Etiket arşivi: İtalya

Acele etmeliler


Almanya, İstanbul yanlısı bir duruşu resmen sergilediği andan itibaren, Almanya’ya düşmanlık yapanlar, İstanbul’un, İstanbul merkezli sistemin tamamının düşmanı olarak görülecekler. Gerekli karşılıkları da alacaklar.

Önce metafizik tekniklerle çok ağır darbeler alacaklar. Hemen peşinden siyasi, mali ve askeri dengeler onların üzerine yıkılacak. Sorunlarla boğuşmaktan gözlerinin önünü bile göremeyecekler. Düz yolda bile yürüyemez olacaklar.

İtalya’da hükumeti değiştirmek isteyenler için de vakit iyice daraldı. Onlar da somut adımlar atmaya başladıkları gibi İstanbul’un gölgesi altına girmiş olacaklar. Açık destekler görecekler.

Ayrıca bilinmeli ki bizim Yahudi karşıtlığımız ırkçılık tarzında değil… Sahabenin arasında Yahudi olanları vardı ve hiçbir zaman ırkçı tavırlar görmediler, dışlanmadılar, eziyet görmediler. Bizim nasıl Yahudilere karşıt olduğumuzu herkes biliyor. Bu nedenle, Yahudi ırkından olanlar arasında İslam dinini tercih ederek kardeşimiz olanlar, şayet samimilerse, bunu ilan etmekten ve bizimle irtibat kurmaktan hiç çekinmesinler. Onlar da İstanbul’un kanatları altına girsinler.

Yerin altıyla, üstüyle büyük bir çöküşe sürüklenen, çok büyük kayıplar yaşamakta olan ülkelere hep aynı şeyi söyledim, söylüyorum. Onların da kurtuluşu İstanbul merkezli sisteme samimiyetle uyum sağlamak. Altın kural çok net: Kimseye zarar vermeyen, kimseden zarar görmeyecek….

Bu taraflar, İstanbul ile derhal somut irtibatlarını kurmalılar. Bunca yıllık savaşın tazminatları olacağını da baştan kabullenmeliler. İstanbul yanlısı resmi açıklamalarını da zaman kaybetmeden yapmalılar. Bunu yapanlardan sinyal hemen kesilecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

İtalya meselesine gelince…


27 Ocak 2023 Cuma günü, TSİ 17:00’ye kadar Meloni hükumeti devrilmişse ve yerine İstanbul’la yoluna devam etmek zorunluluğunda olduğunu kabullenmiş ve aklı başında bir hükumet gelmişse… Bu yeni hükumet acilen gerekli İstanbul yanlısı açıklamaları ve siyasi/mali hamleleri yapmışsa… İşte o şartlarda İtalya’nın bir şansı daha var.

Aksi halde, en büyük şirketleri bile kısa sürede batmış olan… Siyasi ve mali krizleri tsunami seviyede olan… Toplumsal sorunları ve halk ayaklanmaları dinmek bilmeyen… Sık sık silahlı iç çatışmalar yaşayan… Önümüzdeki 20 sene boyunca dertten derde düşecek, aç gezecek, sefilleri oynayacak, kimseden destek bulamayacak olan bir İtalya olacak… İhtimal ki bu sorunlar devleşerek devam ederken İtalya toprakları çok kısa sürede başka bir ülkenin hakimiyetine girecek. Bu, AB’ne de son darbelerden biri olacak. Detaylar değişebilir ama İtalya’nın önünde kesinlikle hayırlı bir süreç olmayacak.

İtalya’nın mevcut şartları gözler önünde ve zaten iki güne hükumet falan değişmez. Aslında sonuç şimdiden gözler önünde ama ben bürokratik teferruata da ayak uyduruyorum. Aslında biraz da işin tadını çıkartmak istiyorum. Zaten fark ediliyordur. Böyle liderlerin ve böyle ülkelerin sonunun nasıl olacağını bütün insanlık bir kez daha görsün diye de sözü, süreci uzatıyorum.

İtalya da ezilip geçilmeyi hak ediyor. İtalya’nın bünyesine de insanlık, iyilik, güzellik ters geliyor. Sorunlara, bünyenin tuhaflaşmasına ve sarsılmasına sebep oluyor. Her şey İtalya’da da o seviyede ters yüz olmuş.

İtalya’ya yapacaklarım zaten bana da uyar ve bu vesile ile de Vatikan denilen o çıbanı oradan yolar, söker atarım. İnsanlık bir rahat nefes alır. Çoluk, çocuk kurtulur.

Şu andan itibaren İtalya da yoğun sinyale girecek. Ankebut Ağına bağlı özel şirketleri, fabrikaları bile işlemez hale gelecek. Askeri, ordusu, donanması, hava kuvvetleri, hiçbir şeyi kalmayacak. Zaten batak haldeler ve zorlama ile ayakta duruyorlar, çok kısa sürede çökmüş olacak. Bir daha da oraya en iyi ihtimalle 20 sene insanca fırsatlar uğramayacak. 20 sene boyunca kendi kendini temizleyecek ya da ihtimal o ki bir başka el dışarıdan müdahale ederek orayı topluca kısa sürede temizleyecek.

Şimdi İtalya için de cenaze töreni hazırlıklarına başlayabilirler. Ankebut Ağına bağlı ülkelere şans/fırsat vermeye, kıymet bilmediklerinde ve yanlış safta kaldıklarında ezip geçmeye devam ediyoruz, edeceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Mesai bitişine kadar bekleyeceğim

Bu akşam Türkiye’de mesai saati bitişine (Öğleden sonra 17:00) kadar bekleyeceğim.

O vakte kadar İtalya’daki Meloni hükumeti tarafını açıkça seçmemişse ve açıkça tarafını ilan etmek manasına gelen çıkışını da yapmamışsa… Onların da mühleti bitecek.

Oralara dair bütün projeler iptal edilerek rafa kaldırılacak. En az 20 yıl raftan inmeyecek ve başkalarının indirip yapma teşebbüslerine de asla izin vermeyeceğim.

Benim, projeler hususunda hiç acelem yok. Beklemem gerekiyorsa bin sene bile beklerim. Şu dünyada en iyi öğrendiğim şeylerden biri de sabır… Düşmanlarımın aklının alamayacağı kadar sabır sergileyebilirim.

İtalya, mesai bitişine kadar İstanbul’dan yana durmamışsa, sadece Meloni hükumetini değil, bütünüyle İtalya’yı sileceğim ve Avrupa’da en yoğun sinyale giren… Ayrıca siyasi, askeri ve mali dengeler üzerine en ağır şekilde çöken devlet İtalya olacak… Kısa süre içinde başına gelmeyen kalmayacak. Esed’den bile daha feci şekilde sert kayaya çarpacak.

Ben sıkıldım bu pis dünyanın pis tavırlarından, siyasetinden… Buraya insanlık getireceğim. Öyle ya da böyle, bu dünyayı temizleyeceğim, düzelteceğim. Herkesin omurgası olacak, omurgasızlar gibi yaşamak isteyenlerin başlarına gelmeyen kalmayacak. Benim onlarca alternatifli planlarım zaten var.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Şu Tiren denizini de mi çevirsek, ne yapsak…


Adaları ana karaya bağlamış oluruz ve kötü hava şartlarında da kesintisiz ve hızlı ulaşım imkanı olur. Anakara ile adalar arasında su ve elektrik hatları da çekilmiş olur. Bir yandan da Tiren denizi ve İtalya’nın batı sahilleri tsunami tehlikesinden çok büyük oranda korunmuş olur.

Hem de koca Tiren denizi bir deniz çiftliğine dönüştürülür. Suni müdahalelerle, istenilen şartlarda deniz canlılığı oluşturulur.

Bir de Tren denizinin üzerine piramit şekilli deniz seralarından yüz binlerce serdik mi… Bir de tatil maksatlı, ailece güvenle kalınabilecek ve piramit şekilli deniz araçlarından/evlerinden yüksek sayıda sahil şeridine serdik mi… Harika olur.

Zaten o piramit deniz seraları, eş zamanlı olarak temiz su, elektrik enerjisi ve bitkiler de üretecekler.

Orası darphane misali para basar…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İspanya ve İtalya’da geniş ve derin kanallar açılacak

İspanya ve İtalya’da geniş ve derin kanallar açılacak. Tam yerleri, o çizdiğim yerler olmak zorunda değil ama yakın bir yerlerde olacak bu kanallar. Kanallar sayesinde İspanya ve İtalya ada ülkesi olacaklar. Cebel-i Tarık boğazı daha da genişletilebilir ama bu kesinleşmiş değil. Bunlar yapılarak Ak denizin suyunun çok daha hızlı tazelenmesi ve Ak denizdeki canlılığın artırılması sağlanacak.

Ayrıca İspanya ile Fransa arasındaki kanalda da yüksek akıntı olacak. Bu akıntı da elektrik enerjisi üretmekte ve batı aleminin ihtiyacının bir kısmı karşılamakta kullanılacak. Bu kanal açılırken de çok madenler, hazineler çıkacaktır. Kanalın çevresi çok değerlenecek ve çok kazandıracaktır.

Biz Kara denizi Hazar denizine, Hazar denizini Basra körfezine bağlayınca bütün bu hatlarda çok yüksek akıntı oluşacak. Türkiye içinde dolaşacak kanallarda da daha iyi akıntı oluşacak. Bize sürekli ve tazyikli akıntı lazım. Akıntı ne kadar sürekli ve tazyikli olursa o kadar faydalı olacak. Ona göre bol elektrik üretilecek bütün kanallarda hatta ülke içi kanallarda… Ona göre kanalların suyu tazlenecek ve içindeki deniz canlıları çoğalacak, sağlıklı olacak. Kanallar içindeki sular daha serin kalacak ve bu da canlılar için çok mühim.

İşte Fransa ile İspanya arasındaki o kanalın açılması da bütün bu sistemin daha iyi beslenmesini sağlayacak.

İtalya’da açılacak kanal da elektrik üretilmesini sağlayacak. Kanal, Adriyatik denizini de deniz çiftliğine dönüştürmeye vesile olacak. Kanal sayesinde Adriyatik denizinin suyu da çok hızlı tazelenecek.

Adriyatik denizinin işaretlediğim o girişine de bariyerli köprü yapılacak. Kanal kısmında da bariyerli köprü olacak. Su akıntısına sorun çıkmayacak ama deniz canlılarının geçişi çok büyük oranda kapatılacak. Böylece Adriyatik denizinde istenilen tarzda deniz canlılarının çoğalması sağlanacak. Venedik’e yakın böyle bir kanal olması, bölge insanı için çok faydalı olacaktır. Oralarda da arazi değerlenir, turizm daha yaygınlaşır.

Üstelik Venedik’i kurtarmak için çareler arıyorlar. Onun çaresi de bu proje… Gerekli görüldüğü zamanlarda hem kanaldaki köprüler hem de Adriyatik denizinin girişindeki köprü tamamen kapatılabilir. Suyun Venedik kısmında yükselmesi önlenebilir.

İtalyan halkının çoğunun kökeni Türk… Bu gibi projeler vesilesi ile de onlarla kaynaşabilir, dostça yaşayabiliriz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi