Etiket arşivi: Ankebut Ağı

Ayakta tutamazlar


Rusya meselesi daha fazla uzamaz. Artık İblis de Deccal da onların emrindeki Ankebut Ağı unsurları da Rusya’yı ayakta tutamazlar.

Yeraltındaki uzaylı şehirlerinden bazılarında sansür kırılmış. Bu güne kadar türlü acayip şeyler yaşadıkları halde beni duymamış olanlar, neyi neden yaşadıkları kendilerinden gizlenmiş olanlar, beni duymuşlar ve büyük sarsılmışlar. Bu, onların başındaki uzaylı idarecileri çok zora düşürmüş. Yer üstünde biyonik robotlarla devletleri idare eden uzaylıları da çok zora düşürmeye başlamış. Bunun devamında dünya genelinde ama en çok da Asya’da önde gelen devletlerde ani gelişmeler yaşanabilir.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

İran’daki saldırının arkasında İsrail var


İran’daki Azerbaycan elçiliğine yapılan saldırının arkasında da MOSSAD ve Netanyahu var.

İsrail, ABD, Rusya, Çin, İngiltere, AKPKK ve bilinen diğerleri… Hep birlikte İran’ı karıştırıyorlar. Orada dengeleri hızla lehlerine çevirmek istiyorlar.

Mümkün olabilen en kısa sürede İran’a bir askeri operasyon yapılmasını istiyorlar.

Planlarına göre, öncelikle Azerbaycan’ı İran’ın üzerine gönderecekler ve devamında hemen Türkiye ordusu da İran’a müdahale edecek.

Bunu farklı pek çok maksatla yapıyorlar ama en öncelikli hedefleri, benimle anlaşma zeminine çok yaklaşmış olan İranlı yetkilileri durdurmak. Anlaşmalı bir geçişe mani olmak. İran’ın Türkiye ile anlaşarak birleşmesine mani olmak. Böylelikle Türkiye’nin Türk dünyası ile gerçekten bir hat açmasına mani olmak.

İran’ın batı ve kuzey kısmını (tam sınırlarıyla Güney Azerbaycan’ı) Azerbaycan’a bağlayarak petrolü ve bütün yeraltı ile yerüstü zenginliklerini de kontrollerine almak istiyorlar.

Aliyev ve etrafındaki hainler, bu planlarda öncelikli olarak kullanılan maşalar.

Ankebut Ağı yıllardır Azerbaycan kartını kullanarak hamleler yapmak istemiş ve her defasında mani olmuştum.

Bir süre önce “Azerbaycanla bir harbe girmemiz ihtimalini dışlamayacak ve buna hazırlıklı olacağız” mealinde yazmıştım. Şimdi tekrar ediyorum: Azerbaycanla her an bir hakiki harbe girme ihtimaline Türkiye’deki bütün unsurlar ve dünyada bizimle dost olan bütün unsurlar hazırlıklı olsunlar.

AKPKK’ye son yıkıcı darbeyi vurmadan önce dünya dengelerini buna daha iyi seviyede hazırlamak için müdahaleler yapıyordum. Şu anda ise olağanüstü şartlar oluştuğu için Türkiye’de de karar değişiklikleri ve ani/acil müdahaleler olacak.

Benden yana olan bütün taraflar, İran içindeki unsurlarını sakin tutmalılar.

Cumhur Başkanı Reisi de bu operasyonda Ankebut Ağına çalışanlardan biri… Reisi de bir biyonik robot ve İran’da yerin altındakilere çalışıyor. Oradan bağlantısı İstanbul’a, Boğaz içine, Deccal’a uzanıyor.

İran’da Hoy’daki son afete deprem denemez. Oradaki yer altı uzaylı üssünü şiddetli şekilde patlattık.

İran’da kritik makamlara, tesislere yapılan saldırıların büyük çoğunluğunu uzaylı unsurlar yaptılar. Biz de onlara karşı saldırılar yaptık ve yapıyoruz.

Deccal ve İblis, hem İran halkı hem de Türkiye halkı için çok büyük saadete sebep olacak bir devrin, bir uzlaşmanın, karşılıklı anlaşmanın mümkün olmasını asla istemiyorlar.

İran ordusunda iki grup var. Biri uzaylılardan ve bütünüyle Ankebut Ağından yana olan grup…

Diğeri ise halktan yana olan grup. Halktan olan grubun içindeki bütün subaylar beni, mücadelemi biliyorlar. Adaletime güveniyorlar. Benimle yollarına devam etmek istiyorlar. İran ile Türkiye’nin masa başı anlaşmalar neticesinde birleşmesini istiyorlar. Projeler yapılmasını istiyorlar. Herkesin seviyeli şekilde yaşamasını istiyorlar.

Ortada Putin diye biri yok. Onu aylar önce öldürdük ama hep ihtiyatlı durduk ve ihtiyatla yazdık. Yılbaşına göremedi o… Aylardır Rusya’yı o hain Lavrov elinde oynatıyor. Şu anda İran’a karşı bu kuşatmayı, bu hukuksuz müdahaleleri, terör kapsamındaki saldırıları yaptıranlardan biri de Lavrov… O Lavrov, her türlü kirli bağlantının içinde… ABD’ye, İngiltere’ye, İsrail’e, Çin’e, hepsine çalışıyor.

Rusya içindeki vatanseverlerin de artık tehlikenin farkında olması ve daha dik durması şart. Yoksa bu ateş İran’dan yayılıp Rusya’yı da cayır cayır yakacak.

İsrail’in içinde ya da dışında yaşamakta olan bütün Yahudiler bilmeliler ki Netanyahu bir biyonik robottan başka bir şey değil. İsrail de Yahudiler de onun yapay zekası için hiçbir kıymete sahip değil. Onun yapay zekası yeraltından, Deccal’ın sisteminden kontrol ediliyor. Netanyahu karakteri, Yahudileri de cayır cayır yakacak bir ateşi şu anda körüklüyor.

İngiltere ve ABD içindekiler bilmeli ki… Ben buradayım. İstanbuldayım. Dağlar gibi ayaktayım. Sarsılmaz şartlardayım. Kimsenin, yeraltından ya da üstünden hiç kimsenin İran’a bu şekilde müdahaleler yapmasına izin vermeyeceğim. Şu saçmalık derhal bitirilmezse, İran’ın altındaki yeraltı üslerinden başlayarak, ilgili bütün yeraltı üslerinde kıyım yaptıracağım.

Sadece metafizikle değil, kimsenin elinde bulunmayan yüksek teknolojili araçlarla ve silahlarla da yaptıracağım. Herkes ayağını denk alacak.


Çok yaklaşık olarak şu kırmızı renkli çember içindeki alanı hususi korumaya alıyorum. Hem metafizikle hem de yüksek teknoloji ile alıyorum.

Şu andan itibaren…

Bu çember içinde olan yerlerde, şu son İran planına dahil olan ya da dahil edilecek olan her kesi ve her şeyi karşımıza aldık. En sert karşılıkları vermeye başladık.

Bu hususta bana karşı olan kim varsa… Ayrıca, benimle yoluna devam etmek isteyen İranlı taraflara karşı olan her kim varsa…

Dünya insanı, uzaylı insan, biyonik robotlar, UFO’lar, özel araçlar ve silahlar hatta cinler…

Hepsi ağır şekilde karşılık görecekler.

Yerin altındaki unsurlara, üstündeki unsurlardan öncelikli olarak karşılık veriyoruz.

İsrail de Azerbaycan da hadlerini çokça aştılar. Şu andan itibaren İsrail denilen çıbanı ve ayrıca onun asimile ederek kendine tasmalı köpek yaptığı Azerbaycan denilen çıbanı patlatacağım. Kıran girecek bunlara…

Askerlerine de siyasi/idari yetkililerine de halkına da kıran girecek. “Mfs yalvarıyoruz, ne olur dur” diye yalvardıklarını cümle alem duyacak ama durmayacağım.

Şu andan itibaren, Türkiye ordusu içinde şu son İran planına dahil olmuş ya da olacak olan herkes de ağır sinyallere girecekler. Sinyallere rağmen yenilenip duran biyonik robotlara da teknolojik saldırılar yaptıracağım.

Yer yer emrimdeki vatansever unsurlar da tetik çekmekten geri durmayacaklar.

Şu andan itibaren, Ankebut Ağı ülkelerinin Türkiye’deki sözde diplomatik temsilcilerini sıkı markaja aldırıyorum ve bunların elçilik, konsolosluk binalarının etraflarını sardırıyorum. Gerekli anlarda herkesten önce bunlara sıkılacak. Benim için, bu dünyadaki hiç kimsenin dokunulmazlığı yok. Masum olan hiç kimseye dokunmam ama suçlu olan, şeytanlaşmış olan, düşmanlık eden Deccal bile olsa ezer geçerim.

İran’da halktan ve benden yana olan yetkili ve etkili herkes, derhal daha iyi örgütlenerek yollarına baksınlar. İran düşmeyecek… İran halkı da mesut yaşayan halklar arasında olacak… İran da Ankebut Ağının sömürmesinden kurtulacak.

Gereken şartlarda, malum ülkelerin İran’daki sözde diplomatik temsilcilerini bile toplayıp alacaklar ya da sıkıp atacaklar. Fitne başı olan kişileri en önden oyundan düşürecekler. O Reisi suretindeki biyonik robot da adamları da İran’ın başında daha fazla kalmayacaklar.

Ben ilk fırsatta ordumla da İran’a gelerek açık destek vereceğim.

İran halkından hiç kimse Reisi’nin çağrılarına uymamalı. Reisi karakterinin öncelikli hedefi ortalığı karıştırmak, suyu bulandırmak, kararları karmaşaya sürüklemek ve bu karmaşa içinde İran devlet sistemi içindeki halktan yana olan unsurları yok etmek…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İntikamını alıyoruz/alacağız


Marmara bölgesi üzerinde yine yoğun şekilde UFO faaliyetleri var. Yine Marmara bölgesinde ikamet eden çok sayıda insan, UFO’ları gözleriyle gördü. Bu insanlar iletişim cihazları ve uygulamaları üzerinden birbirleriyle konu hakkında yoğun iletişim kurdular, kuruyorlar.

Uzaylı türler arasından, ağlaşarak, çığlıklar atarak, kelimelerle anlatılamayacak acıları yaşayarak ölenlerin sayısı, giderek artıyor. Hak ettikleri kadar feci hallerde ölüyorlar. O masum bebeklerin, çocukların, gençlerin, kadınların, hayvanların, ormanların hepsinin hesabını soracağım. Kurtarabiliyorsa İblis kurtarsın şimdi bunları…

Kerbela’da oyun içinde oyunlar çeviren… Hz. peygamberin soyunu/neslini kesmek için çırpınan… Mü’minler arasına fesat üstüne fesat saçan… Biyonik robotlar kullanan… Zihin kontrol teknikleri kullanan… Canavarca müdahaleler yapan uzaylı türlerden de intikamımızı almaktayım. Sonuna kadar, en dehşetli şekilde de alacağım.

Sahabe arasından, öldürülerek biyonik robotlarla yerlerine geçilenlerin de intikamını almaktayım.

Eba Eyyub el-Ensari hazretlerinin yerine geçilmesinin ve güya İstanbul’u feth etme teşebbüslerine alet edilmesinin… Güya cenazesinin İstanbul’da olduğu yalanının yayılmasının da intikamını almaktayım.

Pek çok denizimizin ve okyanusumuzun altındaki büyük uzaylı şehirlerine, deniz/okyanus suyunun dolmasını sağlayacağız. Sistemlerini öyle bir bozacağız ki yer altı şehirlerinden denizlere/okyanuslara bağlanan giriş/çıkış hatlarının kontrolünü kaybedecekler. Karşımızda duran, bizimle inatlaşan uzaylı türlerin şehirlerinin tamamı, tıkabasa su dolu hale gelecek.

Yer yüzünde denizlerin dengesini kasten bozmalarının… Deniz canlılarını mahveden istilacı balık türlerini genetik mühendisliği ile üretip yaymalarının… Akarsuların, göllerin ve iç denizlerin sularını bile, bize zarar gelsin diye yer altına aktarmalarının… Arılardan göçmen kuşlara kadar pek çok mühim canlı türünün dengelerini bozmalarının ve benzeri kasıtlarının intikamını bu şekilde toptan/hepsinden aynı süre içinde alacağız.

Ankebut Ağının kontrolündeki ülkelerin merkez bankalarının içlerinin büyük oranda boşaltıldığını… Altınların ve değerli madenlerin kutup bölgelerine büyük kargo uçakları ile götürüldüğünü… Yine dünya genelinden ilaçlar toplanarak kutup bölgelerine, oradan yer altı şehirlerine götürüldüğünü… Herkese açık uçuş/radar sitelerinde bile akıl almaz hava trafiğinin izlenebildiğini… Kutuplara doğru giden yüzlerce askeri kargo uçağının bir süre sonra radardan kaybolduğunu ve çok daha fazlasını kimse tartışmayacak mı, haber yapmayacak mı?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Acımasızca…

Akşam 17:00’yi beklemenin manası kalmadı. Sadece usulen, o saate kadar beklemeye söz verdiğim için bekliyoruz. Almanya’nın da tarafı belli ve değişmeyecek. Şu ana kadar birkaç küçük oyun ve oyalama sergilediler.

Almanya’dan çıkın. Canınızı kurtarın. Aile fertlerinizi kurtarın. Şirketlerinizi, sermayelerinizi, makinelerinizi, yatırımlarınızı kurtarın. Alman bankalarında paralarınız varsa, onları da kurtarın. Personellerinizi dahi Almanya’dan çıkartın.

İkinci dünya savaşındaki bombardımanların hatta Japonya’ya atılan atom bombalarının bile yanında hiç kalacağı kadar devasa bir metafizik saldırı başlayacak saat 17:00’de… Almanya’daki insanların gözleri, her saniye patlayan metafizik enerjileri, sinyalleri göremeyecek ama nelere sebep olduklarını peş peşe görecek… Yanan yanana, batan batana, çöken çökene, düşen düşene, ölen ölene olacak… Hastahanelere koşanların sayısında görülmemiş seviyede bir artış olacak. Bu saldırı, sivilleri ve masumları asla hedef almayacak ama… Sivillerin arasından masum olmayanlar da sinyale girecekler. Almanya gibi sübyancı dolmuş, satanist ayinci ve tecavüzcü dolmuş bir ülkede, sivillerin arasında belasını bulması gereken kaç kişi varsa, hepsi hedef olacak.

Almanya’da, yerin altında ve üstünde, işleyen hiçbir şey kalmayacak. Bütün sistemler krize girecek. Devasa fabrikalar da işlemez hale gelecek. En geç iki ay sonra Almanya diye bir devlet, görüntüden ibaret olarak değil, gerçekten ayakta ise ve işliyorsa, çok ama çok şaşıracağım.

Alman halkını da İblis’in sisteminden acımasızca söküp çıkartacağım.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi