Etiket arşivi: Griler

Kaçmayın, kaçmayın

Kaçmayın, kaçmayın!

Her yer yıkılacak…

Bir bakarsınız, kaçtığınız yerler, buralardan önce yıkılır. Ecelden kaçılmaz ama sizin gibi hainlerin, kriptoların, kara paracıların, faizcilerin, sömürücülerin, kan emicilerin, tecavüzcülerin, işkencecilerin, insanlık düşmanlarının ölüm korkusu da kainat kadar büyük olur, bilirim. Hepinizi ciğerinize kadar tanırım, bilirim.

Hiçbir şeye benzemez sizin gibilerin ölüm korkusu… Haydi, ayinler yapın, kedileri köpekleri parçalayın, ayaklarını kesin? İblis babanıza sığının, korusun, kurtarsın sizi?

Bundan sonra dünyanın neresine giderseniz gidin hatta yapabiliyorsanız yer altı uzaylı şehirlerine girin, yine de helak olacaksınız. Bin kere tekrarla söylediğim o “mühlet devri” bitti.

Harp ilan ettiğiniz hazret-i Allah, hepinizi cehenneme dolduracak, bizleri de bu insanlık vazifesine vesile edecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Lanetlilerin müttefikleri


Rusya-Ukrayna danışıklı dövüşünde Ukrayna tarafında saf tutan… Ukrayna’nın yanında olmayı sanki bir cihad şuuru ile ilan eden, savunan silahlı ya da silahsız bütün Türk ve Müslüman unsurları… Daha doğrusu Türklüğü ve Müslümanlığı görüntüden ibaret kalmış münafık kiralık katilleri, kara paracıları, batı/NATO/Griler çetesinin eşkıyasını, metafizikle çarpacağız.

Bu rezilliğe en kısa sürede son vereceğiz. Hiçbir gerçek Türk/Müslüman, Ukrayna gibi yerin dibine geçesi bir sözde devletin yanında saf tutamaz. Lanetlilerle ittifak halinde olamaz. Hiç kimse Türklere/Müslümanlara böyle bir leke düşüremez.

Dilerim Allah’tan ki Ukrayna’ya bir değil, çok sayıda nükleer bomba peş peşe atılır da bu sırada Türk ve Müslüman gibi görünürken Ukrayna ordusu ile omuz omuza sahada olan münafıklar da cehennemlerine topluca yol alırlar.

Bir yandan nükleer bombalar, bir yandan da metafizik bombalar, ne kadar güzel bir ahenk sergilerler. Ortalık renk renk ışıklarla aydınlanır. Hatta o ışıklar İstanbul’dan bile görülür de keyif çayları, kahveleri içeriz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ben burada oyun oynamıyorum

– Tayvan’ın çevre ülkelerle yaşadığı sorunlar bizim meselemiz değildir. Tayvan’ın Çin’e bağlanması ya da bağlanmaması da bizim için mühim değildir.  Tayvan meselesinden büyük bir askeri çatışma çıkması da bizim için çok mühim değildir. İhtimal dahilindeki bu askeri çatışmanın tarafı değiliz, olmayacağız. Zaten fiilen NATO üyesi de değiliz. Türkiye’de bu hususlarda da çatlak sesler istemiyorum. Herkes neye, kime destek verdiğini, nasıl oyunlar içinde kalacağını, Türkiye’yi nasıl bir ateşe atacağını ve dolayısıyla ne şiddette bir karşılık göreceğini iyice hesaplasın, kendi sonunu da düşünsün ona göre konuşsun ya da yazsın. 

– Kuzey Kore’yi ya da herhangi bir ülkeyi demokrasiye zorlayan biri değilim. Ben demokrat değilim. Hiçbir zaman da olmayacağım. Hiç kimseyi de demokrasi denilen şeytani sisteme zorlamayacağım. Hiç kimsenin de hiç kimseyi demokratik sisteme zorlama hakkı yok. Kuzey Kore’nin hali açıkça gözler önünde ve iyi bir halde değil. Sorunlarının çözümü demokraside de değil. Bunların haricinde, Kuzey Kore’nin şu anda Tayvan, Güney Kore ve Japonya meselelerinde taraf olması, hatta askeri çatışmalara dahil olması beni rahatsız etmiyor. 

– Benim haritamda Güney Kore, Tayvan, Japonya, Ukrayna, Finlandiya, İsveç, Norveç, İngiltere, İsrail, BAE, Katar, Kuveyt, Singapur, Danimarka, Hollanda, Ermenistan, İran denilen yerler yok. Bunlara çoktan çizik çektim. Bu coğrafyalarda siyasi haritalar değişecek. Bunların çoğuna zamanında gerekli eli uzattım, mühleti verdim, ikazlar yaptım ve kararlılıkla tercihlerini yaptılar. Sonlarını kendileri belirlediler.  Türkiye ve gerçek müttefikleri bu gibi devletler ve devletçikler konusunda batı dünyasından bu yana doğru esen suni rüzgarlara kapılmayacaklar. Batı dünyasının daha doğru ifadeyle grilerin, Asyanın söz konusu bölgelerine dair nasıl planları varsa, kendileri o planları uygulama peşinde koşacaklar. Bizi ve gerçek müttefiklerimizi bu işlere karıştırmayacaklar. Karıştırmaya kalkarlarsa safımız Asya safı olacak. 

– Batı dünyasının Türkiye’deki piyonlarından olan gizli Ermenileri/Hristiyanları ben listemden sileli yıllar oldu. Son süreçte de beni gizli Hristiyanlar hususunda kızdırdılar, öfkemi ve kararlarımı kısmen de olsa ilan ettim. O günden beri Türkiye’deki gizli Hristiyan hainlerde yaprak dökümü devam ediyor. Maddi kayıpları da can kayıpları da hızla artıyor. Daha da devam edecek. Buna rağmen, benimle ortak paydalarda hareket ediyormuş gibi görünen dünya genelindeki bazı unsurlar, ülkemizdeki gizli Hristiyan siyasetçilerin üzerine oynamaya başladılar. Bu, vahim bir hata… Hususiyle Amerika Birleşik Devletçiklerinde bulunan, kendilerine bir süredir sahayı/meydanı açtığım bazı unsurların, böyle bir anda bu kadar vahim bir karar vermeleri, akıl alır gibi değil. Bu hususta da ikazlarımı yapmış bulunayım.

– Tayyip’in ve çetesinin işi bitti. Bitti diye, gizli Hristiyanların sözde siyasi partilerini ve sözde siyasi liderlerini muhatap almak, alternatif görmek zorunluluğu yok. Ben Tayyip’i seçimle indirmeyeceğim. Meşru bir halk, adalet sistemi ve ordu darbesiyle indireceğim. Bunu yaparken hep söylediğim gibi gizli Hristiyanların sözde partilerini ve teşkilatlarını da toplayıp alacağım. TBMM’yi merkezi bir mahkeme salonu yapacağım. Bunu birkaç tekrarla ifade ettim. Nesi anlaşılamıyor, anlaşılıyorsa kime güveniliyor da karşımda aksi kararlar alınır, anlamak mümkün değil. Abdullah Gül başta olmak üzere, bu memlekete ve millete bu güne kadar her türlü ihanetleri etmiş, her türlü terörün ve bölücü faaliyetin içinde yer almış, her türlü kara para işlerinde faal olmuş gizli Hristiyanları kim desteklerse, onlara kimler meydan verirlerse, ben dünya genelinde onların hepsini boğarım. İşlerini de siyasi dengelerini de kara para işlerini de hep bozarım. İktidarlarını da dev şirketlerini de yıkarım. Benden söylemesi… Ben ülkemi İngiltere’nin örtülü işgalinden, sömürmesinden, dayatma rejiminden kurtarmak için bu kadar bedel ödüyorken, “Ben İngiltere’ye Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak için geldim” diyen gizli Ermeni hainin, ayağımın altında bile yeri olamaz. Onu da çetesini de onlarla birlikte hareket eden dünyadaki bütün tarafları da yerle yeksan ederim. Ben burada oyun oynamıyorum, vatan ve millet müdafaası yapıyorum. 

– Mısır denilen ülkede korku, endişe havası hakim. Ben Mısır’ı muhatap almaya bile değer görmüyorum. Geri çekilecekse çekilsin. Çekilmeyecekse, ne hüneri varsa karşımızda sergilesin. Yunanistan’dan sonraki hedefimiz olur. Mısır’ı da diktatörlerden, kara paracılardan, insan kasaplarından, insanlık düşmanlarından, satanist büyücülerden kurtarır ve topraklarımıza da dahil ederiz.

– Sadece Güney Azerbaycan değil, bütünüyle İran denilen o kadim Türk toprakları, ülkemizin topraklarına dahil olacaklar. Bunu bozmak için bölgeye askeri unsurlarını getirmek isteyenler, çok bahaneler aramasınlar, danışıklı oyunlar kurmasınlar, açıkça hemen getirsinler. “Getiremezler” demiyorum ama geri götüremezler.

– Avustralya da İngiltere’nin kontrolünden çıkacak. Bu süreçte Avustralya’ya hep beraber gereken destekleri vereceğiz. 

– Nükleer bir savaşa artık karşı değilim. Kim kime karşı kullanabiliyorsa kullansın, engellemeyeceğim. Sadece Türkiye’nin ve gerçek müttefiklerinin karşısında kullanılmasını engelleyeceğim. 

– Yerin altı cehenneme döndü. Uzaylı şehirlerinden bazıları çok perişan hallerde. Yananlar, çökenler, patlayanlar, toplu can kayıpları aldı yürüdü… Sürekli benimle irtibat kurmayı deniyorlar “Dur, dur” diye yalvarıyorlar. İkaz etmiştim. Yeryüzünde suni kuraklık, kıtlık, suni enerji krizi, insanlara ve hayvanlara yüksek teknolojili saldırılar devam ettikçe, LGBT baskısı devam ettikçe, terör devam ettikçe, organ ve insan kaçakçılığı devam ettikçe ben de yerin altında büyük sıkıntılara sebep olmaya devam edeceğim. Yeryüzünde İblis’in planlarına, Deccalin planlarına izin vermiyorum, vermeyeceğim. 

– Türkiye’de bulunan sivil ya da asker bütün Katarlıları ayrıca Türkiye vatandaşları arasından Katarla ya da Katarlılarla iş tutan herkesi oyundan düşüreceğim. Bunların büyük çoğunluğu kısa sürede ölecekler, diğerlerinin de başlarına gelmeyen kalmayacak. 

– Yeşillerin grilerin ya da diğer türlerin çatışmaları beni ilgilendirmiyor. Pakistan’ın başında İmran Han’ı, Brezilya’da Bolsonaro’yu görmek istemiyorum.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

..

Endişe etmeyin


Her şey kontrolüm altında. Önceden planladığım bir operasyon devam ediyor sadece… Şu andan sonra giderek daha da fark edilebilir olacak. Neler döndüğünü pek bilmeyen kişiler/toplumlar da tuhaf bir şeyler döndüğüne emin olacaklar. İhtimal ki onlarca ülkenin ana haber bültenleri yaşanan tuhaflıkları her gün konu etmek zorunda kalacaklar. Öyle “Güneşte patlama oldu, bizde de böyle oldu” yalanları da atamayacaklar.

Çok yaklaşık olarak şu çemberin içinde bulunan ve Türkiye için tehdit unsuru olan canlı, cansız her şey bu operasyonun hedefi…

Türkiye’ye, İstanbul’a düşmanlık etmeyenler için, topraklarını, ordularını, imkanlarını Türk düşmanlarına peşkeş çekmeyenler için endişelenmeye hiç gerek yok. Lakin düşmanlık edenler ve aracılık edenler için çok zor günler geldi. Öyle ki uçaklardan, gemilere, uçak gemilerine, denizaltılara, karadaki askeri üslere ve buralardaki canlı cansız her şeye kadar, onlarca ülkenin bütün siyasi/idari yetkililerine kadar, ordularının kurmay kadrosuna kadar, sivil hava limanlarının ve bankalarının teknik sistemlerine kadar her kes ve her şey bu operasyonda süpürülecek…

Evet, çöpe, hurdalığa ya da mezara süpürülecekler. Artık ikaz, nasihat, mühlet verme devri bitti. Buraya kadardı, şimdi çatışacağız.

UFO’lar da hedefimiz olacak. Hala dünyayı felaketten felakete, suni krizlerden suni krizlere sürüklemek isteyen uzaylı türlerin yeraltı şehirleri de hedefimiz. Hem her türlü teknik sistemlerini imha edeceğiz, hem de toplu ölümlere sebep olacağız. İktiza edenin soylarını kurutacak ama dünyayı ve dünya insanlığını koruyacağız.

Çember, öncelikle hedefimiz olacak yerler. Çember dışındaki malum hedeflerimiz yine hedef olacaklar. ABD de çok ağır bedeller ödeyecek.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Adolf Hitler biyonik robottu, Müslüman olmadı

(Bu yayın, Mehmet Fahri Sertkaya’nın sosyal medya uygulamasında bir takipçisi ile yazışmasının tek taraflı olarak yayınlanmış halidir)

Artık bazı şeylerin bilinmesinin vakti geldi, böyle karşılıklı yazışmalarda bile açıkça sarsıcı gerçekleri herkese yazıyorum.

Cemaatimizde bize anlatılan Hitler hikayeleri de hep uydurma.

Hitler Müslüman olmadı. Biyonik robot oldu.

Griler tarafı İngiltere, Almanya ve resmen ilan etmek üzere oldukları İsrail merkezli olarak yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışıyorlarken, Yeşiller ve onlarla beraber hareket eden diğer uzaylı türler ise buna mani olmak, kendilerince bir dünya düzeni tesis etmek istiyorlardı.

Dünyada daha çok Antarktika bölgesinde yer altında yaşayan başka uzaylı türler de bu mücadeleye biraz dahil oldular. Hitler suretinde imal edilmiş biyonik robot da bunların kontrolündeydi. İçinde ne yeşillerden ne de grilerden olan bir uzaylı vardı. Lakin bu tür daha çok Yeşillere yakın duruyordu.

O sıralarda da tıpkı “İstanbul’un fethi tiyatrosu” sırasında olduğu gibi çok çok karışık ve her an değişebilen dengeler varken pek çok mühim hadise yaşandı.

Dünya insanlığına her şey farklı gösteriliyor ama perde arkasından uzaylı türler birbirleri ile mücadele ediyorlardı.

Hitler suretinde imal edilmiş biyonik robot, daha çok Yeşillere çalışıyordu. İsrail’e, İngiltere’ye, İngiliz Kraliyet ailesine yani deccaliyet sistemine karşı mücadele veriyordu.

İsrail’in resmen kurulması için İngiltere ve kraliyet ailesi üzerinden planlar kurulmuş ve sahada uygulanıyordu. Başlarda Almanya da bu plan çerçevesinde yeniden şekillendirildi. Hızla ve Yahudi paraları ile daha arka plandan ise grilerin müdahaleleri ile güçlendirildi.

Almanya, tarihte yaşananın aksine olarak, batıya doğru değil, doğuya karşı bir savaş verecekti. Batıda yeşillerin kontrolünde olan birkaç yeri ezip geçecekti sadece.

Sonrasında yeşiller, bazı diğer uzaylı türlerle de anlaşarak bu savaşta baskın gelmeye başladılar, Almanya’da dengeleri ele aldılar, gücü ele aldılar.

Griler, onlarla birlikte hareket eden uzaylı türler ve onların elinde oyuncak olmuş dünya insanı yahudiler, masonlar, satanistler, ortada kalacak gibi oldular, neye uğradıklarını şaşırdılar. Son bir hamle ile Almanya planını iptal ettiler ve yerine ABD’yi güya süper güç ilan ettiler

ABD’yi “normal şartlarla izahı mümkün olmayacak şekilde” ve çok kısacık sürede güçlendirdiler, donattılar, gerektiğinde biyonik robot bilim adamları üzerinden güya yeni keşfedilmiş bilimsel teknikler verdiler, sonra ABD üzerinden bu savaşa devam ettiler.

Hikaye çok çok uzun ve hakikaten çok karmaşık ama Hitler mağlup edilemeseydi ya da son zamanında farklı anlaşmalar yapılıp da mücadelesini bilerek zayıflatılmasaydı, bizden ihanetlerle ve uzaylı oyunlarıyla alınan Filistin’de İsrail denilen sözde devlet, gerçekte o terör teşkilatı tesis edilemeyecekti, İsrail resmen var olamayacaktı, İngiltere muhtemelen tamamen yok edilecek, yeni siyasi haritalar belirlenecekti. Dünyanın süper gücü de ABD değil Almanya olacaktı.

O tarihten bu güne kadar dünya tarihi çok başka akacaktı. “Hitler Türkiye’yi neden işgal etmedi” sorusu karşısında Yahudi/Mason İlber Ortaylı ve dünyadaki benzerleri dahi ıkınıp duruyorlar, ne diyeceklarıni bilemiyor, izah edemeyecekleri dengeler olduğunun farkındalar ama o sorunun cevabı bile bu anlattığım dengelerin doğru anlaşılabilmesi ile verilebilir.

Şimdi de dünya üzerindeki pek çok meselenin doğru düzgün izah edilemeyişinin arkasında bu gerçek var. Uzaylı türlerin, biz dünya insanlarından mümkün olduğunca gizleyerek kendi aralarında savaşmaları ya da danışıklı dövüşmeleri var.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi