Etiket arşivi: Akademi Dergisi

SORU: Caner Taslaman, sen Sabetaycı mısın? CEVAP: Ben Boşnakça konuşabiliyorum | Mehmet Fahri Sertkaya

Yazar: Mehmet Fahri Sertkaya (#mfs)

Ne ara gittin, ne ara geldin, durduk yerde aniden neden gittin, gittin de neden bu kadar kısa sürede geldin, hiç anlamadık Can-er Tasla-man…

‘İşte bakın, ben Boşnağım, Bosnalıyım, Boşnakça konuşabiliyorum” demek için mi çektin bu kadar zahmeti? Sana aile bağlantılarının Bosna’ya dayanmadığını, Boşnakça bilmediğini söyleyenler mi oldu? Millet bunları merak etmiyor ki sen neden merak edilen kısımları tartışmıyor ya da bu kısımlara dair konuşmuyor, açıklama yapmıyorsun da böyle lüzumsuz çileler çekiyor, acayip tavırlar sergiliyorsun? 

Bir baksak ünlü Sabetaycılara, kimisi Sabetaycı Cansu Canan Özgen gibi Selanikli, kimi Yanyalı kimi Bosnalı, kimi Manastırlı, kimi Moralı, kimi Üsküplü… Balkanların, Rumeli’nin her yerinden Sabetaycılar var. Bunların soylarını biraz daha araştırınca ya İspanyol Yahudilerine çıkar ya da Polonya Yahudilerine… 

Bütün bu Sabetaycılara baksan, İbranice, Ladino (Yahudi İspanyolcası) dili yanında, Rumcayı, İspanyolcayı ya da bulundukları yerin yerel dilini, ana dili gibi konuşurlar. Bu, onların aslen Sabetaycı gizli Yahudi oldukları ya da Sabetaycı kolundan değil de diğer gruplardan gizli Yahudi oldukları gerçeğini değiştirmez. İzmir’in gizli Yahudilerine, hatta Ankara’nın, Erzurum’un, Bursa’nın, Eskişehir’in gizli Yahudilerine de bir baksan, ya İspanya kökenli çıkarlar, ya Polonya… Buna rağmen sorsan ‘İzmirliyiz’ derler, ‘Ankaralıyız’ derler, ‘Rumeliliyiz’ derler, ‘Türküz’ derler hatta ‘Evlad-ı Fatihanız’ derler de gerisini mevzu etmek istemezler.

Bu kadar yorulana kadar, geçip twitter’ın başına, şu mealde cümleler yazabilirdin:

1- Evet, gençlik yıllarımda, daha çok Sabetaycı gizli Yahudilerin ve Masonların toplaştığı Adnan Oktar grubundaydım. Onlara yapılan Emniyet operasyonlarında ve yargılamalarda ben de topun ağzına kadar geldim ama içeri düşmedim. O zaman soy adım ‘Uygun’du, gazetelere konu olduğum için Sabetaycı anne tarafımın soy adı olan Taslaman’ı mahkeme kararı ile soy adım yaptım.

2- İddia edildiği gibi ben de Sabetaycıyım. Eşim de, eşimin akrabaları da, etrafımdan çok kimseler de, kankam Emre Dorman da, Haber Türk’ün sahibi Turgay Ciner de, Cansu Canan Özgen de, daha çok kimseler de hep Sabetaycı.

Adnan Oktar’ın kedicikleri denilen kadınlardan Sabetaycı Tuba Öymen’in 2011 yılındaki bir paylaşımı. Adnan Oktar grubundan ayrılıp Kızıl İmamcılar denilen gurupla yoluna devam eden Caner Taslaman’ı, Oktar grubu yıllarca ifşa etti.

3- Bu nedenle, bütün müslümanları karşımıza alıyoruz. Onlar ne derse desin, neyi ispat ederse etsin görmezden geliyoruz. ‘Bilimsellik” söylemleri altında, onların doğru olan ehl-i sünnet İslam inancına “Geleneksel İslam” deyip yok etmeye çabalıyoruz. Hadisleri ve mezhepleri yıkarak, İslam’ı dipten bir darbe ile yıkmak istiyoruz. Hatta bu maksatla alaya alıyoruz, baskı altına alıyoruz ve bu gizli kapaklı bağlantılarımız yüzünden, haksızlığımız meydanda olduğu halde, münazaralarda gerçek İslam alimlerinin karşısında perişan olduğumuz halde bu Sabetaycı basın ve medya yine de onları değil, bizi el üstünde tutuyor. Hizmet verdiği milletin değil, bizim yanımızda oluyorlar. Zaten bu sadece dini meselelerde böyle değil. Onlarca yıldır bu milletin kabullenişlerini Sabetaycı basın ve medya değiştirmedi mi.. Çıplaklığı, alkolü, sigarayı, ana-babaya asi olmayı, kendi kafasına kaptan olmayı, süs ve gösteriş için yaşamayı, kumarı, zinayı, evlilik dışı birlikteliği bizim Sabetaycı basın ve medya normalleştirmedi mi… Bakın işte bu paylaşımım da bile arkamda yarı çıplak bir kadın var ve ben onun da olduğu fotoğrafı paylaşırken, sabah akşam İslam’dan, ayetlerden bahseden biri olduğum halde hiç bir utanma belirtisi göstermeden onu da paylaştım. 

Haftalar hatta aylar boyunca, Sabetaycı Caner Taslaman’a, en medeni şekilde sorular yönelttik. Sabırla tekrar tekrar sorduk ve imkansızı başarıp, her seferinde görmezden gelmeyi tercih etti. Şimdilerde bütün Türkiye Akademi Dergisi’nin Caner Taslaman ve çevresine dair iddiaları ile çalkalanıyor ama o hala akıl almaz şekilde susuyor.

4- Caner Taslaman ad ve soy adımın Boşnakça ile alakası yoktur. İbraniceye atıf içerir. Bunları açıklasam da giriş seviyesinde olanlarınız anlayamaz. Boşa zahmet çekmenin anlamı yok. Benim adım Can-er, Turgay’ın soya adı Cin-er… Benim soy adım Tasla-man, Emre’ninki Dor-Man.. Bunlar tesadüf eseri değildir. Özenle üzerinde durulmuş isim ve soy isimlerdir ve İbranice gerçek isimlerimize ya ses/telaffuz ya da mana itibari ile atıf içerir. 


5- Yaptık, ettik. Bakın ne kadar panik halinde olduğum sadece şu acayip tutarsız davranışlarımdan ve paylaşımlarımdan bile belli ve gözler önünde. Lütfen savcılıklara suç duyurusunda bulunmayın. Yaptıklarıma çok pişmanım.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir Sabetaycı gizli Yahudi olduğunu deşifre ettiğimiz Caner Taslaman’dan ‘Çevir kazı, yanmasın’ tavırları…

Yazar: Mehmet Fahri Sertkaya (#mfs)

ÇEVİR KAZI, YANMASIN…
Dear Mr. Taslaman!
Haftalardır senin gerçek yüzünü bu millete ilan ediyoruz. Defalarca profilinden en medeni şekilde sorular yönelttik, acayip bir tavırla görmezden geldin ama görünen o ki, bu gayretin de seni kurtaramadı, artık yavaş yavaş topun ucuna geldin.
Yaklaşık üç saat kadar önce, Facebook ve Twitter hesaplarında paylaştığın bu metin, sorularımız karşısında haftalardır neden susup kaldığını, Cansu Canan Özgen’in de neden susup kaldığını, aslında verebilecek bir cevabın/cevabınız olmadığını gözler önüne seriyor.

 Görsel 1:   Akademi Dergisi olarak, Sabetaycı bir gizli Yahudi olduğunu deşifre ettiğimiz Caner Taslaman’ın, insanların kafasında oluşan soru işaretlerine sözde cevap verdiği bir Twitter paylaşımı…

 1-  Soy adının Sabetaycılık ekseninde tartışıldığını, soy adından sebep Müslüman görünen Sabetaycı bir gizli Yahudi olduğunun iddia edildiğini bile neden yazamadın? Neden açık yüreklilikle ve net duruşla hala ‘Bana Sabetaycı gizli Yahudi diyorlar. Ben Sabetaycı değilim’ diyemiyorsun da ‘Fikirleri tartışmak yerine, bu saçmalıkları tartışmak’ şeklinde cümleler ile ve peşi sıra gelen aşağılayıcı, seviyesiz, saldırgan tabirler ile tuhaf, panik halinde, çaresiz kalmış bir psikolojiyi yansıtıyorsun?

 2-  Programına seni sık sık çıkartıp da İslam itikadının dibine nükleer bombaları döşemene yardım ve yataklık eden Selanik’li Sabetaycı Cansu Canan Özgen neden hala susuyor ve çok değerli konuğu olduğun, hatta demirbaşlarından biri olduğun halde sana destek veremiyor? Sahi Sabetaycı Emre Dorman, bu zor zamanında neden seni arkalamıyor, tartışmalara girmiyor? Ya da beraberce İslam itikadının dibini oymaya ve milyonlarca Müslümanın itikadını bozmaya, sonsuz saadetini çalmaya çabaladığınız Haber Türk isimli televizyon kanalının sahibi olan Sabetaycı Turgay Ciner nerede? Yalnızlar rıhtımında gibisin Taslaman? Bir de, senin 2009’dan sonra televizyonlarda sık görünmeni sağlayanlar kimler? Bunun zeminini hazırlayan kişilerden biri, Sabetaycı Okan Kaan Bayülgen mi? Okan Kaan Bayülgen’in, bu ülkede kaç Sabetaycı gizli Yahudiyi meşhur ettiğini ve içi boş teneke misali kaç Sabetaycıyı muteber kişiler olarak gösterdiğini/kabullendirdiğini bilmediğimizi mi sanıyorsun?

 Görsel 2:  İslami ilimler sahasında son derece vasıfsız, hatta dip seviyede biri olmasına rağmen, Sabetaycı gizli Yahudi medya patronlarının kanallarına, özellikle de Sabetaycı Turgay Ciner’in Haber Türk’üne sık çıkartılarak muteber kılınmak istenen bir proje adamı Sabetaycı gizli Yahudi Caner Taslaman

 3-  Bir cemaate katılmayıp, takıldığın şeklindeki kelime oyunlarına senden başka itibar eden olmuş mu? Neden, katılmadığını, takıldığını iddia ettiğin o cemaatin Sabetaycı gizli Yahudilerin ve Masonların toplaştığı Adnan Oktar cemaati olduğunu yazamadın? ‘Takılmak” dediğin şey, nasıl bir şeydir ki, o cemaate hukuk/yargı müdahalesi olunca seni de ağır ceza mahkemelerinde yargıladılar? Zaten bütün Türkiye bu gerçekleri duymak üzere ve şu anda bile çok yüksek sayıda insan bunları duydu, bunun şokunu yaşıyor? Net duruş sergilemen gerekmez miydi? Bu şartlarda bile hala neden gizlemek refleksi, paniği ile hareket ediyorsun? ”Evet, Adnan Oktar grubundandım ama sonra işler sarpa sarınca ayrıldım ve kızıl imamcılar denilen grupla yoluma devam ettim.” de… Bunu dediğin anda takipçilerin hemen fark edecekler değil mi, zaten sen de itikadi meselelerde ‘bilimsellik‘ maskesinin arkasında Adnan Oktar grubunun savunduklarını savunuyorsun. ‘Geleneksel İslam’ diye diye aşağılayıp, doğru olan ehl-i sünnet itikadını, Adnan Oktar grubunun da çekmek istediği ayara çekmek istiyorsun. Yok aranızda bir fark… Yani fiziken bir ayrılık olsa bile inanç, niyet, hedef anlamında bir ayrılığınız yok… Onlar mimlenmişler ama senin bu yüzün ve gerçek kimliğin tanınmıyor.

 Görsel 3:  Adnan Oktar’ın kedicikleri olarak anılan kişilerden Tülay Kumaşçı’nın bir twitter paylaşımı. Deşifre olmamak için direnen ve ”Ben hiçbir cemaate mensup olmadım. Gençliğimde bir süre bir cemaate takıldım” diyebilen Caner Taslaman’ı yalanlıyor ve ‘uzun yıllar’ dan bahsediyor. Akademi Dergisi olarak Adnan Oktar ve çevresi ile büyük bir mücadelemiz olmuştu, çok büyük darbeler vurmuştuk ve Adnan Oktar, çok uzun süre inkar etse de, sonra A9 TV’de bir canlı yayına çıkarak, aslında Yahudi olduğunu itirafa mecbur kalmıştı. Adnan Oktar grubunun has kadrosunun ezici çoğunluğu, en baştan bu yana ve bu gün de dahil Sabetaycı ailelerin fertleridir. 

***

 Görsel 4:  Adnan Oktar’ın kedicikleri denilen kadınlardan birinin Twitter paylaşımları… Feryal Kalkavan Taslaman, Caner Taslaman’ın eşidir ve o da gizli Yahudidir. Meltem Arıkan hesabından yapılan bu paylaşımlarda, Caner’in eşi Feryal Kalkavan Taslaman ile Adnan Oktar ekibinden olanlar arasında sağlam bir geçmiş ve ciddi bir hukuk olduğu anlaşılmaktadır. Kalkavan ailesinin FETÖ ile de bağlantısı vardır. Ergenekon ve Balyoz davaları kapsamında yargılanan bazı kişiler, kendilerine FETÖ ile Adnan Oktar grubunun ortaklaşa kumpas kurduğunu, kedicikler denilen kadınların iş yerlerine, evlerine art niyetli olarak gönderildiğini, bu kediciklerin de bu projede kullanıldığını, bazı önde gelen kediciklerin ülkemizdeki Amerikan ve İsrail Büyük Elçilikleri ile normal dışı bir iletişim halinde olduklarını v.s. iddia eden savunmalar yapmıştır. Sözümüz meclisten dışarı, FETÖ projesi, CIA’nın, MOSSAD’ın, Katolik misyoner teşkilatlarının desteği ile ülkemizdeki gizli Ermeni ve gizli Yahudiler tarafından uygulamaya konulmuş bir ihanet projesidir. FETÖ gerçekte bir İslami cemaat ya da İslami proje değildir. Her şeyden habersiz alt tabaka kandırılıp kullanılmıştır. Fethullah Gülen de gizli Ermeni (ya da pakraduni) bir gizli kardinaldir. Bu nedenle, ruhban sınıfı evlenmediği için evlenmemiştir. Dinler arası diyalog ve Medeniyetler ittifakı, devasa çapta bir misyonerlik faaliyeti idi. Vatikan ziyaretinde ‘Burada ölmeyi düşledim’ diyebilmiştir. Kitapları ve şiirleri intihal(edebi hırsızlık)dir ve bu çok defa ispat edilmiştir. Gösterildiği kadar yüksek vasıflı birisi değildir. Öncelikle MİT tarafından kullanılmış, sonra CIA’ya da bağlanmıştır. Cemaatin üst seviye yönetici kadrosu, yani gerçek FETÖ’cüler arasında yüksek sayıda gizli Ermeni ve gizli Yahudi vardır. Gülen’in yeğeni ise, gizli Ermeni (ya da Pakraduni) olan ve Caner Taslaman ve benzerleri gibi, gerçekte olduğundan binlerce kat daha vasıflı gösterilmek istenen kadın yazar  Elif Şafak (Atayman) ile evlidir. FETÖ’nün ilk eğitim müessesesi olan Yamanlar Koleji’ni kuran kişi, kripto Yahudi Sezen Aksu’nun babasıdır ve sağdır. ‘Yaman Dede’ olarak anılır. 

 4-  Sabetaycı Yahudilerde de, diğer grup Yahudilerde olduğu gibi, soy, anneden devam etmiyor mu? Senin, anne tarafının soy adını alman bu şartlarda pek tabii değil mi? Senin fotoğrafının da bulunduğu, ”Adnan Oktar’ın şık müritleri” başlıklı, 1986 tarihli gazete kupüründeki haber metni doğruydu da, soy adın orada yazıldığı gibi Osman Caner Uygun‘du da, sonradan mı değiştirdin? Bunu bile neden iki cümle ile net açıklamıyor, üzerinde hala sis perdeleri bırakıyorsun? Soy adını değiştirirken, bir taşla iki kuş vurmak istedin mi? Hem Adnan Oktar hadiseleri sırasında bu durumlara düştüğün, yargılandığın, dünya kadar hadise yaşandığı, kızıl imamcılar vak’aları hemen anlaşılmasın, hem de Türkiye’deki Sabetaycı aileler arasında hiç kalmamış olan Taslaman soy adı devam etsin mi istedin?

 5-  Soy adını Bosna’ya bağlayıp duruyorsun ama Bosna’da ne var, bu soy adını orada neden almışlar, Boşnakça’da Taslaman ne demek ya da Taslaman’ın kökeni nedir, nereden gelir, neden izah edip iki dakikada sis bulutlarını dağıtmamakta ve bir şeyleri gizlemek çabanda hala ısrarcısın? ”Yahu amma abarttılar. Taslaman’ın kökeni şudur. Manası budur. Bu kelimede İbranice’ye atıf yoktur.” diyeceksin, bitecek ama yoksa var mı bir atıf?
 6-  Adnan Oktar imzası ile basılıp dağıtılan kitapların… Bilim ile din sanki ayrıymış da, bilim ile dini sözde birleştirdiği iddia edilen o kitapların… Senin tabirinle dini meseleleri “bilim, akıl ve mantık süzgeci”nden sözde geçiren o kitapların ve ayrıca o belgesel CD’lerin… Amerika merkezli Evanjelik/Siyonist Hristiyan tarikatlarına ait olduğunu, onlardan modifiye tercümeler olduğunu uzun yıllar önce delilleri ile ispat ettik. Sonra Adnan’ın kediciklerinden Sabetaycı Didem Ürer, canlı yayına çıkıp da bunu kabul ve itiraf etmek zorunda kaldı. Yetmedi, bir de ”Amerika’daki yaratılışçıların kitaplarından istifade etmişsek, bu yanlış mı?” mealinde cümleler ile vaziyeti kurtarmaya teşebbüs etmek zorunda kaldı. Yoğunluktan senin kitaplarını hala inceleme fırsatı bulamadık. Söylesene mr. Taslaman, senin kitapların da onlardan araklama mı? İçlerine sızan gizli Yahudiler tarafından inancı dönüştürülen, ‘bilimsellik’, ‘akılcılık’, ‘mantıklı olmak’ maskeleri ile tam da Yahudilerin/Siyonistlerin istediği ayara getirilen ve İsrail için beleş asker olmaya hazır o Siyonistleştirilen Hristiyanlardan, yani bilinen adı ile Evanjeliklerden araklama ve modifiye tercüme mi? Öyle ise baştan itiraf et de, bizi boşuna meşgul etme, çünkü deşifre edeceğimiz, gerçek yüzünü meydana sereceğimiz çok lüzumsuz var. Vaktimiz de dar.

 Görsel 5:  1986 yılında, Adnan Oktar grubuna yargı müdahalesi olmuştur. Adnan Oktar da dahil, grubun pek çok üyesi, devletin güvenliğini tehdit edenlerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri(DGM)’nde yargılanmıştır. Yargılananlardan biri de, o zaman adı Osman Caner Uygun olan Caner Taslaman’dır. Sonraki süreçte, baba tarafının soy adı olan Uygun yerine, mahkeme kararı ile Sabetaycı anne tarafının soy adı olan ‘Taslaman’ı almıştır. Kendi iddiasına göre, bu kararı ile, Türkiye’de Taslaman soy adını taşıyan tek erkek kişi olmuştur. Yargılamalar sırasında fotoğrafları ile birlikte basında haber olmuştur. Sol taraftaki gazete kupüründe sağdan ikinci kişi Sabetaycı Osman Caner Taslaman’dır.

 7-  Akademik kariyer elde etmende, ülkemizdeki gerçek paralel devlet olan Sabetaycıların, üniversitelerdeki uzantılarının ve Masonların payı oldu mu? Diplomaların, doktoran falan gerçektir inşaallah. Değilse baştan itiraf et, yaz, boşa zaman kaybetmiş olmayalım.
 8-  Bu son madde çok önemli… Söyle Sabetaycı Turgay Ciner’e, söyle o Sabetaycı Cansu Canan Özgen’e, bir canlı yayın ayarlasın, senin karşına bizden birini çıkartsın, bakalım bir saat sonra Caner Taslaman diye biri kalıyor mu, girdiği şekilden sonra hala ona itibar eden bir kimse kalıyor mu, Sabetaycıların markalaştırdıkları kişiler gerçekten marka değerinde mi, anlayalım ve bütün Türkiye de anlasın…
Biz ‘Her şey Aladağ için’ dedik… Seni ve senin gibi bazılarını, öteleyecek, bir iki sene daha kendi çapınızda dönmenize izin verecek, dokunmayacaktık. İkaz ettikçe, ‘Bir nane değilsiniz, akıllı olun’ dedikçe, kendilerini bir nane sanan Sabetaycı basın ve medya teröristleri ve patronları, Aladağ yurt yangını üzerinden o insanlık dışı basın/medya lincini ve Türk/İslam düşmanlığını, cemaat/tarikat düşmanlığını devam ettirdiler.
Şimdi onların hepsine gülücüklerimizi ilet… Senden sonra dokunduğumuz avukat Metin Feyzioğlu’na da ilet. Söyle ona, biz de peşini bırakmayacağız. 
Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Gerçek paralel devleti ifşa ediyoruz!

BAŞKA BİR GÖZLE BAKACAKSINIZ

Evrimi savunan da Sabetayist, sözde ona cevap veren de Sabetayist. Kanal da Sabetayistlerin…

Gerçek paralel devleti ifşa ediyoruz.

Bundan sonra Türkiye’deki televizyon kanallarına, milletin tepkisine rağmen sık sık bu kanallara çıkartılanlara, bu kanallardaki programlara, dizilere, daha başka bir gözle bakacaksınız. Bundan sonra bu ülkede kimlerin neler çevirdiğini, neler çevirmek istediğini, hepiniz hemen anlayacaksınız.

Sabetayist gizli Yahudi Turgay Ciner’e ait olan ve bünyesinde çok sayıda kripto çalıştıran Haber Türk kanalına çıkartılan, yaratılışı savunan Sabetayist Caner Taslaman’ın karşısında, ona inat Darwinizmi savunan Örsan Kunter Öymen de Sabetayist bir gizli Yahudidir.

Babası meşhur CHP’li Örsan Öymen’dir. Kendisi de bu derece vasıfsız haline rağmen bir profesör doktordur ve CHP içinde önemli bir isimdir. Amcası Altan Öymen, Sabetayist Kamal Atatürk marifeti ile Sabetayist kliğin kurduğu Halk Fırkası’nın, bu günkü adı ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir dönem genel başkanlığını yapmıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İngiliz derin devletinin, uluslar arası gizli Siyonist teşkilatların, Masonluğun ve en çok da içimizdeki İsrail’in Sabetaycı kliğinin gayretleri ile kurulmuş ve yönetilmiştir. Tarihi boyunca İslam’la ve milli değerlerle mücadele etmiştir. Ülkede ana unsur olan, ezici farkla nüfusun çoğunluğunu oluşturan Müslümanların, en temel insan hak ve hürriyetlerinin bile zorbaca, keyfi ve hukuksuz olarak engellendiği ve Kamalizm maskesi giydirilmiş Sabetayist rejimle özdeşleştirilmiş bir sözde partidir. 1923-1950 yılları arasında aralıksız iktidarda kalmış ve 1946’ya kadar tek parti düzeni ile milletimizin milli ve manevi değerlerinden uzaklaştırılması, dönüştürülmesi yolunda kullanılmıştır.

Azınlık unsurların, Türk ve Müslüman kimliğine bürünerek, hile, ihanet hatta tedhiş ile Türkleri ve Müslümanları kontrol etmek, dünyevi ve uhrevi/itikadi anlamda dönüştürmek, kılık kıyafetine kadar, alfabesine, tarihine kadar değiştirmek/dönüştürmek için kullandığı ve bu kadar keyfiliği, zorbalığı, saçmalığı, gayr-i İslami ve Türk kültürüne ters şeyleri kutsallaştırmak, çağdaşlığın tek yolu göstermek için kullandığı bir sözde partidir. En kısa tarifi ile İçimizdeki İsrail‘in, İçimizdeki Ermenistan‘ın ve Siyonizm’in ortak projesidir.

Bu günkü genel başkanı, Siyonist para spekülatörü George Soros tarafından ve Soros’la paslaşan İçimizdeki İsrail ve Masonluk tarafından, ülkemizin önde gelen kripto Yahudi ve Ermeni patronları tarafından o konuma getirilen gizli Ermeni Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Soros ile ve İçimizdeki İsrail ile irtibatlı olanın, doğrudan ya da dolaylı yollardan CIA ile irtibatlı olmaması ise imkansızdır. Ondan önceki genel başkan Deniz Baykal da dahil olmak üzere, bu sözde partinin genel başkanlarından Mustafa Kamal Atatürk dahil nerede ise tamamı ve partinin önde gelen etkili isimleri her dönem daha çok kripto Yahudiler, en çok da Sabetaycı Kripto Yahudilerdir. Bazı dönemler, bazı önde gelen isimler ise kripto Ermenilerdir. Şu anda partide Kılıçdaroğlu’nun çevresinde, onun gibi gizli Ermeni ve gizli Hristiyan birçok kişi vardır.

Bu basın ve medyanın, bu sözde partinin, Aladağ yurt yangını meselesini araç edinerek yapmak istediği de; yıkılmak üzere olan düzenlerini kavileştirmek, bu niyetle ülkedeki açık ara en güçlü İslami cemaat olan ve kendilerine en büyük tehdit olarak gördükleri grup olan Süleymancıları bu millete terörist gibi göstermek, karalamak, mümkün olursa yok etmektir. Hatta bir oldu bitti ile, daha önce yaptıkları gibi, tarihleri boyunca yaptıkları gibi hukuksuz ve keyfi şekilde ülkedeki dini özgürlükleri zorbaca, kanunsuzca engelletmektir. Şu anda FETÖ bahanesi ile yapılan operasyonları bile aslında yapan AKPKK değil, bu güç odaklarıdır. Hedef bu bahane ile bütün Müslümanların devlet kurumlarından, sanayiden, ticaretten tasfiye edilmesi, ezilmesi, yok edilmesidir. Bütün cemaat ve tarikatların bitirilmesidir. AKPKK’yi kuranlar da, logosuna yedi kollu Yahudi şamdanı koyanlar da, yönetenler de aynı kliklerdir. Mesela Sabetayist Deniz Baykal’ın çok yakın akrabası olan Sabetayist Bülent Arınç, AKPKK projesinin en kritik isimlerinden biridir.

Unutmadan, Terakki Vakfı okulları, Şişli Terakki okulu, Işık okulları, Işık Üniversitesi hep Sabetayist gizli Yahudilerin, yani bu ülkedeki gerçek paralel devletin eğitim kurumlarıdır. FETÖ’nün eğitim müesseselerinden ilki olan Yamanlar Koleji’ni kuran kripto Yahudi Sezen Aksu’nun babasıdır ve bu adam hala hayatta olmasına rağmen bırakın tutuklanmayı, sorgulama süreci bile geçirmemiştir. Paralel devlet olduğu iddia edilen FETÖ, bu gerçek paralel devletin bir oyunundan başka bir şey değildir.

Basın ve Medya lincine, vekil görünümlü acayip bağlantılı kripto tiplerin art niyetli yönlendirmelerine, açıklamalarına, bunların organize suç kapsamına giren faaliyetlerine aldanmayın, kapılmayın.

Bir sakin olun ve hakkaniyetle neler olduğunu sorgulayın. O Aladağ yurdunda kimse kimseyi kasten yakmadı. Kimse kasten akıl almaz ihmaller zinciri sergilemedi. Hala hiç kimse o yurt dahil Aladağ’da çok sayıda haneyi art arda yakan ve bölgede yeni takılmakta olan EneriSA sayaçlarını bir kez olsun dillendirmedi. O yurttan sonra bile Aladağ’da o EnerjiSA sayaçları nedeni ile başka hanelerin de cayır cayır yanıp kül olduğunu dillendirmedi. Merdiveni bile olmayan ve su bile sıkamayan sözde itfaiyenin, kasten yalan rapor yazan ve raporu gerçekleri yazan Emniyet’in raporu ile çokça çelişen itfaiyenin, başka suçlardan yargılanmakta olan, hukuki açıdan riskli bir yerde duran ve bu yangından dolayı da yargılanmamak için kasten yalanlar söyleyen, “Çocuklar yangın merdiveninin dibine kadar gelmişler, orada yanarak can vermişler” yalanını söyleyen Adana Belediye başkanının, hatta daha en baştan “Asıl suçlu benim. Ben yargılanmalıyım” diyen Aladağ Belediye başkanının, hala yargılanmadığını bilip de Süleymancılara bu linci yapanlar, hem deşifre olacaklar, hem yargılanacaklar. Dünya genelinde, bunların adını duymadıkları yerlerde bile, bunca senedir başarı ile insanlığa hizmet eden ve bunu çokça çileler çekerek, maddi karşılık beklemeden yapan ve gayr-i Müslim milletlerin bile takdir ettiği kişilerdir Süleymancılar…

İzleyin, Süleymancılar, kendilerine bu kadar zamandır ahlaksızca ve kuralsızca ve organize şekilde yapılan basın ve medya lincinin intikamını, hukuki sınırlar içinde çok ama çok sert alacaklar.

Boğazımıza kadar getirdiler. Bu yapılan hak değil, adalet arayışı değil, hak arayışı değil, insanlık dışı ve hukuken suç kapsamında olan bir karalama, sindirme, yok etme operasyonu…

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu MAN’lara dikkat edin. Bunlar çok kötü çarparlar adamı. Kamyon çarpmışa dönersiniz…

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, içimizdeki israil, gizli yahudiler, man'lar, kripto Yahudiler, gizlenen gerçekler, siyonizm,

Bu MAN’lara dikkat edin.

Bunlar çok kötü çarparlar adamı. Kamyon çarpmışa dönersiniz… 

Para, mal, mülk, din, iman, şeref, ahlak, her şeyinizi sinsi sinsi alırlar elinizden. 

Kendilerinden başka ırklara mensup olanların insan olmadıklarına, onların her şeylerinin aslında kendilerin ait olduğuna ve onlara her ne yaparlarsa yapsın hesap sorulmayacağına inanıyorlar. Ve bu ülke hatta bu dünya, bu mel’unlar yüzünden bu kadar vahşi ve acılarla dolu halde.

➥ Çerman, Dikman, Yazman, Gökman, Usman, Savaşman, Başakman, Sezerman, Akman, Arman, Tanman, Kayaman, Kutman, Man, Kutuzman, Kuntman, Sayman, Dorman, German, Berkman, Berikman, Barkman, İpekman, Alpman, Çelikman, Kefman, Yurtman, Tarıman, Parman, Arsman, Duman, Sirman, Yalman, Yükman, Yalaman, Rayman, Elerman, Gotman, Gürelman, Gökçeman, Kılman, Çakılman, Ayman, Özerman, Orman, Pekman, Tezelman, Buluman, Adaman, Hürman, Hüsman, Feyman, Kamman, Ferman, Tekman, Ataman, Yeman, Kuzeyman, Bekerman, Felman, Fesman, Bilişman, Atalayman, Yerman, Yelman, Balman, Yarman, Kahrıman, Buyurman, Teoman, Belman, Korman, Koraman, Oraman, Gökerman, Acıman, Toraman, Canman, Rodopman, Dişman, Çırakman, Tunçman, Eleman, Denizman, Konukman, Adıman, Iderman, Ekerman, Özman, Şanlıman, Kahman, Hetman, Yenerman, Akaman, Pekman, Işıkman, Gülerman, Hasman, Erkman, Selman, Bayman, Karaman, Sezerman, Dalman, Cinman, Olgaçman, Cerahman, Dirikman, Dizman, Dudakman, Duruman, Doğuman, Korman, Okman, Tengizman, Seyman, Sarpman, Belman, Barman, Gülman, Ferman, Darman, Gülenman, Dolman, Özalpman, Halman, Usman, Başman, Dilman, Akkerman, Akerman, Kopraman, Kırımman, Haslaman, Sütman, Hergülman, Oyman, Akleman, Tokman, Taslaman, Vardarlıman, Hekiman, Yeyman, Urasman, Özerman, Yasaman, Yetman, Nayman, Önderman, Turman, Otman, Dedeman, Şişman, Sinman, Danışman, Arıtman, Bilgeman, Eriman, Tunaman, Turaman, Elman, Sakman, Baydarman, Çarıkman, Kapanman, Kapelman, Erenman, Odman, Odaman, Acıman, Ozman, Akosman, Haslaman, Uzman, Arıman, Ariman, Ünman, Kusman, Sezginman, Ülman, Kolman, Sezerman, Sunman, Akgerman, Akkirman, Ulusman, Elaman, Poluman, Edman, Eğitman, Ehman, Osman, Uçman, Sarman, Örsman, Kasman, Oğuzman, Balaman, Sayılman, Özsağman, Çaman, Öğütman, Alman, Poluman, Selikman, Selekman, Sümerman, Silman, Talayman, Yöneyman, Erkayman, Rayman, Narman, Zerman, Sonman, Rodopluman, Rodopman, Kirman, Parlakman, Canerman, Kirmanoğlu, Doğruman, Nartman, Danişman, Elarman, Kotaman, Elçiman, Erikman, Erakduman, Erataman, Özataman, Erakman, Keyman, Emirosman, Esotman, Esman, Darman, Ayraçman, Etiman, Tabuman, Dalayman, Dizman, Gaman, Ziraman, Zoraman, Zorluman, Zerenman, Türkman, Forsman, Arkman, Samman, Ardaman, Artman, Ersalman, Tozman, Solman, Yeyman, Uralman, Sözerman, Hünerman, Könüman, Evman, Katıman, İsman, Çinman, Herman, Arduman, Tanışman, Eruçman, Ahman, Idiman, Birman, Araman, Zilberman, Bankman, Seliman, Evciman, Kefman, Kentman, Kuluman, Kurçman, Evman, Ezerman, Aslanman, Arcıman, Arıkman, Nasman, Özakman, Bulguman, Delman, Küreman, Harman, Teoman, Antman, Dokuman, Mutman, Duraman, Haman, Egeman, Barmanbek, Oktayman, Altunman, Hatman, Yılman, Özdenizman, Yelman, Yatman, Bagman, Ilman, Pesman, Güleman, Guleman, Yelman, Berman, Harman, Kıcıman, Hüsman, Reman, Herman, Yalıman, Gürlüman, Arciman, Akiman, Soyman, Sümerman, Işıtman, Özüyaman, Peyman, Turman, Ülevman, Kıraman, Onurman, Okman, Sağısman, Aytaman, Akyerman, Hacaman, Ovatman, Mirman, Özatman, Ağırman, Yasdıman, Yastıman, Yıldızman, Umarusman, Ziraman, Yayman, Özüerman, Sorman, Misman, Eralpman, Mazman, Çağırman, Tenerman, Savman, Piyman, Gilman, Girginman, Girman, Gökderman, Gözerman, Közkaman, Filizman…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Mars ve dünya arasında: Mehdi Amca…

İnsanlık bu gerçekleri artık öğrenecek…

Bu kişi, tam anlamı ile bu dünyadan değildi. İki dünya görmüştü.. Bu kişi Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin talebelerinden Mehdi Amca… Arap olan bu zat, Akademi Dergisi’nin ve SpaceExplorer.Tv‘nin uzun yıllardır Merih(Mars) hakkında kendine güvene güvene yazdığı ve yıllar geçtikte birer ikişer ispat edilen gerçeklerin kaynağı… Bu Mehdi Amca, bu bilgileri beş-on sene önce değil, onlarca sene önce anlattı. Çünkü onlarca sene önce Merihlilerle bir araya geldi. Buradan alındı, o hiç kimseye ve hiçbir şeye zarar vermeyen ve dünyanın her yerinde artık binlerce kere kayda alınan UFO’lardan biri ile Merih’e götürüldü. Yaklaşık iki saat 45 dakika süren yolculuktan sonra Merih’e vardıklarında, oradaki Müslüman Merihliler tarafından büyük bir alaka ile karşılandı, çokça hürmet edildi ve onlara sohbet verdi. Sonra tekrar geri getirildi. Geldikten sonra, buradaki kardeşlerimize yaşananları anlattı. Ne anlattı ise üzerine geçen onlarca sene boyunca birer ikişer ispat edildi, gerçek çıktı, çıkıyor, çıkacak… Zaten o gidip gelmeden önce, Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri de çok şeyler anlattı. Bu dünyanın son peygamberi nasıl ki aynı zamanda 18 bin alemin, yani üzerinde hayat bulunan trilyonlarca gezegenin son peygamberi ise, dinin merkezi olan bu dünyamızın son mürşid-i kamili de, 18 bin alemin son mürşid-i kamilidir. Bütün alemlerde küfür ile İslam’ın mücadelesi devam ederken, bütün rabıta ehli feyzini o son mürşid-i kamil vesilesi ile alır.

Mehdi Amca, geri getirildikten sonra, merakla sualler yönelten o zamanki talebelere çok şeyler anlattı. Anlattıkları özetle şunlar:

1-)Merihlilerin boyları bizim çocuklarımız gibi… Yetişkinlerinin boyları ancak bizim çocuklarımız kadar.

2-)Vücutlarında saç, sakal, kaş bile yok. Tamamen tüysüzler.

3-)Gözleri iri. Kafaları bedenlerine nispetle daha iri. (Kendilerine göre normal, bizim vücut yapımıza kıyasla kafa-beden oranı farklı)

4-)Son derece medeni, ahlaklı, eğitimli insanlar

5-)Gezegende yaklaşık (o zaman) bir milyar kadar Merihli insan var.

6-)Merihlilerin ezici çoğunluğu Müslüman ve gezegenin tamamına hakim olmuşlar.

7-)Teknolojide bizden çok daha ilerideler.

8-)Dünyaya zarar vermek isteseler oradan buraya gelmelerine bile gerek yok. Kendi gezegenlerinden dünyamızı yakıp yıkacak teknolojiye bile sahipler.


Şaşırdınız mı? Uçuk mu geldi?

Mehmet Fahri Sertkaya

➥
➥
➥