Etiket arşivi: Uyuşturucu kaçakçılığı

Tayyip öyle ya da böyle devrilecek


Buraya kadardı. Artık yolun sonuna geldi. Yapması gereken bütün hataları ısrarla, inatla yaptı. Bundan sonrası, son sahneleri olacak. Tayyip, Rusya ile iyi geçiniyor görüntüsü de veriyorken, İngiltere’ye, İsrail’e ve bunların maşası olan ABD’ye çalışmaya devam edecek. Türkiye’ye ihanet etmeye devam edecek. Bu, Tayyip’in hak ettiği gibi feci hallerde oyundan düşmesine sebep olacak. Bu süreçte Tayyip’e destek çıkmaya çalışacak olan Tansu Çiller, Meral Akşener başta olmak üzere o malum kişiler ve çeteler de yok olacaklar.

Sokaklar karışacak. Millet haklı olarak ayağa kalkacak. Devlet sisteminin hukuka uygun şekilde işlemesini çoktan durdurdular. Çoktandır keyiflerine, menfaatlerine, kara para hesaplarına, mafyalarının çıkarlarına göre devletimizi idare ediyorlar. Çoktandır millet aç, ülkede hukukun, huzurun, ahlakın binde biri bile yok ve sebep oldukları bu hal aleyhlerine dönecek. Çok çok yakında göz yaşları ile ağlayan, zırlayan “Ama böyle olmaz, nerede adalet?” diye bağıran, bile isteye yok ettikleri adaleti arar hale gelen AKPKK’lileri, MHPKK’lileri, CHPKK’lileri göreceğiz. Bunların arasında çok sayıda kamu vazifelileri de olacak. Başlarına neler neler gelecek.

Dinimizi bile alet ederek bu kadar şeytanlığı yapanlar, milleti sömürenler, kutsalımızı tahrif edenler, doymak bilmeden çalanlar, her kurulu düzeni bozanlar, aile kurumunu bile yıkanlar, çökertenler, çok ama çok feci akıbetlerle ölecekler. Bunlara ısrarla oy verenlerin, sessiz/tepkisiz kalanların bile iki yakaları bir araya gelmeyecek. Seçilmişi, seçeni feci hallerde ve topluca yıkılıp cehennemlerine gitmeden, bu ülkenin başına düzgün bir idareci geçmeyecek. İt iti ısıracak. Sokakların adaleti ile yüzleşecekler. Aç kalmış, haksızlığa uğramış, boğazına kadar gelmiş ve bu güne kadar bu iktidara oy vermiş yığınların neler yapabileceklerini görecekler. Tıpkı bir zamanlar Romanya’da Çavuşesku’nun devrinde olduğu gibi…


Bu şartlarda bile Tayyip ve Bohçalı gibi suç örgütü liderleri, Kraliçe’nin tasmalı köpekleri, ceza evlerinde olan mafya liderlerini bir şekilde tahliye etmenin, kara para işlerini bir şekilde artırmanın, bebekleri ve çocukları ve genç kızları kaçırmanın, organ kaçakçılığı yapmanın, bu maksatla da ülkeye sözde mültecileri doldurmanın yollarını arayacaklardır.

Döviz kontrol edilemeyecek, Türk lirası çökecek. Devlet memuruna maaş veremez hale gelecek. Sözde mültecilere bir kuruş ödenemeyecek. Onlar aç, millet aç, herkes birbirini yiyecek. Sonra iş ta nerelere gidecek…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Türkiye’den ABD’ye kaçırılan yüzbinlerce bebek ve çocuk

Türkiye’den ABD’ye kaçırılan yüz binlerce bebek ve çocuk

Her seferinde devre dışı bırakılan Türk adalet sistemi… Devlet sistemimiz içindeki gizli Yahudi, mason, satanist yetkililer karşısında aciz kalan mağdur ve mazlum vatandaşlarımız. İnsanlık dışı işler…

Dünyanın dört bir yanındaki ABD ve NATO üsleri, bebek, çocuk, yetişkin insanları kaçırmak, organ kaçakçılığı yapmak, uyuşturucu kaçakçılığı yapmak ve her türlü kara para işlerini yapmak, bulundukları ülkeleri örtülü/gizli işgal altında tutmak, ayrıca her türlü terör ve ihanet işlerini yapmak için faaliyetteler.

Onlarca senedir Türkiye’den de çok çok yüksek sayıda bebek, çocuk ve yetişkin insan ABD ve NATO üsleri üzerinden kaçırıldılar, kaçırılıyorlar. Büyük İsrail projesi kapsamında Suriye’yi de bile isteye karıştırdılar ve insan/organ kaçakçılığında zirve noktalara ulaştılar. Türkiye’de son on yıllarda onlarca hükumet ve güya muhalefetteki siyasi partiler/liderler de ABD, AB, NATO, İngiltere ve İsrail ile birlikte kara para işleri yaptılar, yapıyorlar.

Dünya insanlığını bir anda ayağa kaldıracak kadar acımasızca, vahşice faaliyetler ve bunların somut ispatları var. Milletçe ayağa kalkmamızın, ABD ve NATO üslerini derhal kapatmamızın, siyasetteki danışıklık dövüşleri bozmamızın, masonları, gizli Yahudileri, gizli Ermenileri, gizli satanistleri toplayıp almamızın vakti geldi.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Hala milleti kandırıyorlar, hala kara para peşindeler


AKPKK, Afrika’dan sonra, Venezüela’da da uyuşturucu üretimine başlıyor.

Sözde Ziraat Bakanı Vahit Kirişçi, Türkiye’nin Venezuela’da “buğday üretimine” yani uyuşturucu üretme işine başlayacağını açıkladı.

Siyasi ve askeri dengeler Ankebut Ağının ve AKPKK’nin istemediği yönde ilerledikçe, kaybedilen kara para sahalarının yerine yenileri, alternatifleri hemen bulunmak isteniyor. Bazıları ilaç yardımı gönderme görüntüsü altında, bazıları peynir götürme-getirme iddiası arkasında, bazıları ise buğday üretme iddiası arkasında büyük çaplı uyuşturucu işleri çeviriyorlar.

Bunları Biden da Kamala da Scholz da Macron da benzerleri de hep biliyorlar. Hepsi de zaten aynı merkeze çalışıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Not:

AKPKK hükumeti 2014 yılında Afrika ülkeleri Nijer ve Sudan’da sözde buğday üretimine başlamış fakat bir netice alınamamıştı.

AKPKK’nin Nijer ve Sudan’daki tarım fiyaskosu

“Venezuela’da maliyet ve kalite sorunu var”

Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER) Başkanı Gülfem Eren:

“Venezuela, bir Güney Amerika ülkesi olup tropikal bir iklime sahip. Bu nedenle buğday üretilse bile ortaya çıkacak hastalık ve zararlılar nedeniyle Türkiye’deki uncuların kullandığı kalitede buğday üretiminin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Ayrıca bu ülkeden Türkiye’ye buğday taşıma maliyetlerinin yüksek olması dezavantaj oluşturmaktadır. Bunun yerine buğdayın anavatanı olan Türkiye’de ekilmeyen alanların buğday üretimine kazandırılması, sulanan alanların artırılarak verimliliğin ve ülke içerisinde arzın artırılmasının daha düşük maliyetli ve kolay olduğunu düşünüyoruz.”

Venezüela’da buğday üretme hayali

Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’nin Venezuela’da buğday üretmesinin mümkün olmadığını şöyle anlattı: “Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı’nın Venezuela ülke sunumu, raporları, ürün matrisleri, müşavirlik raporlarını satır satır okudum. Bu raporların hiç birinde Venezuela’da buğday üretimine ilişkin bir bilgi, yönlendirme yok.

Bununla yetinmeyerek bu ülke ile ticaret yapan, gıda ürünleri, un ihracatı yapan özel sektör firmalarının temsilcileriyle görüştüm. Aldığım bilgilere göre ülkenin iklimi, toprağı buğday üretimine uygun değil. Geçmişte buğday üretimi için bazı çalışmalar yapılmış. Fakat ülkenin coğrafyası, iklimi buğday üretimine uygun olmadığı için bu üretim istenilen verimlilikte gerçekleştirilememiş.”

Venezuela aslında buğday ithalatçısı bir ülke. Hatta un da ithal ediyor. Üstelik Ticaret Bakanlığı’nın 2021 verilerine göre 81 milyon dolarlık un ithalatının yüzde 58’i Türkiye’den.

Yıldırım, şartların sağlanıp buğday üretildiğini varsaydığında da bunun maliyetinin çok olacağını söyledi: ”Un ithalatının yüzde 58’ini karşıladığımız Venezuela’da buğday üretip Türkiye’ye getireceğiz ve un yaparak tekrar bu ülkeye satacağız. Bu hem ekonomik hem de ekolojik olarak mümkün değil. Ekolojik olarak mümkün değil çünkü ülkenin iklimi uygun değil. Ekonomik olarak mümkün değil çünkü ürünün oradan Türkiye’ye taşınması ve tekrar ihraç edilmesi çok büyük maliyet.”

Bomba

Şu anda,

AKPKK’yi, MHPKK’yi, MİT’i, Türkiye’deki Mason teşkilatını…

Ayrıca İsrail, ABD, İngiltere devletlerini ve en çok da gizli servislerini…

Şahıslar olarak da en öncelikli olarak Adnan Oktar, Oktar Babuna, Devlet Bohçalı, Solomon Soysuz, Abdülhamid Gül, Recep Tayyip ve Meral Akşener’i…

Peşleri sıra, adli ve idari kurumlarda vazifeli binlerce mason ve kripto kimlikli devlet memurunu aynı anda patlacak bir bombaya bakıyorsunuz.

Öyle bir bomba ki bu, patlarsa nükleer bomba misali bir tesiri olacak. Merkez noktasından en dış halkaya kadar kim ve ne varsa yıkıp atacak. Ortaya çıkanlarla dünya insanlığı şaşkına dönecek.

Türkiye’de ve dünyada aslında nasıl bir sistemin işlediği… Türkiye’deki hain hükumetler eliyle, devlet kurumlarımız eliyle nasıl da Müslüman Türklerin harcandığı… Mahkemelerin, adliyelerin, cezaevlerinin hatta hastahanelerin ne hallerde oldukları… Devlet sistemimiz içindeki gerçek paralel devlet sistemi… Bu gerçek paralel devletin insan ve organ kaçakçılıkları… Fuhuş işleri, uyuşturucu kaçakçılığı, terör işleri, silah kaçakçılığı ve her türlü pislikleri… Herkesin gözleri önüne serilecek.

ABD, İsrail, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya başta olmak üzere, onlarca ülkede peş peşe benzer bombalar patlayacak, iktidarlar devrilecek, masonlar ifşa olacaklar ve dünyanın her yanında dev gibi yangınlar devam edecek. Zaten tamamen çökmek üzere olan Ankebut Ağı tamamen alev alacak ve bu yangınını söndürebilecek gücü de olmayacak.

Ve bu bombanın pimi şu anda elimde duruyor. Her an pimini çekmek üzere olduğum bu bombanın pimini tam olarak ne zaman çekeceğime ise sahanın şartları karar verecek.

“Sahaya iniyorum” dedim. Defalarca erteledim. “Anlamıyorlar, bütün dünya karışacak” dedim ama ben ikazlar ettikçe anlamadılar, dinlemediler ve bu vakte, bu şartlara gelindi. Bu, tamamen onların tercihiydi.

Ben sahaya iniyorum. Yanandan, yıkılandan, sıkılandan, asılandan, batandan, bitenden, çökenden, ölenlerden, hiçbir şeyden ben mesul değilim. Yansın dünya, saniye tereddüt edersem Mfs değilim.

Mehmet Fahri Patlayankaya | Akademi Dergisi