Etiket arşivi: BOP

Acımasızca çiğnemek…


Tayyip ve Bohçalı ve etraflarındaki çeteler, Karadeniz’i çoktan Araplara peşkeş çektiler. Araplar şu anda Ege’ye doğru ilerlemekteler. Bir yandan da Hatay ve çevresi ve bütünüyle Güney Doğu hedeflerinde… İstedikleri her yer ve her şey onlara peşkeş çekilmekte…

Araplar, bütün bunları aslında bir maşa olarak yapıyorlar. Aslında İngiltere ve İsrail için yapıyorlar. Büyük Ortadoğu, daha doğrusu büyük İsrail projesi kapsamında yapıyorlar. 15 milyondan fazla sözde mülteciyi buraya doldurmalarının bir sebebi de bu… Buralarda Türklük ve Müslümanlık tamamen yok olsun istiyorlar. Hatta buralarda insanlık ve iyilik tamamen yok olsun istiyorlar. Zülkarneyn’in yani Oğuz Kağan’ın soyundan hiç kimse kalmasın istiyorlar.

Bu süreci de terör örgütleriyle, mafyalarla beraberce çalışan ve emirlerinde olan hükumetler üzerinden sevk ve idare ediyorlar. Kara ve kanlı paralarla finanse ediyorlar. Basın, medya ve kontrol altındaki sosyal medya ile milletleri ayakta uyutuyorlar.

Bu nedenle, bu kadar skandallarına rağmen, ispatlı suçlarına rağmen o Bohçalı ve çetesi, o Soysuz ve çetesi, o Tayyip ve çetesi hala oyundalar. Hala onlara hukukun gereği yapılmıyor.

İngilizler ve İsrailliler, bunları, bütün bu kötülükleri, Türkiye içindeki gizli Ermeniler ve gizli Yahudiler sayesinde yapabiliyorlar. Onlar bu insanlık dışı çeteye ve planlara hizmet ediyor olmasalar, İsrailliler bunu Türkiye’ye ve Türk milletine yapamazlar. Bu nedenle de bu ülkedeki gizli Ermeni ve Yahudi hainler, her türlü cezayı ve kötülüğü hak ediyorlar. Bunların her bir ferdi, bulundukları, görüldükleri yerde diri diri yakılsalar, adalet yerini bulmuş ve yeterli ceza kesilmiş olmaz.

Şu anda onlar vesilesiyle bu ülkede ahlak ve namus, din ve iman, imalat ve maliye, insanlık ve iyilik, aile ve akrabalık bağları kasten çökertiliyor. Şu acı hale rağmen, daha da daha da çökertiliyor.

Türkiye güya seçime gidecekmiş… Ne seçimi, bunlar, alavere dalavere ile Türkiye’nin idaresini hala hukuksuzca ellerinde tutmanın ve söz konusu odaklara çalışmanın mücadelesini veriyorlar. O Meral, o Kemal, o Ali, o Ahmet, o Ümit ve benzerleri… Hepsi bu sistemin içindeler, hepsi de kara ve kanlı paralardan paylar alıyorlar ve aynı merkez tarafından idare ediliyorlar. Şu son mülteci çıkışını yapan “Suriyeliler burada hakim de olacaklar, vali de olacaklar” diyen Nagehan Alçı dahi gizli bir Ermeni ve Hristiyan… Aynı unsurlara çalışıyor. Türkiye’yi gerçekten Türkler idare ediyor olsaydı ve Türkiye gerçekten hukuk devleti olsaydı, o vatan haini Nagehan Alçı da sözde kocası olan gizli Ermeni Rasim Ozan Kütahyalı da ikinci kere TV yayına çıkamazlar, ikinci yazılarını yazamazlardı. Hemen gözaltına alınırlar ve yargılanıp asılırlardı. Üç beş tane CIA piyonu gizli Ermeni ve Yahudi ile, Türkiye’yi bu hallere getirdiler. “Suriyeliler de bizim bir parçamız diyorlar. Çünkü Suriyeli diye ne kadar gizli Ermeni, Ezidi, Süryani ve terör yanlısı varsa, onları getiriyorlar. Din kardeşimiz diye gösteriyorlar. Şu aç bırakılmış milletimizden, çocuklarımızdan çalınan paralarla onlara maaşlar bağlıyorlar.

Türkiye’nin tek kurtuluşu var ve o da seçim değil, bunların hepsini eş zamanlı olarak milletin ayaklarının altında çiğnemek… Acımasızca çiğnemek…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Asla izin vermeyeceğiz

Liderlerin hepsi nefesini tutmuş da İstanbul’dan gelecek haberleri bekliyorlar. İstanbul’un nasıl hamleler yapacağına bakıyorlar. Dünya genelinde büyük bir sinmişlik, hareketsizlik var.

Biden ile Kamala suretindeki biyonik robotlar da tamir edilmeye calışılıyor. Biden’ın içi hala boş…

Metafizik sinyaller, biyonik robotları ve içlerinde çalışan uzaylı kişileri büyük krizlere sokmaya devam ediyor.

Meral Akşener suretindeki biyonik robotun içinde bir metal kutu var. O kutunun içinde küçücük boyda bir uzaylı var. Kulakları uzun ince bir uzaylı… Rengi de yeşil ile gri alacası… O kutu, olağan dışı bir halde, bir saldırı ya da kaza anında, biyonik robot parçalansa bile o uzaylının hayatta kalabilmesi için de kullanılıyor.

Meral’in hala biyonik robot kopyaları var. Ciddi sorun olduğunda robotu değiştiriliyor. Lakin sorunlar bitmek bilmiyor. İç-dış sürekli çarpılıyor. İçindeki kişiler de sık sık değiştiriliyor ama Meral karakterinin de fazla yolu kalmamamış gibi görünüyor.

Terörü ayakta tutmaya çabalıyorlar. Çünkü terör çökerse, terör örgütleri çökerse, mafyalar, hükumetler, holdingler, NATO, AB, BOP, ABD, Londra, herkes ve her şey çöker. Dolar da çöker, borsalar da çöker.

Bu nedenle ordumuzun Suriye’ye askeri operasyon yapmasını ve kara para işlerinin artmasını istiyorlar.

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ.

Kanımızla, canımızla bedeller ödesek bile…

Herkesin önünde hesap kitap sayfaları, Excel dosyaları açık… Gerçek sayısal değerlere bakıyorlar. “Türkiye sıfırın altında seyrediyor.
Kimden alıp kime vereceğiz bilmiyoruz.” diyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Sadece Suriye var


Suriye’de “muhalifler” denilen “eli silahlı” grupların tamamı teröristtir, bölücüdür, dış güçlerin maşasıdır.

Bunlar, en başta İngiltere ve ABD’nin bulunduğu işgalci ve sömürgeci ülkeler tarafından, onlarca farklı ülkeden toplanıp getirilmiş, silahlandırılmış, eğitilmiş ve her türlü kara para işlerinde de kullanılmış canilerdir.

Suriye’de hiçbir zaman gerçek bir iç savaş yaşanmadı ve şu anda da yaşanmıyor. Yaşanan şey, malum ülkelerin bir araya getirdiği teröristler ve terör örgütleri üzerinden Suriye’yi işgal ve sömürme teşebbüsüdür. En başından beri İstanbul’un kardeş Suriye’ye verdiği büyük destekler sayesinde, söz konusu ülkelerin Suriye planı gerçekleşmemiş ve BOP da Suriye’de bataklığa batmıştır.

AKPKK hükumeti de bu süreçte Suriye’nin ve Türk milletinin ve bölgenin karşısında, söz konusu ülkeler tarafından maşa olarak hep kullanılmıştır ve halen kullanılmaktadır. Bunun, tartışmaya açık bir yanı bile bulunmamaktadır ve her şey bunca yıldır basında ve medyada bile ispatları ile anlatılmıştır.

“Ilımlı muhalif” denilen şey hiçbir zaman olmadı ve şu anda da yok. Hukuki zeminde geçerliliği olan böyle bir tanımlama da yok. Yine PYD, PKK, HPG ve türevleri de hep eli silahlı terör örgütleridir.

Suriye’de rejim, muhalifler, Kürtler v.s. diye ayrım kalmayacak. Suriye’de sadece “Suriye” kalacak. Suriye denince, olması gerektiği gibi Beşşar Esed ve ona bağlı millet ve silahlı unsurlar kalacak. Suriye’de “otoriteyi tanıyanlar” ve “otoriteyi tanımayanlar” yani isyancılar kalacak. İsyancılar da hak ettikleri muameleyi görecekler. Türk, Arap, Kürt, ılımlı, şu, bu diye ayırt edilmeyecekler.

Suriye’den sadece Türkiye ordusu, Rusya ordusu, İran ordusunun unsurları ve İran’a bağlı milisler çıkmayacak, ABD ordusu da başka kimin nasıl unsurları varsa hepsi de derhal çıkacak.

ABD’nin, Suriye’deki YPG ve türevi terör örgütlerini meşru görmesi, muhatap alması, kimse için ölçü değildir. ABD’nin bunları terör örgütü olarak görmemek için direnmesi hukuka aykırı olduğu gibi terör ve insanlık suçlarına açıkça ortak olmaktır.

Zaten ABD denilen terör devleti onlarca senedir dünyanın farklı yerlerindeki terör örgütleri ile hep arka plandan organize olarak faaliyet yürütmüş, gerekli gördüğünde muhtelif yerlerde kendisi terör örgütleri kurmuş ve beraberce her türlü insanlık suçunu işlemiştir.

Son safhada ABD isimli terör devletinin Taliban’ı meşrulaştırma teşebbüsü bile ayrıca bir skandal olmuştur. İstanbul engeline takılmış olmasa ABD, kendisinin en baştan beri kurup kullandığı Taliban gibi canavarlarla dolu bir terör örgütünü bile dünya genelinde meşrulaştırmaktan geri durmayacaktı. Böyle bir ABD’yi, dünyadaki hiçbir devletin/hükumetin ve insan topluluğunun dikkate alması gerekmemektedir.

ABD’li yetkililerin, Suriye’deki YPG ve türevi silahlı, katliamcı, kara paracı terörist grupları kullanarak, oradaki Rusya ordusunu birkaç saatte yok edebilecekleri mealindeki konuşmaları da dünya tarihine geçmiş büyük bir skandaldır. ABD’ye karşı meşru ve zaruri bir harbin sebebidir.

Bu tür açıklamalar, Türkiye ile ABD arasında da meşru ve zaruri bir harp sebebidir. Oradaki silahlı terörist unsulara dayanan bu açıklamaların devamında “ABD Suriye’den çıkmayacak” denilmesi de ayrıca bir skandal, bir tehdit, bir hukuksuzluk, bir hadsizlik ve bir terör suçudur. Bu, Rusya’dan önce Suriye ve Türkiye’yi tehdit eden küstahça bir açıklamadır. Güya demokrasinin merkezi olarak gösterilen Amerika Birleşik Devletçiklerinin aslında dünyadaki terörün, acının, zulmün, vahşetin, katliamların, sömürünün en önde gelen merkezlerinden biri olduğunun… Ve ABD vatandaşlarının dahi ABD’deki terörist liderlerin tahakkümü altında kaldığının, demokrasilerini ve özgürlüklerini kaybettiklerinin ayrıca bir ispatıdır.

Dünyadaki taraflar, ABD vatandaşları başta olmak üzere, bütün dünya insanlığını, ABD’deki terörist liderlerden kurtarmak için ABD’ye askeri müdahaleler yapmak hakkına bile sahiptir. Hatta bu da haktan ziyade, insani, vicdani, hukuki bir vazifedir. Amerika Birleşik Devletçiklerinin, gölgesinden bile korkan bir avuç satanist, terörist, katliamcı, yağmacı yetkilisinin hakkından gelmek, aslında işten bile değildir.

Suriye’deki sözde Kürt, gerçekte Ermeni silahlı teröristlere ABD’nin bu güne kadar açıkça ve damarımıza basa basa silah, mühimmat, eğitim desteği vermiş olması bile başlı başına bir harp sebebidir. Vermeye devam etmesi de söz konusu cümleleri resmi ağızlardan kurdurması da ayrıca harp sebebidir. Koca Türkiye’nin, ABD’nin bu işgaline ve devamındaki insanlık dışı ve teröristçe faaliyetlerine müdahale etmemiş olması da o Devlet Bohçalı’nın ve onun köpeği olan Tayyip’in ihanetleri nedeniyle olmuştur.

Türkiye, istediği anda bölgedeki YPG ve ABD unsurlarını eş zamanlı olarak ve toptan imha etmek hakkına, hukukuna kesinlikle sahiptir. Dünyadaki herhangi bir hükumetin/liderin ya da hukukçunun, bunun aksini savunmaya teşebbüs etmesi bile kendini açık etmesi, ifşa etmesi demektir. Çünkü dürüst ve vicdanlı her insan için, sarsıcı gerçek, tartışılamaz kesinlikte gözler önündedir. YPG ve türevleri en başından beri açıkça terör ve kara para faaliyetleri sergilemiş ve ABD de en başından beri bunları örgütlemiş, desteklemiş, eğitmiş ve pis işlerinde kullanmıştır. Bütün bunları yapmaları neticesinde en çok acıyı, zararı da Suriye ve Türkiye milletleri çekmiş, yaşamıştır.

ABD, Suriye’deki işgal eylemini devam ettirmek istedikçe ve bu seviyede pervasız/hesapsız resmi açıklamalar yaptıkça, bunun yaşanması ihtimali, Türkiye’nin meşru askeri müdahelesi ihtimali de çok yüksektir. Sözde Suriye milletinin yanında olmak için oraya gitmiş olan Rusya ordusu mensuplarının da YPG ve türevleri ile aynı ABD’nin yaptığı gibi hukuksuz, kanlı, kara, pis işlere girdikleri de açıkça gözler önündedir. Eli kanlı iki vahşi devletin sınırımızda kanlı ve kara para mücadelesi vermesine ve zararlarına tahammül etmeye mecbur değiliz ve kimse de bizi buna mecbur tutamaz. Bölgedeki vahşi Rusya ordusu unsurları da Türkiye için meşru hedeflerdir.

ABD’nin Suriye’ye müdahalesi, tıpkı Irak ve Afganistan’a müdahaleleri gibi daha en baştan hukuksuzdur, işgaldir. Sadece bu bile, Türkiye’nin Suriye’deki ABD unsurlarına askeri müdahaleleri için meşru sebeptir. ABD, Suriye’deki işgalci unsurlardan biridir.

ABD, döktüğü kanın, yaktığı ve yıktığı malın/mülkün hesabını da vermek zorundadır. ABD’nin ilgili yetkilileri ve ilgili eski yetkilileri, milletler arası mahkemelerde yargılanarak zaten hesaba çekilecektir.

İstanbul, kimsenin ettiğini yanına kâr bırakmayacak. İstanbul, ABD’nin ya da başka bir devletin, Türkiye’nin içindeki ya da hemen dibindeki topraklarda terör örgütleri kurmasına, bunları aleni şekilde silahlandırmasına, eğitmesine ve maşa olarak kullanmasına, ayrıca insan ve organ kaçakçılığı dahil her türlü kara para işlerinde kullanmasına asla izin vermeyecek.

Bir şekilde devlet yetkilisi sıfatı verilmiş olan küstahların/teröristlerin, hukuk tanımaz işgalcilerin, bu bölgedeki teröristlerine dayanarak, oraya buraya karşı teröristçe açıklamalar ya da tehditler yapmasına da izin vermeyecek.

Şu andan itibaren bölgeki bütün ABD ve Rusya askeri ve siyasi unsurları ve onların emrindeki bütün terör grupları, sözde muhalif ve Kürt denilenler de dahil, Türkiye’nin ve hakiki müttefiklerinin meşru silahlı müdahalelerine karşı, alabiliyorlarsa tedbirler alsınlar.

Bu kan derhal duracak, bu sömürü derhal duracak, bu vahşet derhal bitecek, Türkiye de bölge de derhal özgürleşecek. Kimler ölüyorsa ölsün, hangi hükumetler ve devletler çöküyorsa çöksün, hangi liderler asılıyorsa asılsın… Üçüncü dünya savaşı çıkacak olsa bile, yüz milyonlarca insan ölecek olsa bile çok kısacık sürede bu bölgeyi tertemiz yapacağım.

“Yapamazsın” diyebilenler kaldıysa, hemen şimdi bir adım öne çıksınlar, duruş göstersinler. Aklı başında kalmış olanlar da derhal bu bölgeyi terk edip ülkelerine gitsinler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Biraz da istihbarat verileri paylaşayım


“Hukuk yoluna gitmek gibi bir aptallık yapan olursa, engel olun.”

“İçlerinden biri çıkıp da dava edecek diye çok korkuyorum.”

“Mfs artık hukuk işini hızlandırmak istiyor. Ondan herkese vuruyor.”

“Sus, sus… Hiç konuşma.”

“Kimi dava ediyorsun? Ben dava eder miyim ya, aptal mıyım o kadar?”

“Şakının biri dava etse de izlesek.”

“Ulan memlekette biz bu kadar çokmuşuz ha… Ben bile bu kadar sanmıyordum.”

“Mfs ile anlaşırsak yaşam koşullarımızı koruyabiliriz. Biraz tavizler de vermemiz gerekecek. “

“Yoookk biz ona gelemeyiz. Yookk yookk, söz konusu bile olamaz.”

“Ya ben yataktan kalkamıyorum artık. (Metafizik çatışmalarda aldığı darbeleri anlatıyor) Çok fena bir adam bu ya … Ben ayinlere ara vereceğim.”

“Adam nereden vuracağını iyi biliyor. Yıllardır oyundan düşmedi, nedir bu adamı hala tutan şey diye düşünüyorduk. Adam resmen istihbarattan çıktı. Söylenti değilmiş, duyduklarımız gerçekmiş. Artık kimseye güven kalmadı. Ah biz şu zamana kadar bu işin icabına niye bakmadık. Hep millete uyduk, bak şimdi başımıza gelene.
Onca yıl ne büyük laflar ettik. Ortaya Türk Müslüman olmadığımız çıktığında, bu insanlar bizi linç eder. Bittik rezil olduk, rezil.”

“Adam neler demiş, siz bu adamın normal biri olduğuna emin misiniz? Hiç de dediğiniz gibi gözükmüyor. Bu adamın arkasında adını koyamadığımız kuvvetler var. Öyle bildiğimiz gibi değil. Biz geri çekiliyoruz. Siz de canınızı seviyorsanız bu adamın radarına girmemeye bakın. Bize de bir daha selam vermeyin.”

“Bu olaylar çok fazla. Bu ifşalar çok fazla. Bunları kapatmak için çok büyük hadiseler lazım. Taksim benzeri bir bombalı saldırı bile bunları kapatmaya yetmez. Enaz 15-20 gün gündemi meşgul eden bir şeyler olmalı”

“Ben ne emeklerle buraya kadar getirdim bu işleri. Şu adamı şikayet ettiğim herkes beni yanından kovaladı. Madem bu kadar tehlikeli, siz beni niye bu sahaya çıkarıyorsunuz? Ben çarpılarak ölmek falan istemiyorum abi, benim yaşayacak senelerim var. Bu adam milletin geceleri boğazına çöküyormuş, neler neler anlatıyorlar. Ben istemiyorum alın beni, çıkarın beni gideyim ben. Hiç iyi değilim, kendimi kötü hissediyorum.”

“Kimse kalmadı artık. Herkes kafayı yedi. Bu adamları programa çıkartmak da programda tutmak da bir dert oldu.”

“Yeter yahu ne doymak bilmez adamlar bunlar. Kitap yazdık, kaç senedir mücadele de veriyoruz. Ayinlerine de katıldık. Benim sağlığım artık Yahudilere çalışmayı kaldıramayacak. Zaten yaşlandık. Geri çekilelim.”

“Kraliçenin ölüm ilanından beri bizi daha güçsüz görüyorlar. Çok rezil olduk. Kaynaklarımız, paramız tükeniyor. Borçlarımız arttı. Sürekli kripto paralardan ve Çin’den para çalıyoruz. Eğer Çin onlardan para çaldığımızı fark ederse anında bize ters hamleler yapar.

ABD’ye, Hindistan’a gitmesi gereken parayı da biz alıyoruz. Bunu fark etmemeleri için her şeyi yapın.”

“Cern için yapacak bir şey kalmadı. Burada olanlar açığa çıkmadan patlatalım.”

Barack Obama, ABD’deki bankaların için boşaltmak için görüşmeler yapıyor.

İngiltere Kraliyet ailesi, çok değerli mücevherleri ve tarihi eserleri açık artırmalarda satarak nakit sıkıntısını çözmeye çabalıyor.

Rishi Sunak, Hindistan’daki biyonik robot zenginleri etrafında toplayarak nakit havuzu oluşturmaya çabalıyor.

Belarus’un Rusya ile müttefik olması/kalması onlar için tarihi bir kırılma noktası olacak. Rusya ile birlikte yok olmayı tercih etmiş olacaklar.

İblis’in sağlığı da keyfi de hiç iyi değil. Çok çarpılıyor ve dünyada hiçbir şey istediği gibi gitmiyor. Tabiri caizse, ayaklarından tavana asılmış gibi bir hali var.

Bir uzaylı lider olan Deccal da bir yanıyla İblis’in evladı. Deccal’ın ademoğullarından olacağına yani insan olacağına dair rivayetlerde bu mana var. Evet ademoğlu ama başka bir insan türünün Ademinin oğlu.

Cinler dünya insanlarıyla ya da uzaylı insanlarla cinsi müsabete girebilirler ve çocukları olabilir. Bu hususta büyük İslam alimlerinin muteber eserlerine bakılabilir.

Putin suretindeki biyonik robot, çok büyük sorunlar yaşamaya, yaşatmaya devam ediyor. Her an bir büyük arızayı insanlar arasında yaşar diye çok korkuyorlar. Bu robotun zaruret olmadıkça ortada görünmemesini istiyorlar.

Charles’ın üst ekibi, Putin şeklindeki biyonik robotun oyundan alınmasını mantıklı buluyor ve istiyor.

Gizli Ermenilerin ifşa edildiği yayınlarıma çok sevinen başka kripto taraflar var. “Artık onlara para ödemeyeceğiz” diye sevinenleri de var.

Gizli Ermenileri ifşa eden yayınlarım, FOX TV isimli ihanet mecrası içinde de hareketliliğe sebep oldu. Endişeliler hatta panik halindeler…

Özdilek, Karaca, Bülent Börek gibi şirketler/markalar da hep gizli Ermenilerin ve bunların hepsinde kara para işleri de dönüyor.

Birkaç mason konuşurken biri

“Mfs’yi hapistekyken öldürmeliydik. Yanına bir sürü adam koyduk. Hiçbiri beceremedi. Bütün çabalar boşa bitti. Bu adamı gerçekten koruyan ilahi bir güç olduğunu o zamanlar anlamalıydık. Her şey için geç kaldık.”

“Lanet olsun bu adama da bunu yetiştirene de” diye lanetler savurarak konuştu Karadenizli bir vatan haini Ermeni…

Rusya’nın Çin ile gerçek bir ittifakı hala yok. Olacak gibi de durmuyor. Aksi yöndeki resmi yetkili açıklamaları bile üfürme…

Ermenistan’a silah, mühimmat, para yardımı yapanlar Türk tokadı yiyecekler.

Beşşar Esed’in Suriye’de çok büyük paralar kazanma ihtimali beni rahatsız etmiyor. BOP tamamen bitsin de Esed çok büyük paralar kazansın. Çok güzel…

Esed, kazanacağı paralarla Suriye’nin tamamında hayatı normale döndürmesi için gereken yatırımları yapacaktır. İşsizlik sorununu Suriye genelinde ortadan kaldıracaklar. Bu da Türkiye ve bölge için çok hayırlı bir gelişme. Bundan ötürü dertlenecekse ABD, İsrail, Rusya, İngiltere ve benzerleri dertlensinler.

“Savaş çıkacaksa da çıksın. Geri durdukça kaybediyoruz. Ezildikçe eziliyoruz. Şu adamın gölgesi kadar korku veremiyoruz artık millete.” diye diye küfürlerle karışık şekilde konuşan etkili ve yetkili kişiler var Türkiye’de…

Çin’de Şi suretindeki biyonik robotlar da çok büyük zorluklara tahammül edilerek sahada tutuluyorlar. Sistem bu yükü uzun süre daha taşıyamaz.

Elon Musk şeklindeki biyonik robotlar da sürekli sinyale giriyorlar ve Elon Musk’ı oyunda tutmak için de büyük zorluklara tahammül ediliyor. Elon Musk üzerinde/sahipliğinde gösterilen şirketler ve buralarda faaliyette olan insan şeytanları hep sinyallere giriyorlar. Araçlar, makineler, binalar hep sinyale giriyorlar.

Rahatça imalat yapamaz hallerdeler.

Devlet Bohçalı suretindeki biyonik robot da kötü vaziyette. Bir de her yerden baskılar, sığınmalar, talepler de üst üste geliyor. Ne yapacağını şaşırmış, çaresiz bir halde oyalıyor tarafları…

Suriye’ye yapılan/yapılacak yatırımlar, projeler, fabrikalar… Şayet temiz işlerse sinyale girmiyorlar ve girmeyecekler.

Ekrem İmamoğlu suretindeki biyonik robotun bağlı olduğu uzaylı grup, Ekrem suretindeki biyonik robotu oyundan çekmek istiyorlar ama kararsızlar. Ne yapacaklarını şu anda kendileri de bilmiyorlar.

İngilizlerin ve daha arka planda İblis’in piyonu olan Hindistan’da çok yüksek sayıda insanın ölmesi için gereken enerji/duhan birikmeye devam ediyor. Bu böyle giderse, yakında Hindistan’da toplu ölümler yaşanacaktır.

Yeni yeni sendromlar ve virüsler uydurarak hatta bazı bölgelere kasten virüsler de yayarak, yaşanacak toplu ölümlerin gerçek yüzünü gizlemeyi deneyebilirler.

Yaşanacak toplu ölümler, Hindistan halkı arasından iyi insan olanlar için çok hayırlı olacak. Çünkü toplu ölümlerle insan şeytanları oyundan düşecekler.

Japonya’da da duhan birikiyor, artıyor, şiddetleniyor. Japonya, yaşamak için de tahsil yapmak için de gezmek için de iş/yatırım yapmak için de artık en riskli ülkeler listesinin üst sıralarında olan bir ülke…

Aynı şeyler, Londra merkezli sistemin satanistleştirdiği Güney Kore için de geçerli.

Papa suretindeki biyonik robot da son zamanlarda üst üste vahim arızalar yaşıyor, büyük sorunlar yaşatıyor. Böyle giderse onu da sahadan/oyundan almak zorundalar. Ayrıca Vatikan denilen sembolik devlet üzerinden yapılan insanlık dışı kara para işleri de çok kötü vaziyette… Çoktan battılar. Sermayeden yiyorlar.

Güldür Güldür ekibi de sıkıntı içinde. Onlar da gizli Ermeniler ve onlar da ifşa oldular. Oysa daha dün denilecek vakte kadar Akademi Dergisinden beslene beslene, ses getiren işler yapıyorlar, iyi gidiyorlardı.

Güneş’in yapısı billur gibi mi? Kendi bünyesinde ve merkezinde ısı var mı? Sadece bir yansıtıcı mı? Güneşin içinde yaşayanlar var mı?

Yaşananlar gizli Yahudiler ve gizli Ermeniler arasında da büyük kırılmalara sebep oluyor.

Yaşananlar gizli Yahudiler ve gizli Ermeniler arasında da büyük kırılmalara sebep oluyor.

Cem Yılmaz suretinde imal edilen biyonik robotu yakında sahadan çekmeyi konuşuyorlar.

Türkiye’deki sanatçıların suretindeki biyonik robotlar çok ağır çarpılıyorlar. Çoğunun içindeki uzaylı insanlar değiştirildiler.

Hande Yener çok ileri seviyede bir büyücü ve kan içen bir satanist.

Ayinlere katılıp da para alamayanların öfkeleri büyüyor.

Akademi Dergisinden beslenerek yayınlar yapan gizli Ermeniler ortada kalıyorlar.

Sistemin üst isimleri arasında, gizli Ermeniler olan Kılıçdaroğlu ve Akşener’in geri çekilmesi gerektiğini konuşanlar da var.

Türkiye’de seçimlerin olmayacağını sık konuşuyorlar ve artık bunu kabulleniyorlar. Hala seçimlerin yapılabileceğini değerlendirenler bile Tayyip’in aday olamayacağını konuşuyorlar.

___________________________________________

Güncelleme: 22 Aralık 2022

“Sen, ulan sen kimsin ki boğazlara ayar veriyorsun. Otelmiş, köprüymüş, buraların tapusu bizde…

Ne hallere geldik, ne durumlara düştük. Şu Tayyip’le masaya oturduğumuz günlere lanet olsun. Rahmetli mezarından dirilse topunu *** bunların.

Kim ne yapacakmış, kimin ne planı varmış, kim kime yatırım yapıyormuş. Hepsini bana öğrenin, getirin” diyen gizli Ermeni vatan haini!

Tanışalım, ben Mfs… Mekanın sahibiyim. On bin yıldan fazla süredir buraların sahibi olanların soyundan gelmekteyim. Asıl sen kimsin, necisin?

Rusya’nın ve Çin’in açıkça çökmelerine, batmalarına izin vermedikleri her gün, ABD iyice dibe vurmaya devam ediyor.

Zelensky devlet lideri gibi değil de emirler alan memur gibi davranıyor. Davranış/beden dili bile tamamen buna göre….

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Başlıyoruz…

Sembolik devlet İsrail, hürriyet mücadelesi veren, BOP karşısında devleşen Suriye’ye, kanunsuz şekilde yine hava saldırısı yaptı. Artık haddi iyice aştı. Dünyanın bunca ülkesi susabilir, kanun tanımaz tavırlar sergileyebilir ama biz tepkisiz kalmaacağız.

Buna sert karşılık verdireceğim. İsrail bunu yaptığına çok pişman olacak. Göz yaşlarına boğulacaklar, onlarca devletten yardım isteyecekler.

Hemen şimdi başlıyoruz.

Mehmet Fahri Sertkaya