Etiket arşivi: Japonya

Alanın elinde patlıyor bunlar…

Meğer, Japonya’da “dizüstü çöken” ve dünyanın kahkahalar ile güldüğü şu uçak da F 35 imiş… Yalan dolan haberlerle abartıyorlarken, insanlığı kandırıyorlarken bile, bundan yaklaşık 7-8 sene önce bile ben F 35 projesinin çöp bir proje olduğunu yazdım durdum. İnatlaştılar da ne oldu… Daha büyük zarar ettiler, ediyorlar.

F35 diye gerçek bir savaş uçağı yok, çöpler var. Hurdacıya verilirlerse, zararları birazcık da olsa azaltabilirler. Batmış vaziyetteki batı dünyasının yapabileceği de ancak budur. Sadece savaş uçaklarında ya da harp sanayiinde değil, her sahada/sektörde bataklar. NASA’ları bile batalı en az on yıl oldu da hala NASA’yı da süründürüyorlar, dünyayı da kandırıyorlar.

İngilizlerin 6. nesil Tempest savaş uçağı dedikleri proje de işte bunun gibi balon ve çöp bir proje… Bir de kadim suç ortakları olan Japonları dahil etmişler Tempest sahtekarlığına… Şimdi Japonya da açıkça battı, o ne yapabilir artık Tempes projesine… Beyhude çabalar bunlar.

Bir de sanki dünya bu gibi uçan tenekelerin peşinde koşuyormuş gibi haberler yaptırıyorlar. Bunların rezilliklerini sesli anlatmaya bile saatler lazım. Alanın elinde patlıyor bunlar, tıpkı Tayyip’in Bayraktar’ları gibi… Laf çok, şov şok, danışıklı alış verişler çok ama icraat yok.

Şöyle aslanlar gibi bir savaş uçağı projesine de mi girsek, ne yapsak… Bundan sonra ne batak batıdan, ne de batak Asya’dan ne de kukla Araplardan sağlam bir proje çıkmaz, çıkamaz. Anlaşılan o ki bu iş de İstanbul’a kalacak.

Hem belki de uçak satış anlaşmalarına “metafizik destek hizmeti” de ekleriz. Bizden uçak alanların uçakları, günümüzde Ankebut Ağına bağlı ülkelerin uçakları gibi düşüp çöküp yanıp durmaz.

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Artıyor, artacak

Çin’in içindeki taraflar arasında gerilme daha da artıyor, artacak. Şi’nin ve Şi’nin içinde bulunduğu grubun iktidarı şimdiden bitti, yıkıldı. Bundan sonrasında erimeye, güç kaybetmeye de devam edecekler.

Çin’de yaşanan insanlık suçlarına, zulümlere, devlet terörüne karşı şu ana kadar dünyanın onlarca ülkesi sert tepki vermeliydi. Koca ülkede milyarla kişi, kendi devletinin gücünü ele geçirmiş bir kara paracı çete tarafından her türlü hukuksuzluğu görüyor ama dünya sessiz… Çünkü, her gün insan hak ve hürriyetleri, hukukun üstünlüğü gibi konularda nutuk atan ülkeler, Çin’de devlet gücü ile uygulanan kara para ve organcılık işlerinden pay alıyorlar. Bu sayede de bataklarını gizlemeye, iflaslarını açıklamayı ötelemeye çabalıyorlar. Çin ile kameralar ve insanlar önünde çatışıyorlar, restleşiyorlar ama arka plandan yedikleri içtikleri bile ortak… Tamamen danışıklı dövüşüyorlar.

Kara ve kanlı paralar üzerine oturtulmuş dünya düzeni, daha doğrusu Deccal’ın sistemi çöktükçe… Hormonla şişirilmiş, kanlı ve kara paralarla güya büyütülmüş/güçlendirilmiş Avrupa ülkeleri, İngiltere, ABD, Rusya, Çin, Japonya, Güney Kore, Tayvan ve benzerleri, akıl almaz krizlere giriyorlar. Şu ana kadar o kadar ileri seviyede krizlerin içine düştüler ki daha fazla yalanlarla, sahte göstergelerle, balon açıklamalarla, batak olduklarını gizleyemeyecekler. Kendi batakları tamamen açık olmasın diye el birliği yaparak Türkiye’ye sürekli kaynağı belirsiz, kara ve kanlı paralar gönderiyorlar. Biliyorlar ki Türkiye’de yaşanması kaçınılmaz olan dev gibi mali kriz yaşanırsa, kendileri de daha fazla oyunlar oynayamayacaklar ve kendi ülkelerinde de devasa mali ve toplumsal krizler yaşanacak.

Bu ülkelerin bazıları yok olacaklar, tarihin lanetlilere ayrılmış sayfaları arasında yerlerini alacaklar. Bazıları ise iç grupların mücadeleleri neticesinde kısa sürede parçalanacaklar. ABD’nin, Çin’in ve Rusya’nın şu andan sonra parçalanmama ihtimali yok. Bunun aksini söyleyenler, parçalanmayacak diyenler varsa, ya hiçbir şeyden haberleri yoktur, ya da aynı sisteme çalışan bir kişidir, yetkilidir, uzmandır…

Dünyada siyasi ve mali sahalarda mühim kararlar almak zorunda olanlar, aksi yöndeki yorumlara/değerlendirmelere aldanmayıp, büyük çalkalanmalara, büyük parçalanmalara/bölünmelere, büyük yıkılışlara, büyük iç çatışmalara, büyük halk hareketlerine hazır olmalılar.

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Rusya’yı ordusuz bırakacağım


Yalan…

Her yönüyle, her şeyiyle yalan… Kocaman bir yalan…

Ruslar Türklere ve Türkiye’ye dost değiller. En az batılılar kadar düşmanlar. Onlara saymakla bitmez faydalar sağladık ama senelerdir Türkiye’nin faydasına olacak hiçbir şey yapmadılar, yapmıyorlar, yapmazlar. Dünyanın gözleri önünde en vefasızca, namertçe tavırları hep sergilemişlerdi. Memnun olmak, vefa sergilemek, mertlik sergilemek yerine, sinsice düşmanlıklarını da yapmışlardı. Son bir kaç gün içinde ise akıl almaz büyüklükle düşmanlıklar/saldırılar denediler. Şimdi yine sinsice dünya insanlığı önünde kendilerini Türk/Türkiye dostu göstermek istiyorlar.

Bu basit oyunlarına kimse aldanmasın. Bu zamanda bu yalan açıklamayı Ruslar neden yaptılar, bu davranışlarının arkasında bir suçluluk psikolojisi mi var, ifşa olmuşluk psikolojisi mi var, psikolojik harp teknikleri mi var, bunlara bakılmalı…

Birileri bizi batıya doğru çekmeye, batı yakasında cepheler oluşturmaya ve asıl hedefimizden uzaklaştırmaya çalışadursun, biz ve ordumuz bu tedbiri öncelikle Ruslara karşı alacağız…

Söz vermiştim ve Ruslarla da danışıklı dövüşen İngiltere’yi, söz verdiğim gibi donanmasız bırakmaya çoktan başladım… Dünyanın gözleri önünde, gözleri ile gördüğü halde inanamayan şaşkın kişilerin önünde bu dediğim yaşanıyor, birkaç günde bir İngiltere donanmasının başka başka gemileri ve denizaltıları sorunlar çıkartıyor hatta oyun dışı kalıyor.

Şimdi söz veriyorum, Rusya’yı ordusuz bırakacağım. Hava, kara, deniz, uzay kısımlarıyla, bütün kısımlarıyla Rusya’yı ordusuz bırakacağım. Rus ordusunda vazifeli bulunan erinden en yüksek rütbeli subayına kadar herkese firar etmelerini tavsiye ederim. Rusya devlet kurumları içindeki her makamdan herkesin istifa etmesini tavsiye ederim. Zira şu andan sonra Putin’in ve çetesinin emrinde kalan, onlara itaat eden herhangi bir Rus ordusu mensubu kişiyi ya da Rusya devlet kurumlarında vazifeli kişiyi dahi imha edeceğim. Dünya savaşı hemen şimdi çıkacak bile olsa, yüzlerce nükleer başlıklı füze şuradan şuraya fırlatılacak bile olsa, bu dediğim temizliği kısa süre içinde yapacağım. Ölmek isteyenler, şu haldeki Rus ordusunun ve devlet sisteminin mensupları olarak kalsınlar ya da o Rusya devlet sistemi ile bir şekilde paslaşsınlar ya da danışıklı dövüşsünler.

Ölmek isteyenler, Türkiye sınırları içinde ve Türk dünyası sınırları içinde Ruslarla beraber çalışsınlar, paslaşsınlar. Hangi sahada paslaştıkları mühim bile değil, tamamen temiz ticaret yapılan sahalarda bile paslaşıyor olmaları, kısa süre içinde bedenlerine ve hatta kullandıkları araçlara, cihazlara, mekanlara kadar her şeylerini kaybetmelerine sebep olacak.

Orada karşımda Ruslar, şurada karşımda Ruslar, burada yine karşımda Ruslar… Tayyip’i bitirmişim, batının elinden bir şey gelmiyor ama Tayyip’i ayakta tutmaya çalışanlar yine Ruslar…

Şu Türkiye’ye zararı saymakla bitmeyen Soysuz pisliği karşımda, onlarca kere fişini çektim, işi bitti ama Soysuz’un arkasında yine Ruslar… Bohçalı pisliği ölmeyi unutmuş, herifin ne itibarını, ne hükmünü bıraktık, çoktan oyundan düşmüş ama onu ısrarla oyunda tutmaya çalışanlar, arkasında duranlar yine Ruslar…

Yunan tahrik edip durur, arkasında yine Ruslar… Güney Azerbaycan acıdan inler, zulme karşı dik durur ama karşısında yine Ruslar… Türk dünyası defalarca ayağa kalmak, toparlanmak, gerçekten hür olmak ister, karşısında yine Ruslar…

Suriye’de mevzuyu, üzerine onlarca devletin oynadığı BOP’u yani Büyük İsrail Projesini onlarca kere çökerttim, sahada son olarak bu yönde somut adımlar atılması kalmış, mevzu tamamen bitecek ama kaç yıldır bitirmeyenler, karşı taraflarla danışıklı dövüşenler ve insanlık dışı kara para işlerinde pay kapanlar, yine Ruslar…

ABD’de onlarca kere oyunu kurdum, son denemelerde karşımdaki Bidon’ları deldim, patlattım, işe yaramaz hale getirdim, görünürde son darbeleri vurmaları kalmış, yapmayanlar hatta karşımda hamle yapanlar ve bana mani olmaya çabalayanlar yine Ruslar…

Güney Kore, Tayvan, Japonya ve benzerleri çoktan açıkça iflas edecekler, krizlerden krizlere girecekler, acınası hallere düşecekler, buna mani olmaya çalışan ve bu ülkelerle/hükumetlerle akıllara zarar seviyede kara para işleri yapanlar yine Ruslar…

Türkiye’ye dair söylediklerimi çoktan yapmışım, onlarca banka, onlarca dev holding bir arada batmış, aslında AKPKK ve bütün şürekası çökmüş, son gayretle ayakta tutmaya çalışanlar yine Ruslar… Böyle bir anda ülkemdeki gizli Ermeniler azıyorlar, arkalarında yine Ruslar…

Senelerdir metafizik saldırıları bitmek bilmeyenler, kendilerinden sonra gayr-i resmi sömürgeleri haline getirdikleri milletlere de bize metafizik saldırılar yapma emri verenler, organizasyonu kuranlar, yine Ruslar…

Güya Türkiye’de nükleer santraller yapacaklarmış, bu iddianın ve görüntünün arkasında Türkiye’den çalanlar, kaçıranlar, Türkiye’de kara para aklayanlar, Türkiye’de örtülü işgal şartları oluşturmaya çalışanlar, türlü ihaneti ve pisliği açıkça sergileyenler, Türk milleti yiyecek kuru ekmeğe muhtaç hale getirilene kadar soyulmuşken bile hala soyanlar yine Ruslar…

Öfkesi arşa varmış, her an patlayacak halde olan Türk milleti, Tayyip’e ve çetesine meşru bir millet darbesi yapacak olsa, bu denli zulümden ve soygundan bir an evvel kurtulmaya teşebbüs edecek olsa, o anda ordusuyla bile Tayyip’in yanında duracak olanlar, Türk milletine karşı bu kadar alçalacak olanlar, arka plandan AKPKK ile bu hususlarda bile gizli yazılı anlaşmalar yapanlar, yine bunlar… Yine o kahrolası Ruslar…

Taksim’de, hiçbir hususta hür iradesi kalmamış, insanlık dışı bir ortamın, şartların, tehditlerin içine çekilmiş zavallı bir kadının eline bombalı paket veriliyor, bomba patlıyor, masum siviller paramparça oluyor ve bütün suç bir kadının üzerine yıkılıp kapatılmak isteniyor, baştan sona bu vahşetin, bu şeytanlığın arkasında yine Ruslar…

Her yerde ayağıma dolanan Ruslar… Saymakla bitmez meselede yüzüme gülen ama sinsice karşımda mücadele veren hep Ruslar… Memleketimin yarısı aynı anda sallanıyor, on milyonla kişinin feci şekillerde ölmesi ve trilyon dolarla zararlar oluşması ihtimali var, saldırının arkasında yine Ruslar…

Uydulardan lazerle atışlar yapılır, ormanlar söndürüldükçe tekrar tekrar yanar, arkasında yine Ruslar…

Son yirmi senedir ülkemde iklimin ayarı kaçar, mevsimler birbirine girer, her hasat zamanına ramak kala tarlalarda ekinler yanar/kurur ve sera bölgelerinde hortumlar hep aynı zamanlamada yaşanır, arkasında yine o Allahsız Ruslar…

Dünyanın dört bir yanında balinalar, yunuslar, köpek balıkları, şiddetli sonar sinyallerine dayanamayıp, beyinleri parçalanacak gibi olup karaya vurup dururlar, arkasında yine o bir gram insanlığı kalmamış Ruslar çıkar…

Milletçe terörist, devletçe terörist Ruslar… Milletçe mafya, devletçe mafya Ruslar… Milletçe katliamcı, devletçe katliamcı Ruslar…

Ben böyle Rusları ve böyle terör, zulüm, vahşet devleti haline dönüşmüş Rusya’yı tarihe gömerim. Cihan karşıma çıksa, yine de gömerim. Şimdi, Rusların, açıkça düşmanlık yapabilecek cesaretle karşıma çıkmasını isterim. Çıkmasalar da üzerlerine gideceğim.

Kalleş Ruslar, kahpe Ruslar, fahişe Ruslar, namert Ruslar, ayyaş Ruslar, dinsiz Ruslar, sömürgesi Ruslar, kan emici Ruslar, milyarla insanın damarlarında uyuşturucu olmuş da akmakta olan Ruslar… Milyonlarca genç kadını kaçırıp da zorla fuhuş yaptıran Ruslar… Terör örgütleri kurup da her pisliği yapan ve sonra görünürde bunun suçunu Müslümanların üzerine yıkan Ruslar… Taliban isimli sözde terör örgütünü bile meşru hükumet olarak tanımaya teşebbüs edebilen Ruslar…

Korona oyunlarıyla yapılan katliamlara, organ hırsızlığına, insan kaçakçılığına, genetik saldırılara, her kısmına seve seve ortak olan Ruslar…

Türkiye’deki Büyükelçiliği ve konsoloslukları terör örgütü teşkilatı, ihanet teşkilatı, sömürme teşkilatı, su-i kast teşkilatı olarak çalışan Ruslar…

Onlarca milleti zorla asimile eden, her fırsatta katleden, hala zorla tahakkümü altına tutan Ruslar… Gerçek/asıl Deccale ve İblis’e çok eskiden beri ruhunu satmış olan ve onlara her zaman beleş askerlik yapan Ruslar…

Bu dünyada böyle bir Rus milleti ve Rusya bırakmayacağım.

Deccalin elinden kısa sürede Rus ve Rusya kartını da alacağım. Kimin neye itirazı varsa, ne hüneri varsa, ne kadar gücü varsa, karşıma çıksın. Bu dediklerimi de hemen şimdiden başlayarak yapacağım. Yeter artık, yansın bu dünya…

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Ben burada oyun oynamıyorum

– Tayvan’ın çevre ülkelerle yaşadığı sorunlar bizim meselemiz değildir. Tayvan’ın Çin’e bağlanması ya da bağlanmaması da bizim için mühim değildir.  Tayvan meselesinden büyük bir askeri çatışma çıkması da bizim için çok mühim değildir. İhtimal dahilindeki bu askeri çatışmanın tarafı değiliz, olmayacağız. Zaten fiilen NATO üyesi de değiliz. Türkiye’de bu hususlarda da çatlak sesler istemiyorum. Herkes neye, kime destek verdiğini, nasıl oyunlar içinde kalacağını, Türkiye’yi nasıl bir ateşe atacağını ve dolayısıyla ne şiddette bir karşılık göreceğini iyice hesaplasın, kendi sonunu da düşünsün ona göre konuşsun ya da yazsın. 

– Kuzey Kore’yi ya da herhangi bir ülkeyi demokrasiye zorlayan biri değilim. Ben demokrat değilim. Hiçbir zaman da olmayacağım. Hiç kimseyi de demokrasi denilen şeytani sisteme zorlamayacağım. Hiç kimsenin de hiç kimseyi demokratik sisteme zorlama hakkı yok. Kuzey Kore’nin hali açıkça gözler önünde ve iyi bir halde değil. Sorunlarının çözümü demokraside de değil. Bunların haricinde, Kuzey Kore’nin şu anda Tayvan, Güney Kore ve Japonya meselelerinde taraf olması, hatta askeri çatışmalara dahil olması beni rahatsız etmiyor. 

– Benim haritamda Güney Kore, Tayvan, Japonya, Ukrayna, Finlandiya, İsveç, Norveç, İngiltere, İsrail, BAE, Katar, Kuveyt, Singapur, Danimarka, Hollanda, Ermenistan, İran denilen yerler yok. Bunlara çoktan çizik çektim. Bu coğrafyalarda siyasi haritalar değişecek. Bunların çoğuna zamanında gerekli eli uzattım, mühleti verdim, ikazlar yaptım ve kararlılıkla tercihlerini yaptılar. Sonlarını kendileri belirlediler.  Türkiye ve gerçek müttefikleri bu gibi devletler ve devletçikler konusunda batı dünyasından bu yana doğru esen suni rüzgarlara kapılmayacaklar. Batı dünyasının daha doğru ifadeyle grilerin, Asyanın söz konusu bölgelerine dair nasıl planları varsa, kendileri o planları uygulama peşinde koşacaklar. Bizi ve gerçek müttefiklerimizi bu işlere karıştırmayacaklar. Karıştırmaya kalkarlarsa safımız Asya safı olacak. 

– Batı dünyasının Türkiye’deki piyonlarından olan gizli Ermenileri/Hristiyanları ben listemden sileli yıllar oldu. Son süreçte de beni gizli Hristiyanlar hususunda kızdırdılar, öfkemi ve kararlarımı kısmen de olsa ilan ettim. O günden beri Türkiye’deki gizli Hristiyan hainlerde yaprak dökümü devam ediyor. Maddi kayıpları da can kayıpları da hızla artıyor. Daha da devam edecek. Buna rağmen, benimle ortak paydalarda hareket ediyormuş gibi görünen dünya genelindeki bazı unsurlar, ülkemizdeki gizli Hristiyan siyasetçilerin üzerine oynamaya başladılar. Bu, vahim bir hata… Hususiyle Amerika Birleşik Devletçiklerinde bulunan, kendilerine bir süredir sahayı/meydanı açtığım bazı unsurların, böyle bir anda bu kadar vahim bir karar vermeleri, akıl alır gibi değil. Bu hususta da ikazlarımı yapmış bulunayım.

– Tayyip’in ve çetesinin işi bitti. Bitti diye, gizli Hristiyanların sözde siyasi partilerini ve sözde siyasi liderlerini muhatap almak, alternatif görmek zorunluluğu yok. Ben Tayyip’i seçimle indirmeyeceğim. Meşru bir halk, adalet sistemi ve ordu darbesiyle indireceğim. Bunu yaparken hep söylediğim gibi gizli Hristiyanların sözde partilerini ve teşkilatlarını da toplayıp alacağım. TBMM’yi merkezi bir mahkeme salonu yapacağım. Bunu birkaç tekrarla ifade ettim. Nesi anlaşılamıyor, anlaşılıyorsa kime güveniliyor da karşımda aksi kararlar alınır, anlamak mümkün değil. Abdullah Gül başta olmak üzere, bu memlekete ve millete bu güne kadar her türlü ihanetleri etmiş, her türlü terörün ve bölücü faaliyetin içinde yer almış, her türlü kara para işlerinde faal olmuş gizli Hristiyanları kim desteklerse, onlara kimler meydan verirlerse, ben dünya genelinde onların hepsini boğarım. İşlerini de siyasi dengelerini de kara para işlerini de hep bozarım. İktidarlarını da dev şirketlerini de yıkarım. Benden söylemesi… Ben ülkemi İngiltere’nin örtülü işgalinden, sömürmesinden, dayatma rejiminden kurtarmak için bu kadar bedel ödüyorken, “Ben İngiltere’ye Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak için geldim” diyen gizli Ermeni hainin, ayağımın altında bile yeri olamaz. Onu da çetesini de onlarla birlikte hareket eden dünyadaki bütün tarafları da yerle yeksan ederim. Ben burada oyun oynamıyorum, vatan ve millet müdafaası yapıyorum. 

– Mısır denilen ülkede korku, endişe havası hakim. Ben Mısır’ı muhatap almaya bile değer görmüyorum. Geri çekilecekse çekilsin. Çekilmeyecekse, ne hüneri varsa karşımızda sergilesin. Yunanistan’dan sonraki hedefimiz olur. Mısır’ı da diktatörlerden, kara paracılardan, insan kasaplarından, insanlık düşmanlarından, satanist büyücülerden kurtarır ve topraklarımıza da dahil ederiz.

– Sadece Güney Azerbaycan değil, bütünüyle İran denilen o kadim Türk toprakları, ülkemizin topraklarına dahil olacaklar. Bunu bozmak için bölgeye askeri unsurlarını getirmek isteyenler, çok bahaneler aramasınlar, danışıklı oyunlar kurmasınlar, açıkça hemen getirsinler. “Getiremezler” demiyorum ama geri götüremezler.

– Avustralya da İngiltere’nin kontrolünden çıkacak. Bu süreçte Avustralya’ya hep beraber gereken destekleri vereceğiz. 

– Nükleer bir savaşa artık karşı değilim. Kim kime karşı kullanabiliyorsa kullansın, engellemeyeceğim. Sadece Türkiye’nin ve gerçek müttefiklerinin karşısında kullanılmasını engelleyeceğim. 

– Yerin altı cehenneme döndü. Uzaylı şehirlerinden bazıları çok perişan hallerde. Yananlar, çökenler, patlayanlar, toplu can kayıpları aldı yürüdü… Sürekli benimle irtibat kurmayı deniyorlar “Dur, dur” diye yalvarıyorlar. İkaz etmiştim. Yeryüzünde suni kuraklık, kıtlık, suni enerji krizi, insanlara ve hayvanlara yüksek teknolojili saldırılar devam ettikçe, LGBT baskısı devam ettikçe, terör devam ettikçe, organ ve insan kaçakçılığı devam ettikçe ben de yerin altında büyük sıkıntılara sebep olmaya devam edeceğim. Yeryüzünde İblis’in planlarına, Deccalin planlarına izin vermiyorum, vermeyeceğim. 

– Türkiye’de bulunan sivil ya da asker bütün Katarlıları ayrıca Türkiye vatandaşları arasından Katarla ya da Katarlılarla iş tutan herkesi oyundan düşüreceğim. Bunların büyük çoğunluğu kısa sürede ölecekler, diğerlerinin de başlarına gelmeyen kalmayacak. 

– Yeşillerin grilerin ya da diğer türlerin çatışmaları beni ilgilendirmiyor. Pakistan’ın başında İmran Han’ı, Brezilya’da Bolsonaro’yu görmek istemiyorum.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

..

Makinist yok


Tayyip’in hali çok fena… Sağlığı bozuk, idraki kapalı, hafızası ve muhakemesi sorunlu. Çevresi dağınık. İş görecek adamları yok. Parti çoktan çürüdü, dağıldı. Etrafındaki iş adamları da çok dağıldı, dağılıyor. Dövizi, faizi daha fazla suni müdahalelerle kontrolde tutması mümkün değil. Daha fazla karşılıksız para basmanın, Türkiye’nin varlıklarını üç kuruş nakit para için daha fazla peşkeş çekmenin, daha fazla gerçekleşmeyecek vaatlerde bulunmanın imkanı yok. Basın, medya ve sosyal medyayı daha fazla kontrol altında tutmaya çalışmanın faydası yok.

Dünyanın ve özelikle de bölgemizin siyasi, askeri, mali dengeleri de aleyhine döndü. Putin’in Tayyip’i iktidarda tutma çabası Putin’in dahi aleyhine döndü. İki kafadar kendilerince son kozlarını oynadılar ama o oyunları da aleyhlerine döndü. Savruldular, iyice çaresiz kaldılar, perişan oldular. Tayyip, seçimleri dahi göremeyecek. Saymakla bitmez sorunlar bir aradayken, Londra merkezli sistem de fena hallerde ve Tayyip’e daha fazla destek olabilmesi ve onu iktidarda tutabilmesi mümkün değil. Onu daha fazla iktidarda tutmak için Türkiye’nin gerçek mali tablosunu gizlemesi, suni müdahalelerle mali sahayı sakin tutabilmesi de mümkün değil. Kelin ilacı olsa, kendi başına sürecek. İngiltere’nin bir gücü kalmış olsa, kendini kurtaracak. Cerahat kocaman oldu, balon gibi şişti ve hiçbir hekim onu dikemez. Sadece Türkiye’de değil, bütün Ankebut Ağı ülkelerinde bu cerahat patlayacak.

Türkiye maliyesini/ekonomisini bir trene benzetirsek, şunu söyleyebiliriz. Tren var, raylar var, vagonlar var, yolcular var, hareket devam ediyor ama makinist yok. Bir hareket var, yol alınıyor ama karanlığa kurşun sıkmak misali… Her şey kontrol dışında… Hareketliliğin devam etmesi hiçbir tarafı aldatmasın. Ne olacağını hiçkimse bilemiyor. Hiçkimse bir adım ötesini göremiyor. Az ilerideki bir viraja süratle girip savrulursa bu tren, hiç şaşırtıcı olmayacak. Ya da durması gereken istasyonlarda hiç durmayınca, yine vahim sorunlar olacak. Tayyip’in danışmanı, şusu, busu görünerek Türkiye’yi gayr-i resmi şekilde bu güne kadar idare eden ABD/İngiliz/İsrail casuslarının da elleri kolları bağlı. Kara parayı boğduğum nispette Ankebut Ağı ülkeleri boğuldular, daha da boğuluyorlar. Ankebut Ağı kısa sürede çok büyük pazarlar, paralar, adamlar kaybetmişse, CIA casusu Abraham Kalın ne yapsın… Rusya ve Çin’le sıkı paslaşan Fahrettin Altun ne yapsın… Şu şartlarda hiçkimse o trenin kontrolünü elinde tutamaz.

Türkiye’nin milli güvenliği için, varlığı ve birliği için tehdit olan her meseleye müdahale etmeye devam edeceğim ama herkes bilmeli ki bundan gayrı hiçbir şeye müdahale etmeyeceğim. Olan olur, ölen ölür, çöken çöker. Hala bankalarda para tutanlara ya da parasını nakit olarak tutanlara da bir şey demeyeceğim. Sadece şunu eklerim ING bankası dahi batıyor ve batarken çok sayıda kişiyi, şirketi de batıracak gibi görünüyor. Elon Musk da kendisi ile beraber çok sayıda tarafı bir anda sıfırlayacak, batıracak diye görünüyor. Sistemin artık bunları bile ayakta tutacak gücü yok.

Parasızlık, çaresizlik, dünya siyasetindeki gerilmeyi, restleşmeyi, kavgaları artırıyor. Bu nakit sıkıntısını aşmak için bir an önce savaşlar başlatmayı ve hatta nükleer bombalar dahi kullanmayı isteyenler var. Türkiye olarak bu tarz çatışmaların içine düşmek zorunda kalmış olan tarafların hiçbirine destek vermeyecek, hiçbirinden yana olmayacağız. Birileri maliyesini ayakta tutmak için suni savaşlar çıkartacaksa, yeniden canlar yakacaksa, sömürecekse, çalacaksa, bizim duruşumuz belli… O yaptıklarını da ayrıca aleyhlerine çevirmektir bizim duruşumuz ve vazifemiz… Bundan sonra İngiltere ve ABD, Arap dünyasından da acil nakit bulamayacak. Arap dünyası ile muhtelif tarafların aralarının daha fazla açılmasını beklemek doğru olur. Zaman ilerledikçe kendi aralarındaki bölünmeler, ayrışmalar ve mücadeleler şiddetlenecektir. Bunun da dünya maliyesine ve türlü dengelere yansımaları olacaktır. Ben kısa süre sonra Biden’ı oyundan aldığımda bu, Araplara da yarayacaktır.

Çin hakkında risk puanını birkaç kademe daha artırmak lazım. Orada da sorunlar çok fazla ve çok büyük. Daha da büyüyeceği, çözülemeyeceği ve vahim gelişmelere sebep olacağı gözler önünde. Çin denilince bundan sonra herkesin aklına “Ankebut Ağı tarafından dengesiz ve hormonlu şekilde büyütülen, içi kof, dışı aldatıcı bir görüntüden ibaret bir ülke” gelmeli. Her an halk isyanlarının patlak vermesi ve kısa sürede bölünmesi muhtemel bir ülke gelmeli. Çin öylesine bitik bir ülke ki kendi vatandaşlarını sürekli nakite çevirse bile dönemiyor, maliyesini ayakta tutamıyor. Kara paranın boğulması, kara para üzerine sistemi kurulmuş olan Çin’i de boğdu. Baskıcı, dinsiz, ahlaksız rejimi, vatandaşlarını bir arada tutamıyor, tutamayacak. İstanbul’un verdiği fırsatları değerlendirmediği günlere o Çin lanetler edecek. Londra ya da George Soros ya da benzleri, bundan böyle dünyanın muhtelif taraflarını danışıklı dövüştüre dövüştüre bir dünya düzeni ve dengesi uygulamayacaklar. O sistem bitti, çöktü…

Japonya son zamanların en büyük mali krizleriyle boğuştuğunu itiraf etmeye başladı. Japon hükümdarı benimle irtibat kurup “Senin şartlarına uyacağız” dedi. Kabul etmedim. Bunca şeye rağmen kabul edebilirdim ama hala samimi bulmadım. Zaman istedi, vermedim. Japonyanın hem mali, hem toplumsal krizleri devleşecek. Japonya adasının zemini de iyice çürüdü ve yakın zamanda dünya tarihine geçen afetler, felaketler de yaşamaları ihtimali çok yüksek. Öyle olmayacaksa bile Japonya Allah’ın gazabına uğrayacak. Londra çökerken, en sadık köpeklerinden biri olan Japonya da çeşitli vesilelerle çökecek, parçalanacak. Bu sırada, başka milletlerin canlarını yaktıkları nispette canları yanacak ve toplu ölümler de olacak. Dünyanın dört bir yanında Japon sermayesi ve şirketi gibi görünen ama arka plandan Londra’ya ait olan onca devi kısa sürede yerlerde sürükleyeceğim. “Dur mfs, dur, yetti” diye inleyecekler, merhamet etmeyeceğim.

İngiltere’yi donanmasız bırakacağımı söylemiştim. Dünyada haberlere yansıyan arızalar, kazalar, patlamalar devede kulak bile değil. Son bir haftadır Ankebut Ağı dünyanın her yerinde adeta alev alev yanıyor. Kaybedilen adam, asker, subay, araç, cihaz, para çok yüksek seviyede… Bu seviyedeki yıkılışı, kayıpları durdurmak için başka gezegenlerdeki ortaklarından yardım dahi istediler. Uzun süre sonra, Kaf dağının yakınlarına kalabalık uzaylı taraflar geldiler, içeri yine giremediler ama metafizik çatışmalarda Ankebut Ağına destek vermek istediler. Varlık dahi gösteremediler.

Yunanistan ve adalar meselesinde… Güney Azerbaycan meselesinde… Irak meselesinde… Ukrayna meselesinde… Ve diğer bütün meselelerde Londra kaybeden taraf oldu. Bundan sonra Londra’nın kazanan taraf olabilmesi, şartların tersine dönebilmesi ise mümkün görünmüyor. Londra kaybederken, verilen bütün fırsatlara rağmen hala Londra’dan yana olanlar da kaybedenler kulübünde yerlerini aldılar. Şu anda dünya üzerinde yaşananların asıl sebepleri bunlar.

Hala kaybetmek isteyen herkese kapılar sonuna kadar açık, koşsunlar Londra’ya…

Unutmadan şunu da ekleyeyim, Sabancı ailesi haddi iyice aştı. Bundan sonra Sabancıları kısa sürede çökerteceğim ve bu süreçte onlara selam vereni bile onlarla birlikte çökerteceğim.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi