Etiket arşivi: Çingeneler

Ankara’yı bütün dünyaya dar edeceğiz

Türkiye’de ve dünyada Ankebut ağı diye bir şey aslında kalmadı. Ufak tefek kırıntıları var. Ayrışmaları çatışmaları devasa boyutta. Geriye kalanlara zaten tam bir Ankebut ağı demek mümkün değil. Hala varmışlar, hala güçlüymüşler gibi görüntü vermeye çalışıyorlar. Bunu da çok fazla riske girmeden en kenar köşedeki piyonlarına yani Tayyip gibilere Hakan Fidan gibilere, işte Ali Şerli Kaya gibilere açıklamaları yaptırarak İstanbul hükümetinin aleyhinde durabilecek denmiş gibi açıklamalar yaptırarak deniyorlar, tamamen kameralara oynuyorlar. Ortada bir şey kalmadı. Ortada şöyle bir manzara var ki, Türkiye’nin gerçek hürriyetine kavuşması an meselesi. Bu durum şu bu gayreti bu mücadeleyi bu milleti durdurabilecek güçte değiller. En fazla çok stratejik teknolojiler harp teknolojileri ve nükleer teknolojiler gibi şeyler kullanabilirler, kullansınlar. Buna da zaten baştan razıyız. Onlardan çok biz istiyoruz. Hiçbir sorun da görmüyoruz. Durmadan yolumuza devam edeceğiz. Buradan kötülüğün her türlüsünü kazıyacağız. Sözde sığınmacıları da def edeceğiz. Ankara çetesini de çökerteceğiz. ABD ve NATO üstlerinde imha edeceğiz. Her türlü işgali kaldıracağız. Ege’deki adalarımızı da hemen kısa sürede geri alacağız. Oradan sonrada durmayacağız. Her şeyde her hususta şeytaniliği ortadan kaldırıp insani’yi ortaya sereceğiz. Hakim kılacağız. Hiç kimse geri adım atmayacak mekanındayım. Dağ gibiyim. Hiç kimse karşıma çıkabilecek yücede sahip değil. Herkes gayretini artırarak devam edecek derhal halkımızı örgütlemeye devam edeceğiz. Silahla eylemlere de başlayacağız. Şayet karşımızda devlet sistemi kolluk gücü ayarından çıkartılırsa. Çıkartılmazsa sokaklar bizim meydanlar bizim. Ankara’yı bütün dünyaya dar edeceğim.


Trump’ın duruşma tarihleri öne çekilebilir.

Başka kimler restleşmek istiyor, görmek istiyorum?

Ona göre son kararları vereceğim.

Freni patlamış bir kamyonda bile hayatta kalma ihtimaliniz var ama bundan sonra Ankebut Ağı mensubu kalarak hayatta kalmak ihtimaliniz hiç yok.

Dikkat edin, lider kalma ihtimali demedim, zengin kalma ihtimali demedim, hayatta kalma ihtimali dedim.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Titreme ulan Çingene, titreme!


Herkes bir kere ölüyor. Ya vatansever ya da vatan haini olarak ölüyor. Sen değil misin milletin iradesine rest çeken? Milletin devlet sistemini milletin aleyhine açıkça çeviren? Sen değil misin milletin düşmanı ülkelere hizmet eden?

Titreme!

Geliyor mu gemiler? Geliyor mu NATO? Geliyor mu Rusya? Geliyor mu diğerleri?

Hemen göndersin yine İngiltere, İspanya, İtalya ve diğerleri askeri gemilerini… Bakalım milletin ayaklarının altından alabilecekler mi sizi…

Bakalım bölebilecekler mi bu ülkeyi… Bakalım sözde sığınmacılarla değiştirebilecekler mi burada dengeleri…

Şu saatten sonra seni bakan kabul ederek emrine itaat edecek olan herkesi, herhangi bir şekilde emre itaat ettiğine dair iz, işaret bırakmış, imza atmış, talimat vermiş, sevk etmiş, hamle yapmış herkesi asmazsam benim adım mfs olmasın. R olsun, R…

O asıl cumhurbaşkanın olan Abdullah Gül’ün hali nasıl, haberin var mı?

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

Hiç kimse şu herife itaat etmeyecek.


İç işleri bakanı falan değil o… Hiçbir meşruiyeti yok. Makamı da yetkisi de yok. 20 milyona yakın Çingeneyi, bu kadar köşeye sıkıştıkları anda burada tutabilmek için, devlet sistemini tamamen hukuk dışına çıkartan, üstelik bunu da o malum ülkelerden birkaç gündür fırça yedikleri için yapan ÇİNGENE Ali Yerlikaya, devletin yetkisili değil. Azılı, baş belası, anında oyun dışına atılması gereken, çok tehlikeli bir vatan haini.

Herhangi bir devlet memurunun da herhangi bir vatandaşın da onu dikkate alması gerekmiyor.

Herkes yüklenecek, haydi durmayın. Yetti artık bunlar. Başlasın milli mücadele, başlasın kurtuluş savaşı…

Bakalım NATO mu, ABD mi, İngiltere mi gelip kurtaracak bu Çingene hainleri ve kolladıkları milyonlarca Çingene istilacıyı.

Türkiye’nin müttefiki olan hükumetler ve muhtelif ülkelerin içindeki iç gruplar da üzerlerine düşenleri yapacaklar.

Türkiye karışıyor, hemen devamında bütün dünya karışacak.

Haydi, haydi, çok uzadı bu işler. Bir sıkımlık canları kalmış olanları peş peşe deviriyoruz. Haydi herkes harekete geçsin.

TR’nin 11 Eylül’ü, sözde sığınmacılar meselesinde peş peşe yaşanacak ani ve çok sarsıcı hadiseler mi olacak? Bu, hemen peşinden dünyanın her yerinde denge değişikliklerine mi sebep olacak?

Bir soysuz gidiyor, öbür soysuz geliyor.

Ne adalet var, ne hakim, ne savcı var. Ne milli güvenlik var. Ne Genelkurmay kademesi var. Ne de MİT var.

Her yer suç mahali. Her yere hainler, adiler, soysuzlar konulmuş. Her yer zulüm, her yer ihanet, her yer peşkeş, her yer usulsüzlük…

Bu krizi ne çözecek, milletin meşru kalkışmasından başka?

O Abdullah Gül’ün kafasını istiyorum. O kafa İstanbul’a gelecek.

O kafayı, o Çingene kraliyetine göndereceğim…

Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Kilis, Antep, Maraş, Urfa, Adıyaman, Malatya illerinin içinde kaldığı bölgede halk direnişi başlatılacak.

Hemen peşinden Muğla, Aydın, İzmir, Manisa illerinin içinde kaldığı bölgede başlatılacak.

Hemen ardından Trabzon merkezli olarak Kara deniz bölgemizde başlatılacak.

Hemen ardından İstanbul ile çevresinde başlatılacak.

O ülkeler ve teşkilatlar hiçbir şey yapamazlar. İşgale izin vermedim, vermeyeceğim. Haddi aşmak istediklerinde onlara gerekli karşılıkları vereceğim.

Türkiye temizlenecek. Hemen herkes temizlik gereçlerini kuşansın. Eli temizlik gereci tutabilen herkes sahada olacak.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Korkudan ödü patlayan patlayana…

Gelebiliyorsanız gelin, ben de savaş/işgal istiyorum. Hem Türkiye hızla temizlensin, hem siz temizlenin ve cehenneminize gidin. Sonra bu gezegende yapacak çok işlerim var. Ufak ufak gruplar halinde ve ufak ufak hamleler halinde uğraşamam sizinle, hep beraber hızlandıralım bu işleri, bu süreci…

Neyden korkuyorsunuz, ölmekten mi?
Babanız İblis yanınızda değil mi?

Derviş dervişi tekkede
Hacı hacıyı Mekke’de
Deli deliyi dakikada
Çingene Çingeye’yi her devlette bulur.

Sözde Dış işleri bakanı ve kara paracı Çingene Hakan Fidan, kendisi gibi Çingene, kara paracı ve vatan haini Hollanda dışişleri bakanı Slot ile görüşmüş.

Bu bağlantılara, bu Çingene dayanışmasına hala şaşıranlar kaldı mı aranızda?

Çingeneler her zaman ve her şartta iyi anlaşacaklar diye bir şey yok. Onlar da sık sık gruplaşıyorlar, kavgalar ediyorlar.

Sonra da ceremesini vatandaşlar çekiyor. Ne güzel memleket….

Bu da burada dursun. Kısa süre sonra, Türkiye’de bir tek NATO ve ABD üssü kalmadığında… Hatta Suriye ile Irak’ta da ABD unsurları kalmadığında, geri döner hatırlatırım.


Türkiye’ye güvenerek herhangi bir askeri misyon gerçekleştirmek isteyecek olan NATO unsurları, mayın eşeği Reşo’dan bile farksız bir hale düşecektir. En az mayın eşeği Reşo kadar büyük riskin içine girecektir. Parçalandığında kimsenin de umurunda olmayacaktır.

Hala TSK ve hain Ankara çetesi içindeki mason, gizli Ermeni ve Çingene hainler aksine görüntü vermeye, kameralara oynamaya çabalasalar da Türkiye bir NATO üyesi değil. Türkiye hiçbir NATO misyonuna katılmayacak.

Şurada Azerbaycan ile Ermenistan arasında bir danışıklı dövüş yapmaya, tıkanmış kara para işlerini ve koridorlarını açmaya çalışırken sert kayaya çarpanlar ve günlerdir bip bip bip sesleri eşliğinde R yapanlar mı Türkiye’yi NATO misyonlarına dahil edebileceklermiş?

Komik değil. Gerçekten komik değil bu yaşananlar. Trajik bir çöküş, dibe vuruş ama bir yandan da utanmazca üste çıkma çabası bunlar.

TR’de kontrolü resmen de elimize aldığımız gibi, Alibaba’nın, Trendyol’un ve benzerlerinin TR’deki fişlerini hemen çekeceğiz. Sistemlerini durduracağız. Hiçbir faaliyette bulunmalarına izin vermeyeceğiz. Yüzlerce soruşturmayı eş zamanlı olarak başlatacağız.

Türkiye’de Çin markası cep telefonlarını ve baz istasyonlarını resmen ve hemen yasaklayacağız.

Çin’in Türkiye’de imalat yapan bütün tesislerini kapatacağız. TİKTOK’u anında yasaklayacağız ve yasağı aşarak TİKTOK kullananlara aşırı caydırıcı cezalar uygulayacağız.

Çin ile bütün diplomatik irtibatı dahi keseceğiz. Çin’e son darbeleri de vuracağız. TR’nin gerçek müttefiki olan ülkelerde de aynı uygulamaların yapılmasını sağlayacağız. Onları da ABD’nin yerine dünyanın yeni baş belası yapılmak istenen Çin’in zararlarından, dolandırıcılıklarından koruyacağız.

Bu arada, farkında mısınız, Şangay, BRICS, hepsi çöp oldu.

İstanbul hükumeti, TR’de bunların propagandasının yapılmasına bile izin vermeyeceğini ilan etmişti ve vermiyor.

Neler yapacaklardı, ne hallere düştüler. TR’de basın ve medya artık bu gibi ülkelere ve teşkilatlara rahat rahat çalışamıyor. Sözde Türk basın ve medyasında kaçan, kaçana… Korkudan ödü patlayan, patlayana…


Parayı veren düdüğü çalıyor mu? New York’ta Erdoğan’la yemek masasında fotoğrafa girmek 100 bin dolar

Gayri resmi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın New York’ta katıldığı yemeği organize eden derneğin sponsorluk tarifesi ortaya çıktı. Buna göre, 100 bin dolar ödeyenler protokol masasına oturdu, sahnede toplu fotoğraf çekimine katıldı.

TASC’ın yayınladığı broşüre göre, 100 bin dolara sunulan “Platin Sponsorluk”ta, “Cumhurbaşkanı ile toplu fotoğraf çekiminde sahneye davet edilmek; Sahnede teşekkür plaketi almak; Cumhurbaşkanlığı protokol masasından bir kişilik yer; İkinci protokol masasından iki kişilik yer; Erdoğan ve bakanlarla özel toplantıya katılım; program süresince dijital ekranlarda ön planda tutulma” gibi imkanlar sağlandı.

Ben dolandırmaya karşıyım. Ben sömürmeciliğe karşıyım. Babamın oğlu bile bunları yapsa, tepkisiz kalmam. Meydan bırakmam.

Emeğiyle, gayretiyle, hukuka uygun şekilde kazanan ise dünyalar kadar zengin olsun, hiç umursamam ve karışmam.

Etrafımda dolandırıcılar, sömürgeciler toplanmasınlar. Onlara seyyar satıcılık yapacakları bir saha bile açmam.

Ben hayatta kalacaksam, Youtube diye bir platform kalmayacak.

En iyi ihtimalle, mason ve satanist olmayan, kara paracı ve insanlığın düşmanı olmayan, insanlığın ahlakını ve dinini kasten yıkmak istemeyen, herhangi bir gizli servisin piyonu olmayan bir kişiye ‘gerçekten’ satılarak ve tamamen duruş değiştirerek, tamamen hukuka uyarak varlıkta kalabilir. Aksi halde yok olacak.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Akademi Dergisi Türkiye ve dünyaya yön veriyor – 17 Eylül 2023


Almanya içten içe daha da karışıyor. Yakında basın ve medyaya yansır bu iç karışıklık.

Şartlar bu hale gelmişken, dengeler bu kadar değişmişken, kendi yaralarını saramaz haldeki Çin’in, Esed’e ve çetesine destek vermesi, yapacağı yeni ve büyük bir ahmaklık olur.

O Esed’i orada Çin de tutamaz. Tutmak için mücadele verirse, kendi çeperini kendisi çürütmüş olur. Kendi taşıyıcı kolonlarını kendisi yıkmış olur.

Senelerdir İstanbul ile restleşmeye çalışan Çin, daha kaç defa rezil olmalı ve büyük/yıkıcı darbeler almalı?

İran halkı acilen sakinleşmeli, akl-ı selim ile davranmalı. Oyunları görmeli. Bu, gerçek bir hürriyet ve hak mücadelesi değil. Bu, şeytani bir oyun. Bu oyunu kuranlar belli ve yine aralarında Ankara hükumeti denilen suç çetesi de var. Aralarında MİT denilen gizli Ermeni/Çingene ihanet ve kara para teşkilatının casusları da var. Bunlar, Azerbaycan’ın idaresini elinde tutan gizli Ermeni ve Çingene kara paracılarla da organize haldeler. Ayrıca İran’ın idaresinde bulunan gizli Ermeni ve Çingene gruplarla da paslaşıyorlar. Devletler üstü halde organize olan bölgesel bir ihanet, terör ve kara para teşkilatı ortalığı karıştırıyor.

Bir kafesten çıkarak diğerine girmek, hürriyete kavuşmak değildir. Girilen yeni kafes biraz daha geniş olsa bile…

İran’daki halkın hak ve hürriyet mücadelesini İstanbul hep destekledi ve destekleyecek ama göre göre de şeytani oyunlara piyon olmayacağız.

Şunların hepsini, sözde sığınmacılarla birlikte bu ülkeden sürmek, def etmek lazım. Sözde kardeşlerinden ayrılmamış, dayanışmaları başka topraklarda devam etmiş olur.

Bakalım orada onlara yabancı, sığınmacı muamelesi mi kardeş muamelesi mi yaparlar. Bakalım can, mal ve namus emniyeti bile bulabilirler mi o sözde kardeşlerinin arasında…


İstanbul hükumeti:

Adnan Menderes Türkiye’nin bir değeri değildir. Adnan Menderes, mason, İslam ve Türk düşmanı bir vatan haininden başka bir şey değildir.

Adnan Menderes’in, kendi devrinde açıkça sergilediği onca Türk ve İslam düşmanı tavırları, uygulamaları herkesin gözleri önünde iken… Türkiye içinden ya da dışından tarafların, onu müslüman Türk milletinin bir değeri olarak anlatmaları, onların da Adnan Menderes gibi Türk ve İslam düşmanı olduklarının tezahürüdür. Bunca maddi delil/gerçek, tartışılamaz seviyede gözler önünde iken, Menderes hakkında aksini iddia edebilmek akıl sorunu değilse, niyetin bozukluğunun, sinsi düşmanlığın tezahürüdür.

İstanbul hükumeti:

Boğaz kenarındaki yalılarda bulunan gizli Ermeniler/Çingeneler, Yahudiler, Rumlar için işlerin hiç iyi gitmediğine dair istihbarat alıyoruz.

Bu konuyu da yakinen takip ediyoruz ve işlerini, dengelerini, her şeylerini daha da bozmak için gereken her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Bu ülkeye ihanet eden hiç kimse cezasız kalmayacak.

İstanbul hükumeti:

Adnan Menderes gibi, benzeri binlercesi gibi müslüman rolü oynayan bir münafık olan… İslam düşmanlarının, masonların, satanist canilerin, kara paracıların piyonu olan Ramazan Kadirov ölmüş ve bu gizleniyor olabilir.

İstanbul hükumeti:

Dünyanın önde gelen onlarca hükumetinin, arka plandan işbirliği yaparak İstanbul hükumetine karşı mücadele verme çabaları, bir yandan da hain Ankara çetesini ayakta tutma çabaları, Rusya Federasyonunun parçalanma sürecini de hızlandırıyor ve süreci bütün tarafların kontrolü dışına çıkartıyor.

Bir Ankara için, bütün dünya ateşe atılıyor.

İstanbul hükumeti:

Çin halkı arasından “iyi” olanların, oradaki insanlık dışı nizamdan, otoriteden, ÇKP’den kaçmak… Bu yolla can, mal, ırz emniyetini korumak yönündeki çabalarına, Türkiye ve gerçek müttefikleri olarak açıkça destek vereceğiz.

Bu kişilerin Tayvan, Japonya, Güney Kore, AB, ABD başta olmak üzere, dünyanın onlarca ülkesinde mülteci olabilmeleri için dünya dengelerini yönlendireceğiz.

İstanbul hükumeti:

Brezilya ve Güney Afrika Cumhuriyetindeki büyük sorunların daha da derinleşeceğini, baş edilemez seviyeye geleceğini görüyor ve dünyadaki bütün tarafları dikkatli ve gerçekçi olmaları hususunda uyarıyoruz.

İstanbul hükumeti:

20-28 Eylül günlerinde Türkiye’deki ve dünyadaki pek çok dengenin aniden değişebileceğini değerlendiriyor ve her ihtimale hazırlıklı vaziyette ilerliyoruz.

İstanbul hükumeti:

Kara paracı Esed çok zorlanıyor. Malum kara paracı hükumetlerin organize desteği ile orada tutulmaya çalışılıyor. Lakin bu zorlama sürecin sonu karanlık görünüyor. Esed’den alacağı olanlar acele etmeliler.

İstanbul hükumeti:

ABD’nin ve İngiltere ile İsrail’in, Ukrayna’daki savaşı Lavrov karakteri ile birlikte yürüttükleri, Lavrov’un bu ülkelere çalıştığı, tartışmaya mahal bırakmayacak kadar kesin bir gerçek.

Ukrayna’da siviller ölüyor. Kadınlar, genç kızlar, çocuklar hatta bebekler bile kaçırılıyor. Organ kaçakçıları her kısımda faaliyet gösteriyor. Bu savaş tiyatrosu ve arka plandan yapılan vahşi kara para işleri, artık dünya insanlığını fazlasıyla geriyor.

İstanbul hükumeti:

İstanbul boğazı ile yakın çevresinde gemi kazalarındaki artışları şaşırtıcı bulmuyoruz. Boğazı kara para işlerinde kullanılan gemilere asla açmayacağız.

İstanbul hükumeti:

Gidişi sessiz olmuştu ama dönüşü gürültülü olacak.

İstanbul hükumeti:

Endonezya ve Malezya ile diplomatik temaslar hızla azaltılacak. Türkiye vatandaşları bu iki ülkeden en kısa sürede çıkmalılar. Çok çok yakın gelecekte bu ülkelerde Türkiye’nin diplomatik temsilcilikleri bile bulunmayacak.

Cehennem çukuruna dönmüş, vahşetin hakim olduğu, kara paracılığın tabana yayıldığı, idrak ve muhakeme sorunlarının her yerde görüldüğü ülkelerle işimiz olmayacak. Şu sıralarda Ankara çetesi ile hala kara para işleri yapmaya çabalayan ülkelerle de işimiz, bağımız olmayacak.

Bütün taraflara hak ettikleri muameleyi yapacağız, asla adaletsiz olmayacağız. Milletimize yapılan kötülükleri asla karşılıksız bırakmayacağız.

İstanbul hükumeti:

Meksika’da darbe ihtimalini düşük görmüyoruz. Halktan yana, halkın ve ülkenin gerçekten hür olmasından ve sorunları, acıları çözmekten yana bir askeri darbe yaşanırsa, açıkça destekleyeceğiz.

Halkların ve orduların, ülkelerini her türlü işgalden, kuşatmadan hatta iç kuşatmadan ve hainlerden kurtarması hak değil, vazifedir ve bu türlü mücadelelerin meşruiyeti tartışılamaz kesinlikle gözler önündedir.

İstanbul hükumeti:

Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BM), masonların, satanistlerin, kara paracıların, sömürgecilerin, dünya insanlığını oyaladıkları ve işlerine gelecek tarzda yönlendirdikleri bir kulüptür. Dünyanın bütün ülkeleri, mümkün olabilen en kısa sürede BM’den ayrılmalı ve bu oyunu bozmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü ve daha pek çok sayıda milletler arası teşkilat da dünya insanlarına düşman olan masonların, satanistlerin kulüpleridir. Bu gibi teşkilatlardan dünya insanlığı hiçbir fayda görmedi, aksine saymakla bitmez vahim zararlar gördü ve görüyor.

İstanbul hükumeti:

Libya’nın kurtuluşunun tek yolu, yeniden Türkiye toprağı olmasıdır. Aksi halde dünyanın yamyam, sömürgeci, vahşi, şeytanlaşmış hükumetleri ve şirketleri, Libya’yı yemeye devam edecekler. Libya’da sorunlar, acılar çözülmeyecek. Aksine olarak zaman geçtikçe sorunlar ve acılar daha da devleşecek.

İstanbul hükumeti:

İspanya halkının başlarındaki masonları, satanistleri devirebileceğine, kendi iç kavgalarını verip kazanacağına… Hemen sonra İstanbul merkezli Türkiye ile iyi ilişkiler kurarak yoluna devam edebileceğine… Kazananlar kulübunde yer alacağına gerçekten inanıyor ve çok yüksek ihtimal veriyoruz.

İstanbul hükumeti:

Ak denize kıyısı olan ülkeler arasından…
Ankebut Ağından hemen çıkabilenlerinin…
Çok yakın geleceğin en güçlü ülkeleri arasında olacaklarından şüphe etmiyoruz.

İstanbul hükumeti:

İtalya’yı, Güney İtalya ve Kuzey İtalya isimleriyle ikiye bölmek…

İstanbul merkezli kazananlar kulübunde yer almak isteyen iyi İtalyanları Güney İtalya’da bir araya getirmek…

Bu süreç boyunca Türkiye ile gerçek müttefiklerinin iyi İtalyanlar ile organize şekilde hareket etmelerini ve yüklerini hafifletmelerini sağlamak…

Güney İtalya’yı dünyanın maddi refahı, huzuru, sükuneti en yüksek gerçek hukuk devletleri listesinde üst sıralara hızlıca taşımak…

İstanbul için işten, meseleden bile sayılmaz.
Yeter ki iyi İtalyanlar bu yönde gerekli iradeyi, duruşu, mücadeleyi sergileyecek olsunlar.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya