Etiket arşivi: Biden

Rusya’yı ordusuz bırakacağım


Yalan…

Her yönüyle, her şeyiyle yalan… Kocaman bir yalan…

Ruslar Türklere ve Türkiye’ye dost değiller. En az batılılar kadar düşmanlar. Onlara saymakla bitmez faydalar sağladık ama senelerdir Türkiye’nin faydasına olacak hiçbir şey yapmadılar, yapmıyorlar, yapmazlar. Dünyanın gözleri önünde en vefasızca, namertçe tavırları hep sergilemişlerdi. Memnun olmak, vefa sergilemek, mertlik sergilemek yerine, sinsice düşmanlıklarını da yapmışlardı. Son bir kaç gün içinde ise akıl almaz büyüklükle düşmanlıklar/saldırılar denediler. Şimdi yine sinsice dünya insanlığı önünde kendilerini Türk/Türkiye dostu göstermek istiyorlar.

Bu basit oyunlarına kimse aldanmasın. Bu zamanda bu yalan açıklamayı Ruslar neden yaptılar, bu davranışlarının arkasında bir suçluluk psikolojisi mi var, ifşa olmuşluk psikolojisi mi var, psikolojik harp teknikleri mi var, bunlara bakılmalı…

Birileri bizi batıya doğru çekmeye, batı yakasında cepheler oluşturmaya ve asıl hedefimizden uzaklaştırmaya çalışadursun, biz ve ordumuz bu tedbiri öncelikle Ruslara karşı alacağız…

Söz vermiştim ve Ruslarla da danışıklı dövüşen İngiltere’yi, söz verdiğim gibi donanmasız bırakmaya çoktan başladım… Dünyanın gözleri önünde, gözleri ile gördüğü halde inanamayan şaşkın kişilerin önünde bu dediğim yaşanıyor, birkaç günde bir İngiltere donanmasının başka başka gemileri ve denizaltıları sorunlar çıkartıyor hatta oyun dışı kalıyor.

Şimdi söz veriyorum, Rusya’yı ordusuz bırakacağım. Hava, kara, deniz, uzay kısımlarıyla, bütün kısımlarıyla Rusya’yı ordusuz bırakacağım. Rus ordusunda vazifeli bulunan erinden en yüksek rütbeli subayına kadar herkese firar etmelerini tavsiye ederim. Rusya devlet kurumları içindeki her makamdan herkesin istifa etmesini tavsiye ederim. Zira şu andan sonra Putin’in ve çetesinin emrinde kalan, onlara itaat eden herhangi bir Rus ordusu mensubu kişiyi ya da Rusya devlet kurumlarında vazifeli kişiyi dahi imha edeceğim. Dünya savaşı hemen şimdi çıkacak bile olsa, yüzlerce nükleer başlıklı füze şuradan şuraya fırlatılacak bile olsa, bu dediğim temizliği kısa süre içinde yapacağım. Ölmek isteyenler, şu haldeki Rus ordusunun ve devlet sisteminin mensupları olarak kalsınlar ya da o Rusya devlet sistemi ile bir şekilde paslaşsınlar ya da danışıklı dövüşsünler.

Ölmek isteyenler, Türkiye sınırları içinde ve Türk dünyası sınırları içinde Ruslarla beraber çalışsınlar, paslaşsınlar. Hangi sahada paslaştıkları mühim bile değil, tamamen temiz ticaret yapılan sahalarda bile paslaşıyor olmaları, kısa süre içinde bedenlerine ve hatta kullandıkları araçlara, cihazlara, mekanlara kadar her şeylerini kaybetmelerine sebep olacak.

Orada karşımda Ruslar, şurada karşımda Ruslar, burada yine karşımda Ruslar… Tayyip’i bitirmişim, batının elinden bir şey gelmiyor ama Tayyip’i ayakta tutmaya çalışanlar yine Ruslar…

Şu Türkiye’ye zararı saymakla bitmeyen Soysuz pisliği karşımda, onlarca kere fişini çektim, işi bitti ama Soysuz’un arkasında yine Ruslar… Bohçalı pisliği ölmeyi unutmuş, herifin ne itibarını, ne hükmünü bıraktık, çoktan oyundan düşmüş ama onu ısrarla oyunda tutmaya çalışanlar, arkasında duranlar yine Ruslar…

Yunan tahrik edip durur, arkasında yine Ruslar… Güney Azerbaycan acıdan inler, zulme karşı dik durur ama karşısında yine Ruslar… Türk dünyası defalarca ayağa kalmak, toparlanmak, gerçekten hür olmak ister, karşısında yine Ruslar…

Suriye’de mevzuyu, üzerine onlarca devletin oynadığı BOP’u yani Büyük İsrail Projesini onlarca kere çökerttim, sahada son olarak bu yönde somut adımlar atılması kalmış, mevzu tamamen bitecek ama kaç yıldır bitirmeyenler, karşı taraflarla danışıklı dövüşenler ve insanlık dışı kara para işlerinde pay kapanlar, yine Ruslar…

ABD’de onlarca kere oyunu kurdum, son denemelerde karşımdaki Bidon’ları deldim, patlattım, işe yaramaz hale getirdim, görünürde son darbeleri vurmaları kalmış, yapmayanlar hatta karşımda hamle yapanlar ve bana mani olmaya çabalayanlar yine Ruslar…

Güney Kore, Tayvan, Japonya ve benzerleri çoktan açıkça iflas edecekler, krizlerden krizlere girecekler, acınası hallere düşecekler, buna mani olmaya çalışan ve bu ülkelerle/hükumetlerle akıllara zarar seviyede kara para işleri yapanlar yine Ruslar…

Türkiye’ye dair söylediklerimi çoktan yapmışım, onlarca banka, onlarca dev holding bir arada batmış, aslında AKPKK ve bütün şürekası çökmüş, son gayretle ayakta tutmaya çalışanlar yine Ruslar… Böyle bir anda ülkemdeki gizli Ermeniler azıyorlar, arkalarında yine Ruslar…

Senelerdir metafizik saldırıları bitmek bilmeyenler, kendilerinden sonra gayr-i resmi sömürgeleri haline getirdikleri milletlere de bize metafizik saldırılar yapma emri verenler, organizasyonu kuranlar, yine Ruslar…

Güya Türkiye’de nükleer santraller yapacaklarmış, bu iddianın ve görüntünün arkasında Türkiye’den çalanlar, kaçıranlar, Türkiye’de kara para aklayanlar, Türkiye’de örtülü işgal şartları oluşturmaya çalışanlar, türlü ihaneti ve pisliği açıkça sergileyenler, Türk milleti yiyecek kuru ekmeğe muhtaç hale getirilene kadar soyulmuşken bile hala soyanlar yine Ruslar…

Öfkesi arşa varmış, her an patlayacak halde olan Türk milleti, Tayyip’e ve çetesine meşru bir millet darbesi yapacak olsa, bu denli zulümden ve soygundan bir an evvel kurtulmaya teşebbüs edecek olsa, o anda ordusuyla bile Tayyip’in yanında duracak olanlar, Türk milletine karşı bu kadar alçalacak olanlar, arka plandan AKPKK ile bu hususlarda bile gizli yazılı anlaşmalar yapanlar, yine bunlar… Yine o kahrolası Ruslar…

Taksim’de, hiçbir hususta hür iradesi kalmamış, insanlık dışı bir ortamın, şartların, tehditlerin içine çekilmiş zavallı bir kadının eline bombalı paket veriliyor, bomba patlıyor, masum siviller paramparça oluyor ve bütün suç bir kadının üzerine yıkılıp kapatılmak isteniyor, baştan sona bu vahşetin, bu şeytanlığın arkasında yine Ruslar…

Her yerde ayağıma dolanan Ruslar… Saymakla bitmez meselede yüzüme gülen ama sinsice karşımda mücadele veren hep Ruslar… Memleketimin yarısı aynı anda sallanıyor, on milyonla kişinin feci şekillerde ölmesi ve trilyon dolarla zararlar oluşması ihtimali var, saldırının arkasında yine Ruslar…

Uydulardan lazerle atışlar yapılır, ormanlar söndürüldükçe tekrar tekrar yanar, arkasında yine Ruslar…

Son yirmi senedir ülkemde iklimin ayarı kaçar, mevsimler birbirine girer, her hasat zamanına ramak kala tarlalarda ekinler yanar/kurur ve sera bölgelerinde hortumlar hep aynı zamanlamada yaşanır, arkasında yine o Allahsız Ruslar…

Dünyanın dört bir yanında balinalar, yunuslar, köpek balıkları, şiddetli sonar sinyallerine dayanamayıp, beyinleri parçalanacak gibi olup karaya vurup dururlar, arkasında yine o bir gram insanlığı kalmamış Ruslar çıkar…

Milletçe terörist, devletçe terörist Ruslar… Milletçe mafya, devletçe mafya Ruslar… Milletçe katliamcı, devletçe katliamcı Ruslar…

Ben böyle Rusları ve böyle terör, zulüm, vahşet devleti haline dönüşmüş Rusya’yı tarihe gömerim. Cihan karşıma çıksa, yine de gömerim. Şimdi, Rusların, açıkça düşmanlık yapabilecek cesaretle karşıma çıkmasını isterim. Çıkmasalar da üzerlerine gideceğim.

Kalleş Ruslar, kahpe Ruslar, fahişe Ruslar, namert Ruslar, ayyaş Ruslar, dinsiz Ruslar, sömürgesi Ruslar, kan emici Ruslar, milyarla insanın damarlarında uyuşturucu olmuş da akmakta olan Ruslar… Milyonlarca genç kadını kaçırıp da zorla fuhuş yaptıran Ruslar… Terör örgütleri kurup da her pisliği yapan ve sonra görünürde bunun suçunu Müslümanların üzerine yıkan Ruslar… Taliban isimli sözde terör örgütünü bile meşru hükumet olarak tanımaya teşebbüs edebilen Ruslar…

Korona oyunlarıyla yapılan katliamlara, organ hırsızlığına, insan kaçakçılığına, genetik saldırılara, her kısmına seve seve ortak olan Ruslar…

Türkiye’deki Büyükelçiliği ve konsoloslukları terör örgütü teşkilatı, ihanet teşkilatı, sömürme teşkilatı, su-i kast teşkilatı olarak çalışan Ruslar…

Onlarca milleti zorla asimile eden, her fırsatta katleden, hala zorla tahakkümü altına tutan Ruslar… Gerçek/asıl Deccale ve İblis’e çok eskiden beri ruhunu satmış olan ve onlara her zaman beleş askerlik yapan Ruslar…

Bu dünyada böyle bir Rus milleti ve Rusya bırakmayacağım.

Deccalin elinden kısa sürede Rus ve Rusya kartını da alacağım. Kimin neye itirazı varsa, ne hüneri varsa, ne kadar gücü varsa, karşıma çıksın. Bu dediklerimi de hemen şimdiden başlayarak yapacağım. Yeter artık, yansın bu dünya…

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Makinist yok


Tayyip’in hali çok fena… Sağlığı bozuk, idraki kapalı, hafızası ve muhakemesi sorunlu. Çevresi dağınık. İş görecek adamları yok. Parti çoktan çürüdü, dağıldı. Etrafındaki iş adamları da çok dağıldı, dağılıyor. Dövizi, faizi daha fazla suni müdahalelerle kontrolde tutması mümkün değil. Daha fazla karşılıksız para basmanın, Türkiye’nin varlıklarını üç kuruş nakit para için daha fazla peşkeş çekmenin, daha fazla gerçekleşmeyecek vaatlerde bulunmanın imkanı yok. Basın, medya ve sosyal medyayı daha fazla kontrol altında tutmaya çalışmanın faydası yok.

Dünyanın ve özelikle de bölgemizin siyasi, askeri, mali dengeleri de aleyhine döndü. Putin’in Tayyip’i iktidarda tutma çabası Putin’in dahi aleyhine döndü. İki kafadar kendilerince son kozlarını oynadılar ama o oyunları da aleyhlerine döndü. Savruldular, iyice çaresiz kaldılar, perişan oldular. Tayyip, seçimleri dahi göremeyecek. Saymakla bitmez sorunlar bir aradayken, Londra merkezli sistem de fena hallerde ve Tayyip’e daha fazla destek olabilmesi ve onu iktidarda tutabilmesi mümkün değil. Onu daha fazla iktidarda tutmak için Türkiye’nin gerçek mali tablosunu gizlemesi, suni müdahalelerle mali sahayı sakin tutabilmesi de mümkün değil. Kelin ilacı olsa, kendi başına sürecek. İngiltere’nin bir gücü kalmış olsa, kendini kurtaracak. Cerahat kocaman oldu, balon gibi şişti ve hiçbir hekim onu dikemez. Sadece Türkiye’de değil, bütün Ankebut Ağı ülkelerinde bu cerahat patlayacak.

Türkiye maliyesini/ekonomisini bir trene benzetirsek, şunu söyleyebiliriz. Tren var, raylar var, vagonlar var, yolcular var, hareket devam ediyor ama makinist yok. Bir hareket var, yol alınıyor ama karanlığa kurşun sıkmak misali… Her şey kontrol dışında… Hareketliliğin devam etmesi hiçbir tarafı aldatmasın. Ne olacağını hiçkimse bilemiyor. Hiçkimse bir adım ötesini göremiyor. Az ilerideki bir viraja süratle girip savrulursa bu tren, hiç şaşırtıcı olmayacak. Ya da durması gereken istasyonlarda hiç durmayınca, yine vahim sorunlar olacak. Tayyip’in danışmanı, şusu, busu görünerek Türkiye’yi gayr-i resmi şekilde bu güne kadar idare eden ABD/İngiliz/İsrail casuslarının da elleri kolları bağlı. Kara parayı boğduğum nispette Ankebut Ağı ülkeleri boğuldular, daha da boğuluyorlar. Ankebut Ağı kısa sürede çok büyük pazarlar, paralar, adamlar kaybetmişse, CIA casusu Abraham Kalın ne yapsın… Rusya ve Çin’le sıkı paslaşan Fahrettin Altun ne yapsın… Şu şartlarda hiçkimse o trenin kontrolünü elinde tutamaz.

Türkiye’nin milli güvenliği için, varlığı ve birliği için tehdit olan her meseleye müdahale etmeye devam edeceğim ama herkes bilmeli ki bundan gayrı hiçbir şeye müdahale etmeyeceğim. Olan olur, ölen ölür, çöken çöker. Hala bankalarda para tutanlara ya da parasını nakit olarak tutanlara da bir şey demeyeceğim. Sadece şunu eklerim ING bankası dahi batıyor ve batarken çok sayıda kişiyi, şirketi de batıracak gibi görünüyor. Elon Musk da kendisi ile beraber çok sayıda tarafı bir anda sıfırlayacak, batıracak diye görünüyor. Sistemin artık bunları bile ayakta tutacak gücü yok.

Parasızlık, çaresizlik, dünya siyasetindeki gerilmeyi, restleşmeyi, kavgaları artırıyor. Bu nakit sıkıntısını aşmak için bir an önce savaşlar başlatmayı ve hatta nükleer bombalar dahi kullanmayı isteyenler var. Türkiye olarak bu tarz çatışmaların içine düşmek zorunda kalmış olan tarafların hiçbirine destek vermeyecek, hiçbirinden yana olmayacağız. Birileri maliyesini ayakta tutmak için suni savaşlar çıkartacaksa, yeniden canlar yakacaksa, sömürecekse, çalacaksa, bizim duruşumuz belli… O yaptıklarını da ayrıca aleyhlerine çevirmektir bizim duruşumuz ve vazifemiz… Bundan sonra İngiltere ve ABD, Arap dünyasından da acil nakit bulamayacak. Arap dünyası ile muhtelif tarafların aralarının daha fazla açılmasını beklemek doğru olur. Zaman ilerledikçe kendi aralarındaki bölünmeler, ayrışmalar ve mücadeleler şiddetlenecektir. Bunun da dünya maliyesine ve türlü dengelere yansımaları olacaktır. Ben kısa süre sonra Biden’ı oyundan aldığımda bu, Araplara da yarayacaktır.

Çin hakkında risk puanını birkaç kademe daha artırmak lazım. Orada da sorunlar çok fazla ve çok büyük. Daha da büyüyeceği, çözülemeyeceği ve vahim gelişmelere sebep olacağı gözler önünde. Çin denilince bundan sonra herkesin aklına “Ankebut Ağı tarafından dengesiz ve hormonlu şekilde büyütülen, içi kof, dışı aldatıcı bir görüntüden ibaret bir ülke” gelmeli. Her an halk isyanlarının patlak vermesi ve kısa sürede bölünmesi muhtemel bir ülke gelmeli. Çin öylesine bitik bir ülke ki kendi vatandaşlarını sürekli nakite çevirse bile dönemiyor, maliyesini ayakta tutamıyor. Kara paranın boğulması, kara para üzerine sistemi kurulmuş olan Çin’i de boğdu. Baskıcı, dinsiz, ahlaksız rejimi, vatandaşlarını bir arada tutamıyor, tutamayacak. İstanbul’un verdiği fırsatları değerlendirmediği günlere o Çin lanetler edecek. Londra ya da George Soros ya da benzleri, bundan böyle dünyanın muhtelif taraflarını danışıklı dövüştüre dövüştüre bir dünya düzeni ve dengesi uygulamayacaklar. O sistem bitti, çöktü…

Japonya son zamanların en büyük mali krizleriyle boğuştuğunu itiraf etmeye başladı. Japon hükümdarı benimle irtibat kurup “Senin şartlarına uyacağız” dedi. Kabul etmedim. Bunca şeye rağmen kabul edebilirdim ama hala samimi bulmadım. Zaman istedi, vermedim. Japonyanın hem mali, hem toplumsal krizleri devleşecek. Japonya adasının zemini de iyice çürüdü ve yakın zamanda dünya tarihine geçen afetler, felaketler de yaşamaları ihtimali çok yüksek. Öyle olmayacaksa bile Japonya Allah’ın gazabına uğrayacak. Londra çökerken, en sadık köpeklerinden biri olan Japonya da çeşitli vesilelerle çökecek, parçalanacak. Bu sırada, başka milletlerin canlarını yaktıkları nispette canları yanacak ve toplu ölümler de olacak. Dünyanın dört bir yanında Japon sermayesi ve şirketi gibi görünen ama arka plandan Londra’ya ait olan onca devi kısa sürede yerlerde sürükleyeceğim. “Dur mfs, dur, yetti” diye inleyecekler, merhamet etmeyeceğim.

İngiltere’yi donanmasız bırakacağımı söylemiştim. Dünyada haberlere yansıyan arızalar, kazalar, patlamalar devede kulak bile değil. Son bir haftadır Ankebut Ağı dünyanın her yerinde adeta alev alev yanıyor. Kaybedilen adam, asker, subay, araç, cihaz, para çok yüksek seviyede… Bu seviyedeki yıkılışı, kayıpları durdurmak için başka gezegenlerdeki ortaklarından yardım dahi istediler. Uzun süre sonra, Kaf dağının yakınlarına kalabalık uzaylı taraflar geldiler, içeri yine giremediler ama metafizik çatışmalarda Ankebut Ağına destek vermek istediler. Varlık dahi gösteremediler.

Yunanistan ve adalar meselesinde… Güney Azerbaycan meselesinde… Irak meselesinde… Ukrayna meselesinde… Ve diğer bütün meselelerde Londra kaybeden taraf oldu. Bundan sonra Londra’nın kazanan taraf olabilmesi, şartların tersine dönebilmesi ise mümkün görünmüyor. Londra kaybederken, verilen bütün fırsatlara rağmen hala Londra’dan yana olanlar da kaybedenler kulübünde yerlerini aldılar. Şu anda dünya üzerinde yaşananların asıl sebepleri bunlar.

Hala kaybetmek isteyen herkese kapılar sonuna kadar açık, koşsunlar Londra’ya…

Unutmadan şunu da ekleyeyim, Sabancı ailesi haddi iyice aştı. Bundan sonra Sabancıları kısa sürede çökerteceğim ve bu süreçte onlara selam vereni bile onlarla birlikte çökerteceğim.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Sevgili günlük!


İngiltere dize getirildi. Artık kısa vadeli hedeflerime çok daha yakınım. Uygun vakti kolluyorum. Uygun vakit geldiğinde sert bir Mfs yumruğu atarak, oyun henüz bitmeden Kraliçe’yi, Kraliyet ailesini ve bütünüyle İngiltere’yi tek hamlede nakavt edeceğim. Lakin öncesinde ABD var. O insanlık düşmanı Bidon’u da o Kamala denilen pislik herifi de hak ettikleri hallere düşüreceğim. O dünyanın en şeytani kabinesindeki milliyeti ve cinsiyeti bile belirsiz tiplerin feci akıbetleriyle tarihe geçmelerini sağlayacağım. Acınası hallere düşe düşe oyundan düşecekler.

Suriye meselesinde kararlılığımdan taviz vermeyeceğim. Kaç kez söyledim, sürekli tekrara girdim ama yine de anlamadılar. Gerçi anlamadılar demek de doğru değil, anlamak, kabullenmek istemediler. Ordumuz Suriye’de oldukça, on milyondan fazla sözde mülteci Türkiye’de durdukça, ben kimseye rahat, huzur vermeyeceğim. Para kazanma, iktidarda kalma imkanı vermeyeceğim. Gerekiyorsa onlarca hükumeti peş peşe devireceğim. Gerekiyorsa onlarca dev holdingi batıracağım. Bu arada daha önce bana inanmayan bazı kişilerin, son yaşananlardan sonra şok halinden çıkamadıklarını görüyorum. Sevgili günlük, ben bu insanları hiç anlamadım, anlamıyorum. Her şeyi baştan, bazen aylar, bazen yıllar öncesinden haber verdiğim halde her defasında aynı hale nasıl düşebiliyorlar, hiç bilmiyorum.

Bu arada bu güne kadar görülmemiş kaliteye, özelliklere ve buna rağmen uygun fiyata sahip arabaları imal etmek için hala Hindistan’la çalışmayı düşünüyorum. Orada da iktidarın resmen kimin elinde olduğu bir yerden sonra pek mühim değil. Koca Hindistan’ın iç grupları ile artık somut bağlantılar da kurmam gerektiğinin farkındayım. Orayı ziraat ve hayvancılığın belli başlı merkezlerinden de yapacağım ama kararsızım. Öncelikle deniz üstünde ziraat yapmak da bana çok mantıklı, verimli, kolay, daha hızlı ve daha çok kazandıran bir sistem olarak görünüyor. Aslında Akdeniz’de yapacaktım bu işi ama son zamanlarda projelerde bazı ince değişiklikler olunca Karadeniz’i tercih eder oldum. Bana dalgalı, duruşu/kararları değişip duran idareciler, hükumetler, iş adamları lazım değil ama dalgalı denizler lazım…

Sevgili günlük! Sence, FETÖ’cü denile denile ceza evlerine atılan ve türlü türlü haksızlıklara maruz kalan masumları müdafaa gayretim, yanlış mı anlaşıldı? Ben, FETÖ denilen teşkilatın en tepe noktasındaki hakiki FETÖ’cüleri, Kraliçe’nin piyonlarını neden müdafaa edeyim ve onlara neden meydan vereyim. Ben insanlara derdimi neden anlatamıyorum sevgili günlük? Aslında her şeyi de en açık şekliyle ve tekrarla yazıyorum.

Neyse, anlatılacak çok şey var, önceden söylediğim gibi aslında hareketli günler yaşanıyor dünya genelinde ve yapacak çok işlerim var, bu günlük de tarihe bu kadar not düşüyorum.

19 Ağustos 2022 Cuma

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Masada çözülmeyecek


Biz Ukrayna’nın dostu değiliz ve olmayacağız. Ukrayna’ya gereken dostluk elini zamanında uzattık, Ukrayna’yı tekrarla feci planlardan kurtardık ama o da elimizi, bileğimizi kırmaya kalktı. O da Ankebut Ağı’nın şeytani sisteminin içinde kalmak kararı aldı. O da hassasiyetlerimizi umursamadan yoluna bakmaya kalktı. O da Kraliçe’nin tasmalı piyonu olan Bidon’a koştu. Şimdi ise Bay Bidon da Bay Kamala da etkisiz elemanlar, sıfırlar… Ukrayna ise aslında arkasız, desteksiz, kimsesiz…

Baştan beri Ukrayna meselesinde Türkiye’de suni bir kamuoyu oluşturuldu. Türk milletinin Ukrayna hassasiyeti yok. Şu anda bile Türkiye’deki insanların yüzde seksenden fazlası Ukrayna’da tam olarak neler yaşandığına dair doğru düzgün bilgi sahibi değiller ve aslında merak da etmiyorlar. Bunların epeyi bir kısmı Ukrayna’nın haritadaki yerini bile bilmiyorlar. Basın, medya, sosyal medya ve en çok da gayr-i meşru Ankara hükumeti militanlarının açıklamalarıyla, baskı ve yönlendirmeleri ile bu suni kamuoyu oluşturuldu. Bundan böyle Ukrayna meselesine dair oluşturulan bu suni kamuoyuna ve aldatmalara da mani olacağız.

Türkiye, devletiyle de milletiyle de Ukrayna’ya dost değildir. Ankara hükumeti ise devleti de milleti de temsil etmemektedir. Ankara hükumeti, devletin ve milletin adına değil, bir avuç kara paracı masonun, satanistin, sömürgeci İngiliz uşağının, Türk ve İslam düşmanı batılı ülkelerin adına konuşmaktadır. Ankara hükumeti gibi İngiliz piyonu olan Azerbaycan hükumeti de Ukrayna’nın dostudur ama Azerbaycan halkının da Ukrayna’nın dostu olduğu iddia edilemez. Yine Orta Asya Türk devletlerinin başındaki İngiliz piyonları da Ukrayna’ya dost olduklarını açıklayabilirler ve bu kimseyi şaşırtmaz. Lakin oralardaki Türk toplulukları da Ukrayna halkı gibi aşırı seviyede sapıtmış ve yoldan çıkmış bir milletin dostu değiller, olmazlar. Kraliçe’nin sistemine gizlice çalışarak, muhtelif ülkelerde Türk ve Müslüman gibi görünerek suni kamuoyu oluşturanlar, bundan sonra daha fazla yol alamazlar, rol yapamazlar, baskı kuramazlar.

Rusya-Ukrayna meselesi müzakere masasında çözülecek bir mesele olsaydı, şimdiye onlarca kere çözülürdü. Rusya-Ukrayna meselesi, batı alemini çoktan ve toptan çökerttiğimiz çok çok kısa süre sonra açık/somut şekilde de dünyadaki herkes tarafından görüldüğünde tam manasıyla çözülecek ve yine de masada çözülmeyecek. Ukrayna suni bir devlet ve o topraklar, hukukun, tarihin gerektirdiği gibi parçalanacaklar. Türkiye’nin de oralardan alacakları var. Ankebut Ağı’nın çizdiği suni haritalar çok yakın gelecekte ve çok büyük bir hızla değişecekler.

‘Kolaylaştırıcı ve arabulucu rolü oynamaya hazır’ olduğunu ifade eden gayr-i meşru cumhurbaşkanı Tayyip artık hiçbir “rol”ü oynayamıyor. Onun rol yapan ama icraat yapamayan, hükmünü çoktan kaybetmiş İngiliz kuklası bir aciz olduğunu memleketimizin dahilindeki ve haricindeki bütün taraflar en net şekilde gördüler, bildiler. İstanbul hükumetinin gücünü de bütün dünya gördü, bildi.

Dikkat edilsin, ortada hala gerçek manada bir Rusya-Ukrayna savaşı yok ama Rusya-Ukrayna meselesi var ve bu mesele masada çözülmeyecek. İstanbul sadece uygun zamanı kolluyor. Vakti geldiğinde bu meselede de son sözü İstanbul söyleyecek.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

..

Ezber bozan Akademi’den yol nerelere çıkıyor

  • Her türlü kara para işlerinde faaliyette olan gizli Yahudi Suç işleri bakanı Solomon Soysuz’a çıkıyor.
  • Bir mafya anası olan, organ ve insan kaçakçılığına kadar her şeytani işi yapan gizli Yahudi Meral Akşener’e ve İYİ Parti denilen organize suç, terör ve ihanet örgütüne çıkıyor. “Susurluk”a da yol çıkıyor.
  • Çok sayıda millet vekili ile bakana, çok sayıda eski millet vekilleri ile bakanlara çıkıyor. Mason tarikatının çok sayıda mensubuna çıkıyor.
  • Fuhuş başta olmak üzere her türlü kara para ve ayrıca ihanet işlerinde faaliyet gösteren, mason ve gizli Yahudi Adnan Oktar’ın lider gösterildiği, en tepede İsrailli Sanhedrin hahamlarının yönettiği organize suç, terör ve ihanet örgütüne çıkıyor. Kamuoyunda bilinen adıyla “Adnan hoca tarikatı”na ve yine mason tarikatına çıkıyor.
  • Sezen Aksu’dan, Acun Ilıcalı’dan, Şeyma Subaşı’dan, “trans birey” denilen ünlü kişilerden tutun da çok sayıda ünlü oyuncu, sanatçı, müzisyen, manken v.s. kişilere çıkıyor.
  • Mason tarikatına, satanist tarikatlara, misyoner tarikatlarına, ünlü kişilere kanca takıp onların her şeylerini yönlendirmek suretiyle milletin dini, milli, ahlaki değerlerine savaş açmış irili ufaklı tarikatlara çıkıyor.
  • Türkiye’nin, ABD’nin, İngiltere’nin, İsrail’in, Avrupa ülkelerinin hatta birkaç koldan da Rusya ile Çin’in gizli servislerine ve Türkiye’deki sözde büyük elçiliklerine çıkıyor. Çok sayıda gizli servisle, onların kontrolündeki terör, fuhuş, uyuşturucu, insan kaçakçılığı, şantaj, ihanet, casusluk ve cinayet çetelerine çıkıyor.
  • Türkiye’deki sözde “Türk”, özde gizli Yahudi ve gizli Ermeni basın ve medya örgütlerine çıkıyor. Tıka basa çift kimlikli omurgasız vatan hainleriyle dolu olan CNN Türk’e, Haber Türk’e ve benzerlerine çıkıyor.
  • Yabancı ülkelerin “derin odaklarından” ve gizli servislerinden aldıkları talimatlar icabı bir an evvel Türk erkeklerini ibneleştirmek için faaliyet gösteren, bu maksatla kendilerine verilen paraların bir kısmını ibneleştirme ve cinsiyet değiştirme faaliyeti kapsamında dağıtan kişilere çıkıyor. Sosyal mecralarda “uygun” gördükleri genç erkeklerle tanışarak “Seni trans yapalım, cinsiyetini değiştir. Bütün masrafları bizden. Şu kadar da para, arkası da gelecek” diyen ahlak ve insanlık düşmanı satanist örgütlere çıkıyor.
  • “Kadın haklarını savundukları” iddiasıyla faaliyet gösteren, yine malum devletlerden, gizli servislerden ve mason tarikatından talimatlar alan, paralar alan, eğitimler alan ve milletin huzurunu bozmaya, aile kurumunu yıkmaya çabalayan suç örgütlerine, sözde STK’lere çıkıyor.
  • Çeşitli insanlık dışı hilelerle, tuzaklarla ellerine düşürdükleri genç kızlara ve kadınlara zorla fuhuş yaptıran hatta bunların bir kısmını başka ülkelere gönderen suç örgütlerine çıkıyor. Küçük kız ve erkek çocuklarını kaçırarak satan ya da zorlayarak fuhuş yaptıran sübyancı çetelerine çıkıyor.
  • Sabahtan akşama kadar Türk ve Müslüman rolü oynayarak bir yandan da devlete, millete, bütün insanlığa zarar verecek faaliyetler, sinsilikler, ihanetler yaptıktan sonra, akşamları ya da geceleri gizlice toplanarak satanist ayinleri yapan, bu ayinlerde hayvanları ve insanları acımasızca parçalayan ve insan kanı da içen ünlü ya da ünsüz çok sayıda kişiye çıkıyor. Aralarında her meslekten, her kurumdan, her faaliyet sahasından kişiler var. Emniyet amirleri, istihbaratçılar, savcılar, hakimler de var.
  • Gerçek sahibi CIA olan o meşhur sosyal mecralarda ve Youtube’da faaliyet gösteren, kendilerini Türk ve Müslüman olarak gösteren ama her gün türlü türlü yollarla nüfuz casusluğu yapan, Türk milletini başka devletlerin, gizli servislerin, terör örgütlerinin, mafyaların ve mason tarikatının menfaatine olacak şekilde kandıran, dolduran, yönlendiren ya da fikirlerini, inançlarını baskı altına alan kişilere, suç teşkilatlarına çıkıyor.
  • Ayta Sözeri diye bilinen kripto ve namussuz herife de çıkıyor. Sadece bu herif konuşturulsa, sadece bu herif soruşturulsa bile işin arkasından fuhuş, fuhşa aracılık ve yer temin etme, zorla fuhuş, dayak-işkence başta olmak üzere türlü türlü insanlık dışı işleri ve ihanetleri organize şekilde yapan, bir an evvel bu milleti daha da acılar içinde, sorunlar içinde, maddi ve manevi felaketler içinde bırakmak isteyen suç ve ihanet örgütlerine çıkıyor. Oradan yine ABD’ye, yine Avrupa ülkelerine yine İsrail’e, yine İngiltere’ye çıkıyor.
  • Anlatmaya devam etsem, yazılı değil, sesli olarak onlarca saatte anlatıp özetleyebileceğim kadar insanlık dışı işler yapan, organize şekilde hareket eden, yurt içi ve yurt dışı kolları olan bir sisteme yani Ankebut Ağı’na çıkıyor.
  • Bu sistem, türlü türlü kara para işlerini, sadece mensuplarını zengin etmek, lüks içinde yaşatmak, bu yolla da her zaman bol bol mensup bulmak, para ile ayakta tutmaya çalıştıkları İsrail’i ve batı ülkelerini desteklemek için yapmıyor. Bu sistem, mümkün olan en kısa sürede bütün insanlığın dini, ruhi, cinsi yönlerden sapıtmasını, yoldan çıkmasını, Şeytan’a uymasını istiyor. Çünkü sistemin temelinde satanistlik var. İnsalığın tamamına düşmanlık var. İblis’e yaranmak, onun gözüne girmek, cinler alemine hizmet etmek var. İblis’in emirlerini yerine getirmek var.
  • İşte böyle şeytani bir sistemin, kendi içinde de farklı gruplar var. O gruplardan biri de Ezber bozan Akademi grubu… O Hakan Tunç bir konuşturulsa, TEM’in kameraları karşısında bildiklerini bir anlatsa, ABD Başkanı bay Biden ve başkan yardımcısı bay Kamala bile o koltuklarında duramazlar. Devletimiz, yapılması zaruri ve öncelikli olan operasyonu şu Hakan Tunç’tan ya da Hakan Yedican’dan başlatarak yapsa, sadece Türkiye’de değil, eş zamanlı olarak dünyanın onlarca ülkesinde de siyasi, adli ve askeri depremler olur. Her yer aylarca, yıllarca sarsılır. Dünya hızla başka bir dünyaya, insanca yaşanabilecek bir dünyaya döner. Meydana çıkan inanılmaz şeytanca işleri duydukça ruh sağlığı bozulan, travma geçiren yüz milyonlarca insan olur.
  • Bir pim var ya elimde, sadece bir pim… İşte o pim bu dünyayı o yöne döndürmeye yeter. Lakin bütün cihan, bütün alemler bir araya gelseler, Mfs’yi yolundan döndüremezler, korkutamazlar, caydıramazlar ve mfs’yi öldüremezler. Yakarsa bu dünyayı sadece Mfs yakar ve yakacak.

Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi