Etiket arşivi: İkinci Abdülhamid

İkinci Abdülhamid basit bir piyondu

(Bu yayın, Mehmet Fahri Sertkaya’nın sosyal medya uygulamasında bir takipçisi ile yazışmasının tek taraflı olarak yayınlanmış halidir)

İşte Osmanlı’nın son zamanında neyin neden yaşandığını, kimin aslında neye hizmet ettiğini bilebilmek, bulabilmek de söz konusu tarafları, dengeleri bilmekle bağlantılı.

İkinci Abdülhamid bile bu dengeler arasında kullanılan çok çok basit bir piyondu. Değil İslam’la, insanlıkla bile bağı yoktu.

Taraflardan/gruplardan biri Osmanlı’ya dair planlar yapıp uygulamak isterken, diğer grup ise onlara karşı hamleler yapıyordu. Görünürde Osmanlı koflaşıp yozlaşıp içten çöküyordu.

Bu da doğru ama daha derinden bakılınca Osmanlı, İngiltere’ye çalışan masonlar tarafından kasten içten çökertiliyordu. Bu kısmın içinde de Hristiyanlar, Yahudiler ve daha farklı taraflar, grupların anlaşmazlıkları neticesinde yaşanan karmaşık hadiseler de var ama daha da derinden bakılınca, uzaylılar Osmanlı üzerindeki emellerini uyguluyor ya da uygulamak isteyenlere karşı siyaset sergiliyorlardı.

Abdülhamid gençlik yıllarından beri, bize anlatılanların tam aksine bir kişiydi.

Yahudi ve Ermeni tüccarlarla, kara paracılarla, hainlerle kaynaşmış, kenetlenmiş bir kişiydi.

Güya Osmanlı’yı “her şeye rağmen” ayakta tutmak için yaptığı siyaset, kendi kararlarına, kendi istihbaratına dayanmıyordu. Arka planda onu yönlendiren gizli adamlar vardı, bunların da bağlantıları İngilere’ye, Yahudilere, Ermenilere/Hristiyanlara çıkıyordu

Abdülhamid, sahada yaşanan karmakarışık dengeler arasında kendince safını belirlemiş ama kesinlikle Türk/İslam safını seçmemiş bir kişiydi.

İddia edilenin ve zan edilenin aksine Ermeni düşmanı değildi. Ermenileri hep çok sevdi, sinsice kolladı. Bunu artık görmemek için kör olmak ya da hakkaniyet nedir bilmeyen, Allah’tan da korkmayan bir münafık olmak lazım.

Gerçek üstazımız, ikinci Abdülhamid’i tasvip eden ve öven sözler de söylemedi, onlar da hep uydurma, cemaatimizi en tepeden ele geçirmiş olan kriptoların uydurmaları.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İslam’da kardeş katline ruhsat yoktur

B. D. T (Akademi Dergisi takipçisi) :

Şu son yazınızı okudum. Fatih mi diyeyim Fatih Hz.leri mi şaşırdım. O zaman beşikteki kardeşleri kim katlediyor. Biz yıllarca şeriat için mübah diyenleri mi savunduk. Bunun aslı nedir?

Mehmet Fahri Sertkaya:

V.a.s.

Hukukun temel kaidesidir, suçu olmayan masumdur ve cezalandırılamaz. Yarın bir cani, bir katil olma ihtimalin var diye seni asmaya kalksalar, ne dersin? İslam alimleri de adli tıpçılar da hem fikirler ki her insanın içinde bir şeytan uyuyor. Buna rağmen, insan o şeytana uymadan, cezalandırılması gereken suçları işlemeden asla cezalandırılamaz. O çocuklar masumdurlar. İslam’da kardeş katli diye bir şeye ruhsat yok. “Ekseri ulema cevaz verdi” denmiş, asırlardır neden kimse o ulemanın isimlerini sıralayamamış. Aslında çok basit bir ihanet oyunu oynanmış. Üzerine altı asır geçecek de “Hani Roma fethedilmedi hala?” diye soran pek olmamış, olmuyor. Hz. Osman efendimiz de İstanbul’un fethinin ahir zamanda olacağını haber vermiş. Bu kirli oyunu meydana çıkartan daha pek çok husus var ama birden anlatmak fazlasıyla sarsıcı oluyor. İnsanlar biraz araştırmaya baksalar, kendileri de bulacaklar, görecekler.

Bizim ölçümüz Kur’an ve sünnet, Osmanlı değil… Osmanlı hatasız, kusursuz değildi. Çok güzelliklerin, çok hizmetlerin yanında çok sıkıntılı yanları da vardı. Belki de Osmanlı padişahlarının yarısı biyonik robotlardı ya da kendilerini gayr-i müslim gören kişilerdi. İkinci Abdülhamid’de ve Kanuni’de bile ciddi sıkıntılar var. Gerisini var sen düşün.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi