Etiket arşivi: Tayyip Erdoğan

Trump’a dikkat edilecek ve herkes kararını verecek

Kendisi yıllardır neredeyse hiçbir şey yapmadığı halde, bizlerin mücadelesiyle şu sıralarda çok büyük fırsatlar yakaladı ve tam olarak değerlendirirse çok büyük kazanacak. Lakin, dünyanın köklü dengelerinin alt üst olmakta olduğu, dünya genelinde çok çok büyük gerilmenin ve gelişmelerin olduğu şu şartlarda bile, oyunu kuralına göre oynamıyor. Hak etmeden yükselmekte olduğu şu günlerde, en başta ben olmak üzere, bir yandan da pek çok kişiyi oyundan düşürmenin yollarına bakıyor. Yanlış adamlarla uğraşıyor. Öncelikle uğraşması gerekenlerle ise uğraşmıyor. Kendi kuş beyniyle, oyunlar içinde oyunlar kurduğunu zan ediyor.

Şimdiden belli ki biz her şartta kazandık, kazanıyoruz ama oyunun kurallarına uymayanlar her zaman oyun dışı kalırlar, kaybederler. Birileri, şu anlarda oynanmakta olan ve sonuna çok yaklaşılmış olan bu oyunun, uyması gereken kurallarına uymayarak oyun dışı kalırsa, oyunun sonucu yine de değişmiyor, değişmeyecek. Aynı sonuca götüren farklı usuller, farklı kararlar ve hadiseler görülecek, yaşanacak.

Oyunu kuran benim, oyunu yöneten benim ve elimdeki bombanın pimini en doğru zamanda çekmek için her an sahayı yakinen takip eden, gözetleyen benim… Ben, kimsenin eline düşecek ya da basit oyunlarına aldanacak birisi değilim.

Oyunu kuralına göre oynadım. Henüz elimdeki kartları açıkça kullanmadan bile ortada ne bir Kraliçe bıraktım, ne bir Biden bıraktım, ne İsrail, ne Rusya, ne Çin bıraktım… AKPKK ve Tayyip zaten kimsenin mevzusu bile değil. “Ben kazandım. Kabullenin, pislik çıkartmayın” da dedim ve yine de bu saate kadar bekledim.

Sona geldik. Artık herkes duruşunu gözden geçirip aslında çoktan yıkılmış halde olan Biden’a ve çetesine, Kraliçe’ye ve çetesine karşı görünür son hamleleri de yapsın. Aksi takdirde elimdeki bu bomba önce ABD’yi sonra da Türkiye’yi yerle bir edecek. Ardından İngiltere’de ve İsrail’de, ardından bütün Avrupa’da ve devamında bütün dünyada akıl almaz hadiseler peş peşe yaşanacak. Dünya üzerindeki hiçbir taraf, bu yaşanacaklara mani olamayacak.

Şimdi herkes duruşunu gözden geçirsin, kararlarını ve planlarını hemen gözden geçirsin, yapması gereken hamleleri yapmayanlar yapsınlar ya da oyun dışı kalsınlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Öyle bir ordu yok

Suriye Milli Ordusu (SMO) isimli bir ordu dünya üzerinde yok. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) da yoktu. ÖSO denilen terör teşkilatının sonradan ismi değiştirilerek Suriye Milli Ordusu denildi. Bir terör örgütüne “ordu” denilmesiyle, ne gerçekten ordu olur ne de terör örgütü sınıfından çıkar.

ÖSO’nun gayr-i meşru oluşu, terör teşkilatı oluşu, çok vahim suçlara en başından beri bulaştığı iyice gözler önüne serildi. ÖSO’nun eşkıyadan, teröristlerden müteşekkil olduğu… Her türlü cinayet, katliam, işkence, tecavüz, yağma, gasp, insan ve organ kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, eşya ve araç kaçakçılığı işlerine karıştıkları açıkça gözler önüne serildi. Milletler arası terör, milletler arası harp ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında acil yargılama gerektiren çok vahim ve çok acı gerçekler gözler önüne serildi. Süreç, hukuk çerçevesinde ilerlemeli ve kısa sürede ipin ucu MİT’e, Hakan Fidan’a, Tayyip’, Bohçalıya ve çevrelerindeki suç ortaklarına kadar gelmeliydi ama öyle olmadı.

O öve öve bitirilemeyen ve bizlere iki asırdır örnek olarak dayatılan batı alemi de sustu. Hukukun ayaklar altına alınmasından rahatsızlık duymadılar. Çünkü ÖSO ya da şu anki adıyla SMO, zaten o batılı ülkelerin talimatlarıyla, onların kara paracı gizli servislerinin marifetleriyle tesis edildi. Tıpkı IŞİD gibi… Tıpkı el Nusra gibi… Tıpkı HTŞ gibi… Tıpkı PKK/YPG ve dünyanın muhtelif yerlerindeki diğerleri gibi… Bunların hepsi Ankebut Ağına bağlı hükumetlerin organize şekilde yaptıkları terör, katliam, işgal, kara para işleri… Bölgedeki bu terör ve katliam, yağma ve işgal örgütlerinin pek çoğu, BOP’çu Bohçalı, BOP’çu Tayyip ve bunların çeteleri ile MİT de alet edilerek tesis edildiler. Yine bunlar da kullanılarak yönetildiler, türlü insanlık dışı suçlar işlediler.

ÖSO’nun isminin değişmesi hiçbir şeyi temize çekmedi. yüz binlerce cinayet, yüzlerce katliam suçu, sayısız yağma, gasp, tecavüz, işkence suçu temize çıkmış olmadı. Şu anda SMO ismiyle de hala aynı teröristlikleri, zulümleri sergiliyorlar. Hala Büyük İsrail projesi kapsamında Suriye’de kurtarılmış bir bölge, ikinci bir İsrail oluşturmak istiyorlar. Hala işgaller, toprak koparmalar peşindeler. Hala kan, hala işkence, hala cinayet, hala katliam, hala insan ve organ kaçakçılığı, hala uyuşturucu ve petrol kaçakçılığı peşindeler.

Bu gerçekler bütün gazetecilerin, televizyoncuların ve sosyal medyanın tesirli kişilerinin gözleri önünde olan gerçekler. Tayyip’in, söz konusu terör çetelerini de kullanarak, Suriye’den petrol kaçakçılığı yaptığının en somut delillerini Rusya Genel Kurmay Başkanlığı yıllar önce herkese açık şekilde paylaştı. Türkiye’deki terörist başlarından yani Bohçalıdan, Tayyip’ten ve bunların yakın etrafındaki diğer katliamcı teröristlerden kim çıkıp da bu delillerin gerçek olmadığını iddia edebildi… Tayyip, deliller paylaşılmadan önce “Bu iddialar ispat edilsin, ben bu makamda durmam” demişti. Sanki iddialar ispat edilince, zaten gayr-i meşru ve gayr-i resmi şekilde işgal ettiği o makamdan inecek ve her şey bitecekti. Yargılanma, en ağır cezaları alma ihtimalinin akıllarından bile geçmediği, konuşmalarından çok net şekilde belli oluyordu. Türkiye’de devletin, adalet sisteminin işlerliğini mason tarikatı üzerinden o derece bozduklarını kesin şekilde biliyordu. Zaten onca gazeteciler ve TV programcıları da organize şekilde, bir yerden emir almışlar gibi sadece susuyorlardı.

İddialar ispat da edildi ve Tayyip bütün pis ve kanlı işlerine durmadan devam etti. Rusya tarafına soruldu “Tayyip istifa etmedi, ne diyeceksiniz?” denildi. “Bundan sonrası bizim değil, doktorların meselesi” cevabı verildi. Her türlü pis işlerle ruh sağlığını iyice kaybetmiş ve sadistleşmiş, canavarlaşmış bir Tayyip’in koca ülkemizin başında olduğu gerçeği, dünyanın gözleri önüne açıkça serildi. Ruslar da Türkiye’de devlet sisteminin örtülü/gizli şekilde bir paralel devlet tarafından, içimizdeki İsrail tarafından ele geçirildiğini biliyorlardı.

Bütün bunlar Türkiye’deki gazetecilerin, televizyon programcılarının, haber hazırlayan ve sunan ekiplerin, bunların patronlarının, uzman diye çıkartılıp konuşturulan alçakların, adli yetkililerin gözleri önünde yaşandı. Bu nedenle, bu suçlara bir şekilde ortak olmuş, yardım ve yataklık yapmış hiç kimsenin, çok yakında yapılacak şeffaf yargılamalar sırasında geçerli bir mazereti olmayacak.

Onca ifşalar yaşandığı, Tayyip bu derece rezil olduğu ve suç üstü olduğu halde bile insanlık dışı işler devam etti. Hatta Amerika Birleşik Devletçikleri, YPG kartını daha aktif kullanmak isteyince, bölgedeki işgal, kara para, katliam işlerini devam ettirmek için farklı kararlar alınca, ÖSO teröristleri pek tercih edilmez oldular. İyice güç kaybettiler ve bu nedenle de isimleri SMO yapıldı. AKPKK-MHPKK-CHPKK-HDPKK’nin organize faaliyetleriyle, ayrıca MİT ve TSK içindeki hainlerin, teröristlerin, kara paracıların desteği ile yeniden güçlendirildiler. SMO’yu da meşru göstermeye oynadılar. İdamlık suçlara ortak oldular, oluyorlar. Herkes iyice farkına varsın ki SMO’yu ve benzerlerini meşru gösterenlere, müdafaa edenlere, övenlere de çok yakında idam cezaları verilecek. Sadece bu bile idam cezaları verilmesine yeterli olacak. Çünkü, ortak olunan, destek olunan, övülen, yardım ve yataklık edilen suçlar, çok çok büyük suçlar. Ayrıca “organize” bir şekilde yapıldıkları da binbir türlü delille ispat edilebilen suçlar.

Hiç kimse milyonlarca insanın canını, malını, ırzını, haklarını hiçe sayamaz. Hiç kimse, vatana ve milete ihanet ettikleri ve ayrıca türlü kara para işlerini devlet gücünü de alet ederek yaptıkları on yıldan fazladır somut delillerle gözler önünde olan bir hain siyasi kadronun gayr-i resmi açıklamalarına uyduğunu, o açıklamaları dikkate aldığını iddia ederek cezalar almaktan kurtulamaz. Hiç kimse 2022 yılının Mayıs ayında bile hala SMO da SMO diye, hala operasyon da operasyon diye konuşamaz, yazamaz. Bu kapsamda sosyal medya paylaşımları bile yapamaz.

Benden bir kez daha söylemesi… Çoktan bitmiş ve tükenmiş bir hain siyasi kadro ile birlikte asılmak isteyenler, onlarla birlikte ihanetler ve insanlık suçları işlemeye devam etsinler.

Ayrıca dünyadaki bütün taraflar bilsinler ki bizim ÖSO/SMO ile de başka herhangi bir terör ve kara para teşkilatı ile de bağımız yok, olmayacak. Bizler onurlu askerleriz. Hiçbir zaman üzerimize leke düşürmedik, düşürmeyeceğiz. SMO’yu her fırsatta vuracağız, vuran taraflara da maniler ve sorunlar çıkartmayacağız. SMO’nun ve benzerlerinin içindeki MİT ve TSK mensuplarını da diğerlerinden ayırt etmeyecek, diğerleri ile birlikte bir an evvel cehenneme göndereceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kara para süreci

Ermenistan ile yürütülen şey, normalleşme süreci değildir. Pek çok başka devletle/hükumetle de yürütüldüğü gibi bir kara para ve bir ihanet sürecidir…

Türk milletinin de Ermeni milletinin de dünya insanlığının da aleyhine olan bir süreçtir. İnsan kaçakçılığı, organ kaçakçılığı, küçücük bebeklerin kaçakçılığı, küçük kızların ve genç kadınların kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı sürecidir. Bu, görmek isteyen herkesin gözleri önünde açıkça duran bir gerçektir. Muhtelif ülkelerden bu süreçteki suçlara ortak olanlar, olmak isteyenler de açıkça gözler önündedir. Paşinyan’ın ve çetesinin de bu işlerin içinde oldukları, o sözde koridordan geçecek kara para işlerinde kullanılan araçlardan, orada dönecek işlerden komisyonlarını alacakları da bilinmektedir. Gerçekten Türklerin lehine bir şey yaşanacak olsa hemen ayağa kalkan, hemen daha baştan bunu bozmaya kalkan onca tarafın bu derin sessizliğinin sebebi de budur. Buranın gerçek bir Türk koridoru olmayacağını, aslında kara para koridoru olacağını bilmeleri ve birçoğunun da bu insanlık dışı işlere ortak olmalarıdır.

Biz, Türkiye’nin başına Ankebut Ağı tarafından geçirilmiş olan hainlerin ellerini, kollarını bağladık ve yakında indirip meydan yerlerde asacağız. Ermeni milleti de Azerbaycan’daki Türk kardeşlerimiz de aynını hemen şimdi yapmalıdır. Bu bölge artık huzur bulmalıdır. Organize şekilde halkları kandıran şu insan şeytanlarından kurtulmalıdır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Son hazırlıklar da tamamlansın

Kamuoyu da memleket dahilindeki ve haricindeki bütün taraflar da hazırlansınlar.

FETÖ denile denile haksızlık yapılmış her kim varsa… İftiralar atılmış ve sahte deliller, yalancı şahitler ayarlanarak cezalar yağdırılmış her kim varsa… Tehditlerle, işkencelerle hatta tacizlerle ve tecavüzlerle ifadeleri alınmış her kim varsa… Gerçekten masum olan her kim varsa… İsterse Yahudi, Ermeni, Rum kökenli olsunlar hiç fark etmez, hepsini tahliye edeceğim. Yeniden ve adaletle yargılanmalarını sağlayacağım. Ve bu, çok çok kısa süre sonra olacak.

Bu masumların arasından, kanunlara uyarak, teröre, suçlara, ihanetlere bulaşmayarak ve samimiyetle bu devlete ve millete hizmet etmek isteyenleri, daha önceki vazifelerine geri getireceğim. Bir şans daha vereceğim. Meşru şekilde kazandıkları paraları, sahip oldukları taşınmazları ellerinden alınanlara, bunları iade edeceğim.

Söz konusu haksızlıklar, hukuksuzluklar, zulümler, cinayetler, eziyetler yapılırken vazife almış kolluk kuvvetlerinden adalet sistemi vazifelilerine kadar, basın ve medyadan sosyal medyadakilere kadar her kim varsa, hepsinin adaletle yargılanmalarını ve hak ettikleri en ağır cezaları almalarını temin edeceğim. Bu süreçte sahip oldukları kirli paraları ve taşınmazları, elden ele atlatmış da olsalar el koyarak alacağım ve hak sahiplerine iade edeceğim.

Dinimize ve milletimize hizmet maksadıyla tesis edilmiş olan dernek ve vakıflardan, hukuksuz surette el konulan menkul ve gayr-i menkullerin hepsinin peşine düşeceğim. Adalet sisteminin bir kısmını sadece bununla vazifelendireceğim. Hususi olarak ve geniş yetkilerle emirlerine verilmiş olan kolluk kuvvetleriyle birlikte çalışacaklar. Her şeyi tekrardan elden geçirecekler, didik didik edecekler. Vakıf mallarının, kamuya ait olmuş ve kamu menfaatine kullanılması için bağışlanmış paraların ve taşınmazların hepsinin izlerini sürüp el koyacaklar. Bu süreçte suçlar işlemiş olanlar her kim olurlarsa olsunlar, yargılayıp cezalarını verecekler. Kurtarılan paralar ve taşınmazlar, yeni tesis edilecek ve devlet kontrolünde olacak gerçek bir vakfa aktarılacak. Söz konusu vakıf, her 15 günde bir internet sitesi üzerinden bütün faaliyetlerini, harcamalarını, gelirlerini en açık şekliyle yayınlayacak. Dünyadan isteyen herkes her hareketi görebilecek.

Herkesin çoktan duymasını, öğrenmesini sağladık ki Fethullah Gülen de bir gizli Ermeni ve MİT/CIA ortak personeli. Gülen üzerinden tesis edilen cemaatin tepe kadrosu gizli Ermeni, gizli Yahudi, gizli Rum, gizli Ezidi, terörist, dolandırıcı, hain, katil dolu ve bunlara dokunulmadı, dokunulmuyor. AKPKK’nin de tepe kadrosu aynı şekilde… Yok birbirlerinden farkları. AKPKK, FETÖ bünyesinden çıkartılmış bir organize suç, terör ve ihanet örgütü… Bunların danışıklı dövüşleri ve biraz da kara para kavgaları sırasında ezilen, haksızlığa uğrayan, kandırılan, kullanılan, bütün süreç boyunca kanunen suç teşkil eden hiçbir işe de bulaşmamış olan ama cezalandırılan herkesi serbest bırakacağım.

Bu yapacaklarıma ne Tayyip, ne onun tasmasını elinde tutanlar mani olabilirler. Ne MİT, ne CIA, ne İngilizler ne İsrail’deki insanlık ve İslam düşmanları mani olabilirler. Ne kadar gürültü çıkacağı, ortalığın ne kadar karışacağı, kimlerin canlarının yanacağı umurumda bile değil. Bu ülkede devlet gibi devlet sistemi olacak. Adalet olacak. Müslim ya da gayr-i müslim, Türk ya da Kürt ya da Ermeni ya da Yahudi… Türkiye vatandaşı ya da değil… Hiç fark etmez, herkes için adalet olacak. Vatan hainleri, insanlık düşmanları bile adaletle yargılanacaklar. Hiç kimseye haksızlık edilmeyecek. Burada artık satanistlerin, Kraliçe’nin istediği çarpık, çökük bir devlet sistemi, sömürüye ve Türk/İslam düşmanlığına dayalı bir devlet sistemi hakim olmayacak. Burada artık Masonların devlet içinde devlet olduğu bir devlet sistemi olmayacak. Gerçek paralel devletin, muhtelif İslami görünüşlü cemaat ve tarikatlar üzerinden kandırılmış, dolandırılmış, aldatılmış, soyulmuş ve sömürülmüş Müslümanlar olmadığı, İçimizdeki Ermenistan, İçimizdeki İsrail ve Mason tarikatı olduğu açıkça gözler önüne çıkarılacak. Bu kısımda da kimseye haksızlık ve zulüm yapılmayacak. Hiçkimsenin adil yargılanma hakkı elinden alınmayacak. Bütün bunları sağlamak için ihtiyaç duyulan somut deliller çoktan hazırlar.

Her zamanki gibi baştan en açık şekliyle haber verdim. Bundan sonrası herkesin hür iradesine kalmış. Kimseyi zorlamam. Herkes hür bir şekilde tercihlerini yapar ama iyilik yolunda gidenin yolunu açarım, inatla kötülük ve ihanet yolunda gideni meydan yerlerde asarım.

Ayrıca, çok kısa sürede, temelden tavana kadar çok büyük bir “ihya hareketi” yani canlandırma yani sorunlu her kısmı tekrar hayata döndürme, işlerliğini sağlama süreci başlatacağım. Devletimize ve milletimize samimiyetle hizmet etmek isteyen, ihtiyaç duyduğumuz sahalarda eğitimi ve liyakatı bulunan yabancı ülke vatandaşlarını da Türkiye’ye çok seçerek getireceğim. Vatandaşlık vermeyeceğim. Çok uzun oturma süreleri vereceğim. Bu kişilere çok değer verilecek, çok çok iyi davranılacak. Çok iyi şartlarda yaşamaları sağlanacak. Aralarından kararlılıkla ve samimiyetle uzun süre hizmet edenlerin ve edeceğine inanacağımız kişilerin vatandaş yapılmalarını da sağlayacağım.

Bu ülkede bundan böyle Yavuz’un, Fatih’in, Kanuni’nin adaleti uygulanacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi