Etiket arşivi: İblis

Hepsini bir gece vakti ansızın öldürüp geçeceğiz…

Sabah sabah bir kişiye 21 bin kadar medyumun aynı anda saldırması, düşmanlarımızın ne kadar kötü halde olduğunu ve sonu gördüklerini mi gösterir?

Metafizikçi arkadaşlarım hepsini çarpıyorlar. Verdiğimiz ilk karşılıkla beraber on bin kadarı dağılıp kaçtı ve şu anda öle öle beş bin kadar kaldılar.

Benim Trump rolüne girenleri ya da dünyada biyonik robotlarla dolaşanları öldürüp durmak gibi bir niyetim şimdilik yok. Bunu yapardım ama şu anda bunu yapmak hem dünya siyasetinde kaos çıkartır hem de Ankebut Ağı ile farklı ilişkiler kurmak istediğim şu süreçte onları zora düşürmek istemiyorum.

Benim şu anda en öncelikli düşmanım Rusya ve Çin… Şu konsey, kararlarımı daha iyi anlayabilse ve daha isabetli kararlar alabilse onlar için de bizim için de daha iyi olacak. Onların da bizim de Grilerden ve Yeşillerden kurtulması gerekiyor.

Bu arada, ilk defa bu kadar büyük/kalabalık bir medyum saldırısı altında kaldım ve bazı şeyleri iyice idrak ettim. 4.500 çok azmış, ben aynı anda 20 binden fazla medyumun saldırısına rağmen sarsılmıyormuşum.

Aynı anda bana musallat olan binlerce cin kabilesi ve bana yapılan yüzlerce kara büyü de olsa, sonuç değişmiyormuş.

Baştan söylemiştim: Benim de bir vazifem var ve vazifem bitene kadar Allah beni de koruyacak.

Bu böyle devam ederse Grilerin ve Yeşillerin idari kadrosunda kimler varsa hepsini bir gece vakti ansızın öldürüp geçeceğiz.

Ben hep önden böyle ikaz ederim, çoğunlukla muhataplarım kale almazlar ve sonra verdiğim mühlet biter, dediğimi de yaparım. Sonra ne acayiptir ki yine ben kötü adam olurum.

Cinleri de çok uyardım ve çok mühlet verdim ama dinlemediler. Canları çok fena yandı.

İki numaralı Trump kopyası korona değildi. Aldığı şiddetli metafizik darbelerden ötürü çok yorgundu ve hafif yaralıydı. Bu öfkeyle bir gece yarısı operasyonu yaptırdı ve neticesinde ağır yaralanıp kaçtı. Sonra da öldü.

Bu süreç boyunca biz üzerine hiç gitmedik. Kaçtığı halde bile kovalamadık. Biz onu öldürmek teşebbüsünde bulunmadık, çünkü bu hesaplarımıza uymuyordu.

Uzun grilerin idari kadrosu, bu sabahki saldırıyı yaptırmadan önce toplantı yaptı. Çok çaresiz ve öfkeliydiler. Masaya vura vura konuşanları vardı. Dün bize yaptıkları saldırılarda çok yüksek sayıda medyumu aynı anda üzerimize gönderdiler ama yüksek sayıda kayıp verdiler.

Aralarından bir tanesi toplantıda yine de daha fazla medyum göndermeyi teklif etti. Diğeri, bunun hesabını veremeyeceklerini ifade etti. Toplantıya Yeşillerin reisi de katıldı ve çok kibirliydi. Neticede bu sabahki saldırıyı kararlaştırdılar ve aynı anda çok yaklaşık 21 bin kadar medyum görevlendirdiler.

Şimdi daha da büyük bir krizdeler. Sinirleri bozuk, korkuyorlar, çekiniyorlar, çaresizler.

Dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık olarak dört yüz bin kadar daha cin kabilesi yok edildi. İki günde yok edilen cin kabilesi sayısı üç yüz bine çok yaklaştı. Öldürülen toplam cin sayısını bilmek çok zor ama kabile sayısını üç ya da beş milyar ile çarparak yaklaşık sayılar bulunabilir.

Ayrıca dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 300 bin medyum öldü.

Sadece bu sabahtan bu saate kadar çok yaklaşık 25 bin medyum öldü. Hala çatışmalar devam ediyor ve ölü sayıları durmadan artıyor.

Dünyanın dört bir yanında çok yüksek sayıda Satanist ayinleri yapılıyor ve çıldırmışçasına İblis’e insan kurban ediliyor. Cesetler üzerinden büyüler yapılıyor.

On binlerce ifrit cin kabilesi seferber edildi, çok şiddetli çatışmalar var. İblis öfkeden çığlıklar attı, çıldırdı ve sistemi çökmeden önce bütün cinleri gözünden çıkartıyor. Yakında ona selam veren bile kalmayacak, bunu çok iyi anladı

Dünya insanlarından ve başka dünyaların insanlarından olup cinler alemiyle irtibatı olan kişiler, sanki cinler aleminin yok oluşunu izliyorlar… Şu günü görmeseler, hayallerinden bile böyle bir şey geçirmezlerdi. Bunun gerçek olabileceğine ihtimal bile vermezlerdi.

İki arada bir derede kalarak aklını yitiren, kaçan, kendini öldüren cinler var.

Kabile kabile Müslüman olan cinler de var. On binlerce cin kabilesi topluca müslüman oldu, oluyor.

Eş zamanlı yapılan medyum saldırılarında medyum sayısı 28 bine kadar çıktı.

Bunu yazmakta tereddüt ettim ama ayıptır söylemesi, ben o kadar rahatım ki gazoz içiyor, biraz kuruyemişim vardı, onu yiyorum. 😁

Zavallılar, ben öldürecekleri ümidiyle ve ölüme yaklaştığım zannıyla cepheye koşuyorlar

Bu hizmete, bu cihada zararı dokunmuş kim varsa sorgulanıp kafaları vuruluyor.

Cinler aleminde küçük bir kıyamet yaşanıyor.

Ben onlara “Bana, ekibime, cemaatimin mensuplarına ve Ankebut Operasyonunda saf tutmuş hiç kimseye ve yolu benim sistemime çıkacak olup yolunu kestiğiniz kimselere, bundan sonra asla musallat olmayacaksınız. Bunu içinizden kim yaparsa hem onu hem kabilesini yok edeceğim” demiştim

Sahada Hz.Üstazımız, Kemal Bey Ağabeyimiz, Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz başta olmak üzere sayılamayacak kadar çok sayıda büyük zatlar var.

Evliyanın, şühedanın ruhaniyetleri de var. Ordumuz devasa bir ordu.

Bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 45 bin medyum öldü ve sayı hızla artıyor.

Sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık sayılar:

96 bin cin kabilesi dağıtıldı. Bunlardan 49 bini tamamen yok edildi. 33 bini Müslüman oldu ve onlara zarar verilmedi.
Geriye kalanlar ya Müslüman kabilelere esir oldular ya da kaçtılar.

Rusya’dan bu defa benim mutlaka zarar göreceğime inananlar ve baştan sevinenler vardı. Son yayınlarımı görünce sarsıldılar ve gizli servislerine ve medyumlarına bu durumu teyit ettirme çabasına girdiler.

Ankebut ülkeleri/liderleri “Neler oluyor, satanistler, ayinler ne haldeler, bakalım/baktıralım” dediler. Ayinleri kontrol ettiler. Hepsi dağınık, hissiz, şuursuz haldeler… Bizi çarpmak isterken kendileri çarpılıyorlar.

Ensemde biraz ağırlık var, sol ve sağ kulak arkasına kalan kısımda da ağırlık ya da çok hafif sızı denilebilecek haller var. Midem bile bulanmadı, başım bile dönmedi, baygınlık mı? Yanından bile geçmedi… Lakin yorgunluk var. O kadar olsun, karşımızda trilyonlarca can kaybı var.

Yeni bir dünya, yani bir çağ, artık daha da yakın. Bütün bunların insanlar alemine tesiri çok büyük olacak.

Ne zaman ki böyle büyük harpler olsa, bizim alemimizde orman ölümleri, kayıplar, intiharlar, evde ölü bulunmalar birden artıyor.

İstihbarat ve emniyet teşkilatları bunları görüyorlar, biliyorlar. Zaten metafizik ekipleri ile çatışmaları ve sonuçlarını ve hatta bunlara dahil olan insanların bazısını da görebiliyorlar.

“Ölmek isteyenler gelsin, sahadayız” demiştim, geldiler ve öldüler.

Sabahtan bu yana yok edilen cin kabilesi sayısı çok yaklaşık 910 bin. Müslüman olanlar çok yaklaşık 50 bin kabile. Öldürülen medyum sayısı çok yaklaşık 540 bin. Sadece Yeşiller ve Griler değil, onlarla paslaşan çok farklı türler de katıldılar. Sadece on dakika içinde 30 binden fazla medyumun öldüğü oldu.

Saha hala boş değil ve hala ölüyorlar. Bu yazılanları metafizikçiler, üfürükçüler kısa sürede doğrulayabilirler.

1,4 milyon cin kabilesi artık yok. Savaş hala devam ediyor ve şu anda bile 200 bin kadar cin kabilesi ölmeye can atıyor.

İblis, cin kabilelerini bozuk para misali harcıyor.

Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:27)

Üfurme mfs üfurme.bak ben burdayım hayla yaşıyorum beni öldürdün sandın sana ancak bu ve bunun gibi salaklar inanir.

Senden de tüm insanoglundanda alayında da nefret ediyorum ufurup ufurup canımızı sıkmaya.noktaaa

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020,13:35)

Sen aynı reis değilsin, o reis çoktan öldü.

Çok mu yandın, neredeyse yalvaracak hale gelmişsin

Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:36)

Darbe diyelim

Ben ölmem demistimmm

Furkan Celep gibi olacak iken son anda yardımına yetiştiğim ve birkaç gündür yardımcı olduğum bir hanım kardeşimiz. Kendisine hayatı boyunca cehennem azabı gibi acılar yaşatan ve hayatı boyunca musallat olan, defalarca intihara teşebbüs ettiren birkaç kabile reisi vardı. Tek seferde onları öldürmüştüm. Çatışmaların arttığı şu anlarda o kardeşimizi başka bir cin kontrole alıp bunları yazdırıyor.

Okumakta fayda var

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:55)

ve günlük okumalara katılın

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)

Dua ettiğim an boğazımı kiriyolar

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)

hepsi geçecek

hepsi senin hayrına

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)

Cekmediğim yasamadigim acı kalmadi

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)

özeline girmeden

birkaç satırla kim olduğunu ne yaşadığını

anlatabilir misin

ismini vermesen de olur

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)

Tabiyki.basinizi agritmasam

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:57)

sen yaz

ben işlerimin arasında dönüp bakıyorum mesajlara

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:57)

Tabiyki.hocam

Şuanda .. yaşındayım hocam …. yaşında öldü bu musibete yakalanmam

Aşırı sinirler vardı 23.24 yaşlarında eşim nederse bana batardi kurardım bagirirdim ona.sonra pişman olur kendimden nefret ederdim bu hep böyle oldu.öfke ve kinle.hatta hep derdim bak seni kiriyorum.sinir Hastanesi’ne götursen belki ilaç verirler

Namaz kılan biriydim hocam.25 yaşlarında sabah namazı için abdeste kalktığımda ister istemez lavabo aynasına bakarsınız baktığım an arkamda aynada arkamda duran yaratık görüp kacardim tekrar yatağa yorganın dibinr

Bu hep böyle olunca bide sabah namazı abdestlerinde

Sonra rüyalarla başladi

Altın zumrutlu öyle sahsahli bı koltukkmu derler tacta takmış ben karsisindayim kıral gibi etrafindada sayısız askerler emir verirlerdi yakalayın ben kacardim onlardan osiralar dua okuyabiliyorum ruyadada olsa nas suresi kurtuluyodum

Ondan sonra kacamiyodum ellerinden çok dovuyolardi herturlu işkence.uyandigimdada bihafta kalkamiyodum. bazi yerlerde morluklar vardi.

Kıral ama yüzü yaratık bedeni insan

Sonrası kaynanamla annemin kılığına girdiler.annem dövüp dövüp beni kaynanama kaynanamda dövüp anneme verirdi ben aylarca felçli gibi yatatdim

Kafaya koydum saniyodum.qz daha ikisini öldurecektim

Eşime dedim annenle vedalassan iyi olur hatta

Hocaya götürdü hoca dedi kızım gerçek sanma oyuna geliyorsun falan inandım binebze akillandim

Ondan sonra kıral güzel yüzlü oldu budefa aşk dileniyodu benden

Beni seveceksin seni çok seviyorum senin sahibin benim artık diye

Ben anlayamıyorum tabi kimseye eşim beni defalarca psikiyatride yatırdı iynelerle uyutuldum ama olsun ahattim.ciktigimda yine kemiklerim kiriliyodu beynim parçalara bolunuyodu

Hocam öyle acilarki tarifi yok

İntihara defalarca kalkistim ama ölemedim

Kaldıramıyorum çunku

Dağın hiç kolları olurmu.daglarin kolları vardı gel gel diye çağırıyordu dağlar beni

Bı muddette eşim kapıları kitledi kacmayayim diye

Bi hoca enson gittik dedi sana musallat olan kiral bitecek dedi

Öldürdüm dedi bitti desi

İnanamadim .bugece belli olur dedim hatta.cunku enagir darbe işkenceleri geceleri yasarim

O gece uyudum hocam bikadin geldi rüyama.sen kurtuldugunumu sandın. ben onun karisiyim.bizde bir gider bin gelir dedi .sen öleceksin.cigerlerin lime lime olacak dedi

Gerçekten yaptı daha beter iskemceler

Grup grup geliyorlardı

Artık ciddende görmeye başladım.ellerinde tas dumanı burnuma getirip koklatip beni yine aylarca felçli gibi edip iskencelere bogmalari

O hoca birgün dedi o kadini aldk.elimizde.kurtuldun dedi

Gerçektende kadın gelmedi

İki gün sonra akşamdı anı uyku bastı yatağa girdim.onlar geldiğinde ben taş oluyorum hocam

Sadece gözlerim hareket edebiliyo.yuzu saçlaryla kapalı biadsm

Afedersiniz ilişkiye girdi benle

Sonra 4 tane adam belirdi

Yatagimda adam onların sanki emir kuluydu.bilmedigim dilde biseyler diyodu

Oda emir kulu gibi hep başını egiyodu tm diyodu

Sadece Türkçe olarak ben size muhurlusun sen bizimsin dediler gittiler

Son olarak o hoca seni perdeleyecez dedi .çünkü grup grup geliyorlardı

Meğer perdelerden içimde enguclusu kalmis

İki yildirda bunla ugrasiyorum.cikmam diyormuş.ben çıkarsam kadının ciğerlerini de sokerim beraber ölürüz diyomus

Şimdide gelen gruplar fazla yaklasamiyo ama ailemin anlattiklarina göre ben evt tm bide robotik hallerle kapı esiklerine gidip evt kelimeleri diyomusum

Hocanın dediğine göre içimdeki talimat aliyomus onlardan

Onlarda pes etti

Benim inancım kalmadı artik

Çünkü bana hep bunu derler

Mezara kadar

Mezara kadar

Topluma giremiyorum.ailemle yanyana gelemiyorum.ya beni yaratığa çevirir yada boynumdan tutar yerlere serir bagirtir.yalnizsam sorun yok

Bunlar 13 yılın sadece özeti hocam.hakiinizi helal edin nolur

Başınız agrittim yine de bi ümit dedim.sizi iki yıldır takip ediyorum

Cinlerle medyumlarla savasiniz

Yazayım dedim

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 14:33)

iki yıldır neden bana yazmadın

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 14:33)

Ümidim yoktu hocam

Yine intihara meyillendim

Ondan yazdim

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 14:34)

tm

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 14:33)

Hocam

ben seni halini senden iyi anlayabiliyorum

Mehmet Fahri Sertkaya

Sanhedrin Hahamlarını idam kapsamında yargılayacak bir uluslararası mahkeme…

Sanhedrin hahamlarının idam cezası kapsamında yargılanmaları için uluslararası bir mahkeme kurulmalıdır.

İsteyen her ülke bu mahkemenin duruşmalarını canlı yayınlamalıdır. Mahkemenin/davanın bütün dosyaları/evrakları/delilleri dünya insanlığıyla şeffafça paylaşılmalıdır. İnsanlık görecek ki o dava bitip de o hahamlar topluca asıldıktan hemen sonra, dünyada bütün sorunlar hızlıca düzelmeye başlayacaktır.

O Sanhedrin hahamlarının uluslararası bir mahkemede yargılanıp asılmaları, insanlığın hakkıdır, hukuka uygundur ve insanlık için bir zarurettir. Buna mani olmak isteyecek İsrail, ABD ve diğer devletlerle harbe girmek bile bir zaruret olacaktır.

Dünya genelinde;

  • Fuhuş işi bunlarda…
  • Uyuşturucu işi bunlarda…
  • Organ işi bunlarda…
  • Silah işi bunlarda…
  • Terör örgütlerinin kontrolü bunlarda…
  • Art niyetle üretilen zararlı aşılarla insanlığı kısırlaştırma ve hasta etme, sakat doğumlara sebep olma işi bunlarda…
  • Milletleri kasten hasta edip hastahaneler üzerinden vurgun vurma işi bunlarda…
  • Devletlerin hazinelerini boşaltma işi bunlarda…
  • Milletlerin su kaynaklarına zehirleyici ve hasta edici maddeler katma işi bunlarda…
  • Aileyi, namusu, ahlakı yıkma işi bunlarda…
  • Uydurma bilim psikiyatri ve uydurma ilaçlarıyla trilyonlarca dolar vurgun vurma işi bunlarda…
  • Gıda ürünleri ve katkı maddeleriyle oynayarak insanlığı hasta etme işi bunlarda…
  • Hükumetleri devirme, liderleri öldürme, eğitim sistemlerini ve hukuk sistemlerini kasten bozma işleri bunlarda…

İnsanlığa zarar olan her ne iş varsa hepsinin arkasında İblis var ve İblis de bizim alemimizde bu işleri işte bu Sahnedrin hahamları, İsrail ve Amerika üzerinden yaptırıyor.

Sanhedrin Hahamları ve üzerinde bulunanlar…

Sanhedrin hahamlarından oluşan 13’ler Meclisinin üzerinde, 3 Kabalacı haham meclisi var. Bunlar, doğrudan İblis ile görüşüp ondan talimatlar alıyorlar.

3 Kabalacı haham da 13’ler Meclisine talimatları veriyor. 13’ler meclisi üzerinden talimatlar/planlar dünya genelindeki Satanist etkili ve yetkili kişiler üzerinden uygulamaya konuyor.

Adına ne derseniz deyin. Derin Dünya Devleti, Gizli Dünya Devleti, İlluminati, Şeytani İmparatorluk, Ankebut Ağı ya da başka bir şey…. İblis’in varlığının ve bunlara talimatlar yağdırdığının gözle görülür somut delilleri yok ama… 3’lerin, 13’lerin, dağıtılan 7’lerin dünya siyaseti üzerinde ve dünyadaki her türlü kara para işlerinde yönetici kadrolar olduklarının, bir saçak gibi aşağıya doğru kollara ayrılan bir teşkilatı yönettiklerinin, durmaksızın her türlü suçu işlediklerinin ve işlettiklerinin ve insanlık düşmanı olduklarının çok sayıda somut ispatı var.

O kadar çok ki şu Epstein meselesinden bile yola çıkılsa, bu sistem çökertilebilir. Daha somut ispatlarla yol alınabilecek binbir türlü mesele var…

Çok sayıda Amerikan başkanının o makama konmuş figüranlar olduklarını, Mason teşkilatı üzerinden Amerika’yı ya da daha çok sayıda başka ülkeyi onlarca senedir Satanistlerin yönettiğini, dünyayı da “Cumhuriyet” ve “demokrasi” diye diye ayakta uyuttuklarını, yüz seneden fazladır cehennem misali bir dünya düzeninin kasten sağlandığını ve insanlığın topyekun felaketinin hedeflendiğini, hukuki zeminde ve her türlü somut şüpheden uzak şekilde ispat etmek, evet mümkün…

Bu gerçekleşmesin diye zaten bu konuları bu şekilde konuşanları, Mason teşkilatının gerçek yüzünü anlatanları, İlluminati diyenleri, kendilerinin kontrolündeki basın ve medyada hemen alaya aldırıyorlar. Konuyu sulandırıyorlar.

Dahası, bu gibi tartışmalarda kendilerine çalışan adamların öne çıkmasını sağlayıp zihin bulandırıyorlar. Bu maksatla insanların kafalarını karıştıran açıklamalar, yönlendirmeler yaptırıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ankebut Ağının fikri altyapısı çöker…

Dün Şi’ra (Sirius) yıldızına, dünya tarihine, geçmişte milletlerin başına geçen uzaylı insanlara, kadim Mısır’a, Osiris’in bile bu dünyanın insanı olmadığına dair anlattıklarım, birilerinin, kafasına balyozla vurulmuş gibi sarsılmasına sebep oldu. Davalarının, yollarının ne kadar çürük, temelsiz ve bozuk olduğunu bir kez daha gördüler. O anlattıklarımı insanlık bir duysa o gün muharref Museviliğin, Masonluğun ve Ankebut Ağı’nın öğretileri temelden çöker.

Bu konulara dair geniş bilgisi olmayanlar şu anda kastettiğimi tam anlayamayacaktır ama Ankebut Ağı’nın mensuplarının dünya tarihine, dinlere, uzaya, cinlere, Şeytan’a nasıl baktığını, nelere nasıl inandığını, ideallerinin temelinde nelerin olduğunu ileride yapacağım yayınlarda işledikçe daha iyi kavrayacaklardır.

Mehmet Fahri Sertkaya

Akademi Dergisi ekibi olarak dün dört bir yandan ağır saldırı altındaydık

Akademi Dergisi ekibi olarak dün dört bir yandan ağır saldırı altındaydık. Bize gücü yetmeyenler, karşımızda dut yemiş bülbüle dönenler, kendilerini savunamaz hale düşenler hep cinlerle, büyülerle saldırıyor. Bir gün içinde İsrail’den, Irak’tan ve Türkiye içinden büyücüler, çok ağır büyüleri üst üste yaparak hücum ettiler.

Bunlardan biri de şu meşhur gizli Ermeni sahte şeyh/gavs Abdülbaki… Onun basit bir MİT piyonu olduğunu, Ankebut Ağı’nın pis işlerinin içinde olduğunu, tam bir din cahili ve üfürükçü olduğunu, ayrıca ahlaken dibe vurmuş bir ibne olduğunu, kendisine giden erkekleri büyülerle zihin kontrolüne alarak kirlettiğini anlatmıştık.

Geçen sefer biz sözümüzü söylemiştik, rahat durmalıydı, durmadı. Öyle ise onu da çarpacağız. Biraz mühleti var, kısa süre içinde, bu münafık insan şeytanını çarptığımızı duyuracağım ve isteyen yanına kadar gidip teyit edebilecek.

Akademi Dergisi bütün gerçekleri hiçbir engel tanımadan anlatmaya, duyurmaya devam edecek. Görünür, görünmez hiçbir vesile ile durdurulamayacak.

“Batıyoruz”

Dün çok ağır büyüleri üst üste yaparak bana ve ekibime saldıranlardan biri, bu gördüğünüz insan şeytanıydı. Bu kişi de dünyadaki bütün kara para işlerini en tepeden yöneten Sanhedrin hahamlarından biri…

Altı Sanhedrin hahamı ile Netenyahu’nun bir arada yaptığı çok gizli ve mühim toplantılarını dinledik. Konuşmalarını dinledikçe gördük ki bütün şartları/gelişmeleri doğru okumuşuz/yorumlamışız ve kendileri de “Batıyoruz, sistem çöküyor” diyor. Kendilerini dinlediğimizden kullandıkları metafizik teknikler sayesinde haberdar oldular. Buna çok kızdılar ve sonra yine şu dünyada en iyi bildikleri teknikle, büyü ile bize karşılık verdiler.

Bizde ciddi bir hasar yok, sadece ekibimden birinin canı biraz yandı. Şimdi ise onların canını yakma vakti…

Bu hahamın adı Adin Steinsaltz

Yedi kişiden oluşan Şeytan’ın Konseyi’nin de üstünde bulunan ve 13 kişiden oluşan 13’ler Meclisi’nin bir üyesi…

Şu anda dünyanın en önemli kişilerinden biri, çünkü bir yandan İsrail’i, MOSSAD’ı, Netenyahu’yu ve bunlar üzerinden ABD ile pekçok AB ülkesini yöneten kişi… Bir yandan ise dünyanın her yerinde hahamlar ve gizli Yahudiler ile Masonlar üzerinden sistemleşmiş olan ve her türlü kara para ve mafya işini yapan sistemin, Ankebut Ağı’nın en üst yöneticilerinden biri…

Ve şimdi onun da sert kayaya çapma vakti geldi…

Bu insan şeytanı, kendisini bir öğretmen, filozof, sosyal eleştirmen ve üretken bir yazar olarak tanıtıyor. Hayatı boyunca Yahudilerin eğitimine çalıştığı için, ülkesinin en büyük onuru olan İsrail Ödülü’nü kazandığını söylüyor. Bu asrın hatta Yahudi tarihinin en büyük hahamlarından biri olarak kabul ediliyor.

Haham Steinsaltz’ın, zoolojiden teolojiye ve sosyal bilimlere kadar çeşitli konularda 60’dan fazla kitap ve yüzlerce makale yazdığı söyleniyor. Özgün ve açık fikirli bir düşünür olarak tanınıyor ve dünya çapında yüzlerce Yahudi topluluğunda ders verdiği biliniyor.

Time Magazine tarafından bin yılda bir defa gelen bir akademisyen olarak tanıtıldı. Talmud’u tercüme etmenin ötesinde, Yahudiler için her zamankinden daha anlaşılabilir olmasını sağladı.

Bütün bunlar, Kudüs’te yaşayan Adin Steinsaltz hakkındaki resmi anlatımlar. O aslında bambaşka birisi…

Şeytan’ın uşağı

Adin Steinsaltz, gösterdiği yüzünün dışında aslında bambaşka birisi… Şeytan’a tapıyor. Şeytan’a tapınma ayinlerinde masum yetişkin insanların haricinde, küçücük masum çocukları da acımasızca katlediyor.

Hayatı boyunca Şeytan’ın dünya hakimiyeti için mücadele etti, ediyor. Adem oğullarının toptan felakete sürüklenmesini kendisine bir vazife biliyor. Yahudiler hariç bütün dünya milletlerine düşman.

Başında bulunduğu sistem sayesinde her gün binlerce insanın kanına giriyor. Dünyada bir gün içinde ölen insanların arasından binlercesinin gerçek katillerinden biri de Adin Steinsaltz’dır. Çünkü sistemi, hiç durmaksızın Adem oğullarını her türlü felakete sürüklemek için çalışıyor. Onları bilmeden, onları çözmeden dünyada aslında neler döndüğünü, neyin ne için yaşandığını bilemez, çözemezsiniz.

Devletleri, rejimleri, hükumetleri, siyasi partileri kontrolünde tutanlar bunlar…
Dev holdingilerin sahibi olanlar bunlar…
Gıdaların genetiği ile oynayanlar bunlar…

İnsanlığı kasten hasta edenler bunlar. Sonra ilaç dayatanlar ve ilaç endüstrisini elinde bulundurarak milyarlarca dolar çevirenler bunlar. İyi etmeyen bin çeşit ilacı bütün insanlığa yıllarca reçete ettirenler bunlar…

Dünyanın çok sayıda ülkesinde özel hastahaneler zincirlerini elinde bulunduranlar bunlar. Türkiye’deki Medipol, Medical Park, Memorial, Başkent Hastahaneleri ve daha pek çok hastahaneler bunlara ait. Hükumetleri, devlet kurumlarını, sözde insani yardım kuruluşlarını hatta Türk Kızılay’ını kontrollerinde tutarak dünyanın dört bir yanında her gün binlerce insanı organları için parçalayan uluslar arası organ mafyası, bunlar… An itibari ile Türkiye’nin Sağlık Bakanı olan Fahrettin Koca dahil, çok sayıda ülkenin sağlık bakanlarını belirleyenler ve kendilerine çalıştıranlar, bunlar…

Psikiyatri diye bir bilim dalı uyduranlar, bu uydurma bilim dahilinde uydurma ilaçları piyasaya sürenler, ellerinde tuttukları basın ve medya gücü ile, bilimsel temelden yoksun bu sözde bilim dalını ve sözde ilaçlarını insanlığa dayatanlar, bu sömürü ve zulüm çarkını çağdaşlık ve bilimsellik olarak gösterenler bunlar… Psikiyatriyi ve bir işe yaramayan ilaçlarını durdurmayı geçin, “eleştirilemez” hale getirenler bunlar…

Uydurma bilimin uydurma ilaçları üzerinden dünya genelinde bir senede yüz milyar dolardan fazla para çevirenler bunlar… O ilaçları kullandığı için dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişi acılar içinde kıvranıp sonra intihar ettiği halde, bu kadar büyük bir katliamı saniye umursamayıp gülüp geçenler bunlar… İnsanı, insandan saymayanlar, acıması, vicdanı, insafı, insani meziyetleri olmayanlar, dünya genelinde saymakla bitmez her türlü pis işi organize edenler bunlar…

Dünya genelinde fuhuş işi bunlarda… Sadece Ukrayna’dan beş yüz binden fazla genç kızı ve kadını kaçırıp başka ülkelerdeki fuhuş ağlarında tehditle ve uyuşturucu kontrolünde kullananlar bunlar…

İnsan kaçakçılığı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı da dünya genelinde bunlardan soruluyor. İlaç satmak için insanlığı kasten hasta ettikleri misali, silah satmak için dünyanın her yerinde terör örgütleri kuranlar, iç savaş ve hatta savaş çıkartanlar bunlar… Bunların toplamda kaç kanaldan birden insanlığa hücum ettiklerini konu başlıkları ile sıralamak bile uzun vakit alır.

Özeti şu ki ne kadar şeytanlaşırlarsa Şeytan’ın daha çok gözüne gireceklerine inananlar ve dünyanın şu Deccal küfrünü, zulmünü yaşamasını sağlayanlar işte bunlar…

Bunlar yani Ankebut Ağı’nı yöneten konseylerin üyeleri ve elbette aralarından biri olan Adin Steinsaltz…

Çok mesafe aldık…

İşte bu sistemin Türkiye ayağı nerede ise çöküyor. Buna, Ankebut Operasyonu sebep oluyor. Dünya genelinde ise çok ağır darbeler aldılar ve toparlanmaya dönük ani hamleler yapamazlarsa bir süre sonra dünya genelinde de çökecekler.

Benden nefret ediyorlar. Ekibimden de ve cemaatimizden de… Bizi bir türlü durduramayınca, en iyi bildikleri teknikle hücum ediyorlar. Normalde bir insanın birkaç dakika içinde cinnet haline girip kendini öldüreceği büyüleri üst üste yapıyorlar. Dün, sadece ben çok güçlü cinlerinden 15’ini öldürdüm, 25’ini ağır yaraladım. Yaralılar uzun süre kendilerine gelemezler, iyileşemezler. İyi olduklarında da bir daha üzerime gelemezler. Ayrıca ekip arkadaşlarım da dün toplamda onlarca cinlerini öldürdü. Bunu yapabilmemiz de bunları çıldırtıyor.

Yine bizi durduramadılar ve dinlemeden elde ettiklerimizi dünyaya duyurmamıza da mani olamayacaklar. Şimdi yazayım da herkes duysun bunların kendi aralarında neler konuştuğunu…

Mehmet Fahri Sertkaya

Vajinismusu yenmek çok kolay!

Tıbbın ya da uydurma bilim psikiyatrinin vajinismus şikayeti olanları iyi edebildiği nerede ise hiç görülmemiştir. Sadece ülkemizde, yıllarca hekim hekim dolaşıp netice alamayan hatta üstüne bir de çok sayıda uzman psikiyatra giderek netice alamayan, şifa bulamayan on binlerce kişi mevcuttur.

Bunun sebebi, bu halin bir hastalık değil cinni bir tesir oluşudur. Bu halin cinni bir tesir olduğuna inanmak da, bu inanç gereği çaresini aramak da, gösterilmek istendiği gibi yobazlık/gericilik, bilim dışılık değildir. Bilim, ispat edilene, neticeye bakar ve bazı sözde bilim adamları, vajinismus şikayeti olup da kendilerinin ‘üfürükçü’ diyerek alaya aldığı dinî şifacılara gidip kısa sürede şifa bulan on binlerce vak’ayı görmezden gelmeyi bilimsellik sayıyorlarsa da, işte asıl yobazlık/gericilik budur.

Vajinismus birkaç günde kolayca aşılabilir/aşılmaktadır. Dinî şifacılara başvurmayı topluma yobazlık ve suç göstermek, yobazlık ve suçtur. Vatandaşların bu yöndeki tercihine devletler dahi karışamaz. Bu özgürlüğü ve tercih hakkını sınırlandıramaz. 

Vajinismus diye fiziki ya da ruhi bir hastalık yoktur. Vajinismus olarak isimlendirilen hal, cinnî bir tesirin neticesidir. En sık yapılan büyülerden biridir. Kolayca yapılabildiği gibi kolayca da çözülebilmektedir. En çok da karı kocanın mutluluğunu, huzurunu çekemeyenler, ayrılmalarını sağlamak ya da bu kadarını başaramasalar bile mutluluklarını bozmak için bu gibi büyülerle kastederler. 

Cinlerin varlığı ayetler ile sabittir ve bu gerçeği inkar etmek kişiyi İslam dininden çıkarır. Cinlerin, kendilerini göstermeden insanlara ruhi ve fiziki anlamda tesir edebildikleri nass yani ayet ve hadisler ile sabittir. Hatta cinlerin karı kocanın arasını açtıkları da ayetle sabittir. (bkz. Bakara, 102) Şeytan dediğimiz Azazil de cin tayfasındandır, melek değildir. İlmihal bilgisine sahip müslümanlar bile bilir ki;

– Esnemek şeytandandır

– Besmelesiz yenileni şeytan yer

-Her insanın cinni bir arkadaşı vardır, bu kafirdir ve ona vesvese verir. 

Burada şeytan denilirken kastedilen, rahmetten kovulup lanetlendiğinde kendisine şeytan denilen Azazil değildir sadece… Onun evlatları da, orduları da vardır. Bunların bazıları ölümlüdür, yaklaşık bin beş yüz sene kadar ömür sürerler ama has kadrosuna da kendisine verildiği gibi Hazret-i Allah tarafından mühlet verilmiştir ve kıyamete kadar ölmezler, ölmeyecekler de insanlara zarar vermeye, insanlar için imtihan vesilesi olmaya devam edecekler. 

Cinlerin varlığına ve insanların bedeni ve ruhu üzerinde tesirleri olabildiğine inanmak, İslam dininin temel esaslarındandır. Cinler, insanların sadece ruhuna, zihnine, hayal dünyasına ve rüyalarına tesir etmezler. Tam anlamı ile beyin kontrolü yapabilecek kadar tesir altına alabildikten sonra bir insanın vücudu ile oyuncak bir bebekle oynar gibi oynayabilirler. Hatta bir insanın kendi beynini kontrol etmesi ile vücuduna yaptırabileceklerinden daha fazlasını yaptırabilirler cinler…

İradesini kaybetmiş, cinlerin tam kontrolüne girmiş bir insanın, kendisinden hiç ama hiç beklenmediği halde, bir anda ve çok başarılı şekilde ve ne yaptığını da tam bilmeden mükemmel şekilde ters taklalar attığını görebilirsiniz. Oysa bu insan kendi iradesi ile hareket ettiği anlarda böyle bir şeyi asla yapamayacak bir insandır. Cinni tesir altında iken bir insanın, çok yüksek teknik bilgi, eğitim, tecrübe ve kabiliyet gerektiren şeyleri yaptığını da görebilirsiniz. Ya da yapılmasında hiçbir zorluk olmayan, hiçbir eğitim ve özel kabiliyet gerektirmeyen şeyleri yapamadığını da görebilirsiniz. O insan o tesirden kurtarıldıktan sonra bu yaptıklarını ya da yapamadıklarını ya hiç hatırlayamayacak ya da kısmen hatırlayacak ve anlam da veremeyecektir.

Her Müslüman bilir ki cinler, insanların damarlarında kan gibi dolaşabilirler. Sinir sistemini bir bütün olarak kontrol edebilirler. Bazen kişinin iradesini tam kıramazlar ve her istedikleri anda kontrol edemezler de, ancak bazı zayıf düştüğü anlarda iradesini kırabilirler. Ya da iradesini her zaman bazı açılardan kırabilirler. Mesela bir vakit tam tesir edemezler de o anlarda cinsi münasebet kurmasına mani olamazlar ama başka bir anda olabilirler. Burada kişinin iradesi, inancı, gayreti, sabrı, iyi niyeti çok etkilidir. Ve bu gibi durumlar hekimler ya da sözde hekim psikiyatrlar tarafından olmadık şekillerde yorumlanır, üfürükçü diyerek alaya aldıkları dini şifacılara karşı, onların görüşlerini çürüten bir koz gibi kullanılmak istenir. Hemen ardından da böyle sıkıntılı hallere düşürülen insanlara ‘hasta’ denilir, boş yere masraflara sokulur, yan etkileri arasında intihar bile bulunan ilaçlara mahkum edilir. Yıllarca bir ümit ile oyalanır. 

Yine cinler, kişinin, kendi zihnine ve bedenine dair bir takım tuhaflıklar yaşadığını düşünüp sağlıklı bir karar almasını engelleyebilirler. 15-20 sene boyunca bile doktor doktor boş yere gezmesini sağlayabilirler ki dünya üzerinde bu halde olanlar, senelerce doktorlardan çare arayanlar ve bulamayanlar tahmin bile edemeyeceğiniz kadar yüksek sayıdadır. Bu insanlar “Belli ki bu sıkıntı hekimlik bir sıkıntı değil. Benim de bir yanlışım, eksiğim yok” deyip doğru teşhisi koymak istediklerinde de zihinleri cinler tarafından yönlendirilebilir ve bu gayretlerine mani olunabilir. 
Böyle insanlar için en kritik şey, çevresindeki insanların bilinçli ve iyi niyetli olmasıdır. Kendileri çok iyi niyetli, dürüst, yüksek ahlaklı, zeki insanlar da olsalar, nasıl bir tesirin altında olduklarını anlamalarına daha doğrusu anladıklarında bunda karar kılmalarına ve gereğini yapmalarına müsaade etmez cinler… Böyle insanları bu gibi tesirlerden, bu ilmi bilen gerçek dini şifacılarla, hocalarla görüşerek yakınları da çıkarabilir. Bu hale getirilmiş kişileri böyle bir yola/çabaya ikna etmeleri şart değildir. 

Vajinismus denilen hallere sebep olan büyüler çok ağır ve çözülmesi çok zor olan büyüler değildir. Bu gibi kişiler, bu ilimde yeterliliği/kabiliyeti olan zatların yanına gitmeseler bile, kendileri gerekli duaları okumasalar ve taşımasalar bile bu tesirden yakınlarının gayreti ile (onun niyetine okumakla ve onun niyetine manevi sebeplere uyarak) kurtarılabilirler. 
Dikkat edilmesi gereken bir husus da, piyasada dini şifacı gibi görünenlerin en az yüzde doksan dokuzunun sahtekar ve üfürükçü olduğudur.Bu nedenle şunlara dikkat edilmelidir: 

– İtikadı ehli sünnet (Sünni) müslüman olmayan, Vehhabi, Selefi ve Şii inancındaki kişilere gidilmemelidir. 

– Baştan ücret belirleyip para isteyenlere gidilmemelidir. İstemediği halde, gönül rızası ile de, imkan nispetinde bir miktar mutlaka verilmelidir, kibarca masasına bırakılmalıdır ki o da geçim temin edebilsin. 

– Kadın erkek arasındaki İslami kurallara dikkat etmeyenlere, kadınlarla bir odada baş başa kalanlara gidilmemelidir. 

– Yakınları yanında iken bile olsa kadınlarla tokalaşanlara, saçını başını açtıranlara gidilmemelidir. – Sigara içenlere, kendini methedenlere, namaz kılmayanlara gidilmemelidir. 

Yüzü nurlu, yüzünde secde izi görülen, haya sahibi, kadınlarla ailesinin de olduğu ortamda bile konuşurken mümkün mertebe yüzünü çevirip bakmadan konuşan, kibar, nazik, sakin, kırıcı olmayan, kimin yaptığı ya da yaptırdığı sorulunca asla cevaplamayan, soru sorulmadıkça çok da konuşmayan, kılık kıyafeti ve insanların ağırladığı mekanı temiz ve tertipli olan, üzerinde İslam ahlakı ve insanlığa hizmet gayreti görülen kişilere gidilmelidir. 

Mehmet Fahri Sertkaya