Etiket arşivi: Süleyman Soylu

TSK, kaçakçılık ve kara para işlerine mi alet ediliyor?

Suçişleri bakanı çıkıp “Dağda üç beş terörist kaldı. Ayakkabı numaralarına kadar biliyoruz” diyor. Ordu çıkıp şu operasyonu, bu operasyonu adı altında seriye bağlıyor ve durmadan sözde operasyonlar yapıyor.

Şimdi bu taraflardan biri mi yoksa ikisi birden mi milleti aldatıyor ve türlü vahim suçları bir arada işliyor?

En mühimi de şu ki ordumuz üzerinden gerçekte terör operasyonları yapılmıyorsa, aslında ne yapılıyor? Her türlü kaçakçılık ve kara para işleri mi?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Deprem saldırılarını biliyorlardı


İstanbul’a yapılan son suni deprem saldırısına karşılık verilmesiydi, sekiz şiddetinde ya da daha üzerinde bir deprem olacaktı.

Bir önceki Düzce merkezli suni deprem saldırısına karşılık verilmeseydi, Türkiye’nin on kadar büyük ili yerle bir olmuştu. Eskişehir ve Kütahya bile yıkılacaktı. Ankara ise büyük oranda yıkılacaktı.

Dünya genelinde olduğu gibi, Türkiye’de de bu iki suni deprem saldırısını önceden bilenler vardı. Tayyip ve çetesi de biliyordu. Bohçalı ve Soysuz da biliyorlardı.

İstanbul’un adalar ilçesindeki o baronlar, o masonlar da biliyorlardı.

Türk milletinin o adaları suya gömmesi lazım ya da aralarında birkaç masum kişi varsa, onları kenara ayırarak, geriye kalanlarını diri diri yakması lazım. Oralar tam bir şer, ihanet, vahşet merkezi…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Acımasızca çiğnemek…


Tayyip ve Bohçalı ve etraflarındaki çeteler, Karadeniz’i çoktan Araplara peşkeş çektiler. Araplar şu anda Ege’ye doğru ilerlemekteler. Bir yandan da Hatay ve çevresi ve bütünüyle Güney Doğu hedeflerinde… İstedikleri her yer ve her şey onlara peşkeş çekilmekte…

Araplar, bütün bunları aslında bir maşa olarak yapıyorlar. Aslında İngiltere ve İsrail için yapıyorlar. Büyük Ortadoğu, daha doğrusu büyük İsrail projesi kapsamında yapıyorlar. 15 milyondan fazla sözde mülteciyi buraya doldurmalarının bir sebebi de bu… Buralarda Türklük ve Müslümanlık tamamen yok olsun istiyorlar. Hatta buralarda insanlık ve iyilik tamamen yok olsun istiyorlar. Zülkarneyn’in yani Oğuz Kağan’ın soyundan hiç kimse kalmasın istiyorlar.

Bu süreci de terör örgütleriyle, mafyalarla beraberce çalışan ve emirlerinde olan hükumetler üzerinden sevk ve idare ediyorlar. Kara ve kanlı paralarla finanse ediyorlar. Basın, medya ve kontrol altındaki sosyal medya ile milletleri ayakta uyutuyorlar.

Bu nedenle, bu kadar skandallarına rağmen, ispatlı suçlarına rağmen o Bohçalı ve çetesi, o Soysuz ve çetesi, o Tayyip ve çetesi hala oyundalar. Hala onlara hukukun gereği yapılmıyor.

İngilizler ve İsrailliler, bunları, bütün bu kötülükleri, Türkiye içindeki gizli Ermeniler ve gizli Yahudiler sayesinde yapabiliyorlar. Onlar bu insanlık dışı çeteye ve planlara hizmet ediyor olmasalar, İsrailliler bunu Türkiye’ye ve Türk milletine yapamazlar. Bu nedenle de bu ülkedeki gizli Ermeni ve Yahudi hainler, her türlü cezayı ve kötülüğü hak ediyorlar. Bunların her bir ferdi, bulundukları, görüldükleri yerde diri diri yakılsalar, adalet yerini bulmuş ve yeterli ceza kesilmiş olmaz.

Şu anda onlar vesilesiyle bu ülkede ahlak ve namus, din ve iman, imalat ve maliye, insanlık ve iyilik, aile ve akrabalık bağları kasten çökertiliyor. Şu acı hale rağmen, daha da daha da çökertiliyor.

Türkiye güya seçime gidecekmiş… Ne seçimi, bunlar, alavere dalavere ile Türkiye’nin idaresini hala hukuksuzca ellerinde tutmanın ve söz konusu odaklara çalışmanın mücadelesini veriyorlar. O Meral, o Kemal, o Ali, o Ahmet, o Ümit ve benzerleri… Hepsi bu sistemin içindeler, hepsi de kara ve kanlı paralardan paylar alıyorlar ve aynı merkez tarafından idare ediliyorlar. Şu son mülteci çıkışını yapan “Suriyeliler burada hakim de olacaklar, vali de olacaklar” diyen Nagehan Alçı dahi gizli bir Ermeni ve Hristiyan… Aynı unsurlara çalışıyor. Türkiye’yi gerçekten Türkler idare ediyor olsaydı ve Türkiye gerçekten hukuk devleti olsaydı, o vatan haini Nagehan Alçı da sözde kocası olan gizli Ermeni Rasim Ozan Kütahyalı da ikinci kere TV yayına çıkamazlar, ikinci yazılarını yazamazlardı. Hemen gözaltına alınırlar ve yargılanıp asılırlardı. Üç beş tane CIA piyonu gizli Ermeni ve Yahudi ile, Türkiye’yi bu hallere getirdiler. “Suriyeliler de bizim bir parçamız diyorlar. Çünkü Suriyeli diye ne kadar gizli Ermeni, Ezidi, Süryani ve terör yanlısı varsa, onları getiriyorlar. Din kardeşimiz diye gösteriyorlar. Şu aç bırakılmış milletimizden, çocuklarımızdan çalınan paralarla onlara maaşlar bağlıyorlar.

Türkiye’nin tek kurtuluşu var ve o da seçim değil, bunların hepsini eş zamanlı olarak milletin ayaklarının altında çiğnemek… Acımasızca çiğnemek…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

CIA kuklaları…

İbrahim Kalın’ın son açıklamaları Türkiye adına değil, CIA adına yapılmış açıklamalar. Açıklamalarının hiçbir kısmı Türkiye’yi bağlamıyor.

İbrahim Kalın’ın gerçekte kim olduğunu, kimler adına iş yaptığını bütün dünya biliyor. Buna rağmen İbrahim Kalın’ın ipiyle kuyuya inenler olursa, o kuyuda kalırlar, çıkamazlar.

San ki Türkiye’nin değil de Rusya’nın cumhurbaşkanlığı sözcüsü imiş gibi açıklamalar yapan hainlerden/danışmanlardan gına geldi…

Erhov mu veriyor bunların parasını artık? Ruslarla CIA bu kadar mı kaynaştılar?

Fotoğraf da dikkat çekici… Yakın gelecekte basında ve medyada çok konu olur mu bu fotoğraf? Sonra siyasi belgesellere de konu olur mu?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Tetikçi nerede?


Siyasi ayağın üzerine neden gidilmiyor?
Teröristlerin ayakkabı numaralarını bile bildiğini iddia eden Soysuz nerede?

Bohçalı, Sinan Ateş ile bağlantılı olan başka ülkücülerin de öldürülmesi emrini mi verdi?

İbrahim Kalın, bağlantıları ile görüşürken, Soysuz hakkında “Bu adamın ölü ya da diri şekilde oyundan alınması lazım. Yoksa bu gidişle hepimizi yakacak” mı dedi?

Adalardaki baronlar, Deniz Baykal ve İbrahim Kalın arasında bir güç dengesi mi var?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi