Etiket arşivi: Büyü – Büyücüler

Allah Allah…

Neler oluyor şu dünyada.

Kesinlikle koronadan ölmüşlerdir, başka bir şeye ihtimal bile vermemek lazım. Şimdi çıkar biri “Onlar din adamı kılığına bürünmüş satanist büyücü ve ayinci insanlık düşmanlarıydı. Yaptıkları büyüler ve girdikleri metafizik çatışmalar sonları oldu. Çarpılarak öldüler. Aynı zaman aralığında dünya genelinde binlerce büyücü daha öldü ama onların farkında değiller.” falan der, böyle lüzumsuz tartışmalara hiç girmemek lazım.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

.

Haydi, kalkın ayağa!

Öyle kolay kolay yıkılmak yok. Daha çok çabalayın, daha çok büyüler yapın, daha çok medyum bulun. Daha çok ayinler yapın. Daha fazla kesimi seferber edin. Dünyaya rezil oldunuz, daha da çok rezil olun. 


Türkün gücünü hep gördünüz, bir kez daha görün. 

Hepinizi öldüreceğim. Kaçmayın, cepheyi terk etmeyin. Çabuk, çabuk toparlanın.

O İblis nerede? Söyleyin ona, kaçak güreşmesin, sık sık minderden kaçmasın, karşıma çıksın.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Türk şamarıyla öldü

Türk Yahudi Toplumu Onursal Başkanı Bensiyon Pinto, ileri seviyede bir satanistti. İşi gücü büyü, ayin, ihanet ve kara paraydı. Yaşına başına da bakmadan, son zamanlarda bize karşı dünya genelinde seferberlik halinde yapılan metafizik çatışmaların içinde rol aldı. Çok büyücüler ayarladı, çok büyüler yaptırdı ve 85 yaşında bir Türk şamarıyla öldü.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Büyücüdür o büyücü…

İyice bir soruşturmak lazım. Kim bilir yaptığı büyülerle kaç insanı böyle toprağa gömdürmüştür. Hatta belki de insan keserek büyüler yapanlardandır. Ya da öylelerini tanıyordur. Dünyanın dört bir yanında her gün binlerce insan, büyü ayinlerinde katlediliyorlar. Sadece Hindistan, Nepal, Afrika gibi yerler akla gelmesin. Türkiye’de de Avrupa’da da ABD’de de bu yaşanıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ya yaaa, evet eveeeet, öyleee… Bak sen şu işe…

Rumeysa (Sarısaçlı) Yılmaz isimli sözde hocahanım da aslında gizli bir Ermeni… Baştan beri bu organize suç örgütünün gerçek yüzünü bilerek içinde bulunuyor ve diğer çete üyeleri gibi o da türlü türlü suçlar işliyor.

Vurdukları büyük paralar, elde ettikleri kara paralar sadece kendi namlarına elde ettikleri paralar değil. Gizli Ermeni çeteleriyle ve terör örgütleriyle ve bunlar üzerinden çok farklı farklı mafyalarla, terör örgütleriyle, siyaset sahnesindeki ihanet örgütleriyle ve memleket haricindeki türlü kara paracılarla bağlantılılar. Bunlara operasyon yapıldığında, herkes susarken biz onlara yapılan yanlışların yanlış olduğunu gür sesle bağırdık. Cihana kafa tuttuk. Aynı anda, onların ne kadar yanlış yolda olduklarını da anlattık. “Bu kişileri tasvip etmiyoruz. Yanlışları çok ama onlara şu şekilde yapılanlar da doğru değil.” dedik. Herkesi sarstık. Peşimiz sıra İslamcılar arasından dik durmak ve hemen videolar yayınlamak, yapılanın yanlış olduğunu ifade etmek zorunda kalanlar çok oldu.

Buna rağmen bile, şu Alparslan Kuytul’un kara paracı karısı çıkıp “Bu süreçte hiçbir cemaat ve tarikat yanımızda durmadı. Siz solcular bize çok büyük destek oldunuz” diyecek kadar namertçe, haince ve alçakçe konuşabildi. Damarlarını kesseniz, kan yerine Türk, İslam, ehl-i sünnet, tasavvuf düşmanlığı akan bu kişiler müslüman falan değiller.

O “solcu” dedikleri de kendileri gibi gizli Ermeni, kara paracı ve terörist çevrelerdi. Gerçek bir müslüman gördüğünde, ne kadar büyük zulme uğramış olursa olsun senelerce görmezden gelen o “solcu” çevreler, bunları sebepsiz yere sahiplenmediler. On yıldan fazladır akıl almaz derecede sansürlenen Akademi Dergisi gözler önünde, sansürlere takılmayan ve sayıları bir avuç olduğu halde sosyal medyada sık sık gündem olmalarına izin verilen Furkancılar da gözler önünde… Samimi bir müslüman, birçok hususta düşünür, araştırır, sorgular ve oyunlar döndüğünü ferasetiyle anlardı.

Şimdi, mevzu daha da iyi anlaşılmıştır ama kısa süre sonra daha neler neler meydana çıkacak ve bunlara samimiyetle inanan, kanan müslümanlar belki de bunları buldukları yerde boğmak isteyecekler. Öyle zan ediyorum ki adli yetkililer gerekeni yapmaz ve soruşturmayı derinleştirmezse ve yine memlekette hukuk/adalet yokmuş gibi bir manzara oluşursa, cemaat içindeki kandırılmış kitle suça bulaşacaktır.

Şu videoda numarasını oynamaya çalışırken kaşı gözü ayrı oynayıp duran şu insan müsveddesi ve onun gibi diğerleri, meydanı bu kadar boş bulurlarsa, milleti toptan ahmak yerine koymaya devam ederlerse ve adli yetkililer bu hali izleyip sessiz kalmaya devam ederlerse, hep beraber göreceğiz neler yaşanacağını.

Metafizikçileriniz varsa sorun, anlatsınlar.

Şu yayınlar yapıldı diye Ermenistan’dan ve İran’dan üzerimize büyüler yağdırıyorlar. Şu sözde İslami cemaatin, özde organize suç, terör ve ihanet örgütünün arkasındaki asli unsur ermeniler… Sözde islam devleti olan İran da müslüman rolü oynayan ermenilerin/hristiyanların idaredeki ve kara para işlerindeki payları çok büyük. Bu şekilde bu Kuytul örgütü, dünyadaki herkesle bağlantı kurup çalışabilmiş oluyor.

Şu Rümeysa hocahanım dedikleri pislik kadın da ayrıca büyücü… Bu güne kadar bize de çok büyüler yaptı.

Aslında Selefi/Vehhabi takılırken ve bir yandan da ehl-i sünnet olduğunu iddia edip dururken, öbür yandan büyük bir İran ve Şia sevdası olan Alparslan Kuytul’un bu hallerinin sebebini de şimdi daha iyi anlamışsınızdır.

Tayyipler, Soysuzlar bunlara operasyon yaparlarken, aslında Kuytul organize suç, terör ve ihanet örgütünün de kendilerine bağlı olarak çalışmasını sağlamak için yaptılar.

O Koray Sarısaçlı da tam bir insan şeytanı. İleri derecede cinsi sapık, terörist, hırsız, arsız, utanmaz, yolsuz ve ruh hastası kişiler dolu bu örgütün tepe kısmında…

Bunlar organları için insan kaçırma işlerinde bile faaliyet gösteriyorlar. Kuytul örgütünü Türkiye içinde sol marjinal çevreler denilen terör ve ihanet odakları, HDPKK, Doğu Perinçek ve çetesi dahi destekliyor. Bunlarla bağlantıları çok…

Kuytul’un sözde talebelerinden çok sayıda kişi PKK’nin dağ kadrosuna gönüllü olarak çıktı. Dağa çıkmayan çok sayıda kişi de şehirde onlara destek olacak kara para işlerine, ayrıca kaçırma, kundaklama, tehdit, haraç gibi suçlara devam ediyorlar.

Şu anda oluşan gergin ortamda, devlet kurumlarına sızmış gizli ermeni ve gizli yahudi kara paracıların kendilerini artık kollayamayacağını anlayan ve kendilerine hocahanım ya da Furkan gönüllüsü denilen şu önde gelen kadınlar, PKK’nin dağ kadrosuna kaçmayı ilk ihtimal olarak görürler. Fırsatı buldukları gibi dağlara kaçarlar.

Mehmet Fahri Sertkaya