Etiket arşivi: AKPKK

İktidarda kalmalarına izin vermeyeceğim


Ankebut Ağı, son zamanlarda Esed ve Suriye üzerinden benim sayemde kazandığı paralarla da CHPKK’yi ve altılı çeteyi maddeten destekliyor ve gerektiğinde iktidara getirmek için fonluyor, hazırda tutuyor. Bir avuç satılmıştan, haramzadeden ibaret olan altılı çete, bu paralarla elde tutularak hala Tayyip’le danışıklı dövüşüyor. Bu nedenle Anayasa ihlalini bile umursamaz tavırlar sergileyebildiler. Sorna sert kayaya çarpınca da çıkıp yalandan açıklama yaptılar. O açıklamalarının da arkasında durmamak için her şeyi deneyecekler. İşler yine kontrollerinde olmazsa, bu defa İngiltere bunları bir oldu bitti ile iktidara getirmeye oynayacak.

Ne AKPKK-MHPKK çetesinin iktidarda kalmasına izin vereceğim ne de onlardan farkı olmayan altılı çeteye meydan vereceğim. Hususiyle iş dünyası bunun farkında olmalı.

Metafizik usullerle görüşme yaptığım bütün taraflara samimiyetle, dürüstlükle aynı şeyleri söyledim…

Şartlarımdan biri de “Sizin ülkenizin Türkiye’deki sermayesini hatta mafyaların kontrolündeki kara paraları bile geçici süre için buradan çıkartacaksınız. Ben işleri düzene koyunca, tekrar gelecek ve daha iyi şartlarda çalışacaksınız. Daha çok da kazanacaksınız” maddesi idi…

Ankara hükumetinin yanında durmamaları gerektiğini, bunun Türk milletine yapılan çok büyük bir kötülük olduğunu da her fırsatta söyledim… Buna rağmen buradan paralarını çekmeyerek Ankara’dan yana duran bütün ülkelerin, buradaki bütün sistemlerini, gelirlerini şimdi hızla bozmaya başlıyorum. Çok çok büyük sorunlara sebep olacağım. Sadece metafizik bile bellerini büküyor, her şeylerini bozabiliyor ama ben çok yüksek teknolojiler ile fabrikaları, makineleri, arabaları, ofisleri, çalışanları, bankalardaki nakit paralarına kadar her şeylerini hedef alacağım. Özel uçakları ve helikopterleri bile uçamayacak. Depoları, ürettikleri ürünleri bile sürekli çıkan yangınlarda yanacak. Burada imal ederek Türkiye içinde ve dışında sattıkları arabalar, cihazlar, her şey bozulacak. Çıkartmadıkları o paraları burada tamamen kaybetmiş olacaklar. Çok büyük bir batağa da düşecekler. Büyük seviyede hukuki sıkıntıların içine de düşecekler.

Çin’de, ÇKP içinde, İstanbul ile yoluna devam etmek isteyen güçlü bir grup var. Bu grubun da arka planda uzaylılarla bağlantıları var.

Çin’in idaresini elinde tutan uzaylı gruplar, yeraltında da yer üstünde de ihtilaf halindeler. Aralarında ciddi seviyede mücadele var. Bu da siyaset yorumcularının Çin’e dair yorumlarında büyük aldanmalarına sebep olabilir. Çünkü Çin’de yer üstündeki dengeler aslında yer altındaki tarafların dengelerine bağlı. Kore’nin kuzeyi ve Güneyi ile Japonya ve Tayvan için de aynı dengeler var. Bunlar hep yerin altındaki dengelerle idare edilen yerler.

NATO’nun, Kore’nin kuzeyi ile anlaşarak, Kore’nin kuzeyini Çin’in üzerine gönderme ihtimali var. Bu savaşta nükleer bombalar kullanılması ihtimali de var ve eğer bu yaşanırsa, buna da aslında yerin altındaki dengeler sebep olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İran’daki saldırının arkasında İsrail var


İran’daki Azerbaycan elçiliğine yapılan saldırının arkasında da MOSSAD ve Netanyahu var.

İsrail, ABD, Rusya, Çin, İngiltere, AKPKK ve bilinen diğerleri… Hep birlikte İran’ı karıştırıyorlar. Orada dengeleri hızla lehlerine çevirmek istiyorlar.

Mümkün olabilen en kısa sürede İran’a bir askeri operasyon yapılmasını istiyorlar.

Planlarına göre, öncelikle Azerbaycan’ı İran’ın üzerine gönderecekler ve devamında hemen Türkiye ordusu da İran’a müdahale edecek.

Bunu farklı pek çok maksatla yapıyorlar ama en öncelikli hedefleri, benimle anlaşma zeminine çok yaklaşmış olan İranlı yetkilileri durdurmak. Anlaşmalı bir geçişe mani olmak. İran’ın Türkiye ile anlaşarak birleşmesine mani olmak. Böylelikle Türkiye’nin Türk dünyası ile gerçekten bir hat açmasına mani olmak.

İran’ın batı ve kuzey kısmını (tam sınırlarıyla Güney Azerbaycan’ı) Azerbaycan’a bağlayarak petrolü ve bütün yeraltı ile yerüstü zenginliklerini de kontrollerine almak istiyorlar.

Aliyev ve etrafındaki hainler, bu planlarda öncelikli olarak kullanılan maşalar.

Ankebut Ağı yıllardır Azerbaycan kartını kullanarak hamleler yapmak istemiş ve her defasında mani olmuştum.

Bir süre önce “Azerbaycanla bir harbe girmemiz ihtimalini dışlamayacak ve buna hazırlıklı olacağız” mealinde yazmıştım. Şimdi tekrar ediyorum: Azerbaycanla her an bir hakiki harbe girme ihtimaline Türkiye’deki bütün unsurlar ve dünyada bizimle dost olan bütün unsurlar hazırlıklı olsunlar.

AKPKK’ye son yıkıcı darbeyi vurmadan önce dünya dengelerini buna daha iyi seviyede hazırlamak için müdahaleler yapıyordum. Şu anda ise olağanüstü şartlar oluştuğu için Türkiye’de de karar değişiklikleri ve ani/acil müdahaleler olacak.

Benden yana olan bütün taraflar, İran içindeki unsurlarını sakin tutmalılar.

Cumhur Başkanı Reisi de bu operasyonda Ankebut Ağına çalışanlardan biri… Reisi de bir biyonik robot ve İran’da yerin altındakilere çalışıyor. Oradan bağlantısı İstanbul’a, Boğaz içine, Deccal’a uzanıyor.

İran’da Hoy’daki son afete deprem denemez. Oradaki yer altı uzaylı üssünü şiddetli şekilde patlattık.

İran’da kritik makamlara, tesislere yapılan saldırıların büyük çoğunluğunu uzaylı unsurlar yaptılar. Biz de onlara karşı saldırılar yaptık ve yapıyoruz.

Deccal ve İblis, hem İran halkı hem de Türkiye halkı için çok büyük saadete sebep olacak bir devrin, bir uzlaşmanın, karşılıklı anlaşmanın mümkün olmasını asla istemiyorlar.

İran ordusunda iki grup var. Biri uzaylılardan ve bütünüyle Ankebut Ağından yana olan grup…

Diğeri ise halktan yana olan grup. Halktan olan grubun içindeki bütün subaylar beni, mücadelemi biliyorlar. Adaletime güveniyorlar. Benimle yollarına devam etmek istiyorlar. İran ile Türkiye’nin masa başı anlaşmalar neticesinde birleşmesini istiyorlar. Projeler yapılmasını istiyorlar. Herkesin seviyeli şekilde yaşamasını istiyorlar.

Ortada Putin diye biri yok. Onu aylar önce öldürdük ama hep ihtiyatlı durduk ve ihtiyatla yazdık. Yılbaşına göremedi o… Aylardır Rusya’yı o hain Lavrov elinde oynatıyor. Şu anda İran’a karşı bu kuşatmayı, bu hukuksuz müdahaleleri, terör kapsamındaki saldırıları yaptıranlardan biri de Lavrov… O Lavrov, her türlü kirli bağlantının içinde… ABD’ye, İngiltere’ye, İsrail’e, Çin’e, hepsine çalışıyor.

Rusya içindeki vatanseverlerin de artık tehlikenin farkında olması ve daha dik durması şart. Yoksa bu ateş İran’dan yayılıp Rusya’yı da cayır cayır yakacak.

İsrail’in içinde ya da dışında yaşamakta olan bütün Yahudiler bilmeliler ki Netanyahu bir biyonik robottan başka bir şey değil. İsrail de Yahudiler de onun yapay zekası için hiçbir kıymete sahip değil. Onun yapay zekası yeraltından, Deccal’ın sisteminden kontrol ediliyor. Netanyahu karakteri, Yahudileri de cayır cayır yakacak bir ateşi şu anda körüklüyor.

İngiltere ve ABD içindekiler bilmeli ki… Ben buradayım. İstanbuldayım. Dağlar gibi ayaktayım. Sarsılmaz şartlardayım. Kimsenin, yeraltından ya da üstünden hiç kimsenin İran’a bu şekilde müdahaleler yapmasına izin vermeyeceğim. Şu saçmalık derhal bitirilmezse, İran’ın altındaki yeraltı üslerinden başlayarak, ilgili bütün yeraltı üslerinde kıyım yaptıracağım.

Sadece metafizikle değil, kimsenin elinde bulunmayan yüksek teknolojili araçlarla ve silahlarla da yaptıracağım. Herkes ayağını denk alacak.


Çok yaklaşık olarak şu kırmızı renkli çember içindeki alanı hususi korumaya alıyorum. Hem metafizikle hem de yüksek teknoloji ile alıyorum.

Şu andan itibaren…

Bu çember içinde olan yerlerde, şu son İran planına dahil olan ya da dahil edilecek olan her kesi ve her şeyi karşımıza aldık. En sert karşılıkları vermeye başladık.

Bu hususta bana karşı olan kim varsa… Ayrıca, benimle yoluna devam etmek isteyen İranlı taraflara karşı olan her kim varsa…

Dünya insanı, uzaylı insan, biyonik robotlar, UFO’lar, özel araçlar ve silahlar hatta cinler…

Hepsi ağır şekilde karşılık görecekler.

Yerin altındaki unsurlara, üstündeki unsurlardan öncelikli olarak karşılık veriyoruz.

İsrail de Azerbaycan da hadlerini çokça aştılar. Şu andan itibaren İsrail denilen çıbanı ve ayrıca onun asimile ederek kendine tasmalı köpek yaptığı Azerbaycan denilen çıbanı patlatacağım. Kıran girecek bunlara…

Askerlerine de siyasi/idari yetkililerine de halkına da kıran girecek. “Mfs yalvarıyoruz, ne olur dur” diye yalvardıklarını cümle alem duyacak ama durmayacağım.

Şu andan itibaren, Türkiye ordusu içinde şu son İran planına dahil olmuş ya da olacak olan herkes de ağır sinyallere girecekler. Sinyallere rağmen yenilenip duran biyonik robotlara da teknolojik saldırılar yaptıracağım.

Yer yer emrimdeki vatansever unsurlar da tetik çekmekten geri durmayacaklar.

Şu andan itibaren, Ankebut Ağı ülkelerinin Türkiye’deki sözde diplomatik temsilcilerini sıkı markaja aldırıyorum ve bunların elçilik, konsolosluk binalarının etraflarını sardırıyorum. Gerekli anlarda herkesten önce bunlara sıkılacak. Benim için, bu dünyadaki hiç kimsenin dokunulmazlığı yok. Masum olan hiç kimseye dokunmam ama suçlu olan, şeytanlaşmış olan, düşmanlık eden Deccal bile olsa ezer geçerim.

İran’da halktan ve benden yana olan yetkili ve etkili herkes, derhal daha iyi örgütlenerek yollarına baksınlar. İran düşmeyecek… İran halkı da mesut yaşayan halklar arasında olacak… İran da Ankebut Ağının sömürmesinden kurtulacak.

Gereken şartlarda, malum ülkelerin İran’daki sözde diplomatik temsilcilerini bile toplayıp alacaklar ya da sıkıp atacaklar. Fitne başı olan kişileri en önden oyundan düşürecekler. O Reisi suretindeki biyonik robot da adamları da İran’ın başında daha fazla kalmayacaklar.

Ben ilk fırsatta ordumla da İran’a gelerek açık destek vereceğim.

İran halkından hiç kimse Reisi’nin çağrılarına uymamalı. Reisi karakterinin öncelikli hedefi ortalığı karıştırmak, suyu bulandırmak, kararları karmaşaya sürüklemek ve bu karmaşa içinde İran devlet sistemi içindeki halktan yana olan unsurları yok etmek…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

AKPKK’nin stepnesi Hüda-Par

Güney Doğu bölgemizde etkili olan Şii Hüda-Par hareketinin son zamanlardaki çıkışları beni fazlasıyla rahatsız ediyor. İktidarın stepnesi haline gelen bu lüzumsuz güruhun idarecileri, sadece bir saat içinde gerçek kimliklerinin, bütün bağlantılarının, kara para işlerinin ifşa edilebileceğinden habersiz gibi tavırlar içindeler…

Hüda-Par ile Doğu Perinçek arasında dönen lanetli işleri, pis işleri, Türk milleti bir anda delilleri ile görse, acaba tepkisi nasıl olur… Ya adalet sisteminin buna tepkisi nasıl olur…

Kim yapıcının oğluymuş, kim de yıkıcının oğluymuş, iyice meydana çıkar…

Koca dünya devletlerinin ve liderlerinin, İstanbul’un aleyhine işler yapamadığı şu zamanda, üç beş tane kripto Ermeni ve Yahudinin, üç beş tane kara paracı ve gizli servis piyonu teröristin yapabilmesine ihtimal mi var, meydan mı var…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakma provakasyonu, bir danışıklı dövüş…

Bununla elde edilmek istenen şeylerden biri, Türkiye’de gündemi meşgul etmek. Açlıktan, yokluktan, dertlerden iyice bunalmış olan milleti oyalamak.

Bir diğeri ise Türkiye içinde manevi havayı/tepkileri yükseltmek, kamuoyunu yönlendirmek, bu sırada yapacakları çıkışlar ile AKPKK’nin tükenmek üzere olan oylarını yükseltmek…

Bu danışıklı dövüşün başka hedefleri de var…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İktidarda tutmak için kuralsızca hareket ediyorlar

CHPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba:

“Bizim için en iyi adayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade etmek istiyorum.” demiş…

Aynı merkezden talimatlar alanlar, bir gün içinde peş peşe hamlelerini yapıyorlar…

Bu kadar açık bir danışıklı dövüş…
“Anayasanın ihlali” deniyor, “Ağır suç” deniyor, “hukukun üstünlüğü” deniyor, “Meşruiyeti yok” deniyor ama bunlar hala milleti ahmak yerine koyuyor… Bu güne kadar danışıklı dövüştükleri Tayyip’i ve çetesini hala iktidarda tutmak için kuralsızca hareket ediyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi