmak için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Anasaya bile tanınmıyor ama itiraz etmiyor. PKK bile yaptığı açıklamalarla, Tayyip’i daha uzun süre başta tutmaya çabalıyor ve aralarındaki danışıklı dövüşü iyice açık ediyor.

Bir yandan da birileri gizli Ermeni mafya anası Meral Akşener’i iktidara getirebileceğini zan ediyor ve onun üzerine oynuyor. Meral’ın son süreçte sesini yükseltmesi de bu plan gereği ve sahadaki herkes bunu biliyor. Meral üzerine oynayanlar zamanlarını da paralarını da emeklerini de adamlarını da ziyan ediyorlar. Karanlığa kurşun sıkmak bile bundan daha mantıklı.

Meral’i harcamak, Meral’i oyundan düşürmek, iki saatlik iş.

Havada iken sorunlar yaşayan sivil uçakların sayısı artıyor. Sivillerin olduğu uçaklar kara para işlerine bulaştırılmamalı.

Japonya’yı ordusuz, askersiz, uçaksız, donanmasız bırakacağım.

Japon şirketi gibi görünen o dev şirketleri, Japonya’da ya da başka ülkelerde iş yapamaz hale getireceğim. Ne sorunsuz imalat yapabilecekler ne de satışlar yapabilecekler.

Japonya yok olmayı hak ediyor. Japonya’ya destek olacak herkesi de aynı hale getireceğim.

Ankebut Ağına bağlı bütün ülkelerin uzaydaki uydularının bozulmasının vakti geldi. Türkiye’de ve dünya genelinde insanlar hürriyet mücadelesi verirken, Ankebut Ağının elinde ordular, donanmalar, hava kuvvetleri ve hatta uydular dahi kalmamış olacak.

Apple da sessiz sessiz alarm veriyor. İmalat süreçlerinde çok sorunlar yaşıyor ve mali krizi derinleşiyor.

Rusya’daki kablosuz iletişim sistemlerini sık sık bozacağız.

Baz istasyonları, askeri haberleşme sistemleri ve TV yayınlarını sık sık bozacağız. Rusya’nın acizliğini, tükenmişliğini tekrar tekrar gözler önüne sereceğiz.

İstanbulla restleşenin sonunu bütün dünya Rusya örneğinden görecek, bilecek.

Youtube’un ömrünün çok kısaldığını kabullendiler. Alternatifler düşünüyorlar.

Dünya genelinde alış veriş daha büyük bir hızla düşecek. Ankebut Ağının alış veriş sistemleri (büyük alış veriş web sitelerine kadar) çok sık olarak çok büyük darbeler alacaklar.

Ankebut Ağına bağlı ülkelerin enerji santrallerinde ve merkezi trafolarında ciddi sorunlar yaşanmaya devam edecek.

Dünyanın tabiatına, canlılarına, düzenine saldıranlar, dünyalı da olsalar uzaylı da olsalar kahredilecekler. Suni kuraklık, suni kıtlık, suni enerji krizi yapmak isteyenler, şu anda kadar düşürüldüklerinden de bin beter hallere düşürülecekler.

Yeni bir sahte pandemi denemeye kalkanlar bile yerle bir edilecekler.

Kepazelik

Tahammül edilemez bir rezillik

“Yalvardım” demediği kalmış.
Rusya, Türkiye’ye yalvaracak hale getirilmişken, hain Ankara hükumeti hala Rusya’ya da çalışıyor.

Kara parayı veren, hain Ankara hükumetini tam kadro halinde eline alıyor, elinde oynatıyor.

Bahsettiği domatesler de aşırı seviyede ziraat ilacı kullanılarak zehir haline getirilmiş domatesler. Ya da sağlığa zararlı mikro organizmalarla dolmuş domatesler. Türk milletinin tamamını hasta ettiler, yetmedi başka milletleri de edecekler. Bunun ricasını da böyle ilan edecek kadar kafası yanmış, psikopata bağlamış, günü-gecesi bile karışmış halde…

Ali Babacan’ın, Anayasa’daki Türk tanımını değiştireceğini duyurması…

Kemal Kılıçdaryan’ın şöyle bir anda PKK’li danışmanı sağ kolu yapması ve Avrupalı kişileri danışman diye tanıtması…

PKK’nin “Tayyip gitmeli, CHP gelmeli” demesi…

ve benzeri onlarca hamle, aynı merkez tarafından verilen talimatlarla yapıldı, yapılıyor.

Hedef, böyle bir anda muhalefetin oyunun yükselmesine mani olmak ve ortak piyon olan Tayyip’i biraz daha iktidarda tutmak.

Aynı danışıklı oyunu NATO da Rusya ve Çin’e karşı oynuyor.

Batmış, bitmiş, dibi görmüş Rusya ve Çin hala güçlü ülkeler olarak görülsün diye insanlığın zihinleri, kabullenişleri yönlendiriliyor.

Son haftalarda peş peşe,
“Rusya hafife alınmamalı”
“Çin hafife alınmamalı” çıkışları geldi. Bunların da tamamını aynı merkez organize etti.

İngiltere’de çöken tek şey sağlık sistemi değil… Halka bir şeyler oluyor. Bir bulaşıcı hastalık da yok. Hasta ve ölü sayısı, sadece İngiltere battığı ve parasız kaldığı, hastahaneler ödeneksiz kaldığı için artmadı.

Satanistleşmeyi, ibneleşmeyi, namussuzlaşmayı, dinsizleşmeyi, dünyayı sömürmeyi, dünyanın her yerinde katliamlar yapmayı kabullenmiş olan İngiliz halkı, ettiğini çekiyor.

Antalya ve çevresinde mafyalar iyice güçleniyorlar. Gerekli müdahaleler yapılmıyor. Devletin ilgili/yetkili kurumları bunlara müdahale etmiyor hatta bazıları bunlarla beraber çalışıyor. Çünkü en tepede Ankara hükumeti bu mafyalarla beraber çalışıyor.

Mısır battı, çöktü, bitti…
Şu anda Mısır diye bir ülke hakikatte yok.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Yürümüş gidiyor

Şu Zonguldaklı Cengiz Çaylı’nın kanalı da yürüyüp gidiyor. Çünkü gizli Ermeni ve Çingene kırması bir soydan geliyor. Annesinin Çingeneliği hala çok baskın ve gözler önünde…

Sistem, Cengiz Çaylı’yı da adamdan saymamızı istiyor. Hiç sansürlemiyor, kısıtlamıyor, aksine destekliyor.

Lafa geldi mi Türk ve Müslüman takılıyor ama Youtube üzerinden yaptığı canlı yayında, milletimize hayvancılığa dair, küçük çiftlikler kurmaya dair bir şeyler anlatırken “Şimdi arkadaşlar, kredi kullanın diyorum kızıyorsunuz. Haram diyorsunuz. Ne var sanki bu krediyi alıyoruz da karıya kıza mı gidiyoruz. Ekmeğimizi kazanmaya bakıyoruz” diye pervasızca cümleler kurabiliyor. Zaten müslüman değil, onun rahatlığıyla hareket ediyor.

Bunun gibi vahim çıkışlarına, yorumlarına rağmen hala varlıkta kalıyor, Youtube’da hep Cengiz ve benzerleri, çiftçilerimizin önüne çıkartılıyor. Annesinin gençlerimizin önüne çıkıyor olması ile en vahim sıkıntılardan birini oluşturuyor.

Ahlak bilmez, utanmaz herif… 60 yaşında Çingene anası, kameralar karşısında en galiz küfürlerle sövüp sayıyor, o anlarda kendisi kahkahalar atıyor ve bu kısımları silmeden paylaşıyor.

Bunlara mı kalmış memlekette hayvancılığı/besiciliği öğretmek. Kimse mi kalmamış seksen milyon insanın arasında ve hala bunlar var ekranlarda?

“Rasyon, rasyon, Rota yem, Rota yem” diye tuturmuş, sanki iksir ilmini bulmuş. Dünyanın her yerinde kolayca bulunabilecek bir yem karması yapmış daha doğrusu yaptırmış, birkaç teknik bilgiyi ezberine almış, bulunmaz Hint kumaşı gibi tavırlarla memleketi turluyor.

Danışmanlık yaptığı, teknik yönlendirme yaptığı çifliklerin neredeyse tamamında zavallı hayvanlar hala dışkılarının içinde duruyorlar, yiyorlar, uyuyorlar. Sonra hangisi hangi hastalığa yakalanınca, Avrupa menşeli hangi ilaç bu hayvanlara dayanacak, onu öğretiyor. CIA/Youtube, bu herifi niye sansürlesin?

İç pazite şu, dış parazite şu, ağzına şu, burnuna şu, gözüne şu, memesine şu, falana şu, filana şu…

İlaç deposu gibi oluyor hayvanlar ve sonra o hayvanların etlerini yiyen insanlar şifa bulmuyor, aksine çeşit çeşit hastalıklara yakalanıyor ve kanser oluyorlar.

Bir an önce hayvanların temiz şartlarda yaşatılması için ve hasta olmamalarını sağlamak için ve ilaçlardan kurtarmak için ve böylelikle insanları da hastalıklardan korumak için yapılması gerekenler, Cengiz gibilerin umurunda bile değil…

Bu şartlarda, neden sansürlesin CIA/Youtube bu kişiyi ve benzerlerini?

Oyalayıp duruyorlar Türk çiftçisini, besicisini bu gibi ahlak, haya, din, utanma bilmez lüzumsuzlarla…

Hep bunu yaptılar zaten… Acılar, çileler, zahmetler, sorunlar iyice artınca, kurtarıcı diye de kendi adamlarını sahaya salıyorlar.

Üç kuruş para kazandırmışlar, her hafta köylü pazarına gidiyor, kameralara konuşa konuşa ve göstere göstere, maddi vaziyeti iyi olmayan pazarcı kadınlara üç kuruş fazla para veriyor. Kadınların yüzleri de herkes tarafından görülüyor.

Sorsanız “Örnek bir tavır sergiliyorum” diyecektir. Nefsini, egosunu, hırsını tatmin ettiğini, belki genç/toy, hayat tecrübesi düşük kardeşlerimiz fark etmiyorlardır ama yaşını almış ve gün görmüş herkes anlıyor.

İyilik yapılacaksa, kameranı kapatırsın, hatta gerekiyorsa aile fertlerini bile yanına almazsın, kimseyi rencide etmezsin ve sağ elin verdiğini, sol el bile bilmez. Zaten verdikleri de paradan sayılmaz.

Sonra bir bakıyorsunuz bu adam, vekillerin, bakanların arasında bulunup durduğunu anlatıyor. Sayısız Türk genci, bu sahada tahsil de yapıyor, mücadele de veriyor ama iki adım yol alamıyor. Bırakıp bu işleri, başka sektörlerde çalışarak geçim temin etmenin derdine düşüyor. Diploması, haricinde yaptığı hususi çalışmaları, araştırmaları, okumakla geçen geceleri gündüzleri, masrafları, çektiği videoları, verdiği türlü emekleri hiç oluyor. Hiçkimseye fayda sağlamıyor. Kendisine bile… Saha, onların tutunamayacağı şartlara çoktan ayarlanmış.

Anlaşdı ki Youtube, bir milletin sadece boş vakitlerini yönlendirmiyor. Teknolojisini, devlet yetkililerini, her iş sektörünü, tıbbı/sağlığı, siyaseti, dini/maneviyatı, ahlak ve namus kabullenişlerini, kılığını/kıyafetini, her şeyini yönlendiriyor.

Sonra, ABD bilmem ne tatbikatı yapmış da 96 saatte Türkiye’yi işgal edecekmiş de neler neler… Bu palavraları anlatarak bu milleti ayrıca oyalayanlar da zaten gizli Ermeniler…

Türkiye zaten kuşatılmış hatta işgal edilmiş vaziyette. Sinsice her şeyimiz ele geçirilmiş. İşte gizli Ermeni Ekrem İmamyan, Avrupadan gelen birkaç etkili ve yetkili siyasetçiyle görüştükten sonra devletin/kamunun toplu taşıma araçlarında bile ibnelik savunuculuğu yaptırıyor. Halkı da bu kitapsızlığa açıkça yönlendiriyor. Mfs’nin, milletimizin ve insanlığın menfaatine olarak estirdiği rüzgarları kırmak, aksi yönde rüzgarlar estirmek istiyor.

Memlekette hangi vahim sorunun arka planını araştırırsanız, karşınıza gizli Ermeniler çıkıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İlayda Altıntaş

Daha önce paylaşmış ve İlayda Altıntaş’ın gizli Ermeni olduğunu duyurmuştum.

Bunlar da Eskişehirli gizli Ermeni bir aile… Bakın, inceleyin, şu İlayda Altıntaş Youtube kanalının tutacak hiçbir yanı yok. Son derece amatörce, başarısız, emeksiz, vizyonsuz bir kanal.

Yine de tutuyor ve akıl almaz şekilde büyüyor. Çünkü sistem, Ankebut Ağı ve onun emrindeki CIA, Youtube algoritmalarını buna göre ayarladı.

Kendilerinden olanlar, kendilerine çalışanlar Youtube’da kollanıyorlar. Haksız şekilde yükseltiliyorlar, bir halt yapmadıkları halde zirvede tutuluyorlar.

Çok yüksek sayıda gerçek Müslüman ve Türk kişiler ise kılı kırk yarıyorlar, dünya kadar emek veriyorlar, masraf ediyorlar, güzel işler çıkartıyorlar ama tutunamıyorlar. Sistem onları yok etmeye ya da çok küçük bir aşamada sınırlı tutmaya ayarlı. Büyümelerine izin vermiyor. Çünkü bu Türkiye’de ve dünya genelinde kötüler/hainler, en çok da basın ve medya gücü ile ayakta durabiliyorlar. Bunu ellerinden çıkartırlarsa, kaybederlerse, toptan çökerler.

Hatta şu Youtube reklam gelirlerinde bile bu var. Türkiye’ye ve insanlığa faydalı olacak, satanistlere sorun çıkartacak güzel yayınlar yapanların reklam gelirleri de hak ettiği gibi verilmiyor. Bu yolla da iyi insanların Youtube’da barınamaması, yayıncılık sahasında bulunamaması sağlanıyor. Ödeneksiz, gelirsiz kalmaları sağlanıyor.

Böyle kişilerin videolarının reklam yönetimi/geliri kısmında “kısıtlandı” yazıyor ama Youtube neyi neden kısıtladığını izah etmeye mecbur bile görmüyor kendisini… Normalde Youtube’un dakikalar içinde kapatılması ve tazminat davalarına değil sadece, türlü türlü ceza davalarına muhatap olması gerekiyor ama bu sızmalar devlet kurumlarımıza ve adalet sistemimize kadar yapılmış, yapılıyor. Ve sistemin farklı kısımları birbirlerini kolluyor.

İlayda gibiler, bir de Türk kızı gibi gösteriliyor, topluma örnek diye dayatılıyor. Güya müslümanlık var, müslümanlığın en temel kaideleri bile bunların üzerinde yok. Tesettür bile yok. “Müslümanım, Türküm diyecekseniz de işte bu ayarda kalın, bu kadarcık Türk ve Müslüman takılın. Bizi uğraştırmayın.” demiş oluyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi