Etiket arşivi: Fuhuş Mafyası

Anlatmak mümkün değil

Adnan Oktar ve çetesi iyice köşeye sıkıştılar. Son çare olarak son birkaç gündür abartılı şekilde metafizik saldırılara yoğunlaştılar. Tamamen yıkılmaya ramak kala bir anda, son çare olarak karşımızda metafizikle ayakta kalmaya çalışan gruplardan biri de şu sıralarda Adnancılar oldu ama onlar da metafizikte bir kez daha ve son kez daha hüsrana uğradılar.

Bir süre önce, Adnan’ı ve çetesini oyundan düşüreceğimi açıkça yazarak haber vermiştim. Zorla fuhuş işlerinde kullandıkları kadınları bile acımasızca ayinlerde İblis’e kurban ettiler. Çok sayıda genç kız ve çocuk da kurban ettiler. Yapmadıkları şeytanlık kalmadı. Dünyanın dört bir tarafında uzantıları ve bağlantıları var. Ankebut Ağı’nın en tepe isimleriyle bir aradalar ve bu ağı tepeden yönlendirebiliyorlar. Tayyip’i, Bohçalı’yı, Soysuz’u, MİT’i, Emniyet’i, bütünüyle devlet sistemimizi takmıyorlar. Yıllardır süren mücadelemizin sonunda, gerçek sahada bu kadar büyük kaybedip çökmüşlerken, metafizik teknikler onları kurtaramaz ve zaten metafizik sahada daha da deneyecekleri bir şey kalmadı. Acınası hallerdeler. Bittiklerini kendileri de biliyorlar ama kendilerine de açıkça malum olan o kaderi, o hakikati değiştirmeye, bozmaya çalışıyorlar. Beyhude uğraşıyorlar.

Adnan’ın “Baba” dediği ve huzurunda ağladığı İblis bile zaten karşımızda kendini koruyacak halde değil. Adnan’ın elinin kolunun da uzandığı o malum devletler bile, karşımızda yıkılışlarını geciktirmeye çalışıyorlar ve başka da bir şey yapamıyorlar. Adnan’ı da kaybetmemek için canhıraş bir şekilde mücadele eden Sanhedrin isimli terör, katliam, kaçakçılık örgütü de çöktü, aciz kaldı.

Evet, vakit geldi… Adnan’la ve çetesi ile vedalaşmayan kalmasın. O çetenin zulüm ve haksızlık ettiği Türkiye içindeki ve dışındaki gruplar da büyük bir sevince hazırlansın. O çeteye son darbeleri vururken binlerce, evet binlerce savcı, hakim, memur, memure, ünlü kişi, iş adamı v.s. kişiyi de toplatıp aldıracağım. Hukun dışına çıkılırsa da aslanlar gibi çatışacağız. Türkiye’yi bu milletler arası vahşet, casusluk, hırsızlık, sömürü, terör, ihanet teşkilatının elinden de kurtaracağım. O vakit çok daha net görülecek Türkiye’de adalet sistemi dahil bütünüyle devlet sistemini kendilerine adeta oyuncak ettikleri… Binlerce, on binlerce masum insanın hayatlarını karartıkları… Her yere sızdıkları, hiç kural tanımadıkları, şeytanlık derecesinde acımasız ve kuralsız oldukları… Mason tarikatı üzerinden de organize oldukları. O vakit görülecek benim davalarımın arka planı, savcıların ve hakimlerin ve doktorlarla infaz memurlarının bile arka planı… “Paralel devlet” tabirinin tanımı değişecek. Paralel devlet denince akla FETÖ bile gelmeyecek. Çok sayıda siyasi parti kısacık sürede kapatılacak. Türkiye’de oynanan bütün Ali Cengiz oyunları bozulacak ve hızlıca tesiri dünyayı saracak.

Hiçbir işe yaramayan hava savunma sistemine “Demir kubbe” demiş ya o İsrail denilen terör teşkilatı… Halt etmiş. Şimdi öyle bir demir yumruk vuracağım ki Türkiye’de, tek yumruğumla Türkiye’nin her yerinde 9 şiddetinde deprem olacak, en çok da en üst katlar yıkılacak ve depremin etkisi sınır dışına taşacak… En çok da İsrail, ABD, İngiltere moloz yığınına dönecek. Ne düzen, ne nizam, ne otorite, ne devlet, ne asayiş, ne dev şirketler ve markalar, hiçbir şey kalmayacak.  Dünya insanlığı neler görecek, neler bilecek, ortalık nasıl karışacak ve herkes “İsrail’i, ABD’yi, İngiltere’yi yok edelim, Yahudileri ve masonları yok edelim” diye nasıl tempo tutacak… İnsanlığın o halini, o gününü, yaşanacakları, kelimelerle anlatmak mümkün değil.

Hazır olunsun, o meşhur pim yerinden oynadı ve çıkmak üzere…

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Bomba

Şu anda,

AKPKK’yi, MHPKK’yi, MİT’i, Türkiye’deki Mason teşkilatını…

Ayrıca İsrail, ABD, İngiltere devletlerini ve en çok da gizli servislerini…

Şahıslar olarak da en öncelikli olarak Adnan Oktar, Oktar Babuna, Devlet Bohçalı, Solomon Soysuz, Abdülhamid Gül, Recep Tayyip ve Meral Akşener’i…

Peşleri sıra, adli ve idari kurumlarda vazifeli binlerce mason ve kripto kimlikli devlet memurunu aynı anda patlacak bir bombaya bakıyorsunuz.

Öyle bir bomba ki bu, patlarsa nükleer bomba misali bir tesiri olacak. Merkez noktasından en dış halkaya kadar kim ve ne varsa yıkıp atacak. Ortaya çıkanlarla dünya insanlığı şaşkına dönecek.

Türkiye’de ve dünyada aslında nasıl bir sistemin işlediği… Türkiye’deki hain hükumetler eliyle, devlet kurumlarımız eliyle nasıl da Müslüman Türklerin harcandığı… Mahkemelerin, adliyelerin, cezaevlerinin hatta hastahanelerin ne hallerde oldukları… Devlet sistemimiz içindeki gerçek paralel devlet sistemi… Bu gerçek paralel devletin insan ve organ kaçakçılıkları… Fuhuş işleri, uyuşturucu kaçakçılığı, terör işleri, silah kaçakçılığı ve her türlü pislikleri… Herkesin gözleri önüne serilecek.

ABD, İsrail, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya başta olmak üzere, onlarca ülkede peş peşe benzer bombalar patlayacak, iktidarlar devrilecek, masonlar ifşa olacaklar ve dünyanın her yanında dev gibi yangınlar devam edecek. Zaten tamamen çökmek üzere olan Ankebut Ağı tamamen alev alacak ve bu yangınını söndürebilecek gücü de olmayacak.

Ve bu bombanın pimi şu anda elimde duruyor. Her an pimini çekmek üzere olduğum bu bombanın pimini tam olarak ne zaman çekeceğime ise sahanın şartları karar verecek.

“Sahaya iniyorum” dedim. Defalarca erteledim. “Anlamıyorlar, bütün dünya karışacak” dedim ama ben ikazlar ettikçe anlamadılar, dinlemediler ve bu vakte, bu şartlara gelindi. Bu, tamamen onların tercihiydi.

Ben sahaya iniyorum. Yanandan, yıkılandan, sıkılandan, asılandan, batandan, bitenden, çökenden, ölenlerden, hiçbir şeyden ben mesul değilim. Yansın dünya, saniye tereddüt edersem Mfs değilim.

Mehmet Fahri Patlayankaya | Akademi Dergisi

Terk edilsin

Suriye meselesi şimdilik bitti. İstanbul’un dediği olacaktı, oldu, dünya bunu birkez daha gördü. ABD’nin, İsrail’in, İngiltere’nin ve bütünüyle Ankebut Ağının birkez daha topluca mağlup olduğu bir mücadele oldu.

Bizim mücadelemiz ise hız kesmeden devam edecek. Çok tekrarla ifade ettiğim gibi, her gün sahayı daha da gererek, Türkiye’nin ve bölgenin Ankebut Ağının kontrolünden “tamamen” çıkması için, kara paracılığın bitmesi, sivil insanların canlarının ve organlarının korunması için mücadele edeceğiz.

Yine Ankebut Ağına bağlı bir kara para devletçiği olan Yunanistan’ın hukuksuz işgali altında bulunan Ege’deki bütün adalarımızı kısa süre sonra geri alacağız. Öncelikli olarak metafizikle sarsma, yıpratma operasyonu yapıyorduk ve çok yakında bu bitecek. Bu bittiği gibi, gerçek metafizik taarruzla gerçek askeri taarruzlarımız eş zamanlı olarak yapılacak. Gök girecek, kızıl çıkacak. ABD’ye, NATO’ya piyon olmak ne imiş, milyonlarca sözde mülteciyi organ ve fuhuş mafyalarına satmak ne imiş, Türk devletine/milletine onlarca sene küstahlık etmek ne imiş, o Yunanistan da görecek.

Hep söylediğim gibi, biz ırkçı değiliz. Zalim, katil, cani ve katliamcı da değiliz. Aksine bunların önünü kesmek gayretindeyiz. Yunan milletinin tamamı ile de sorunumuz yok. O adalarda ve Yunanistan ana karasında, medeni insanlar olarak kalmış, kendi devletinin ve milletinin yanlışlarına da “yanlış” diyebilmiş, diyebilen her kim varsa, en fazla birkaç gün içinde oraları terk etsinler.

Her ne kadar ordum Türkiye’nin ordusu ise ve temeli Türklüğe ve İslam’a dayanıyor ise de son iki asır içinde devlet ve ordu sistemimize çok sayıda kripto kimlikli hainler sızdığı için, Türk tarihini doğru bilmeyen, İslam dinini doğru şekliyle öğrenememiş olan TSK mensupları da var.

Çok yakında söz konusu adaların ve Yunanistan ana karasının çok sert müdahelelerle geri alınması talimatını vereceğim. Teslim olanlara ise kuvvet kullanılmayacak. İhtimal dahilinde ki bazı batılı devletler buna mani olmak için karşımıza geçecekler ve sert çatışmalar da yaşanacak. Bu sırada İslam harp hukuku henüz doğru şekliyle öğretilmemiş olan söz konusu kişilerin yapacağı yanlışlıklardan ben mesul olmayacağım. Bir kişi bile haksız yere öldürülürse, ahirette hesabının bana sorulacağını bilen bir kişiyim. Bu nedenle baştan açıkça ikaz ediyorum. Ordumun şu andaki hali, tamamen benim çizgimde değil ve kusurlu davranışlar da muhakkak ki olacak. Bu sorunların düzeltilmesi elbette zaman alacak.

O halde, insan kalmış ve masum olanlar hemen şimdi tavsiyemi dinlesinler. Başlarındaki Ankebut Ağı piyonu idarecileri de artık dinlemesinler. Sivil itaatsizliğe hemen şimdi geçsinler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

ABD’yi özgürleştirmenin vakti gelmedi mi?


Sürekli tekrarlanan “demokrasi” ve “özgürlük” tabirlerinin arkasında aslında ihanet, terör, sömürü, yozlaştırma, hukuksuzluk ve haksızlıklar bulunuyor.

ABD’nin idaresi çok uzun süre önce bir satanist terör unsuru tarafından ele geçirilmiş bulunuyor. Mason tarikatı üzerinden organize şekilde hareket eden bu terör unsuru, bu güne kadar Amerikan halkını fiziki ve ruhi hastalıklara ve felaketlere kasten sürüklediği gibi, dünyanın dört bir yanındaki onlarca milleti de ABD üzerinden aynı felaketlere sürükledi, sürüklüyor.

Dünyanın dört bir yanında terör, kan, göz yaşı, zulüm, acı, sömürü, gıda terörü, ilaç terörü bitmek bilmiyor. Bunca sorunun ve acının temeline inilmek istendikçe karşımıza hep ABD çıkıyor. Ayrıca ABD halkının çoğunun da böyle bir hayatı tercih etmediği, demokrasi ve özgürlük söylemleri ile iktidarı elinde tutan ve seçimleri bir danışıklı dövüşe çeviren terör unsurundan kurtulamadığı görülüyor. Bir Bush gidiyor, başka bir Bush geliyor… İnsanlık düşmanı bir satanist mason gidiyor, başka bir satanist mason başa geçiyor.

ABD’de gerçekten demokrasi ve insan hakları bulunmuyor. Seçimlerin meşruiyeti de bulunmuyor. ABD nedeniyle dünyanın hiçbir yerinde gerçekten demokrasi, insan hakları, huzur ve barış bulunmuyor. ABD nedeniyle dünyada terör de bitmek bilmiyor. Çünkü ABD’nin idaresini elinde tutan sananist terör unsuru, ABD’yi kara paralarla ayakta tutuyor. Dünyanın dört bir yanındaki ABD ve NATO üsleri, organ ve insan kaçakçılığı da dahil olmak üzere türlü kara para işlerinde yoğun olarak kullanıldı, kullanılıyor. Nerede ABD’nin sözde büyükelçiliği, nerede ABD ya da NATO üssü varsa, orada insanlık dışı işler var. İhanet var, terör var, kan var, göz yaşı var, katliam var, satanistlik var, her türlü maddi ve manevi kötülükler var.



ABD halkının özgürleştirilmesi, bu terör unsurunun elinden kurtarılması, bu vesileyle dünyanın sorunlarına da en temelden bir neşter vurulması gerekiyor. Dünya insanlığının sorunlarının bir an önce çözülmesi için bunun bir an evvel yapılması gerekiyor.

Milletler arası bir teşkilat tesis edilerek ABD’ye bir “özel askeri operasyon” yapılabilir. ABD halkının ve ABD’nin derhal değişip hukukun üstün olduğu bir devlet olmasını isteyen devlet yetkililerinin hedef alınmayacağı bu operasyona “Amerikan halkını ve bütün insanlığı kötülüklerden koruma ve özgürleştirme maksatlı özel askeri operasyon” tanımlaması yapılabilir ve Türkiye bu operasyonun başını çekebilir.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi